Bbm Magazine 68 Eylül - September 2023

BBM • SEPTEMBER - EYLÜL 2023 45 To optimize their spending, they have to cut back and choose among categories. The reductions in their spending can be un- even across product categories, leaving some industries more vulnerable to changing consumer behavior than others. And consequently, we can see that consumers are go- ing out and eating out less. They are no longer buying tex- tiles. We observe them going to many supermarkets to find the best price for a product and doing internet research or switching to more convenient brands. So being able to stay in the shopping cart is very important today. Now, in addi- tion to competition between brands, competition between categories comes to the fore. CONSUMERS PRIORITIZE HAPPINESS, HEALTH AND SUSTAINABILITY In my opinion, the prosperity of human life depends on en- vironmental impacts as much as mental and physical health. Besides their own welfare and sensory expectations, we see that the activities of organizations that use the world’s limited resources effectively play an essential role in consumers’ prefer- ences. Bread has a special place in this whole scenario. By its very nature, bread is one of the least affected cat- egories in times of economic recession; with high house- hold consumption and a sig- nificant share in daily eating habits, bread continues to be one of the staples of the con- sumer. Yet how long can we sus- tain this situation, given so many compelling influences? Currently, we see a difference in the exist- ing outlook due to rising wheat prices, material and energy costs. So how can the bakery value chain be posi- tioned to adapt to the changing environment? This is where we need to listen to consumer trends. Following are the most important consumer trends that should be taken into account in R&D studies across the value chain in the entire bakery industry. The 21st century is an era in which individuals seek absolute happiness, and to find happiness, we leave no stone unturned and adopt every experience. Of course, one of the places where we seek happiness is through our palates. On the other hand, consumers are shifting away from regarding food as a mere need for calories and nutrients, and increasingly recognize food as an opportunity for experience in terms of taste and texture. da yaptıkları kesintiler, ürün kategorileri arasında eşitsiz olabi- liyor ve bazı endüstrileri, değişen tüketici davranışlarına karşı diğerlerine göre daha savunmasız bırakabiliyor. Ve bunun sonucunda baktığımızda tüketicilerin artık daha az dışarıya çıkıp yemek yediklerini görüyoruz. Tekstil alışve- rişlerini yapmadıklarını görüyoruz. Bir ürünün en iyi fiyatını bulabilmek için birçok süpermarkete gittiklerini ve internet araştırması yaptıklarını veya daha uygun markalara geçiş yaptıklarını görüyoruz. Dolayısıyla bugün alışveriş sepetinde kalabiliyor olmak çok önemli. Artık markalar arasındaki reka- bete ek olarak kategoriler arasında rekabet ön plana çıkıyor. TÜKETICILERIN ÖNCELIĞI MUTLULUK, SAĞLIK VE SÜRDÜRÜLEBILIRLIK İnsan yaşamının refah çerçevesinde devam edebilmesinin mental ve fiziksel sağlık kadar çevresel etkilere de bağlı oldu- ğunu düşünüyorum. Tüketicilerin tercihlerinde kendi refah ve duyusal beklentilerinin yanı sıra dünyanın sınırlı kaynaklarını etkin kullanan kuruluşların faaliyetlerinin de önemli rol oynadığını görüyoruz. Tüm bu tablo içerisinde ekmeğin ayrı bir yeri var. Ekmek, ekonomik durgunluk dö- nemlerinde doğası gereği en az et- kilenen kategorilerden biri oluyor; hane halkı tüketiminin yüksek ol- duğu ve günlük yeme alışkanlık- larında önemli bir paya sahip olan ekmek, tüketicilerin temel gıda maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Fakat bunca zorlayıcı etkiyi düşündüğümüzde bu durumu ne kadar sürdürebiliriz? Bugün artan buğday fiyatları, malzeme ve enerji maliyetleri nedeniyle mevcut tabloda bir değişiklik olduğunu görüyoruz. Peki, unlu ma- muller değer zinciri değişen ortama uyum sağlayacak şekilde nasıl konumlandırılabilir? Tüketici eğilimlerine kulak verme- miz gereken yer tam olarak burada başlıyor. İşte tüm fırıncılık endüstrisi içerisinde yer alan değer zinci- rindeki Ar-Ge çalışmalarında dikkate alınması gereken tüketici trendlerinden en önemlileri. 21. yüzyıl bireyler açısından mutlak mutluluğun arandığı bir çağ ve mutluluğu bulmak için her taşın altına bakıyoruz, her deneyimi sahipleniyoruz. Elbette mutlu- luğu aradığımız yerlerden biri de damak tadımızdan geçiyor. Öte yandan; tüketiciler gıdayı salt kalori ve besin ihtiyacı olarak görmekten uzaklaşıyor; giderek artan bir şekilde yiyeceklerini tat ve doku açısından bir deneyim fırsatı olarak görüyor. Yediğimize dikkat etmek pandemiyle birlikte hızla artan bir trend. Yani tüketiciler ağızlarından önce zihinlerini açıyorlar. COVER STORY • KAPAK DOSYASI

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx