BBM Magazine 103 - August/Ağustos 2026

hamburger buns, croissants, pizza, gluten-free products and frozen dough cannot be produced optimally with the same yeast solution is accelerating the shift from standard products to application-specific systems. Frozen dough, in particular, is assigning new responsibilities to yeast technology. Since ice crystals formed during freezing can damage cell membranes, new strains are increasingly se- lected according to their freeze-thaw resistance and their abil- ity to maintain gas production after storage. The objective is to ensure that dough frozen for weeks or even months performs as closely as possible to freshly prepared dough after thawing. FERMENTATION IS BEING REDEFINED THROUGH SCIENCE AND DATA Fermentation is not merely a stage in which carbon di- oxide is produced and dough rises. Aroma, crumb struc- ture, crust colour, digestibility and the rate of staling are all shaped by biochemical reactions occurring during this pro- cess. Long fermentation supports more intense flavour and organic acid development, while industrial production seeks to achieve comparable quality within shorter timeframes. The central aim of next-generation yeast and process so- lutions is therefore to establish a better balance between production speed and product character. yunca dondurulan hamurun çözündükten sonra taze hamu- ra yakın performans göstermesini sağlamak. FERMENTASYON BILIM VE VERIYLE YENIDEN TANIMLANIYOR Fermentasyon yalnızca karbondioksit üretip hamuru kabartan bir aşama değildir. Aroma, iç yapı, kabuk rengi, sindirilebilirlik ve bayatlama hızı bu süreçte gerçekleşen biyokimyasal reaksiyonlarla şekillenir. Uzun fermentasyon daha yoğun aroma ve organik asit gelişimi sağlarken, en- düstriyel üretim daha kısa sürede aynı kaliteyi elde etme- ye çalışıyor. Yeni nesil maya ve proses çözümlerinin temel hedefi, üretim hızı ile ürün karakteri arasında daha iyi bir denge kurmaktır. Büyük tesislerde sıcaklık, nem, pH, hamur gelişimi ve gaz üretimi sensörlerle izlenebiliyor. Geçmiş üretim verilerini de- ğerlendiren yazılımlar, un kalitesindeki değişimleri tahmin ederek reçete ve fermentasyon koşullarında gerekli düzelt- meleri önerebiliyor. Bu dijital yaklaşım kalite dalgalanmaları- nı, üretim kayıplarını ve enerji tüketimini azaltırken, fermen- tasyonu ustalık bilgisinden koparmadan daha ölçülebilir ve tekrarlanabilir hale getiriyor. Hassas fermentasyon da geleceğin önemli araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Belirli fonksiyonlara sahip protein, en- zim, aroma ve biyolojik bileşiklerin kontrollü mikroorganiz- ma sistemleriyle üretilmesi; doğal koruyucular, fonksiyonel maya türevleri ve daha kısa etiketli ürünler geliştirilmesi için yeni olanaklar sunuyor. ENZIMLER TEMIZ ETIKET DÖNÜŞÜMÜNÜ HIZLANDIRIYOR İklim değişikliği, farklı buğday çeşitleri ve öğütme koşulları un performansındaki değişkenliği artırıyor. Üreticinin temel sorunu, farklı hammaddelere rağmen her partide aynı hac- mi, dokuyu ve hat performansını korumak. Modern enzim sistemleri unun doğal farklılıklarını dengeleyerek hamuru daha öngörülebilir hale getiriyor; duruşları ve fireyi azaltır- ken ürün standardizasyonunu güçlendiriyor. Enzimlerin yükselişindeki ikinci temel etken temiz etiket talebi. Tüketicilerin uzun içerik listelerine ve E kodlarına me- safeli yaklaşması, üreticileri bazı emülgatör ve oksidanların işlevlerini biyolojik yollarla karşılamaya yöneltiyor. Amilazlar maya için fermente edilebilir şeker oluşturup hacim ve ta- zeliğe katkı sağlarken, ksilanazlar su dağılımını ve hamur işlenebilirliğini düzenliyor. Lipazlar emülgatör benzeri etkiler oluşturabiliyor; glukoz oksidaz hamuru güçlendirirken pro- teazlar kraker, bisküvi ve pizza hamurlarında kontrollü gev- şeme sağlıyor. Bu enzimlerin etkisi ürün grubuna göre değişiyor. Kalıp ekmeğinde hacim, iç yumuşaklığı ve dilimlenebilirlik ön pla- na çıkarken; bisküvi ve krakerde kontrollü hamur gevşeme- si, yayılma ve gevreklik önem kazanıyor. Kruvasan ve lamine hamurlarda işlenebilirliğin katman bütünlüğünü bozmadan dü- zenlenmesi, dondurulmuş ürünlerde ise depolama sonrasında performansın korunması gerekiyor. Bu nedenle enzim seçimi yalnızca un analizine değil, proses sıcaklığına, hat hızına, yağ ve şeker oranına ve hedeflenen raf ömrüne göre yapılmalı. Yeni yaklaşım, tek bir enzimi bağımsız kullanmak yerine farklı enzimlerin sinerjisine dayanan ürüne özel sistemler geliştirmek. Böylece hacim, yumuşaklık, işlenebilirlik ve geciken bayatlama aynı reçete içinde birlikte yönetilebili- BBM • AUGUST - AĞUSTOS 2026 48 BBM • AUGUST - AĞUSTOS 2026 49 COVER STORY • KAPAK DOSYASI COVER STORY • KAPAK DOSYASI

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx