BBM Magazine 96 - January / Ocak 2026

System (QMS) operations. From an educator’s perspec- tive, do you see quality in companies as a procedure or as a culture? In my view, quality management is a culture. Of course, quality begins with procedures and instructions but it never ends there. A procedure tells you what to do. Culture makes you live why and how it should be done. If quality is remem- bered only in files, folders, and on audit days, then it is simply an obligation. But if quality gives meaning to the work employ- ees do; if, when a mistake happens, the question is not “Who did it?” but “How do we improve it?”; if the same sensitivity is felt from cleaning to dispatch, from raw materials to customer complaints, then it is culture. Our aim within the QMS is to embed that culture, so that every employee embraces it with awareness and turns it into a way of life. In short: “Procedures describe quality; culture makes quality lived.” Your phrase, “In the footsteps of flour—from the field to the mill, from the mill to life,” points to a philosophy of life. How has that philosophy shaped you? For me, it is not so much a product journey as a human one—about continuity and responsibility. This philosophy taught me to respect quality, labour, and people at every step, from the effort in the field to the moment it reaches the table. In both life and business, it has shaped my belief that everything I do should serve not just an outcome, but an impact. It also taught me not to fear life. “Every problem has a so- lution” became my motto, my philosophy of life. That is why I leave no room for haste in my work, or for superficiality and hy- pocrisy in life. I try to carry the same care into my relationships, my word, and my stance. “Unun izinde; tarladan değirmene, değirmenden haya- ta” sözünüz aslında bir yaşam felsefesine işaret ediyor. Bu felsefe hayatınıza nasıl yön verdi? ‘Unun izinde; tarladan değirmene, değirmenden hayata’ be- nim için bir ürün yolculuğundan çok, insan yolculuğunu, sürekliliği ve sorumluluğu anlatıyor. Bu felsefe bana tarladaki emekten baş- layıp sofraya ulaşan her adımda kaliteye, emeğe ve insana saygı duymayı öğretti. Hayatta da işte de yaptığım her işin bir sonuca değil, bir etkiye hizmet etmesi gerektiğini bu felsefe belirledi. Hayattan korkmamayı öğretti. “Her sorunun bir çözümü vardır.” mottosu benim hayat felsefem oldu. Bu yüzden işimde aceleye, hayatta da yüzeyselliğe, iki yüzlülüğe yer vermem. Aynı titizliği ilişkilerimde, sözümde ve duruşumda göstermeye çalışırım. KADININ KALİTEYE KATTIĞI FARK Peki, “Kadınla güçlenen kalite, kadınla büyüyen gele- cek” yaklaşımınız, sektöre nasıl yansıyor? Kadınların ka- lite yönetimine kattığı fark sizce nerede ortaya çıkıyor? Bu yaklaşım, kaliteyi yalnızca teknik bir sistem olmaktan çı- karıp insan merkezli bir yapıya dönüştürüyor. Kadınlar kalite yönetimine detaycılığı, sürekliliği ve sezgisel risk algısını ge- tiriyor. Kadının olduğu yerde kalite bir görev değil, doğal bir sorumluluk hâline geliyor. Sorunları yalnızca tespit etmekle kalmayıp, kalıcı çözümler üretmeye odaklanıyorlar. Sektörde bu fark özellikle hijyen hassasiyetinde, izlene- bilirlik disiplininde, ekip içi iletişimde ve sürdürülebilir kalite anlayışında net biçimde ortaya çıkıyor. Çuvaldaki en küçük delik bile kaliteyi etkiler. Kadının farkı da çoğu zaman küçük ama kritik ayrıntılarda ortaya çıkar. İşte kadının kaliteye kattığı somut fark tam da buradadır: sorun olduktan sonra değil, ol- madan önce görmesi. Bunun sonucunda muhtemel bir prob- lem daha ortaya çıkmadan önlenir. Bu da geleceği büyüten en sağlam temeli oluşturuyor. YENİ NESİL DEĞİRMENLERDE KADINLAR DAHA GÖRÜNÜR OLACAK Değirmencilik sektörü geleneksel olarak erkek ege- men bir alan. Bugün sektöre adım atmak isteyen genç kadınlara ne söylemek istersiniz? Sizce önümüzdeki yıl- larda un sanayinde kadınların rolü nasıl şekillenecek? Kesinlikle doğru; değirmencilik tarihsel olarak erkek ege- men bir alan olmuş olabilir, ama bugün yetenek ve vizyon, cinsiyetten çok daha etkilidir. Sektör artık kas gücünden çok akıl, sistem ve kaliteyle ilerliyor. Bu dönüşüm kadınlar için ciddi bir fırsat yaratıyor. Öncelikle şunu vurgulamak isterim: Benim dört kız, bir erkek torunum var. Dolayısıyla doğal ola- rak kızlarımız değirmenciliğe adım atacaklar. Şimdilerde her çarşamba günü şirkete gelmeye başladılar. Umudumuz bu yönde, ancak elbette ki çocuklarımız yetişkin olduğunda ken- di tercihlerini özgürce yapacaklardır. Genç kadınlara da şunu söylemek isterim: Kadınlar yalnızca kalite, la- boratuvar, gıda güvenliği de- ğil, operasyon, satın alma, ih- racat ve üst yönetim rollerinde daha görünür olacak. “Sahada kadın olmaz.” algısı zayıflaya- cak. Yeni nesil tesislerde otomas- yon arttıkça, insansı robotlar devreye girdikçe, fiziksel güç değil akıl, sistem ve disiplin öne çıkacak. Aile şirketlerinin kurumsallaşmasında kadınla- rın rolü artık tamamlayıcı değil, belirleyici olacak. Geleceğin değirmenleri daha sessiz ça- lışacak ama kadınların sesi daha çok duyulacak. Sektör sizi bekliyor, kendinize güvenin, kararlı olun, asla vazgeçmeyin! SOSYAL SORUMLULUK: İŞİN VİCDANI Sosyal sorumluluk ve sivil toplum çalışmalarınız, bu dönüşümün neresinde duruyor? Ben, sosyal sorumluluğu işin dışında bir faaliyet değil, işin vicdanı olarak görüyorum. Sivil toplum çalışmaları; sektördeki dönüşümün sahadaki karşılığıdır. Özellikle kadınların, gençlerin ve eğitimin destek- lendiği her çalışma; kalite kültürünü fabrikanın dışına taşıyarak topluma yayıyor. Bu alanlarda yer almak bana şunu gösterdi: Gerçek dönü- şüm, yalnızca üretimi büyütmekle değil, insanı güçlendirmek- le mümkün. Bugün un sanayinde kadınların daha görünür, daha söz sahibi olmasının zemini; tam da bu sosyal farkındalık ve gönüllülük çalışmalarıyla hazırlanıyor. Öğretmenlik haya- tımda da çalıştığım okulda sosyal dayanışma faaliyetlerini sür- THE DIFFERENCE WOMEN BRING TO QUALITY How does your approach—“quality strengthened by women, a future grown by women”—translate into the sec- tor? Where do you think the difference women bring to qual- ity management becomes most visible? This approach transforms quality from being merely a techni- cal system into a people-centred structure. Women bring atten- tion to detail, continuity, and an intuitive sense of risk into quality management. Where women are present, quality becomes not just a task, but a natural responsibility. They do not only identify problems; they focus on produc- ing lasting solutions. In our sector, this difference shows up clearly in hygiene sensitivity, traceability discipline, team com- munication, and a sustainable understanding of quality. Even the smallest hole in a sack can affect quality. And a woman’s difference often appears in small, but critical details. That is exactly the concrete difference women bring to quality: see- ing the issue not after it hap- pens, but before it happens. As a result, a potential prob- lem can be prevented before it even emerges. That forms the strongest foundation for building the future. WOMEN WILL BE MORE VISIBLE IN NEXT- GENERATION MILLS The milling industry has traditionally been male-dom- inated. What would you say to young women who want to enter the sector today? And how do you think wom- en’s role in the flour industry will evolve in the coming years? That is absolutely true. Milling may historically have been a male-dominated field, but today, talent and vision matter far more than gender. The sector is now driven less by physical strength and more by intelligence, systems, and quality. This shift creates a serious opportunity for women. First, I would like to underline this: I have four granddaugh- ters and one grandson. So naturally, we hope our girls will step into milling. These days, they have started coming to the company every Wednesday. That is our hope—although of course, when they grow up, our children will make their own choices freely. And this is what I would say to young women: Women will become more visible not only in quality, laboratories, and food safety, but also in operations, procurement, exports, and senior management. The idea that “women don’t belong on the plant floor” will weaken. As automation increases in next- INTERVIEW • RÖPORTAJ BBM • JANUARY - OCAK 2026 57 BBM • JANUARY - OCAK 2026 56 INTERVIEW • RÖPORTAJ

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx