BBM Magazine 93 - October/Ekim 2025
BBM • OCTOBER - EKİM 2025 BBM • OCTOBER - EKİM 2025 58 59 ARTICLE • MAKALE Dario Grossmann tion model. But it’s not just about theory. AMS emphasizes practical, on-site learning—ensuring that students can op- erate, troubleshoot, and maintain real-world equipment. This model has yielded impressive results. One trainee, af- ter completing a one-month course, returned to his mill and reduced electricity usage by 15%, saving $140,000 per year— a powerful testament to how impactful operator training can be in terms of cost savings and operational efficiency. AMS also promotes sustainable practices by teaching students how to minimize waste, repurpose milling byprod- ucts, and extend the life cycle of capital equipment. “A $1 mil- lion mill can look 40 years old in two years if you don’t main- tain it,” Bakalian warned. BÜHLER MILLING ACADEMY To support global knowl- edge sharing, Bühler has also revamped its flagship Milling Academy in Uzwil. The Bühler Milling Academy has trained over 19,000 professionals since its inception in 1979. Now, under the leadership of Dario Grossman, it has entered a new era—firmly embrac- ing the digital age through recent upgrades. In collaboration with the Swiss School of Milling, Bühler redesigned the Academy’s learning environment with: Interactive, touchscreen-equipped classrooms Machine simulators and digital dashboards Group workspaces for collaborative learning Remote training infrastructure for hybrid education trained professionals. This demand is growing in tandem with rising complexity in supply chains, tighter food safety regulations, and increasing emphasis on sustainability. But recruiting and retaining young talent in this field is not easy. In Birrer’s words, “The industry doesn’t always project the modern or dynamic image that resonates with today’s youth.” Many young professionals prefer digital-first roles and more flexible work environments. This disconnect, if not addressed, could threaten the long-term health of the industry. “The pur- pose of a flour mill is to feed people,” Birrer stressed. “That’s powerful. But we have to get better at communicating it.” BUILDING TALENT WHERE IT MATTERS MOST One of Bühler’s answers to this challenge has been to invest in hands-on, localized training centers. Nowhere is this more evident than at the Bühler’s African Milling School (AMS) in Nairobi, Kenya—an initiative that reflects both stra- tegic foresight and deep regional commitment. “When we launched AMS 10 years ago, our goal was sim- ple: to build foundational milling skills across the continent,” said Priscilla Bakalian, Head of AMS. “We’ve now trained over 1,400 students from countries as diverse as Jordan, Pakistan, Tanzania, and South Africa.” The school offers both short-term workshops and two- year vocational programs based on the Swiss dual-educa- rek sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün uzun soluklu ve stratejik bir eğitimsüreciyle yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Küresel ölçekte yapılan analizler, dünya genelindeki 12 bini aş- kın endüstriyel un değirmeninin verimli bir şekilde çalışmaya de- vam edebilmesi için en az 50 bin iyi eğitilmiş profesyonele ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Bu ihtiyacın altında ise gittikçe karmaşık- laşan tedarik zincirleri, sıkılaşan gıda güvenliği düzenlemeleri ve artan sürdürülebilirlik baskısı yatıyor. Ancak genç yetenekleri değirmencilik sektörüne çekmek ve burada tutmak kolay değil. Stefan Birrer, bu sorunun temelinde sektörün dışarıdan yeterince modern ve cazip görünmemesinin yattığını belirtiyor: “Sektör, gençlerin ilgisini çekecek modern ve dinamik bir imajı her zaman yansıtamıyor.” Bugünün genç pro- fesyonelleri daha dijital, daha esnek ve anlam odaklı kariyerlere yöneliyor. Oysa değirmencilik sektörü; sürdürülebilir gıda üretimi, teknolojiyle entegre üretim süreçleri ve küresel ölçekte etkili bir misyon sunma açısından bu beklentileri karşılayabilecek potansi- yele sahip. Eğer bu potansiyel doğru anlatılmaz ve gençlerle doğ- ru bir iletişim kurulamazsa, sektör gelecekte ciddi bir yetkinlik açı- ğıyla karşı karşıya kalabilir. Birrer’in ifadesiyle: “Bir un fabrikasının amacı insanları doyurmaktır. Bu çok güçlü bir misyon. Ama bunu insanlara daha iyi anlatmayı öğrenmeliyiz.” YETENEĞİ DOĞRU YERDE GELİŞTİRMEK Bühler’in genç yetenekleri sektöre kazandırma hedefi doğrul- tusunda attığı en önemli adımlardan biri, sahaya dayalı ve yerel- leştirilmiş eğitim merkezlerine yatırım yapmak oldu. Bu yaklaşımın en çarpıcı örneği ise Kenya’nın Nairobi kentinde faaliyet gösteren Afrika Değirmencilik Okulu (African Milling School – AMS) hem stratejik vizyonun hem de bölgesel bağlılığın güçlü bir yansıması niteliğinde. Okul hakkında bilgi veren AMS Direktörü Priscilla Bakalian, “AMS’yi 10 yıl önce kurduğumuzda hedefimiz son derece netti: Afrika kıtasında temel değirmencilik becerilerini yaygınlaştırmak. Bugüne kadar Ürdün, Pakistan, Tanzanya ve Güney Afrika gibi çok farklı ülkelerden 1.400’ün üzerinde öğrenciyi mezun ettik.” diyor. Okulda, İsviçre’nin çift eğitim modeline dayalı olarak hem kısa süreli atölye çalışmaları hemde iki yıllık mesleki eğitimprogramları sunuluyor. Ancak eğitim yalnızca teorik bilgiyle sınırlı değil; AMS, uygulamalı ve sahaya dayalı öğrenimi esas alıyor. Öğrenciler, ger- çek ekipmanlar üzerinde çalışarak operasyon, arıza giderme ve bakım süreçlerinde doğrudan deneyim kazanıyor. Bu modelin etkisi rakamlarla da kendini gösteriyor. Bakalian, sadece bir aylık eğitimi tamamlayan bir öğrencinin, çalıştığı de- ğirmende elektrik tüketimini %15 oranında azaltarak yılda 140 bin dolar tasarruf sağladığını aktarıyor. Bu örnek, eğitimli bir operatö- rün operasyonel verimlilik ve maliyet avantajı açısından nasıl fark yaratabileceğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. Afrika Değirmencilik Okulu aynı zamanda sürdürülebilir uygula- maları da teşvik ediyor. Öğrencilere israfı en aza indirme, yan ürün- leri yeniden değerlendirme ve ekipmanlarının ömrünü uzatma gibi konularda eğitim veriliyor. Bakalian bu noktada önemli bir uyarıda bulunuyor: “Bakım yapılmazsa, 1 milyon dolarlık bir değirmen iki yıl içinde 40 yıllık gibi görünebilir.” DEĞİRMENCİLİKTE DİJİTAL ÇAĞA GEÇİŞ Bühler, küresel bilgi paylaşımını desteklemek amacıyla Uzwil’de- ki merkezinde yer alan Değirmencilik Akademisi’ni baştan sona yeniledi. 1979 yılında kurulan ve bugüne kadar 19.000’den fazla profesyoneli eğiten akademi, artık Dario Grossman liderliğinde di- jital çağın gerekliliklerine tam anlamıyla entegre olmuş durumda. İsviçre Değirmencilik Okulu’yla iş birliği içinde yürütülen bu dö- nüşüm kapsamında, akademinin eğitim ortamı baştan tasarlandı. Yeni öğrenim altyapısı şu unsurları içeriyor: Dokunmatik ekranlarla donatılmış interaktif sınıflar Makine simülatörleri ve dijital kontrol panelleri Grup çalışmasına uygun ortak öğrenme alanları Hibrit eğitime imkân tanıyan uzaktan eğitim altyapısı Dario Grossman, bu yeni yaklaşımı şu sözlerle özetliyor: “Biz yal- nızca makinelerin nasıl çalıştığını öğretmiyoruz; nasıl düşünülmesi, analiz yapılması ve uyum sağlanması gerektiğini öğretiyoruz.” Bühler Değirmencilik Akademisi bugün artık yalnızca kendi müşterilerine değil; kamu kurumlarına, özel şirketlere ve hatta sek- ARTICLE • MAKALE
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx