BBM Magazine 104 - September/Eylül 2026
BBM • SEPTEMBER - EYLÜL 2026 67 ARTICLE • MAKALE so-called sonotrode. This vibrating sealing tool comes into contact with the packaging material only briefly, but it cre- ates a tight seal in a very short time and without the use of high temperatures. The tools used only get warm to the touch – and re- quire significantly less energy than heat-sealing systems. Although the latter remain an option, they require more rig- orous control of film speed and temperature to reduce the risks mentioned. However, especially on pick & place lines, the line’s feed speed – and with it the sealing speed – var- ies considerably, making heat sealing extremely challeng- ing. Ultrasonic technology is a more suitable option for a simple, lower-risk sealing process for mono-plastics. Fibrous material with integrated protection It is similar when sealing paper-based film, even though the material is generally suitable for other packaging pur- poses. Paper does have a barrier layer, which can be co- extruded, laminated or applied as a dispersion. However, it is only suitable to a limited extent for highly sensitive products such as coffee – as the barrier function varies depending on the layers used. Laminated solutions consist of separately manufactured films made of plastic, or less com- monly of bio-based polymers, which are subsequently lami- nated onto the paper. There are also co-extruded layers, which are applied directly to the base layer during produc- tion and are not subsequently bonded or coated. In both cases, this layer can have very good barrier properties, but it often makes the material more difficult to recycle. Dispersed barriers, on the other hand, are applied direct- ly to the paper as a liquid solution. This allows for the pro- duction of more recyclable and thinner coatings, although these generally do not offer the same barrier performance as laminated or coated solutions. Paper-based primary packaging with a dispersed barrier is often unsuitable for highly sensitive, fatty or moist foods; in high humidity, for example, the performance of paper-based packaging ma- terials declines. These paper films come into their own with dry foods, technical items or as outer packaging for multi- packs – where plastic films will become less attractive from a regulatory perspective from 2030 onwards. As with mono-films, manufacturers need to ensure gentle sealing processes when using paper. Paper has an insu- lating effect, so it generally requires longer sealing times than mono-plastic to activate the sealing medium. This also applies to high-barrier papers for highly sensitive products: compared to papers with medium or low barrier properties, these variants contain significantly more plastic in the coat- adı verilen bir elemanın titreşimi aracılığıyla lokal ısı üretiyor. Titreşimli bu kapama aleti, ambalaj malzemesiyle yalnızca kısa süre temas etmesine karşın yüksek sıcaklık kullanılmadan çok kısa sürede sıkı bir kapama oluşturuyor. Kullanılan aletler yalnızca dokunulduğunda hissedilecek kadar ısınıyor ve ısıyla kapama sistemlerine göre önemli öl- çüde daha az enerji tüketiyor. Isıyla kapama sistemleri bir se- çenek olmaya devam etse de belirtilen riskleri azaltmak için film hızının ve sıcaklığın daha sıkı biçimde kontrol edilmesini gerektiriyor. Ancak özellikle al ve yerleştir hatlarında, hattın besleme hızı ve dolayısıyla kapama hızı büyük ölçüde değişti- ğinden ısıyla kapama son derece zorlu hale geliyor. Ultrasonik teknoloji, mono-plastiklerin basit ve daha düşük riskli biçimde kapatılması için daha uygun bir seçenek sunuyor. Entegre korumaya sahip lifli malzeme Malzeme genel olarak başka ambalaj amaçlarına uygun olsa da kağıt bazlı filmin kapatılmasında da benzer bir durum söz konusu. Kağıt; birlikte ekstrüde edilebilen, lamine edilebi- len veya dispersiyon şeklinde uygulanabilen bir bariyer kat- manına sahiptir. Bununla birlikte bariyer işlevi, kullanılan kat- manlara göre değiştiğinden kahve gibi son derece hassas ürünler için yalnızca sınırlı ölçüde uygun- dur. Lamine çözümler; plastikten veya daha seyrek olarak biyobazlı polimerlerden ayrı şekilde üretilen ve ardından kağıdın üzerine lamine edilen filmlerden oluşur. Üretim sırasında doğrudan taban katmanına uygulanan, daha sonra yapıştırılmayan veya kaplanmayan birlikte ekstrüde edil- miş katmanlar da bulunur. Her iki durumda da bu katman çok iyi bariyer özellikleri sunabilir; ancak çoğu zaman malzemenin geri dönüşümünü zorlaştırır. Dispersiyon esaslı bariyerler ise sıvı bir çözelti halinde doğrudan kağıda uygulanır. Bu yöntem, geri dönüşüme daha uygun ve daha ince kaplamaların üretilmesine imkan verir; an- cak bunlar genellikle lamine veya kaplanmış çözümlerle aynı bariyer performansını sunmaz. Dispersiyon esaslı bariyere sahip kağıt bazlı birincil ambalajlar, son derece hassas, yağlı veya nemli gıdalar için çoğu zaman uygun değildir; örneğin yüksek nem koşullarında kağıt bazlı ambalaj malzemelerinin performansı düşer. Bu kağıt filmler; kuru gıdalarda, teknik ürünlerde veya çoklu paketlerin dış ambalajında üstünlükleri- ni gösterir. Nitekim plastik filmler, 2030’dan itibaren mevzuat açısından daha az cazip hale gelecektir. Mono-filmlerde olduğu gibi üreticilerin kağıt kullanırken de hassas kapama süreçleri sağlaması gerekiyor. Kağıdın yalıtıcı etkisi nedeniyle kapama maddesini etkinleştirmek için genellik- le mono-plastiğe kıyasla daha uzun kapama sürelerine ihtiyaç duyuluyor. Bu durum, son derece hassas ürünlere yönelik yük- sek bariyerli kağıtlar için de geçerli: Bu çeşitlerin kaplamasın-
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx