BLOG

Aykut Göymen: Türkiye makarnada dünya sofralarının güçlü oyuncusu

22 Ekim 20265 dk okuma

Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği (TMSD) Başkanı Aykut Göymen, 25 Ekim Dünya Makarna Günü dolayısıyla BBM Dergisi’ne yaptığı değerlendirmede, Türkiye makarna sektörünün 2,2 milyon tonu aşan üretimi ve 165’ten fazla ülkeye ulaşan ihracat ağıyla küresel pazardaki güçlü konumuna dikkat çekti. Makarnanın artık yalnızca pratik ve ekonomik bir gıda olarak değerlendirilmediğini belirten Göymen, genç tüketicilerin değişen alışkanlıklarından sürdürülebilirliğe, gıda güvenliğinden sosyal sorumluluğa kadar sektörün önünde yeni bir dönemin açıldığını söyledi.

Aykut Göymen

Dünyanın en yaygın tüketilen temel gıda ürünlerinden biri olan makarna, 25 Ekim Dünya Makarna Günü vesilesiyle bir kez daha küresel gıda gündeminin merkezine taşınıyor. Ulaşılabilirliği, uzun raf ömrü, besleyici yapısı ve farklı mutfak kültürlerine uyum sağlayabilmesiyle milyarlarca tüketicinin sofrasında yer alan makarna, aynı zamanda Türkiye gıda sanayisinin uluslararası pazarlardaki en güçlü ürün gruplarından birini oluşturuyor.

Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Başkanı Aykut Göymen, BBM Dergisi’ne yaptığı değerlendirmede, Dünya Makarna Günü’nün yalnızca sevilen bir gıda ürününün kutlandığı özel bir gün olmadığını; sürdürülebilir beslenme, küresel gıda güvenliği, paylaşma kültürü ve farklı toplumları aynı sofrada buluşturan güçlü bir sembol olduğunu vurguladı.

Dünya Makarna Günü’nün ortaya çıkışında Türkiye makarna sanayisinin önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Göymen, “25 Ekim Dünya Makarna Günü, Türkiye Makarna Sanayicilerinin dünyaya armağanı” ifadelerini kullandı. Geçen yıl Dünya Makarna Günü’nün üçüncü kez Türkiye’de, sektörün ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildiğini hatırlatan Göymen, 2026 yılı kutlamalarının ise 27-28 Ekim tarihlerinde İtalya’nın Parma kentinde yapılacağını belirtti.

Türkiye 2,2 milyon tonun üzerinde makarna üretiyor

Küresel makarna endüstrisi bugün ulaştığı üretim hacmiyle önemli bir gıda sanayisi konumunda bulunuyor. Göymen’in verdiği bilgilere göre dünyada yıllık makarna üretimi 17,3 milyon tonun üzerine çıkmış durumda. Türkiye ise 2,2 milyon tonu aşan üretimiyle dünya makarna sektörünün en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Türkiye’nin dünyanın ikinci büyük makarna üreticisi ve ihracatçısı konumunda bulunduğunu belirten Göymen, sektörün rekabet gücünün arkasında modern üretim altyapısı, durum buğdayındaki avantaj ve güçlü ihracat kabiliyetinin bulunduğunu ifade etti.

Türk makarna sanayisinin bugün 165’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiğine dikkat çeken Göymen, sektörün bir taraftan ülke ekonomisine katma değer sağlarken diğer taraftan Türk makarnasını çok farklı coğrafyalardaki tüketicilerle buluşturduğunu söyledi.

Göymen, “Türkiye Makarna Sektörü olarak modern tesislerimiz, yüksek kaliteli durum buğdayımız ve rekabetçi gücümüzle 165’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor, hem ülke ekonomimize katma değer sağlıyor hem de dünya sofralarını bereketlendiriyoruz” dedi.

Makarna genç nesille birlikte yeni bir kimlik kazanıyor

Sektördeki dönüşüm yalnızca üretim ve ihracat rakamlarıyla sınırlı değil. Tüketici davranışlarında yaşanan değişim, makarnanın günlük beslenmedeki konumunu da yeniden şekillendiriyor. Özellikle genç tüketicilerin yemek hazırlama, paylaşma ve sosyal medya alışkanlıkları makarnaya yeni bir kimlik kazandırıyor.

Göymen, dijital dünyada makarnaya yönelik ilginin giderek arttığına işaret ederek, genç kuşağın evde yemek hazırlamayı yalnızca temel bir ihtiyaç olarak değil, aynı zamanda sosyalleşme ve paylaşım biçimi olarak gördüğünü söyledi.

Bu değişim, makarnayı sadece hızlı hazırlanabilen ekonomik bir öğün olmaktan çıkararak tüketicilerin farklı tarifler denediği, kendi damak zevklerini ortaya koyduğu ve arkadaşlarıyla paylaşabildiği bir ürüne dönüştürüyor.

Türk mutfağında makarnanın uzun yıllardır güçlü bir yere sahip olduğunu hatırlatan Göymen, yeni nesille birlikte ürünün kullanım biçiminin ve algısının değiştiğine dikkat çekti. Göymen’e göre makarna artık gençlerin mutfağa girerek yaratıcılıklarını sergiledikleri ve arkadaş sofralarını zenginleştirdikleri sosyal bir deneyimin de parçası.

“Türk insanı paylaşmayı, kalabalık sofralarda bir arada olmayı sever. Makarna da tam olarak bu kültürün gıdasıdır” diyen Göymen, geleneksel Türk lezzetleri ile dünya mutfaklarından gelen yenilikçi sos ve tariflerin buluşmasının makarna tüketimine yeni bir dinamizm kazandırdığını ifade etti.

Küresel gıda güvenliğinde makarnanın rolü büyüyor

Dünya makarna sektörünün önündeki önemli başlıklardan biri de gıda güvenliği ve gıdaya erişim. İklim değişikliği, tarımsal üretimdeki dalgalanmalar, ekonomik belirsizlikler ve tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, temel gıda ürünlerinin erişilebilirliğini küresel gündemin ön sıralarına taşıyor.

Göymen, dünyanın bir tarafta gıda güvensizliği, diğer tarafta ise beslenme dengesizlikleriyle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, makarnanın bu iki sorunun kesiştiği noktada önemli bir rol üstlenebileceğini düşünüyor.

Ulaşılabilir fiyatı, besleyici yapısı, uzun raf ömrü ve düşük karbon ayak izi sayesinde makarnanın geleceğin gıda sistemleri açısından önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Göymen, sektörün üretim yaklaşımının da bu doğrultuda dönüşmekte olduğunu söyledi.

Türkiye’deki üreticilerin enerji verimliliği ve sürdürülebilir tarım uygulamalarına giderek daha fazla odaklandığını ifade eden Göymen, sektör açısından sürdürülebilirliğin yalnızca üretim tesislerinin çevresel performansıyla sınırlı görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.

“10 yılda 1 milyar porsiyon makarna” taahhüdü

Makarna endüstrisinin küresel gıda güvensizliğiyle mücadelede sosyal sorumluluk boyutunu da güçlendirdiğini belirten Göymen, Uluslararası Makarna Örgütü (IPO) çatısı altında sektörün dikkat çekici bir taahhütte bulunduğunu açıkladı.

Buna göre sektör temsilcileri, dünyadaki gıda güvensizliğiyle mücadeleye katkı sağlamak amacıyla 10 yıllık dönemde toplam 1 milyar porsiyon makarna bağışlamayı hedefliyor. Göymen’in verdiği bilgiye göre kampanyanın üzerinden henüz iki yıl bile geçmeden bağış miktarı 150 milyon porsiyona yaklaşmış durumda.

Göymen, Türk makarna üreticilerinin de toplumsal dayanışmayı sektörün temel sorumluluklarından biri olarak gördüğünü belirterek, “Dünyada ve ülkemizde ihtiyaç duyulan her an, soframızdaki ekmeği ve makarnayı paylaşmayı bir sorumluluk değil, asli bir görev olarak görüyoruz” dedi.

Sektörün üretim kapasitesinin ekonomik değer yaratmanın yanı sıra toplumsal faydaya dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Göymen, “Hem üretiyor hem de sosyal sorumluluk bilincimizle paylaşmayı sürdürüyoruz. Üretim gücümüzü insanlığın faydasına sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Tarladan sofraya büyük bir değer zinciri

Türkiye’nin makarnadaki küresel başarısı aynı zamanda geniş bir üretim ve tedarik zincirinin ortak çalışmasına dayanıyor. Durum buğdayı üreticisinden makarna fabrikalarındaki çalışanlara, ambalaj sektöründen lojistik ve dağıtıma kadar çok sayıda aktör bu yapının içerisinde yer alıyor.

Göymen, Dünya Makarna Günü vesilesiyle sektörün geleceğine duyduğu güveni vurgularken bu başarının arkasındaki bütün paydaşlara teşekkür etti.

“Makarna; sadeliğin, bereketin ve paylaşmanın simgesidir. Sofralarımıza sadece bir tabak yemek değil; muhabbet, neşe ve birliktelik sunar” diyen Göymen, Türkiye makarna sektörünün geleceğine inandıklarını ifade etti.

Göymen, “Tarladaki çiftçimizden fabrikadaki işçimize, paketlemeden dağıtıma kadar bu büyük başarıda emeği geçen tüm sektör çalışanlarımıza, paydaşlarımıza, meslektaşlarımıza ve sofralarında bize yer açan tüm tüketicilerimize şükranlarımızı sunuyorum. Sofralarınızdan lezzet ve neşe eksik olmasın. 25 Ekim Dünya Makarna Günümüz kutlu olsun” mesajını verdi.

Türkiye makarna sanayisinin ulaştığı üretim ve ihracat ölçeği, sektörün artık yalnızca iç pazara veya belirli ihracat coğrafyalarına odaklanan bir yapı olmadığını ortaya koyuyor. Bir tarafta modern üretim tesisleri ve güçlü durum buğdayı altyapısı, diğer tarafta değişen tüketici beklentileri, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk gündemi bulunuyor. Dünya Makarna Günü de bu açıdan sektör için yalnızca bir kutlama günü değil; makarnanın üretimden tüketime, ekonomiden gıda güvenliğine uzanan çok boyutlu rolünü yeniden değerlendirmek için önemli bir platform niteliği taşıyor.

Haber Kategorisindeki Yazılar
07 Şubat 20243 dk okuma

EQUII, Bridor ile ekmekte önemli bir ortaklığa imza attı