BBM Magazine 91 - August/Ağustos 2025
BBM • AUGUST - AĞUSTOS 2025 20 NEWS HABER Biscuit to raise awareness of Kavılca, one of Türkiye’s most ancient heirloom wheat varieties with a 13,000-year history. Highlighting Ülker’s dedication to protecting soil health, Kölükfakı added: “Through the regenerative farming meth- ods we apply in wheat cultivation, we place domestic agri- culture, rural development, and farmer welfare at the center. We aim to implement regenerative farming on 10,000 dec- ares of land by 2030. As of 2025, our efforts will continue with the participation of 101 farmers.” THIS COLLABORATION AIMS TO ADDRESS THE ISSUE OF MICRONUTRIENT DEFICIENCY Professor Dr. İsmail Çakmak, the project lead and a faculty member at Sabancı University’s Faculty of Engineering and Natural Sciences, stated that every year, agricultural produc- tion removes tons of micronutrients from the soil. He noted that the increasing use of high-yield crop varieties exacer- bates this issue, and the resulting mineral depletion in the soil reflects in the food we consume. According to Çakmak, this plays a major role in the widespread occurrence of “hidden hunger” in humans—particularly among children. “If the soil is poor in minerals, so is the food, and ultimately, so are people,” Çak- mak explained. “With this in mind, our part- nership with Ülker sought to provide a fast and effective solution to this micronutrient deficiency. The wheat was nourished in the field with zinc and selenium applied to its leaves and absorbed these essen- tial minerals into its grain. As a result, the wheat regained the mineral richness it had been slowly losing over the years. Nothing foreign was added—only what had been lost over time was restored.” The Saklıköy biscuit, made from flour milled from this enriched wheat, stands as a powerful example of the farm- to-table philosophy. Çakmak noted that the Saklıköy story could be adapted to other staple foods such as bread, pas- ta, milk, and tea—paving the way for more nutritious foods and new income opportunities for farmers. He also highlighted that the enrichment work carried out with Ülker was built upon knowledge and experience gained from an international project led by Sabancı Uni- versity and conducted across 15 countries over a span of 12 years. ilgili farkındalığı artırmak amacıyla Saklıköy Kavılca Buğdaylı Çikolata Kremalı bisküviyi ürettiklerini de hatırlattı. Toprağın sağlığının korunmasının Ülker için önemine dikkat çeken Kölükfakı sözlerine şöyle devam etti: “Buğday üretimin- de uyguladığımız onarıcı tarımla yerli tarım, yerel kalkınma ve çiftçi refahını merkeze koyuyoruz. 2030’a kadar 10 bin dekar alanda onarıcı tarım uygulamasını hayata geçirmeyi hedefliyo- ruz. Bu kapsamdaki çalışmalarımıza 2025 itibarıyla 101 çiftçi- mizle devam ediyoruz.” BU İŞ BİRLİĞİYLE MİNERAL EKSİKLİĞİ SORUNA ÇÖZÜM BULMAYA ÇALIŞTIK Biyofortifikasyon Projesi’nin Yürütücüsü ve Sabancı Üniver- sitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. İsmail Çakmak ise her yıl yapılan bitkisel üretimle, top- raklardan tonlarca mikro besin elementinin uzaklaştırıldığını kaydetti. Tarımda yüksek verimli çeşitlerin kullanılmasıyla bu sorunun giderek daha da şiddetlendiğine işaret eden Çak- mak, topraklarda baş gösteren bu mineral kayıplarının tüketti- ğimiz gıdalarda da ortaya çıktığını ve bunun da bugün insan- larda (özellikle çocuklarda) çok yaygın olan gizli açlığın ortaya çıkışında belirleyici bir rol oynadığını ifade etti. Çakmak şöyle devam etti: “Toprak, mine- raller bakımından fakirse, gıda da fakirdir, insan da… Bu noktadan hareketle Ülker’le geliştirilen bu iş birliğiyle bu mineral eksikliği soruna hızlı ve etkili bir çözüm bulmaya ça- lıştık. Buğday, henüz tarladayken yapraklarına uygulanan çinko ve selenyumla beslendi ve sonra bünyesine aldığı bu değerli mineralleri tanesine taşıdı. Böylece buğday, yıllardır azar azar kaybettiği mineral zenginliğine yeniden kavuştu. Yani, ona dışarıdan farklı bir şey eklenmedi; sadece zamanla kaybettiği mineraller yeniden kazandırıldı. Zenginleştirilmiş bu buğdayın unuyla üretilen Saklıköy bis- küvisi, ‘tarladan sofraya’ anlayışının güzel bir örneği olacak. Üstelik, Saklıköy’ün hikayesi, ekmekten makarnaya, sütten çaya birçok temel gıdaya da uyarlanabilecek bir örnek teşkil edecek. Bu sayede hem çiftçilerimize yeni kazanç fırsatları su- nulacak hem de insanlarımız için daha besleyici gıdaların yolu açılacak.” Çakmak ayrıca, Ülker ile yürütülen bu zenginleştirme çalışmasının, Sabancı Üniversitesi liderliğinde 15 ülkede 12 yıl boyunca yürütülmüş olan uluslararası bir projeden elde edilen bilgiler ve deneyimler ışığında gerçekleştirildiğini belirtti. Prof.Dr. İsmail Çakmak
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx