BBM Magazine 91 - August/Ağustos 2025

BBM • AUGUST - AĞUSTOS 2025 BBM • AUGUST - AĞUSTOS 2025 42 43 INTERVIEW • RÖPORTAJ INTERVIEW • RÖPORTAJ Turkey’s top position in global flour exports, and helping the sec- tor adapt to new realities such as digital transformation, climate challenges, and evolving logistics demands. Çakmak touches on several critical issues—from rising competi- tive pressure from Russia and Egypt in international flour markets and unfair taxation in Iraq, to emerging trade opportunities in Syria and the need for water-conscious production planning. “Becoming the world leader in flour exports wasn’t easy—but preserving that leadership requires even greater sacrifice, flexibility, and innova- tion,” Çakmak states. He issues a clear call to action for the industry to embrace the long-standing aspiration of exporting flour made with domestically grown wheat, to transfer valuable experience to younger generations, and to adopt the ‘twin transformation’ of digi- talization and green transition for sustainable production. Mr. Chairman, first of all, congratulations on your new role. As a respected veteran in the industry, your election as TUSAF president during such a challenging period is seen as a great opportunity for the sector. What will be your primary objectives in this difficult time? How do you plan to shape the Federation’s roadmap for the new term? Thank you very much for your kind words. I would also like to express my sincere gratitude to all the previous presidents who have served before me. I view leadership roles in pro- fessional associations as a relay race. As one of the found- ing members of our federation, which has been active since 2004, I am honored to now take on this responsibility. With the support of my colleagues on the Board of Directors, I am confident that we will be able to overcome any challenge during the 2025–2028 term by drawing on our collective knowledge and experience. As the industrial backbone of our country’s food supply, we maintain constant dialogue with both our members and sector stakeholders, as well as with public institutions and decision- makers involved in agricultural production. From the very first day of taking office, we established dedicated working groups under the leadership of our vice presidents and board members to closely monitor sectoral problems and potential threats. We systematically report our findings and communicate them direct- ly to the relevant authorities. In this new term, we are committed to listening to every single flour producer—from the smallest mill to the largest player—and I want to underline that we will not hesitate to step up and take responsibility to ensure the sector grows stronger and more resilient. Turkey has long held the position of the world’s leading flour exporter. However, in recent years, countries like Egypt and Russia have gained ground in certain markets. How do you assess this development? What strategies should Turkey pursue to reclaim its competitive edge? Çakmak, röportajda un ticaretinde Rusya ve Mısır’dan gelen rekabet baskısından, Irak pazarındaki haksız vergi- lendirmelere; Suriye’de doğan yeni fırsatlardan, su kıtlığına karşı üretim planlamasının önemine kadar pek çok kritik başlığa değiniyor. “Dünya un ihracat liderliği kolay kazanılmadı, ama ko- rumak çok daha büyük bir özveri, esneklik ve yenilik ge- rektiriyor,” diyen Çakmak, sektörün yerli buğdayla ihracat yapma hayalini, genç kuşaklara aktarılacak tecrübenin önemini ve sürdürülebilir üretim için dijitalleşme ile yeşil dönüşümden oluşan ikiz dönüşüm ihtiyacını açık bir çağrı olarak vurguluyor. Sayın Başkan, öncelikle sizi tebrik ederiz. Duayen bir ismin, sektörün bu zorlu döneminde TUSAF başkanlığı görevine seçilmesini sektör adına büyük bir şans olarak görüyoruz. Bu zor süreçte sektörünüz için öncelikli he- defleriniz neler olacak? Federasyonun yeni dönem yol haritasını nasıl şekillendirmeyi planlıyorsunuz? Turkey has been the world’s top flour exporter for the past 12 years. Although trade restrictions introduced in June 2024—set to be phased out gradually by March 2025—led to a decline in exports of up to 40%, the market has slowly begun to stabilize following the easing of these measures. Despite these unfavor- able conditions, I firmly believe that Turkey will still close this year as the global leader in flour exports. It is true that both Russia and Egypt have made significant in- roads into markets traditionally dominated by Turkish flour. Rus- sia is leveraging its raw material advantage to expand its market share, having exported over 1 million tons of flour in 2024. Mean- while, Egypt is gaining ground in Africa by capitalizing on its tax and labor cost advantages. As Turkish flour industrialists, we are striving to retain our mar- kets by maintaining our high quality and accepting narrower profit margins when necessary. At the same time, we are actively working to open up new export markets to ensure long-term growth and resilience. Öncelikle nazik tebriğiniz için çok teşekkür ederim. Daha önce görev yapan tüm başkanlarıma da buradan şükranla- rımı sunuyorum. Sivil toplum kuruluşlarındaki görevleri bir bayrak yarışı olarak görüyorum. 2004 yılından beri faaliyet gösteren federasyonumuzun kurucu üyelerinden biri ola- rak, bugün bu bayrağı devralmış olmaktan onur duyuyorum. Şahsım olarak ben de bilgi birikimim ve tecrübelerimle, yönetim kurulumuzdaki çalışma arkadaşlarımızla birlikte 2025-2028 döneminde de her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğimize inanmaktayım. Bizler gıdamızın ayrılmaz bir parçasının sanayici kesimi olarak, hem üyelerimizi ve sektör paydaşlarımızı hem de üretici kesimimiz ile ilgili kamu kurumları ve karar alıcılar ile sürekli dirsek teması halindeyiz. Bu kapsamda sektörün sorunlarına çözüm önerileri getirmek ve lokomotifin her bir dişlisinin aktif çalışması için göreve geldiğimiz ilk günden itibaren başkan yardımcıları ve yönetim kurulu ile birlikte ça- lışma grupları oluşturarak, her bir problemi ve oluşabilecek tehditleri yakından gözlemliyor ve raporluyor ve ilgili ma- kamlara bizzat iletiyoruz. Bu yeni dönemde en küçük işlet- meden en büyüğüne kadar her bir sanayicimizin sorunlarını dinleyip, sektörün güçlenerek büyümesi için elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğimizin altını çizmek isterim. Türkiye uzun yıllardır dünyanın lider un ihracatçısı konu- munda. Ancak son dönemde özellikle Mısır ve Rusya’nın bazı pazarlarda Türkiye’nin önüne geçtiğini görüyoruz. Bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye kaybettiği pazarları geri kazanmak için nasıl bir strateji izlemeli? Türkiye un ihracatında son 12 yıldır lider konumunda bulu- narak, birinci sırada yer almaktadır. 2024 yılının haziran ayında alınan ve kademeli olarak 2025 Mart ayına kadar devam eden dış ticaret tedbirleri kapsamında getirilen kısıtlamalar, un ihra- catında %40’lara varan bir düşüşe sebebiyet verse de, kısıtla- maların kaldırılmasının ardından piyasa kendi dengesine yavaş da olsa dönmeye başladı. Bu olumsuz şartlara rağmen elbette ki bu seneyi de lider olarak kapatacağımıza inanıyorum. Özellikle Rusya ve Mısır’ın pazarlarımıza girdiğini görmek- teyiz. Rusya hammadde avantajını kullanarak, pazardan pay almak istemektedir. Rusya, 2024 yılını 1 milyon tonun üze- rinde bir un ihracat rakamıyla kapattı. Mısır’ın da Afrika böl- gesinde vergi ve işçi avantajlarını kullanarak pazardan pay aldığını görüyoruz. Biz de Türk un sanayicisi olarak kalitemiz ve kâr marjlarımızdan fedakârlık ederek pazarlarımızı kaptır- mamaya çalışıyor ve yeni pazarlar oluşturmaya çalışıyoruz. Özellikle Orta Doğu ve Afrika pazarlarında ciddi bir re- kabet yaşanıyor. Türkiye’nin bu bölgelere yönelik ihracat stratejisinde ne tür değişikliklere ihtiyaç var? Dünyanın her tarafında rekabet yaşanmaktadır. Biz Türkiye un sanayicisi olarak, bu pazarlardan çıkmamak adına, kalite ve lojis- tik avantajımızı kullanarak gereken önlemleri almaya çalışıyoruz.

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx