BBM Magazine 101 - June/Haziran 2026
BBM • JUNE - HAZİRAN 2026 20 According to Özmen, TMO appears to be trying to man- age a complex balance: a strong barley crop, wheat produc- tion expected to exceed 20 million tons, and large carryover stocks. He argued that TMO’s approach aims to support market stability while also encouraging farmers without ur- gent financing needs to hold their wheat instead of rushing sales during harvest. INWARD PROCESSING REGIME EXPECTED TO CONTINUE One of Özmen’s key messages concerned Türkiye’s In- ward Processing Regime, known as DİR, which is highly im- portant for export-oriented flour, pasta and bulgur proces- sors. Özmen said he expects the system to continue without restriction under current conditions. “I believe the Inward Processing Regime will continue and that there will be no obstacle or restriction,” he said. TÜRKİYE COULD TAKE A NEW POSITION IN WHEAT TRADE Özmen’s most striking assessment was about Türkiye’s potential shift in wheat trade. He said Türkiye has tradition- ally been known as a wheat-importing country, but the com- bination of high crop expectations and strong stocks could change this picture in 2026. birinin, uzun yıllar sonra ilk kez alım fiyatları ile satış fiyatlarının aynı metinde açıklanması olduğunu belirten Özmen, bu duru- mun sektörde dikkatle izlendiğini ifade etti. Özmen’e göre TMO, bir tarafta yüksek arpa rekoltesi, diğer ta- rafta 20 milyon tonun üzerine çıkması beklenen buğday üretimi ve buna eklenen güçlü devir stokları karşısında, piyasayı den- gelemeye yönelik zamanında bir politika geliştirmeye çalışıyor. TMO, ÜRETİCİYE “ÜRÜNÜNÜ BEKLETEBİLİRSİN” MESAJI VERDİ Özmen, TMO’nun satış politikasıyla piyasaya ürün arzı sağ- larken, aynı zamanda acil finansman ihtiyacı bulunmayan çiftçi- ye de ürününü bekletme yönünde bir mesaj verdiğini belirtti. Özmen’e göre bu yaklaşım, hasat döneminde arz baskısını azaltmayı ve ürünün yıl içinde daha dengeli şekilde piyasaya girmesini sağlamayı hedefliyor. Bu politikanın, özellikle yüksek rekolte yıllarında piyasa den- gesi açısından önem taşıdığını belirten Özmen, TMO’nun hem üreticiyi korumaya hem de sanayinin ham maddeye erişimini yönetmeye çalıştığını ifade etti. DAHİLDE İŞLEME REJİMİ’NİN DEVAM ETMESİ BEKLENİYOR Erhan Özmen’in konuşmasındaki önemli başlıklardan biri de Dahilde İşleme Rejimi (DİR) oldu. Özmen, sektörün elinde önem- li miktarda dahilde işleme izin belgesi bulunduğunu belirterek, mevcut koşullarda DİR uygulamasının devam edeceğini düşün- düğünü söyledi. Özmen, “Bugün itibarıyla Dahilde İşleme Rejimi uygulamasının devam edeceğini, herhangi bir engel veya kısıtla- ma olmayacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu. TÜRKİYE BUĞDAYDA YENİ BİR KONUMA GEÇEBİLİR Özmen’in en dikkat çekici değerlendirmesi ise Türkiye’nin buğday ticaretindeki konumuna ilişkin oldu. Türkiye’nin bugüne kadar ağırlıklı olarak buğday ithal eden bir ülke olarak anıldığını belirten Özmen, 2026’da ortaya çıkması beklenen yüksek üre- tim ve güçlü stok yapısının bu tabloyu değiştirebileceğini söyle- di. Özmen, “Ben 2026 yılını Türkiye açısından bir dönüm noktası olarak görüyorum. Bugüne kadar Türkiye buğday ithal eden bir ülkeydi. Benim düşünceme göre bundan sonra Türkiye buğday ihraç eden ülkeler arasında da yer alabilir.” ifadelerini kullandı. Özmen, Türkiye’de üretim, devir stoku ve toplam arz dengesi- ne dikkat çekerek 2026 yılında buğday tarafında çok güçlü bir arz tablosu oluşabileceğini ifade etti. 23-25milyon ton aralığında konu- şulan üretim beklentileri ve güçlü devir stokları birlikte değerlendi- rildiğinde, Türkiye’nin toplambuğday arzının çok yüksek seviyelere çıkabileceğini belirtti. Bu noktada artık yalnızca ithalat ihtiyacının de- ğil, ihracat olasılıklarının da konuşulması gerektiğini söyleyen Öz- men, Türkiye’nin fazla arzı yönetmek için yeni politika araçlarına ve dış ticaret stratejilerine ihtiyaç duyabileceğini vurguladı. Özmen’e göre, içeride unlu mamuller tüketimindeki değişim ve un ihracatındaki gerileme dikkate alındığında, yüksek üretim yıllarında buğdayın hangi kanallarla değerlendirileceği daha kri- tik hale geliyor. BBM • JUNE - HAZİRAN 2026 21 NEWS HABER “I see 2026 as a turning point for Türkiye. Until now, Tür- kiye has been known as a wheat-importing country. In my view, from now on Türkiye may also take its place among wheat-exporting countries,” Özmen said. He noted that if production expectations in the 23–25 mil- lion ton range are combined with strong carryover stocks, Türkiye’s total wheat availability could reach very high lev- els. In such a scenario, he said, the country may need to discuss not only import requirements but also export oppor- tunities, new policy tools and foreign trade strategies. FLOUR EXPORT DECLINE AFFECTS WHEAT BALANCE Özmen also warned that the decline in Türkiye’s flour ex- ports is reshaping the wheat balance. Lower flour exports mean less wheat used for export-oriented processing. At the same time, changing domestic consumption habits in bakery products could also affect internal wheat demand. For this reason, he said, the key issue in 2026 will not only be the size of the crop, but how the crop is managed, which channels it is directed to, and how different quality segments are used. Despite expectations of a large crop, Özmen stressed that processors may still need access to quality wheat through different tools. These could include purchases from TMO, the use of DİR certificates, or imports when necessary to meet specific quality needs. STRONG STOCKS AFTER A DRY YEAR Özmen reminded participants that the previous season was marked by severe drought. However, Türkiye entered the dry year with significant TMO stocks and emerged from it with around 5 million tons of wheat in public stocks, he said. This stock position, combined with strong rainfall and high crop expectations for 2026, gives Türkiye a stronger starting point for the new season. UN İHRACATINDAKİ GERİLEME BUĞDAY DENGESİNİ ETKİLİYOR Özmen, un sanayisinin ihracat performansındaki gerilemenin de buğday arz dengesi üzerinde etkili olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin uzun yıllar dünya un ihracatında lider konumda yer aldığını hatırlatan Özmen, ancak son dönemde un ihracat ra- kamlarında düşüş yaşandığını belirtti. Bu düşüş, un sanayisinin ihracat için kullandığı buğday miktarını da aşağı çekiyor. İç tüketimde de unlu mamul- lere yönelik tüketim alışkanlıklarının değişmesi halinde, Türkiye’nin buğday kullanım dengesinin yeniden şekillene- bileceğini söyledi. Özmen’e göre bu nedenle 2026’da yalnızca üretimin yüksek olması değil, bu üretimin nasıl yönetileceği, hangi kanallara yön- lendirileceği ve hangi kalite segmentlerinde değerlendirileceği sektörün temel gündemi olacak. Yüksek rekolte beklentisine rağmen kalite konusunun belir- sizliğini koruduğunu belirten Özmen, sanayinin ihtiyaç duyduğu kaliteli buğdaya erişim için farklı araçların birlikte değerlendiril- mesi gerektiğini söyledi. Özmen’e göre sektör, gerektiğinde TMO’dan ürün alarak, ge- rektiğinde Dahilde İşleme Rejimi izin belgelerini kullanarak, ge- rektiğinde ise kalite ihtiyacını karşılamak için ithalat seçeneğini değerlendirerek hareket edecek. KURAK YILDAN GÜÇLÜ STOKLA ÇIKILDI Özmen, geride bırakılan sezonun çok ağır bir kuraklık yılı ol- duğunu hatırlatarak, buna rağmen Türkiye’nin bu dönemi güç- lü stok yapısıyla aştığını söyledi. Kurak yıla girilirken TMO’nun elinde önemli miktarda stok bulunduğunu, yıl içinde alımların da devam ettiğini belirten Özmen, sezon sonunda devletin elinde yaklaşık 5 milyon ton buğday stoku bulunduğunu ifade etti. Bu stok yapısının, Türkiye’nin yeni sezona daha güçlü girme- sini sağladığını belirten Özmen, 2026’da yüksek yağış ve güçlü rekolte beklentisiyle birlikte piyasa yönetiminin daha da önemli hale geldiğini vurguladı. NEWS HABER
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx