BBM Magazine 99 - April/Nisan 2026
BBM • APRIL - NİSAN 2026 BBM • APRIL - NİSAN 2026 50 51 INTERVIEW • RÖPORTAJ are also required to be more adaptable to new technolo- gies like automation and AI. In this environment, having a sound milling foundation as well as natural curiosity is more important than ever. Today’s shift millers are responsible for operating multi- million-dollar flour mills, grinding multi-million-dollar raw material values each year, using technology that was never available to our fathers or grandfathers, such as color sort- ers and on-line quality control equipment, and operating within Enterprise Resource Planning (ERP) systems against global certification standards. The profit of every flour mill is determined to some extent by the settings of equipment in the mill, as it always has been, but today the scale is far greater than before. In my experience, we have a worldwide shortage of mill- ers with the required foundational training, and even more critical is the shortage of those with both foundational train- ing and experience. There are some with one year of ex- perience repeated twenty times, which is not the same as twenty years of experience. Careful selection of your mill staff is critical today, and getting those who will share their knowledge and mentor their colleagues is important. Mills with the best millers are natural targets for staff poaching, today even more so than 40 years ago, and this is a challenge for HR departments. My advice is to train twice as many people as you think you will need. Ensure that you have access to a good training establishment so that you can secure your company’s future needs. HOW TECHNOLOGY TRANSFORMED THE MILLING INDUSTRY When you first entered the industry, milling was more mechanical, more experience-driven, and in many cases less data-intensive. Today we talk about automation, digitalisation, analytics, traceability, and smart milling. What do you see as the most profound transformation the industry has undergone during your career? The marriage of electronics with flour milling has been the largest change I have seen. We have seen the indus- try go from everything mechanical to completely automated “lights-out” flour mills, from daily production reports to in- stant extraction and quality data, and to ERP systems that tell us when fan bearings need to be changed. I first used a personal computer in Botswana in 1984 and had a feeling that this would become something profound. Little did I know that within 20 years we would have weigh- ers with more computing power. Today Morocco has approximately 25 to 30 large indus- trial flour mills of 200 t/day or more, out of roughly 130 in- dustrial mills nationwide. These large mills account for most national milling capacity and are dominated by six major groups. This consolidation of milling capacity is something we see all around our region. Large mills are becoming larger and fewer in number. Inland mills are disappearing in favour of mills located along the coast, where transport rates are lower, and the artisanal milling sector is under threat from the increased national emphasis on food safety. If we take the example of China, there are more than 2,500 mills with a capacity greater than 500 t/day, with the sıdır. Güçlü bir temeli olmayan bir kişiyi, çok hatlı ve otomatik bir un değirmeninde başdeğirmenci haline getirmek mümkün değildir. Günümüz değirmencilerinin hâlâ bir yönüyle sanatçı, bir yönüyle bilim insanı, bir yönüyle laboratuvar teknisyeni ve bir yönüyle eğitmen olmaları gerekiyor. Ancak artık otomasyon ve yapay zekâ gibi yeni teknolojilere uyum sağlayabilmeleri de şart. Böyle bir ortamda sağlam değirmencilik temeline sahip ol- mak ve doğal bir merak duygusunu korumak her zamankinden daha önemlidir. Bugünün vardiya değirmencileri, milyonlarca dolarlık un değirmenlerini işletmekten, her yıl milyonlarca dolarlık ham- maddeyi öğütmekten, renk ayırıcılar ve çevrim içi kalite kont- rol ekipmanları gibi babalarımızın ve büyükbabalarımızın eri- şemediği teknolojileri kullanmaktan ve küresel sertifikasyon standartlarına göre işleyen Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) sistemleri içinde çalışmaktan sorumludur. Her un değirmeninin kârlılığı, geçmişte olduğu gibi bugün de belli ölçüde değirmendeki ekipman ayarları tarafından belirle- nir; ancak artık ölçek çok daha büyüktür. Benim deneyimime göre, dünyada gerekli temel eğitimi al- mış değirmenci açığı var ve bundan daha da kritik olan, hem temel eğitime hem de deneyime sahip insan açığıdır. Bazı kişi- ler için aslında aynı bir yıllık deneyim yirmi kez tekrarlanmıştır; bu, yirmi yıllık gerçek deneyim anlamına gelmez. Bugün değir- men personelinin dikkatle seçilmesi kritik önemdedir. Bilgisini paylaşacak ve çalışma arkadaşlarına mentorluk yapacak kişileri kadroya katmak ise ayrıca önemlidir. En iyi değirmencilere sahip değirmenler, bugün 40 yıl ön- cesine kıyasla daha da fazla personel transferinin hedefi ha- line geliyor. Bu da insan kaynakları departmanları için ciddi bir zorluk yaratıyor. Benim tavsiyem, ihtiyaç duyacağınızı düşündü- ğünüzün iki katı kadar insan yetiştirmenizdir. Ayrıca şirketinizin gelecekteki personel ihtiyacını güvence altına almak için iyi bir eğitim kurumuna erişiminiz olmalıdır. TEKNOLOJİ DEĞİRMENCİLİĞİ NASIL DÖNÜŞTÜRDÜ? Sektöre ilk girdiğinizde değirmencilik daha mekanikti, daha çok deneyime dayanıyordu ve pek çok durumda veri yoğunluğu daha düşüktü. Bugün ise otomasyon, dijital- leşme, analitik, izlenebilirlik ve akıllı değirmencilikten söz ediyoruz. Kariyeriniz boyunca sektörün geçirdiği en derin dönüşüm sizce ne oldu? Benim gördüğüm en büyük değişim, elektroniğin un değir- menciliği ile birleşmesi oldu. Sektörün tamamen mekanik bir yapıdan, bütünüyle otomatik “karanlık fabrika” tipi un değir- menlerine geçtiğini gördük. Günlük üretim raporlarından anlık randıman ve kalite verilerine, fan yataklarının ne zaman değiş- tirilmesi gerektiğini söyleyen ERP sistemlerine kadar büyük bir dönüşüm yaşandı. Ben ilk kez 1984 yılında Botsvana’da kişisel bilgisayar kullan- dım ve bunun çok önemli bir şeye dönüşeceğini hissetmiştim. Fakat 20 yıl içinde tartım sistemlerinin bundan daha yüksek iş- lem gücüne sahip olacağını elbette tahmin etmiyordum. Bugün Fas’ta, ülke genelindeki yaklaşık 130 sanayi tipi değir- menden 25 ila 30’u günlük 200 ton ve üzeri kapasiteye sahip büyük endüstriyel un değirmenlerinden oluşuyor. Bu büyük değirmenler ülkenin toplam öğütme kapasitesinin büyük kıs- mını temsil ediyor ve altı büyük grup tarafından domine edi- For Peter Lloyd, milling was never only about machinery; it was always about the people who kept the mill running every day. Peter Lloyd için değirmencilik hiçbir zaman sadece makinelerden ibaret olmadı; konu her zaman değirmeni her gün çalışır halde tutan insanlardı. INTERVIEW • RÖPORTAJ
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx