BBM Magazine 87 - April/Nisan 2025

BBM • APRIL - NİSAN 2025 16 NEWS HABER “The U.S.’s new customs policies impose 20% tariffs on the EU and 26% on India, giving Turkey a relative tariff advantage that heightens our interest in this market. U.S. consumers’ demand for healthy products, the rise of glu- ten-free diets, vegan trends, and functional foods opens a window of opportunity for Turkish agricultural goods. Tra- ditional products like bulgur, chickpeas, and lentils align with modern dietary trends, which I believe will boost trade collaborations. However, the U.S. stands out not just for its massive market size but also for its complex distribution networks, consumer sensitivities, and intense competition. We know that entering shelves isn’t enough—staying there is key to growing our share. This demands more strategic approaches to branding, product design, packaging, and pricing than ever before.” “WE WANT TO GO BEYOND ETHNIC MARKET LIMITS” Highlighting that U.S. distribution channels are largely controlled by wholesalers who supply products through brokers and sub-distributors rather than selling directly, Tiryakioğlu added: “Getting products into the market is far more complex than shipping a few containers. We need new strategies to secure a place in distribution networks and, crucially, to break beyond ethnic market boundaries. As competitors unable to adapt to shifting consumer preferences van- ish from shelves, we must excel with market-fit products, packaging language, and marketing. Trade fairs in the U.S. are not just promotional tools but vital entry points into the system. Events like the Summer Fancy Food Show in New York this summer will serve as critical touchpoints for con- necting with other links in the distribution chain. American consumers are highly price-sensitive. Studies show de- mand for imports is elastic, with affordable products see- ing rapid uptake. In the new cost dynamics of the Trump era, Turkey’s quality-price balance can make a difference if backed by the right strategies.” “ABD’nin yeni gümrük politikası AB’ye yüzde 20, Hindistan’a yüzde 26 gibi yüksek tarife uygularken, Türkiye’nin göreceli bir tarife avantajına sahip olması bu pazara olan ilgimizi artır- dı. ABD’li tüketicilerin sağlıklı ürünler talep etmeleri, glutensiz mutfağın yükselişi, vegan beslenme eğilimleri ve fonksiyonel gıdalara yöneliminin Türk tarımsal ürünleri için fırsat penceresi açtığına inanıyorum. Bulgur, nohut ve mercimek gibi gelenek- sel ürünlerimiz modern beslenme trendleriyle de örtüşen seçe- nekler olduğu için ticari işbirliklerimizin artacağını düşünüyorum. Ancak ABD yalnızca devasa hacmiyle değil, karmaşık dağıtım yapısı, tüketici hassasiyetleri ve yüksek rekabet düzeyiyle de öne çıkan bir ülke. Bu pazardaki payımızı artırabilmek için raflara girmenin yetmediğini, rafta kalabilmek gerektiğini biliyoruz. Bu da markalaşma, ürün tasarımı, ambalaj ve fiyat gibi unsurlarda her zamankinden daha stratejik davranmayı zorunlu kılıyor.” “ETNIK MARKET SINIRLARINI AŞMAK ISTIYORUZ” ABD’nin dağıtım kanallarının büyük ölçüde toptancıların kont- rolünde olduğuna ve bu firmaların ürünleri doğrudan satmak yerine, brokerlar ve alt dağıtıcılar üzerinden piyasaya sunduk- larına dikkat çeken Tiryakioğlu şunları söyledi: “İhraç edilen ürünlerin pazara girişi, birkaç konteyner mal gön- dermekten çok daha karmaşık bir süreci gerektiriyor. Dağıtım ağında yer bulmak ve özellikle etnik market sınırlarını aşmak için yeni stratejiler geliştirmeliyiz. Tüketici tercihlerindeki değişimlere adapte olamayan rakip markalar raflardan silinirken, ürünlerimi- zin pazara uygunluğu, ambalaj dili ve pazarlama dili ile daha etkin olmalıyız. Bu noktada ABD’deki fuarlara katılım yalnızca tanıtım değil, sistemin içine girmek için de önemli araçlar. Yaz aylarında New York’ta katılacağımız Summer Fancy Food Show gibi orga- nizasyonları, dağıtım zincirlerinin diğer halkalarıyla bağlantı kur- mak adına kritik temas noktaları olarak kullanacağız. Amerikan tüketicisinin ciddi bir fiyat hassasiyeti var. Araştırmalar, ithalata olan talebin esnek olduğunu, yani fiyat avantajı olan ürünlerin talebinde hızlı artış yaşandığını gösteriyor. Trump döneminin ge- tirdiği yeni maliyet dengelerinde, Türkiye’nin sunduğu kalite-fiyat dengesi, doğru stratejilerle desteklendiği sürece fark yaratabilir.”

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx