BBM Magazine 69 - Octomber 2023
BBM • OCTOBER - EKİM 2023 61 SPECIAL COVER • ÖZEL DOSYA Before delving into the findings of our 2022 ISO 500 In- dustrial Enterprises survey, it’s crucial to briefly consider the backdrop against which these results emerged. Reflecting on the past year, we saw the re-emergence of global inflation and contended with price shocks primarily in the energy and food sectors due to the Russia-Ukraine conflict. Central banks globally reacted with swift interest rate hikes in response to mounting inflation. It was undoubtedly a challenging year filled with uncertainties. Our economy, though impacted, demonstrated resilience. Strong exports in the first half and robust domestic demand throughout the year enabled us to achieve a 5.5% growth in 2022, distinguishing our performance from global trends. However, this growth came at the cost of soaring inflation and a widening current account deficit. Numerous policies, falling under the debated “New Economy Model” framework, focused on maintaining low exchange and in- terest rates and controlling credit distribution, shaping the financing landscape for the real sector. Survey results highlight that in the ISO 500, production-derived sales surged by 119% in 2022, rocketing from 2 trillion 48 billion Turkish Liras to a staggering 4 tril- lion 485 billion Turkish Liras. This marked rise can be attributed to a combination of robust export per- formances, vibrant domestic de- mand, escalating exchange rates, and prices. When adjusted for end-of-year CPI inflation, production-derived sales in 2022 showcased a 33.3% real growth compared to the previous year. We’ve con- sistently used the end-of-year CPI for such adjustments. How- ever, it’s worth noting that while the end-of-year CPI stood at 64.27%, the PPI soared to 97.72%. At this juncture, I must emphasize that the more accurate reflection of inflation for industrialists is the PPI. The grow- ing gap between producer and consumer inflation rates is concerning. In fact, when considering the end-of-year PPI, the real growth in production-derived sales reduces to just 10.8%. Examining the distribution of production-derived sales, we see a slight shift: the top 50 companies, traditionally account- ing for around 50% of the total, now contribute 52%. The top 100 companies collectively make up 65% of the ISO 500. atılması gerektiğini düşünüyorum. Neydi o gelişmeler diye hatırla- yacak olursak; her şeyden önce küresel ekonomide enflasyonun geri dönüşünü yaşadık. Rusya-Ukrayna savaşının başta enerji ve gıda sektörlerinde yol açtığı ek fiyat şoklarını gördük. Artan enflas- yon karşısında merkez bankalarının faiz artırımlarını hızlandırdığı, belirsizlik ikliminin yoğunlaştığı zor bir yılı geride bıraktık. Kuşkusuz ekonomimiz bu gelişmelerden etkilendi. Fakat ilk yarıda güçlü ihracat ve yıl genelinde iç talebin canlılığı sayesin- de 2022 yılında ekonomimiz yüzde 5,5 büyüyerek dünyadaki bu negatif süreçten ayrışmayı başarabildi. Ancak bu büyümenin hiç kuşkusuz yüksek enflasyon ve cari açık gibi ciddi maliyetleri de oldu. Finansal istikrara verdiği katkı ve sürdürülebilirliği tar- tışılan, rasyonel ekonomi politikalarından uzak “Yeni Ekonomi Modeli” çerçevesinde, kur ve faizleri düşük tutan ve kredi akışı- nı kısıtlayan çok sayıda düzenleme, yıl genelinde reel sektörün finans- man koşullarını belirledi. Araştırmanın sonuçlarına baktığı- mızda İSO 500’de üretimden satış- lar 2022 yılında yüzde 119 oranında artarak 2 trilyon 48 milyar liradan 4 trilyon 485 milyar liraya çıktı. Bu yüksek oranlı artışta, ihracattaki güçlü performansın yanı sıra canlı yurt içi talep, yükselen kur ve fiyat- lar ile ihracat gelirlerinin TL karşılık- larındaki artışın belirleyici rol oyna- dığını söyleyebiliriz. İSO 500 Büyük kuruluşları- nın üretimden satışlardaki reel değişimlerine baktığımızda da şu sonuç dikkat çekiyor: 2022 yılının verileri yılsonu tüketici enflasyonu ile arındırıldığında üretimden satışların reel olarak 2021 yılına göre yüz- de 33,3 ile oldukça yüksek bir artış sergilediği görülüyor. Reel değişimleri hesaplarken son yıllarda hep yaptığımız gibi bu yıl da, yılsonu TÜFE enflasyonunu kullandık. Fakat diğer taraftan biliyoruz ki 2022 sonunda TÜFE enflasyonu yüzde 64,27 iken ÜFE enflasyonu yüzde 97,72’ye ulaşmıştı. Bu noktada sanayicinin ekonomik gerçeklerini yansıtan asıl enflasyonun ÜFE olduğunu hatırlatarak, ÜFE’nin çok daha hızlı arttığını ve üretici ile tüketici enflasyonu arasındaki makasın ol- dukça geniş olduğunu vurgulamak istiyorum. Nitekim yılsonu ÜFE enflasyonu kullanıldığında, üretimden satışlardaki reel ar- tış yüzde 10,8’e iniyor. Üretimden satışların 50’lik gruplara göre dağılı- mına bakacak olursak; ilk 50 kuruluşun uzun yıllar-
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx