BBM 70 November 2023

BBM • NOVEMBER - KASIM 2023 63 INTERVIEW • RÖPORTAJ foremost country capable of processing the designated grain. This is an astute observation. Turkey excels in transforming wheat into flour. We possess both the necessary capacity and logistical capabilities. Naturally, as this involves an intergovernmental agree- ment among Russia, Turkey, and Qatar, specifics like the amount, processing methods, quality standards, and distribution of the in- coming wheat will be determined by our government. From an industry standpoint, our belief is that every flour producer in Turkey should have a stake in this process. Such an initiative could very well be the first step toward estab- lishing Turkey as a primary grain hub. At this stage, Turkey enjoys a strategic advantage. Since the onset of the Black Sea conflict, Romania, Bulgaria, and Turkey have played instrumental roles in the storage and transit of Ukrainian grain. Notably, we observe a substantial volume of Ukrainian grain being channeled through Romania’s Constanta Port. Yet, when considering both port facili- ties and storage capacity, Turkey stands in a more advantageous position. We are aptly equipped to facilitate the transit of Ukrainian grain and to process it efficiently. TRANSITIONING FROM ‘MINIMUM STOCK, MINIMUM FINANCIAL COST’ TO ‘SUSTAINABLE INVENTORY’ The Covid-19 pandemic, disruptions in supply due to ex- treme weather events, and the recent Ukraine conflict... How are Turkish flour industrialists navigating these challenges in this era of heightened volatility? Actually, our adeptness at navigating crises isn’t a recent devel- opment. Throughout its history, Turkey has weathered numerous political and economic storms, both internally and on a regional scale. We’ve grappled with calamities like droughts and earth- quakes. Consequently, Turkish industrialists are generally well- prepared and seasoned in facing crises. I often emphasize a point during our international meetings: An industrialist who thrives in Türkiye hem kendi tahıl ithalatıyla hem de mamul ürün ihracatıyla, özellikle Ortadoğu ve Afrika’da çok kilit bir ülke. Zaten Türkiye, dünyanın en büyük un ihracatçısı. O yüzden Afrika’ya gıda yardımından bahsettiğinizde, Türkiye buraya gönderilecek tahılı işleyebilecek ilk ülke olarak akla geliyor. Çok yerinde bir çağrışım bu. Türkiye, buğdayı una dönüş- türme konusundaki en yetkin ülke. Bu konuda hem kapasi- te imkânımız var hem de lojistik imkanlarımız var. Elbette bu, Rusya, Türkiye ve Katar arasında yapılacak devletler arası bir anlaşma olduğundan gelen buğdayın miktarı, işlenmesi, kalite koşulları ve dağıtımı gibi teknik detaylar devletimizin takdirinde olacaktır. Bizim sektörel olarak bakış açımız, Tür- kiye’deki her un sanayicisinin burada rol almasıdır. Böyle bir adımın, Türkiye’nin bir tahıl merkezi olması yönünde atılmış bir adım, bir başlangıç olabileceğini söy- leyebiliriz. Türkiye bu noktada avantajlı konumdadır. Ka- radeniz’deki savaştan bu yana Romanya, Bulgaristan ve Türkiye, Ukrayna menşeli tahılın depolanması ve transit geçişinde rol alan ülkeler. Romanya’nın Köstence Limanı üzerinden ciddi miktarda Ukrayna tahılının ihraç edildiğini görüyoruz. Ancak Türkiye hem liman hem depolama ka- pasitesine açısından daha avantajlı konumda. Ukrayna tahılına hem rahatlıkla transit geçiş sağlayabilecek hem de bunu işleyebilecek kapasiteye sahip. ‘MİNİMUM STOK, MİNİMUM FİNANS MALİYETİNDEN’ ‘SÜRDÜRÜLEBİLİR STOKA’ GEÇİŞ Covid-19 pandemisi, ekstrem iklim koşullarının arzda meydana getirdiği şoklar ve son olarak Ukrayna Sava- şı…Türk uncusu, volatilitenin zirve yaptığı bu dönemde zorluklarla nasıl başa çıkıyor? Aslında biz krizlerle başa çıkmayı şimdi öğrenmedik. Türkiye, geçmişinde hem ülke içinde hem de bölgesel

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx