BBM Magazine 105 - October/Ekim 2026

As a second-generation representative of Reis Gıda, founded in 1981, I have spent many years involved in the journey of rice, bulgur, pulses and other agricultural prod- ucts from production to consumption. This experience has taught us that, contrary to common assumptions, exporting does not begin at the port or the customs gate. Exporting involves far more than preparing a container and shipping it overseas. That container’s journey begins in the field and encompasses an extensive chain, from farmers to fac- tories, quality control to packaging, and storage to certification. A disruption at any point in this chain creates cost, quality or supply problems for the exporter. The fundamental challenges of exporting therefore begin while the crop is still in the field. Reliability is the key to a lasting presence on global shelves Türkiye has considerable expertise in bringing its agri- cultural products to world markets. At Reis Gıda, we export agricultural products grown in Türkiye to 29 countries under our own brand. These markets include the United States, the Netherlands, Germany, France, Canada, Belgium, the United Kingdom and Switzerland. In global competition, production alone is not enough. Products must be processed, appropriately packaged, branded and sup- plied consistently to international markets. When a product grown in Türkiye reaches a shelf abroad under a Turkish brand, it rep- resents more than a commercial achieve- ment. It also reflects our country’s produc- tion culture, quality and reliability. The cereals, pulses, oilseeds and related products sector exported 11.407 million tonnes in 2025 and approximately 6.331 million tonnes between January and July 2026. These are signifi- cant volumes, but asking “How much did we export?” is no longer enough. What mat- ters most is how sus t a i n - 1981 yılında kurulan Reis Gıda’nın ikinci kuşak temsilcisi olarak uzun yıllardır pirinç, bulgur, bakliyat ve diğer tarımsal ürünlerin üretimden tüketime uzanan yolculuğunun içerisin- deyim. Bu tecrübe bize ihracatın, sanılanın aksine limanda ya da gümrük kapısında başlamadığını gösteriyor. İhracat, yalnızca bir konteyneri hazırlayarak limandan gön- dermek değildir. O konteynerin yolculuğu tarlada başlar; çift- çiden fabrikaya, kalite kontrolünden paketlemeye, depola- madan sertifikasyona kadar uzanan kapsamlı bir zinciri içerir. Zincirin herhangi bir halkasında yaşanan aksama, ihracatçının karşısına maliyet, kalite veya tedarik sorunu olarak çıkar. Bu nedenle ihracatın temel meseleleri de henüz ürün tarladay- ken başlar. Dünya raflarında kalıcı olmanın yolu güvenilirlikten geçiyor Türkiye, yetiştirdiği ürünleri dünya pazarlarına ulaştır- ma konusunda önemli bir kabiliyete sahip. Reis Gıda olarak Türkiye’de yetiştirilen tarım ürünlerini kendi markamızla 29 ülkeye ihraç ediyoruz. Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda, Almanya, Fransa, Kanada, Belçika, İngiltere ve İsviçre bu pa- zarlar arasında yer alıyor. Küresel rekabette yalnızca üretmek yeterli değil. Ürünü iş- lemek, doğru biçimde paketlemek, markalaştırmak ve dünya pazarlarına istikrarlı şekilde sunmak gerekiyor. Türkiye’de ye- tiştirilen bir ürünün Türk markasıyla yabancı bir ülkede rafta yer alması, yalnızca ticari bir başarı değildir. Aynı zamanda ülkemizin üretim kültürünü, kalitesini ve güvenilirliğini temsil eder. Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü 2025 yılında 11 milyon 407 bin ton, 2026 yılının ocak-temmuz döneminde ise yaklaşık 6 milyon 331 bin ton ihracat gerçek- leştirdi. Bu büyüklük önemli olmakla birlikte artık yalnızca “Ne kadar ihracat yaptık?” sorusunu sormamız yeterli değil. Asıl üzerinde durmamız gereken, bu ihracatı ne kadar sürdürülebi- lir, kârlı ve rekabetçi biçimde gerçekleştirebildiğimizdir. Bir ürünü bir kez satmakla yabancı bir ülkenin rafında yıllarca kalabilmek aynı şey değildir. Müşteriye aynı kaliteyi, miktarı ve Türkiye must grow its exports through quality, trust and strong brands rather than price Türkiye has substantial capabilities in producing ag- ricultural and food products and bringing them to global markets. Yet lasting success in those markets is no longer measured by export volumes alone. Sustainable raw material sourcing, cost manage- ment, a skilled workforce, the green transition and brand building have become central to the sector’s competitiveness. Türkiye needs to build its export strategy around reliable, sustainable, value-added production rather than low-priced products. Türkiye ihracatını fiyatla değil kalite, güven ve markayla büyütmeli Türkiye, tarım ve gıda ürünlerini dünya pazarlarına ulaştırma konusunda önemli bir üretim ve ihracat kabiliyetine sahip. Ancak küresel pazarlardaki kalı- cı başarı artık yalnızca ihracat miktarıyla ölçülmüyor. Sürdürülebilir hammadde tedariki, maliyetlerin yö- netilmesi, nitelikli insan kaynağı, yeşil dönüşüm ve markalaşma, sektörün rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar hâline geliyor. Türkiye’nin ihracat stratejisini ucuz ürün yerine güvenilir, sürdürülebilir ve katma değerli üretim üzerine kurması gerekiyor. MEMBER OF THE BOARD, REIS GIDA REIS GIDA YÖNETIM KURULU ÜYESI Işılay Reis ARTICLE • MAKALE ARTICLE • MAKALE BBM • OCTOBER - EKİM 2026 45 BBM • OCTOBER - EKİM 2026 44

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx