BBM Magazine 93 - October/Ekim 2025

BBM • OCTOBER - EKİM 2025 BBM • OCTOBER - EKİM 2025 46 47 When looking at income groups, one striking point is that flour imports have been steadily rising in low-income coun- tries. This clearly shows that flour is a cornerstone of food se- curity in these regions. In contrast, in high-income countries, import volumes remain limited, but unit prices are noticeably higher. As a result, flour plays different roles depending on income level: in low-income countries it is volume-driven and central to food security, while in high-income countries it is positioned more as a value-added product linked to variety and specialization. GERMANY: MODERNIZATION AND CONSISTENCY Germany stands out as a model of a stable and highly technological flour industry. Each year, the country processes 8–9 million tons of grain, with about 95% sourced domesti- cally — meaning virtually no import dependency. Per capita Gelir grupları açısından değerlendirildiğinde, un ithalatının düşük gelirli ülkelerde sürekli artış göstermesi dikkat çekmek- tedir. Bu durum, unun bu ülkelerde gıda güvenliğinin temel bir bileşeni olduğunun açık bir göstergesidir. Yüksek gelir gru- bunda ise ithalat hacmi sınırlı olmakla birlikte birim fiyatların daha yüksek olduğu görülmektedir. Dolayısıyla un, düşük ge- lirli ülkelerde daha çok hacim ve gıda güvenliği odaklı, yüksek gelirli ülkelerde ise katma değer ve ürün çeşitliliği merkezli bir ürün konumundadır. ALMANYA: MODERNİZASYON VE İSTİKRAR Almanya örneği, istikrarlı ve yüksek teknolojili un sektörü- nü temsil ediyor. Almanya’da yıllık 8–9 milyon ton tahıl işleni- yor, bunun %95’i yerli üretimle karşılandığından dışa bağımlı- lık yok. Kişi başı tüketim yaklaşık 85 kg ve 2030’a kadar sabit kalması öngörülüyor. GLOBAL FLOUR TRADE Since 2005, the global flour trade has seen its ups and downs in both volume and value. The market reached a re- cord high in 2017, when exports climbed to around 15 million tons. But things changed in the following years: the pandemic brought supply challenges, and the Russia–Ukraine war in 2022 pushed wheat prices sharply higher. On top of that, many exporting countries turned to protective trade policies to shield themselves from possible supply shocks — all of which directly shaped the flour trade. What these developments show is clear: in terms of vol- ume, global flour exports have stayed fairly steady, but in terms of value, they swing heavily with wheat prices. Looking ahead, the global flour trade is expected to settle at about 14 million tons, with only modest but steady growth likely in the years to come. KÜRESEL UN TİCARETİ Dünya un ticareti, 2005’ten günümüze hem hacim hem de değer açısından dalgalı bir seyir izlemiştir. 2017 yılında yakla- şık 15 milyon tonluk ihracatla tarihî zirvesine ulaşan küresel un ticareti, sonrasında pandemi dönemindeki arz sıkıntıları ve 2022’de patlak veren Rusya–Ukrayna savaşıyla yeni bir dö- neme girmiştir. Bu süreçte buğday fiyatlarında görülen keskin artışlar ve ihracatçı ülkelerin olası arz şoklarına karşı korumacı politikalar benimsemesi, un ticaretini doğrudan etkilemiştir. Bu gelişmeler, küresel un ihracatının hacim bakımından görece istikrarlı bir çizgi izlediğini, ancak değer bakımından büyük ölçüde buğday fiyatlarındaki dalgalanmalara duyarlı olduğunu ortaya koymaktadır. Önümüzdeki dönemde dünya un ticaretinin, tavan 14 milyon ton seviyelerinde dengelene- rek ve artışına düşük seviyelerde de olsa istikrarlı devam etmesi beklenmektedir. DIRECTOR OF IAOM EURASIA IAOM AVRASYA BAŞKANI Dr. Eren Günhan Ulusoy ARTICLE • MAKALE Global perspectives on flour production and exports Global flour exports remain steady in volume but vol- atile in value, reflecting both resilience and fragility. For low-income countries, flour is a cornerstone of food security, while in high-income markets it is in- creasingly tied to innovation and value-added prod- ucts. Ultimately, the strength of the flour sector lies in its ability to link agriculture with industry, trade with food security — making the global food system more resilient and sustainable for the future. Küresel un üretimi ve ihracatına dair perspektifler Küresel un ihracatı hacim bakımından istikrarlı sey- rini korurken, değer açısından dalgalanmalar gös- teriyor; bu da sektörün hem dayanıklılığını hem de kırılganlığını ortaya koyuyor. Düşük gelirli ülkeler için un, gıda güvenliğinin temel taşı olurken, yük- sek gelirli pazarlarda giderek daha fazla yenilik ve katma değerli ürünlerle ilişkilendiriliyor. Nihayetin- de un sektörünün gücü, tarımı sanayiyle, ticareti gıda güvenliğiyle buluşturabilmesinde yatıyor. ARTICLE • MAKALE

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx