BBM 74 - March 2024

BBM • MARCH - MART 2024 63 dedildi. Özellikle Marmara, Ege ve Doğu Anadolu Bölgeleri normallerinin 2 katından fazla yağış aldı. Bu tarımsal üretim için sevindirici bir gelişme. Arkadaşlarımız bitki çıkışlarının da normal seyrinde devam ettiğini gözlemlediler. Aralık ayı raporuna göre ise 2024 yılı yağışları normalinin ve geçen yıl yağışlarının üzerinde gerçekleşti. Hububat ekilişleri tüm ülkede hemen hemen tamamlandı. Yine çiftçimiz tarafından hububata bir yönelişin olduğunu görüyoruz. Yani 2024 yılı için şimdilik bir kuraklık riski bulunmuyor. Kurumumuz tek- nik personelince sahada yapılan inceleme ve gözlemler so- nucunda bu yıl ülke genelinde hava sıcaklıklarının yüksek seyretmesi nedeniyle ekili alanlarda fare ve köstebek faa- liyetinin yoğun olduğu ve popülasyonlarında geçmiş yıllara göre artış yaşandığını görüyoruz. Bu konunun üzerinde has- sasiyetle durulması ve zaman geçirmeden gerekli tedbirle- rin alınması gerekiyor. Önümüzdeki aylarda inşallah iklimsel olarak bir sıkıntı yaşanmazsa yine bol bereketli bir sezon bizi bekliyor diyebiliriz. TMO’DAN DÜNYA LİDERİ UN SANAYİCİSİNE DESTEK TMO, sektörel işbirliğine büyük önem veriyor. Bu an- layış ışığında, un sanayicilerimize işbirliğinin önemi ve değirmencilik endüstrisinin büyümesini güçlendirmede oynayabilecekleri rol hakkında hangi mesajları veya tav- siyeleri iletmek istersiniz? TMO ilk kurulduğu günden bu yana ülke dinamiklerini yakından izleyen ve değerlendiren temel kurumsal yapılar arasında yerini almıştır. Türkiye’nin değirmencilik konusun- da zengin bir mirası var. Değirmencilik mesleği nesiller boyu taşınan bir meslek. TMO da tarihsel yolculuğu içerisinde un üretimi ve dağıtımı görevlerini üstlenen bir kurum. Bu vesi- leyle kurumsal tarihsel kimliğinde değirmencilik sektörü ile yakın işbirliği de yer alıyor. Bizler bu mirasın bilinci ile birlikte sektör ile istişareyi önemsiyoruz. Nitekim un sanayimiz yarattığı istihdam ve dış ticaret geliri ile genel ekonomiye önemli katkıları olan bir sektör. Ayrıca dünya un ihracatındaki lider konumumuz Türk ununun 140’dan fazla ülkenin pazarına girmesini sağlıyor. Bu başarının katlanarak devam etmesi önemli. Bu süreç üreticilerimiz, kamu sektörü ve özel sektörün işbirliği içinde çalışmasını içeren önemli bir deneyim. Bizler de bu işbir- liğini önemsiyor ve destekliyoruz. Burada üreticimiz temel aktör. Stratejik bir ürün olan buğdayın üretiminin sürdürüle- bilirliği hem kamunun hem özel sektörün sorumluluğunda olan bir alan. Bizler bu sektördeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Kamu tarafı olarak üzerimize düşenin eksiksiz yerine getirileceğinden sektörün şüphesi olmasın. Sektörle iletişim kanallarımız sürekli açık olacak. Onların gelişmesi uluslararası piyasada rekabet gücünün arttırılması noktasında biz de üzerimize düşeni yapacağız. TMO has shouldered responsibilities in flour production and dis- tribution, forging close partnerships with the milling sector as part of its institutional identity. With a deep appreciation for this heritage, we prioritize consul- tation with the sector. Indeed, our flour industry significantly bol- sters the overall economy through its employment opportunities and foreign trade revenues. Moreover, our prominent position in global flour exports facilitates the entry of Turkish flour into the markets of over 140 countries. It is crucial for this success to continue to grow. This process represents a significant experience involving the collaboration of the producer, the public sector, and the private sector. We priori- tize and endorse this collaboration. Our producers play a central role here. Ensuring the sustainability of wheat production, a stra- tegic commodity, is an area of responsibility shared by both the public and private sectors. We are closely monitoring the developments in this sector and will continue to do so. The sector can rest assured that we, as the public sector, will fulfill our responsibilities without fail. Our com- munication channels with the sector will remain open at all times. We are committed to supporting their development and enhanc- ing their competitiveness in the international market. INTERVIEW • RÖPORTAJ

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx