BBM Magazine 94 - November / Kasım 2025

BBM • NOVEMBER - KASIM 2025 69 COVER STORY • KAPAK DOSYASI BBM • NOVEMBER - KASIM 2025 68 COVER STORY • KAPAK DOSYASI Seeing pasta merely as a carbohydrate is a huge mistake. It actually contains protein, fiber, B vitamins, iron, magnesium, and folate. A 100-gram serving of cooked pasta provides around 150 calories, 5–6 grams of protein, and 1 gram of fat. In other words, when consumed in balanced and reasonable amounts, it fits perfectly into a healthy diet and supports weight management. It’s also an excellent energy source for athletes. In 2019, The Lancet published a report on the Planetary Health Diet—a model developed by scientists from 27 coun- tries that promotes a dietary pattern beneficial to both hu- man health and the planet. At the heart of this model lies the Mediterranean diet. And when we think of the Mediter- ranean diet, olive oil and pasta immediately come to mind. Pasta, therefore, is both healthy and a key component of sustainable eating. When compared to rice, pasta has a much more favor- able glycemic index. Moreover, rice has a higher water and carbon footprint, making pasta a far more environmentally friendly choice. Thanks to its long shelf life, it also helps combat food waste. Of course, gluten-free or legume-based pasta alternatives are important for people with celiac dis- ease, but it’s equally essential that we correctly represent the nutritional value of traditional durum wheat pasta. MAKING PASTA THE “SCAPEGOAT” IS UNFAIR I also want to touch on the well-known concept of “Blue Zones”—regions of the world where people commonly live past 100. One of their shared traits is that they eat what grows on their native soil. In other words, they consume the same foods their ancestors ate generations ago. Our ancestors didn’t know quinoa, chia seeds, or dragon fruit. That’s why our gut microbiota isn’t naturally adapted to these foods. The real danger lies in industrial additives, microplastics, and ultra-processed products. To blame pasta or bread as “the culprits” is both scientifi- cally and ethically wrong. Another fascinating aspect is the scientific link between pasta and happiness. Neuroscientific studies have shown that eating pasta triggers a similar pleasure response in the brain as listening to music or exercising. Pasta increases serotonin and dopamine lev- els—the so-called “happiness hormones.” Research even indicates that eating pasta to- gether amplifies this happiness effect. Every shared plate of pasta, then, is not just a meal— it’s a shared moment of joy. I actually mentioned this in my book Afiyetle Diyet (Diet with Pleasure), published back in 2009. At that time, there was no social media—we even in- cluded a DVD with the book! So yes, I’ve been a pasta lover for many years. My final message is this: when you share your love, your knowledge, and your food, you also share happiness. Let’s appreciate pasta more deeply, and let’s tell its true story—ac- curately and proudly. Makarnayı sadece bir karbonhidrat olarak görmek bü- yük bir hata. Çünkü makarnanın içinde protein, lif, B gru- bu vitaminleri, demir, magnezyum ve folat bulunuyor. 100 gram pişmiş makarna yaklaşık 150 kalori, 5-6 gram prote- in ve 1 gram yağ içeriyor. Yani dengeli ve makul miktarda tü- ketildiğinde, kilo kontrolü açısından da gayet uygun bir gıda. Sporcular için de mükemmel bir enerji kaynağı. 2019 yılında The Lancet dergisi “Planetary Health Diet (Ge- zegensel Sağlık Diyeti)” raporunu yayınladı. 27 farklı ülkeden bilim insanlarınınortakçalışmasıylaortayaçıkanbumodel,hem insanahemgezegeneiyigelenbirbeslenmesisteminiöneriyor. Bu diyetin başrolünde Akdeniz diyeti var. Akdeniz diyeti de- yince de aklımıza hemen zeytinyağı ve makarna geliyor. Yani makarna hem sağlıklı hem de sürdürülebilir bir beslenmenin parçası. Glisemik indeks açısından da pirinçle kıyaslandığında ma- karna çok daha avantajlı. Pirincin hem su ayak izi hem kar- bon ayak izi makarnaya göre daha yüksek. Bu da makarnayı çevre dostu bir gıda yapıyor. Ayrıca uzun raf ömrü sayesinde gıda israfına karşı da güçlü bir çözüm sunuyor. Tabii ki çölyak hastaları için glutensiz alternatifler ya da bakliyat makarnaları önemli; ancak orijinal durum buğdayından yapılan makarnayı doğru anlatmak da bizim görevimiz. MAKARNAYI “GÜNAH KEÇİSİ” İLAN ETMEK HAKSIZLIK Bir de şu çok konuşulan “Blue Zone” (Mavi Bölge) kav- ramına değinmek istiyorum. 100 yaşını aşan insanların ya- şadığı bu bölgelerdeki ortak özelliklerden biri, insanların doğdukları topraklarda yetişen gıdalarla beslenmeleri. Yani ataları üç nesil önce ne yiyorsa, onlar da onu yiyorlar. Bizim atalarımız kinoayı, chia tohumunu ya da ejder mey- vesini bilmiyordu. O yüzden bağırsak mikrobiyotamız bu gı- dalara alışık değil. Asıl tehlike, endüstriyel katkı maddeleri, mikroplastikler ve aşırı işlenmiş ürünlerdir. Makarnayı ya da ekmeği “günah keçisi” ilan etmek hem bi- limsel hem de etik açıdan büyük bir haksızlık olur. Bir diğer önemli konu da makarnanın mutlulukla olan bilim- sel ilişkisi. Yapılan nörobilimsel çalışmalar, makarna yemenin beyinde müzik dinlemek veya spor yapmakla benzer bir mut- luluk tepkisi yarattığını gösteriyor. Çünkü makarna serotonin ve dopamin seviyelerini artırıyor; yani “mutluluk hormonlarını” harekete geçiriyor. Üstelik araş- tırmalar, makarnayı tek başına değil, birlikte yemenin mutluluk etkisini daha da artırdığını ortaya koyuyor. Yani paylaşarak yediği- miz her tabak makarna, aslında birlikte paylaştığımız mutluluğun da bir sembolü. Ben 2009 yılında yayımladı- ğım Afiyetle Diyet kitabımda da bu konudan bahsetmiştim. O zamanlar sosyal medya yoktu, kitabın yanında DVD veriyorduk. Yani ben yıllardır bir makarna sevdalısıyım! Son sözüm şu: Sevginizi, bil- ginizi ve yemeğinizi paylaşırken mutluluğu da paylaşın. Makar- naya daha iyi bakalım, onu daha doğru anla- talım.

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx