BBM Magazine 90 - July/Temmuz 2025
BBM • JULY - TEMMUZ 2025 71 pleasure (10%), followed by themes like comfort, tradition, and well-being. Emotional responses to pasta consumption includ- ed satiety (34%), satisfaction (29%), and happiness (10%). The IAT showed a significant positive cognitive bias, meaning participants unconsciously linked pasta with posi- tive emotions. Correlational analyses indicated that stron- ger pasta appreciation was associated with fewer negative emotions, higher well-being, lower stress, greater mindful- ness, and more positive implicit associations. For instance, liking pasta was positively correlated with quality of life and mindful eating, and negatively correlated with alexithymia (also known as emotional blindness). The second study confirmed that pasta meals significantly increased happiness levels. Across 1,843 valid meal entries, the GLMM found that pasta consumption predicted greater post-meal happiness. This effect remained robust across sensitivity checks. The model revealed individual variation in baseline happiness, but overall, the impact of pasta was significant, suggesting a consistent positive emotional im- pact of pasta consumption. Notably, this increase in happi- ness was particularly marked when pasta was consumed in social settings, such as eating together with others, rather than alone or at work. In contrast, similar effects were not observed for other carbohydrate-based foods. The researchers also noted that their observational design cannot confirm causality. It remains possible that people who analizleri, makarna sevgisinin daha az olumsuz duygu, daha yüksek yaşam kalitesi, düşük stres, yüksek farkındalık ve olumlu örtük ilişkilendirmelerle bağlantılı olduğunu gösterdi. Makarna sevgisi, dikkatli yeme farkındalığıyla pozitif, duygusal körlükle (alexithymia) ise negatif yönde ilişkiliydi. İkinci çalışmada, makarna tüketilen öğünlerin ardından mut- luluk düzeyinde anlamlı artışlar görüldü. 1.843 geçerli öğün gir- disi üzerinden yapılan analizde, makarna tüketimi sonrası daha yüksek mutluluk gözlemlendi. Bu etki sosyal ortamlarda (başka- larıyla birlikte yemek yendiğinde) daha güçlüydü. Tek başına ya da iş yerinde yenilen öğünlerde bu etki zayıflıyordu. Benzer bir etki diğer karbonhidrat bazlı yiyeceklerde gözlenmedi. Araştırmacılar gözlemsel tasarımın nedensellik ortaya koya- mayacağını belirtti. Yani, daha mutlu bireylerin makarnayı daha çok sevmesi ve seçmesi (ters nedensellik) de mümkün olabilir. Çalışmanın bazı sınırlamaları da mevcut: EMA çalışmasına katılanların kendi istekleriyle seçilmiş olması örnekleme yanlı- lığına yol açabilir; sık veri girişi nedeniyle katılımcı yorgunluğu yaşanmış olabilir. Ayrıca çalışmanın yalnızca İtalya’da yapılmış olması, makarnanın kültürel değerinden kaynaklı bulguların evrenselliğini sınırlandırabilir. Her iki çalışma da makarnanın gerek örtük gerek doğru- dan, gerekse gerçek yaşam bağlamlarında güçlü bir şekilde olumlu duygularla ilişkilendirildiğini gösteriyor. Araştırmacılar, makarna tüketiminin kişisel değerlendirmelerde, anlık duygu- ARTICLE • MAKALE
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx