BBM Magazine 93 - October/Ekim 2025

BBM • OCTOBER - EKİM 2025 BBM • OCTOBER - EKİM 2025 60 61 ARTICLE • MAKALE ARTICLE • MAKALE “We don’t just teach how machines work,” said Gross- man. “We teach how to think, analyze, and adapt.” The Academy now also offers fully customized programs for governments, private companies, and even industry competitors. In one recent case, only 4 of 23 participants in a Pakistani training session were Bühler clients—under- scoring the company’s commitment to raising industry- wide standards. Beyond skills development, the Academy plays a role in employee retention and motivation. Offering structured learn- ing paths, career progression, and a clear sense of purpose helps mills retain talent in a highly competitive job market. THE MILL AS A COCKPIT Throughout the briefing, Birrer returned to a central anal- ogy: that of a commercial airline. “Planes may fly on auto- pilot, but you still need a trained pilot for unexpected situa- tions,” he said. “Mills are no different.” While automation and AI are playing an increasingly im- portant role in optimizing mill performance, human operators are still essential for making real-time decisions, interpret- ing contextual data, and reacting to anomalies. According to Birrer, modern systems can solve 80–90% of operational issues remotely—but the rest still require skilled judgment. tördeki rakiplere bile özel olarak tasarlanmış eğitim programları sunuyor. Yakın tarihte Pakistan’da düzenlenen bir eğitiminde, 23 katılımcıdan yalnızca 4’ünün Bühler müşterisi olduğunu söyleyen Grossman, bunun da şirketin sektör genelinde standartları yük- seltmeye ne kadar kararlı olduğunun açık bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Beceri kazandırmanın ötesinde, akademi çalışan bağlılığı ve motivasyonunun artırılmasında da önemli bir rol üstleniyor. Belirli bir sistematiğe oturtulmuş eğitim yolları, kariyer gelişim imkânları ve çalışanlara sunulan anlamlı bir amaç duygusu, un sanayisinin yüksek rekabetli iş gücü piyasasında nitelikli yetenekleri elde tut- masına ciddi katkı sağlıyor. MODERN DEĞİRMENLER ARTIK BİRER KOKPİT Stefan Birrer, modern değirmenleri bir uçak kokpitine benze- terek dikkat çekici bir karşılaştırma yapıyor: “Uçaklar otopilotla uçabilir, ama beklenmedik bir durumda mutlaka eğitimli bir pilota ihtiyaç vardır. Değirmenler de bundan farksız.” Bu benzetmeyle, otomasyon sistemleri ne kadar gelişmiş olursa olsun, insan fak- törünün hâlâ kritik önemde olduğunu vurguluyor. Gerçek zamanlı karar alma, bağlamsal veriyi doğru yorumlama ve sistem dışı du- rumlara müdahale gibi beceriler, ancak iyi eğitimli ve deneyimli profesyonellerle mümkün hale geliyor. Birrer’e göre, modern sis- temler operasyonel sorunların %80 ila %90’ını uzaktan çözebile- cek kapasitede; ancak kalan kısmı için yetkin, analitik düşünebilen insanlara ihtiyaç var. He also advocated for rethinking job profiles entirely— emphasizing creativity, responsibility, and analytical think- ing as core components of modern milling. “Why not have a young operator monitor yield differences between two sites and dig into the causes? That’s engaging, purpose- ful work.” As the session came to a close, Birrer issued a final chal- lenge to the industry: “We must stop thinking that only people with a bachelor’s or master’s degree can be great millers. Everyone has potential—if we respect, support, and train them properly.” The implications are clear. To remain competitive and resilient, the global milling industry must prioritize educa- tion as much as engineering, and people as much as pro- cess. In every region—from Africa’s fast-growing markets to Europe’s mature industries—the real competitive edge lies not just in technology, but in people who know how to use it. Birrer, bu nedenle sektörde iş tanımlarının da kökten yeniden ele alınması gerektiğini savunuyor. Modern değirmencilikte yara- tıcılık, sorumluluk bilinci ve analitik düşünme artık temel beceriler arasında yer almalı. “Neden genç bir çalışan, iki tesis arasındaki verim farklarını takip edip sebeplerine dair analiz yapmasın?” diye soran Birrer, bu tür görevlerin hem anlamlı hem de genç profesyo- neller için motive edici olduğunu belirtiyor. Stefan Birrer, sektörün insan kaynağına bakışını sorgulayan çarpıcı bir mesaj veriyor: “İyi bir değirmenci olmak için illa lisans ya da yük- sek lisans diploması gerekmez. Her birey potansiyele sahiptir—yeter ki ona saygı duyalım, destek olalım ve onu doğru şekilde eğitelim.” Bu sözler, küresel değirmencilik sektörünün geleceğine dair net bir yön çiziyor: Sektörde rekabetçi ve dirençli kalmak isteyen her aktör, mühendisliğe gösterdiği önemi eğitime de vermek, sü- rece odaklandığı kadar insana da odaklanmak zorunda. Afrika’nın yükselen pazarlarından Avrupa’nın yerleşik sanayi merkezlerine kadar her bölgede, gerçek rekabet avantajı yalnızca teknolojide değil, o teknolojiyi doğru kullanan insanlarda yatıyor. Küresel un talebi yeniden şekilleniyor. Bu dönüşümün arkasında nüfus artışı, kentleşme ve beslenme alışkanlıklarındaki değişim yatı- yor. Afrika, Orta Doğu ve Hindistan: Yıllık toplam 265 milyon tonluk un tüketimi, %2,3 oranında yıllık büyüme ve faaliyet gösteren 5.870 en- düstriyel değirmen. Güneydoğu Asya: Yılda 31 milyon tonluk tüketim, %2,1 oranında yıllık büyüme. Pirinçten buğday bazlı ürünlere geçiş bu artışın temel nedeni. Avrupa, Kuzey Amerika ve Latin Amerika: Büyüme oranları sınırlı (+%0,3 ila +%0,7). Bu bölgelerde odak noktası hacim artışından çok ve- rimlilik, sürdürülebilirlik ve katma değerli inovasyon. Her yıl dünya genelinde 12.000’den fazla endüstriyel değirmende yaklaşık 570 milyon ton buğday öğütülüyor. Bu ölçek, ciddi bir teknik altyapı ve insan kaynağı gerektiriyor. Bu altyapının sürdürülebilir şekilde işlemesi için en az 50.000 nitelikli uzmana ihtiyaç var. Özellikle hızlı büyüyen bölgelerde mesleki eğitim ve değirmenci yetiştirme konusunda aciliyet söz konusu. Eğitim somut geri dönüşler sağlıyor. Örneğin, Afrika Değirmencilik Okulu’nda sadece bir aylık eğitimi tamamlayan bir değirmenci, çalıştığı değirmende elektrik tüketimini %15 oranında azaltarak yılda 140 bin do- lar tasarruf sağladı. Otomasyon ve yapay zekâ sistemperformansını optimize etmede önemli rol oynasa da, insan muhakemesi hâlâ vazgeçilmez. Özellikle veri yorumlama ve beklenmedik aksaklıklara müdahale gibi konularda uzman personele ihtiyaç sürüyor. Sektör, insan kaynağını geliştirme yaklaşımını yeniden düşünmeli. Akademik diploma odaklı yaklaşımların ötesine geçilerek staj program- ları, uygulamalı beceriler ve kariyer fırsatları öncelik kazanmalı. Sektörünmisyonunugenç nesilleredaha iyi anlatmak hayati önem taşıyor. “Dünyayı sürdürülebilir şekilde doyurma” gibi güçlü bir amacın vurgulanması, zihinlerdeki geleneksel, ‘eski usul’ değirmencilik algısını değiştirmek ve genç yetenekleri sektöre kazandırmak açısından kritik. DEĞİRMENCİLİKTE YENİ KÜRESEL DENGE The global milling landscape is shifting, driven by popu- lation growth, urbanization, and dietary change. Africa, Middle East and India: 265 million tonnes con- sumed annually, with a 2.3% annual growth rate and 5,870 industrial mills in operation. Southeast Asia: 31 million tonnes consumed, growing at 2.1% annually, fueled by a transition from rice to wheat- based products like noodles and baked goods. Europe, North America, and Latin America, by contrast, are seeing marginal growth rates (+0.3% to +0.7%), and are focusing more on efficiency, sustainability, and value-added innovation rather than volume expansion. Approximately 570 million tonnes of wheat are milled globally each year across 12,000+ industrial mills—a scale that demands significant technical and human capacity. Supporting this infrastructure requires at least 50,000 skilled professionals, underscoring the urgency of vocation- al training and operator development, especially in high- growth regions. Training can yield substantial returns—one AMS gradu- ate reduced energy use by 15%, saving $140,000 annually. Automation and AI are helping optimize performance, but human judgment remains essential, especially when interpreting data or responding to unexpected disruptions. The sector must rethink workforce development, em- phasizing apprenticeship programs, practical skills, and ca- reer mobility over academic credentials alone. Communicating the industry’s purpose—feeding the world sustainably—is vital for attracting younger genera- tions and dispelling the “old-fashioned” image of milling. KEY TAKEAWAYS FOR THE MILLING SECTOR

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx