BBM Magazine 100 - May/Mayıs 2026

BBM • MAY - MAYIS 2026 BBM • MAY - MAYIS 2026 26 27 NEWS HABER tons of pasta and accounts for roughly 26% of world pasta exports, while domestic consumption stands near 700,000 tons. But he also warned that installed capacity is moving to- ward 4 million tons, raising a strategic question over whether export demand can keep pace, especially in a more protec- tionist global environment and at a time when African coun- tries are building serious domestic pasta capacity. The flour sector offered a similarly strong but more pres- sured picture. Mesut Çakmak, head of the Turkish Flour In- dustrialists’ Federation, said Türkiye has around 472 flour mills, of which 379 are active, but average capacity utiliza- tion is only about 45%. He warned that, despite Türkiye’s long-standing leadership in global flour exports, trade fric- tion and financial bottlenecks in key markets, especially Iraq, are weighing on performance. According to Çakmak, if current conditions persist, flour exports could drift toward 2 million tons, far below the sector’s earlier peaks. LOW WHEAT PRICES MASK DEEPER MARKET FRAGILITY For international grain market participants, one of the most relevant discussions in Konya came from Günhan Ulu- soy, who argued that grain markets can no longer be read through supply and demand alone. Ulusoy said world wheat prices around $240 per ton remain too low to comfortably cover many producers’ costs, even though the market still appears well supplied. In his view, strong recent harvests and stocks, especially Russia’s exportable surplus, are masking a much more fragile equilibrium underneath. Ulusoy’s broader point was that grain pricing is increas- ingly exposed to energy, fertilizer and freight shocks. He argued that any disruption around Hormuz, the Red Sea or other critical maritime corridors may not immediately remove physical grain from the market, but can still work through oil, natural gas, fertilizer and shipping costs before showing up in food prices. With roughly three-quarters of global grain trade moving by sea, this linkage has become too important for the grain trade to ignore. GOVERNMENT SIGNALS INPUT SECURITY AND HARVEST READINESS On the policy side, Agriculture and Forestry Minister İbrahim Yumaklı tried to reassure the market on input se- curity and harvest management. He said Türkiye does not expect a fertilizer supply crisis and that the government has been actively managing the flow of key agricultural inputs, including through tariff adjustments on selected fertilizer products and alternative sourcing measures. He also emphasized that procurement pricing in the new sea- son would be shaped in a way that protects producers while taking consumer interests and broader market sta- bility into account. Turkish Grain Board, or TMO, sent an equally important pre-harvest message. TMO General Manager Ahmet Gül- dal said the agency wants to enter the season with empty storage space where needed and with financing capacity ready. He said producers should not face a situation where their grain cannot be received, and product payment would not be the issue. Güldal also defended the insti- tution’s high-stock strategy of recent years, saying it had helped stabilize the domestic market during successive shocks ranging from drought and war to logistics disruptions. Storage and trust were major themes at the congress. Güldal said licensed warehouse capacity has now exceed- ed 14 million tons, which makes it a critical pillar of Türkiye’s grain market architecture. But after confidence-dam- aging incidents in the past two years, he said penalties would be tightened against operators involved in quality manipulation, stock losses or irregular practices. He added that state-backed procurement would not be extended to crops planted outside the production- planning framework, linking market support more directly to official planning priorities. The discussions in Konya pointed to a Turkish grain sec- tor entering the new harvest with a stronger crop outlook than last year, but also with a more complex risk map. Wheat recovery prospects look better. Corn area is under pressure from water constraints. Durum planting appears softer in key inland zones. Flour and pasta remain glob- ally significant but face tighter margins and harder export conditions. Feed continues to expand, but with strategic dependence on imported raw materials. And policymak- ers are trying to respond not only with procurement and input measures, but also with tighter storage oversight and deeper market infrastructure. yaklaşık yüzde 26’sını gerçekleştirdiğini, iç tüketimin ise yaklaşık 700 bin ton seviyesinde bulunduğunu söyledi. Ancak Göymen, kurulu kapasitenin 4 milyon tona doğru ilerlediğini de vurgu- layarak, özellikle daha korumacı bir küresel ortamda ve Afrika ülkelerinin ciddi yerli makarna kapasitesi oluşturmaya başladığı bir dönemde ihracat talebinin bu büyümeyi karşılayıp karşılaya- mayacağının stratejik bir soru haline geldiğini belirtti. Un sektörü de benzer şekilde güçlü ancak daha baskı altın- daki bir tablo ortaya koydu. Türkiye Un Sanayicileri Federasyo- nu Başkanı Mesut Çakmak, Türkiye’de yaklaşık 472 un fabrikası bulunduğunu, bunların 379’unun aktif olduğunu ancak ortalama kapasite kullanım oranının yalnızca yüzde 45 seviyesinde kaldı- ğını söyledi. Çakmak, Türkiye’nin uzun yıllardır dünya un ihraca- tındaki lider konumuna rağmen, özellikle Irak başta olmak üzere önemli pazarlardaki ticari sürtüşmelerin ve finansal darboğazla- rın performansı baskıladığını ifade etti. Çakmak’a göre mevcut koşullar sürerse un ihracatı sektörün geçmiş zirvelerinin oldukça altında kalarak 2 milyon ton seviyesine gerileyebilir. DÜŞÜK BUĞDAY FİYATLARI PİYASA KIRILGANLIĞINI GİZLİYOR Uluslararası tahıl piyasası açısından Konya’daki en dikkat çe- kici değerlendirmelerden biri Günhan Ulusoy’dan geldi. Ulusoy, tahıl piyasalarının artık yalnızca arz ve talep dengesi üzerinden okunamayacağını söyledi. Dünya buğday fiyatlarının ton başına yaklaşık 240 dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Ulusoy, piyasada arz yeterli görünse de bu fiyatların birçok üreticinin maliyetlerini rahat şekilde karşılamak için fazla düşük kaldığını ifade etti. Ona göre özellikle Rusya’nın ihracata yönelik yüksek arz fazlası olmak üzere son yıllardaki güçlü hasatlar ve stoklar, yüzeyin altında çok daha kırılgan bir dengeyi gizliyor. Ulusoy’un temel vurgusu, tahıl fiyatlamasının giderek enerji, gübre ve navlun şoklarına daha açık hale geldiği yönündeydi. Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz veya diğer kritik deniz ticaret koridor- larında yaşanabilecek herhangi bir aksamanın fiziksel tahıl arzı- nı hemen azaltmasa bile petrol, doğal gaz, gübre ve taşımacılık maliyetleri üzerinden gıda fiyatlarına yansıyabileceğini söyledi. Küresel tahıl ticaretinin yaklaşık dörtte üçünün deniz yoluyla ya- pıldığı düşünüldüğünde, bu bağlantının tahıl ticareti açısından ar- tık göz ardı edilemeyecek kadar önemli hale geldiğini vurguladı. HÜKÜMETTEN GİRDİ GÜVENLİĞİ VE HASAT HAZIRLIĞI MESAJI Politika tarafında ise Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumak- lı, girdi güvenliği ve hasat yönetimi konusunda piyasaya güven vermeye çalıştı. Yumaklı, Türkiye’nin bir gübre tedarik krizi bek- lemediğini ve hükümetin seçili gübre ürünlerinde gümrük ver- gisi düzenlemeleri ile alternatif tedarik önlemleri dahil olmak üzere temel tarımsal girdilerin akışını aktif şekilde yönettiğini söyledi. Ayrıca yeni sezonda alım fiyatlarının üreticiyi korurken tüketici çıkarlarını ve genel piyasa istikrarını da dikkate alacak şekilde belirleneceğini ifade etti. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) da hasat öncesi döneme iliş- kin önemli mesajlar verdi. TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, kurumun gerekli bölgelerde boş depolama alanı ve hazır finansman kapasitesiyle se- zona girmek istediğini söyledi. Üreticilerin ürünlerini teslim edememe gibi bir durumla karşılaşmayacağını belirten Güldal, ödeme konusunda da sorun yaşanmayacağını ifa- de etti. Güldal ayrıca kurumun son yıllarda izlediği yüksek stok stratejisini savunarak, bunun kuraklık, savaş ve lojistik aksaklık- lar gibi ardışık şoklar karşısında iç piyasayı dengelemeye yardımcı olduğunu söyledi. Depolama ve güven konusu kongrenin ana başlıklarından biri oldu. Güldal, lisanslı depo kapasitesinin 14 milyon tonu aştığını ve bunun Türkiye’nin tahıl piyasası mimari- sinin kritik bir ayağı haline geldiğini söyledi. Ancak son iki yılda güveni zedeleyen olay- ların ardından kalite manipülasyonu, stok kaybı veya usulsüz uygulamalara karışan iş- letmelere yönelik cezaların sıkılaştırılacağı- nı ifade etti. Ayrıca devlet destekli alımların, üretim planlaması çerçevesi dışında ekilen ürünlere uygulanmayacağını belirterek pi- yasa desteklerinin resmi planlama öncelik- leriyle daha doğrudan ilişkilendirileceğini söyledi. Konya’daki tartışmalar, Türkiye tahıl sektörünün yeni hasat dönemine geçen yıla göre daha güçlü bir ürün görünümüyle, ancak daha karmaşık bir risk haritasıyla girdiğini ortaya koydu. Buğdayda toparlanma beklentileri güçleniyor. Mısır ekim alan- ları su kısıtları nedeniyle baskı altında bulunuyor. Makarnalık buğday ekimi özellikle iç bölgelerde daha zayıf seyrediyor. Un ve makarna sektörleri küresel ölçekte önemini korurken daha dar marjlar ve daha zorlu ihracat koşullarıyla karşı karşıya ka- lıyor. Yem sektörü büyümeyi sürdürürken ithal hammaddelere yönelik stratejik bağımlılık da derinleşiyor. Politika yapıcılar ise yalnızca alım ve girdi tedbirleriyle değil, daha sıkı depolama de- netimi ve daha gelişmiş piyasa altyapısıyla da bu sürece yanıt vermeye çalışıyor. NEWS HABER

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx