BBM Magazine 93 - October/Ekim 2025
BBM • OCTOBER - EKİM 2025 BBM • OCTOBER - EKİM 2025 50 51 ARTICLE • MAKALE between 2008 and 2013, they have nearly collapsed since the 2020s. Shifting policies — allowing exports one year and facing emergency import needs the next — together with chronic foreign exchange shortages, have fueled this instabil- ity. As a result, Pakistan’s flour industry is caught in a recurring cycle of crisis: shortage – price spikes – social unrest. TURKEY: LEADERSHIP AND EXPORT POWER Since 2014, Turkey has held its place as the world’s largest flour exporter. In the 2023–2024 period, the country export- ed between 3.0 and 3.5 million tons of flour, meeting nearly 30% of global trade on its own. Production capacity is widely spread across the country. According to TOBB data, there are 350 operating flour mills with a combined installed capacity of over 20 million tons. Yet these figures do not fully reflect the reality of the sector. In fact, Turkey has close to 500 mills and an actual installed capacity of around 30 million tons. Many mills, however, do not update their capacity reports, which is why they remain invisible in of- ficial statistics. As a result, the sector appears smaller on paper than it is in practice, even though real capacity is much higher. Despite this, overall capacity utilization hovers around 35–40%. From an export market perspective, Turkey’s main custom- ers include countries such as Iraq, Syria, Somalia, and Yemen. During the 2023–2024 period, Iraq’s share declined while the importance of African markets increased. This growing geo- cat izni, ertesi yıl acil ithalat ihtiyacı) ve kronik döviz darbo- ğazları bu tabloyu besliyor. Dolayısıyla Pakistan un sektörün- de sürekli bir kriz döngüsü gözlemleniyor: kıtlık – fiyat artışı – sosyal huzursuzluk. TÜRKİYE: BÖLGESEL LİDER VE İHRACAT GÜCÜ Türkiye, 2014’ten bu yana dünyanın en büyük un ihra- catçısı konumunda. 2023–2024 döneminde 3,0–3,5 mil- yon ton seviyesinde un ihracatı yaparak küresel ticaretin %30’una yakınını tek başına karşıladı. Üretim kapasitesi oldukça yaygın: TOBB verilerine göre Türkiye’nin farklı bölgelerinde toplam 350 fabrika faaliyet göstermekte ve toplam kurulu kapasite 20 milyon tonun üzerinde görünü- yor. Ancak bu rakamlar, resmi kayıtlardaki eksikliklerden ötürü gerçeği tam yansıtmıyor. Sektörde aslında 500’e yakın fabrika ve yaklaşık 30 milyon tonluk kurulu kapasi- te bulunuyor. Birçok fabrikanın kapasite raporu kayıtlarını yenilememesi sebebiyle bu tesisler istatistiklerde görün- müyor. Bu nedenle tablo, resmi verilere göre olduğundan daha küçük görünse de gerçek kapasite çok daha yük- sek. Buna rağmen kapasite kullanım oranı %35–40 civa- rında seyrediyor. İhracat pazarları açısından Türkiye’nin ana müşterileri Irak, Suriye, Somali ve Yemen gibi ülkeler. 2023–2024 döne- minde Irak’ın payı azalırken, Afrika ülkelerinin önemi arttı. Bu coğrafi çeşitlilik Türkiye’nin hem riskini yaymasına hem de bölgesel liderliğini pekiştirmesine imkân tanıyor. graphical diversity allows Turkey both to spread its risks and to strengthen its position as a regional leader. Turkey’s key strength lies in its ability to serve different income groups thanks to its logistical advantages and com- petitive pricing. Export patterns show that the country suc- cessfully plays a dual role: acting as a vital food supplier for low-income nations while also positioning itself as a cost-ef- fective alternative for middle-income countries. CONCLUSION: POWERFUL AGRICULTURE, RESILIENT INDUSTRY, FOOD SECTOR STRENGTH The flour industry shows how powerful agricul- ture can shape both industry and food se- curity. When farming is predictable and reliable, it creates a strong base for a thriving flour sector, which in turn sup- ports a vibrant bakery industry — to- gether forming the backbone of the food system. In recent years, the traditional flour market has kept growing, while functional and value-added flour va- rieties are rising quickly. The stability of the core market provides confidence and space for innovation, helping secure the industry’s future dynamism. On a global scale, flour exports are more than just trade — they act as a safety net for food security. Whenever wheat supplies are disrupted, flour exports help keep supply chains alive and bring stability, especially in vulnerable countries. In the end, a strong flour sector makes the global food chain more resilient and less fragile in the face of shocks. From agriculture to industry, from exports to food security, this chain is essential for building a more reliable and sustain- able food system for the future. Türkiye’nin güçlü yanı, lojistik avantaj ve rekabetçi fiyat- lar sayesinde farklı gelir gruplarına hitap edebilmesi. İhracat dağılımına göre, hem düşük gelirli ülkeler için temel gıda te- darikçisi hem de orta gelirli ülkeler için uygun fiyatlı alternatif sağlayıcısı rolünü başarıyla üstleniyor. SONUÇ: GÜÇLÜ TARIM, DAYANIKLI SANAYİ, SAĞLAM GIDA SEKTÖRÜ Un sektörü, güçlü tarımsal temeller üzerine inşa edildiğinde hem sanayi hem de gıda güvenliği açısından stratejik bir rol üstlenmektedir. Öngörülebilir ve istikrarlı tarım politikaları, un sektörünün sürdürülebilir büyümesinin en kritik unsuru olup, güçlü bir tarımsal yapı → sağlam bir un sanayii → gelişen bir fırıncılık sektörü zinciriyle tüm gıda endüstrisinin temelini oluşturmaktadır. Son yıllarda geleneksel un sektö- rünün büyümesi devam ederken, aynı zamanda fonksiyonel ve kat- ma değerli un çeşitlerinde hızlı bir artış gözlenmektedir. Geleneksel pazarın istikrarı, yenilikçi ürünle- re yönelim için sağlam bir zemin yaratmakta, bu da sektörün gele- cekteki dinamizmini garanti altına almaktadır. Küresel ölçekte bakıldığında, un ihracatı sadece bir ticaret faaliyeti değil, aynı zamanda stratejik bir gıda güvenliği aracı niteliğindedir. Buğday arzın- da herhangi bir kesinti yaşandığında, un ihracatı tedarik zin- cirini destekleyen bir güvenlik ağı işlevi görmekte ve özellik- le kırılgan ülkelerde istikrara katkı sağlamaktadır. Sonuç olarak, güçlü bir un sektörü küresel gıda zincirinin dayanıklılığını artırır, dünya piyasalarının şoklara karşı kırıl- ganlığını azaltır. Tarımdan sanayiye, ihracattan küresel gıda güvenliğine uzanan bu bütüncül zincir, geleceğin dirençli ve sürdürülebilir gıda sistemi için vazgeçilmezdir. ARTICLE • MAKALE
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx