BBM 70 November 2023

BBM • NOVEMBER - KASIM 2023 65 INTERVIEW • RÖPORTAJ %75 ile 85 arasında değişir. Dolayısıyla tarımda uygulanan politikalar, müdahale alım fiyatları, kuraklık, rekolte...Yani tüm bunlar %80 oranında zaten una yansımak durumunda. Malum, elçiye zeval olmaz. Bu, bizim yönetebileceğimiz bir alan değil. Biz üretim tesisimizde maksimum verimliliği sağlasak, işçilik maliyetlerini kontrol altına alsak, enerjimizi kendimiz bile üretsek, tüm bunları üst üste koyun, fiyata, kalan yüzde 20’lik dilim içinde etki edebilir. İster istemez tarımda yaşananlar doğrudan gıdayı etkiliyor. Özetle, gıda enflasyonu ile mücadelede, öncelikle tarımsal üretimin ar- tırılması ve gıda zincirindeki diğer tüm alanlarda bütüncül bir yaklaşım gerekli. BU YIL UN İHRACATIMIZ 3.7 MİLYON TONU BULABİLİR Un ihracatımıza dair son rakamları da paylaşır mısı- nız? Bu yıl, 3.5 milyon tonluk ihracat bekliyoruz. Bu he- def tutacak mı? Geçen yıl 3 milyon 40 bin ton un ihraç eden Türkiye, bu yıl 3.7-3.8 milyon tona doğru ilerliyor. Türk uncusu, özel- likle Temmuz-Ağustos döneminde çok yüksek tempoda ihracat gerçekleştirdi. Ağustos ayı ihracatımız 417 bin ton. 2022 Ağustos’undaki rakam 283 bin tondu. Yani o döne- me kıyasla yüzde 50’lik artış var. Geçen yıl ağustos sonu itibariyle un ihracatımız 1 milyon 824 bin tondu. Bu sene ise ilk sekiz aylık ihracatımız 2 milyon 323 bin ton. Bu tab- loda en dikkat çekici talep artışı Sudan’dan geldi. Cibuti ve Somali’ye sevkiyatlarda da artış var. Sri Lanka’ya ihracat durmuştu, eylül ayında tekrar devreye girdi. Yıl sonu için bir projeksiyon yapacak olursak: Ağustos sonrası 4 ayımız var. Biz kalan aylarda ortalama 300 bin ton ihracat yapsak bile 1.2 milyon ton eder. İlk sekiz aydaki 2.3 milyon tonu eklediğimizde 3.5 milyon tonluk bir ihra- cat rakamını yakalamış oluruz. Hatta eylül ayı ihracatımızın 350 bin tondan aşağı olmayacağını öngörüyorum. Eylül ve ekimde bu ihracat tempomuzu korursak, yıl sonu itibariyle 3.7 milyon tona ulaşabiliriz. SÖKE’NİN UNLU MAMULLERİ 2024’TE RAFLARDA YERİNİ ALACAK Tarladan sofraya buğdayın, unun geçtiği her yerde olmak istiyorsunuz. Bu kapsamda Söke Un’u sadece paketli un pazarında değil, unlu mamul ürünlerde de lider yapma planınız var. Bu doğrultudaki yatırımlar ne durumda? Ulusoy Un, ağırlıklı olarak toptan pazarında olan, ihracat ağırlıklı bir şirketti. Üretiminin %50-60’ını, hatta dönemsel olarak yüzde 70’ini ihracata yönlendiren bir şirketti. Daha çok uluslararası B2B şirket konumundaydı. Söke Un ise perakende un pazarında önemli bir paya sahip olan, tü- keticinin doğrudan tanıdığı, Türkiye’de bilinirliği en yüksek un markası. Dolayısıyla biz Söke markası altında B2C, yani tüketiciye dokunan faaliyetlerimizi artırmayı hedefliyoruz. exports have reached 2.679 million tons, marking a 25% increase compared to the same period the previous year. Notably, the most pronounced rise in demandoriginated fromSudan, while shipments toDjibouti and Somalia also experienced an uptick. While exports to Sri Lanka had previously halted, they resumed in September. Regarding year-end projections: We have three months left post-September. Even if we manage an average export of 300,000 tons monthly for the remainder of the year, it totals 900,000 tons. Combining this with the 2.7 million tons from the initial nine months, we’re looking at a potential export volume of 3.6 million tons. Furthermore, I anticipate our October exports to be no less than 350,000 tons. If we sustain our current export mo- mentum through October and November, we could very well hit the 3.7 million-ton mark by year-end. SÖKE’S BAKED GOODS TO HIT SHELVES IN 2024 You aim to have a presence everywhere wheat and flour travel, from the field to the table. With this vision, you’re striv- ing to position Söke Un not only as a leader in the packaged flour sector but also in the realmof baked goods. How are your investments progressing towards this goal? Ulusoy Flour primarily operated in the wholesale market and was an export-centric firm. They directed 50-60% of their produc- tion towards exports, and this figure even reached 70% at times. Essentially, they functioned more as an international B2B entity. In contrast, Söke Un commands a significant presence in the retail flour market. It’s a brand that consumers instantly recognize, and it stands out as the most prominent flour brand in Turkey. Thus, we are setting our sights on amplifying our B2C endeavors under the Söke brand, emphasizing direct consumer engagement. In line with this vision, we’re progressing with our preparations to produce baked goods. As we continue to develop our prod-

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx