Ulusal Hububat Konseyi (UHK) tarafından Konya’da düzenlenen "2026
Hasat Öncesi Hububat Kongresi"nin sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı.
Sektör paydaşlarını bir araya getiren kongrede; iklim değişikliğiyle mücadele,
üretim planlaması, lisanslı depoculuk ve küresel lojistik krizlerin sektör
üzerindeki etkileri masaya yatırıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) destekleriyle Konya Ticaret Borsası ev sahipliğinde gerçekleştirilen UHK 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi, sektörün geleceğine ışık tutan stratejik tespit ve önerilerle sona erdi. 400’ün üzerinde sektör temsilcisinin katılım sağladığı kongrede, hububatın stratejik önemi ve sürdürülebilir üretim modelleri ön plana çıktı.
Kongrenin açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, değişen iklim koşullarına uyum sağlayan dirençli çeşitlerin geliştirilmesinin ve akıllı tarım sistemlerinin kritik önemini vurguladı. 2024 Eylül ayı itibarıyla aralarında buğday ve mısırın da bulunduğu 13 stratejik üründe başlatılan "Üretim Planlaması" modelinin, sürdürülebilir gıda arzı için kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildi. Yeni modelde desteklerin 3 yıllık açıklandığı ve girdi maliyetlerine göre güncelleneceği belirtildi.

Buğdayda Rekor Rekolte Beklentisi 23 Milyon Ton
Bildirgede yer alan en dikkat çekici verilerden biri rekolte tahminleri oldu. 2025 yılındaki kuraklık ve don hadiseleri nedeniyle yaşanan %8,8’lik daralmanın ardından, 2026 sezonunun iklimsel açıdan çok daha verimli geçtiği kaydedildi. Nisan ve Mayıs yağışlarının beklentiler dahilinde gerçekleşmesi durumunda, buğday rekoltesinin bir önceki yıla göre %27-30 artışla 22,75 - 23,25 milyon
ton bandına ulaşabileceği öngörülüyor.
Sanayide Daralma ve İhracat Pazarlarındaki Riskler
BBM sektörünü yakından ilgilendiren un ve makarna sanayine yönelik tespitler, sektördeki zorlukları da göz önüne serdi:
- Un Sanayi: Türkiye’nin dünya un ihracatındaki liderliği sürse de, 2023’te 3,6 milyon ton olan ihracatın 2025’te 2,3 milyon tona gerilediği dikkat çekti. Küresel ekonomik daralma ve dış ticaret tedbirlerinin bu düşüşte etkili olduğu belirtildi.
- Makarna Sanayi: Kurulu kapasitesi 3,3 milyon ton olan sektörde, üretimin 2,1 milyon tona ulaştığı ve makarnalık buğday ihtiyacının tamamen yerli üretimden karşılandığı vurgulandı.
- Yem Sektörü: Karma yem üretiminin 30,7 milyon tona ulaşarak geometrik bir artış sergilediği, ancak hammadde ithalat oranının iklimsel faktörlerle %56 seviyesine çıktığı bildirildi.
- Pazar Kayıpları: Irak pazarında uygulanan yüksek vergiler ve çift vergilendirme nedeniyle pazarın hızla eridiği, ancak normalleşme süreciyle birlikte Suriye pazarında artış yaşandığı belirtildi.

Lojistik Krizler ve "Hürmüz" Etkisi
Küresel ticaret rotalarındaki kırılganlıklara dikkat çekilen bildirgede; Panama Kanalı, Süveyş ve son olarak yaşanan Hürmüz Boğazı Krizi'nin enerji ve gübre fiyatları üzerinden hububat maliyetlerini baskıladığı ifade edildi. Türkiye’nin Karadeniz havzasına yakınlığı sayesinde navlun avantajı elde edebileceği, ancak girdi yerlileştirmesinin stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı.

Lisanslı Depoculukta Dijital Dönem
Ticaret Bakanlığı’nın lisanslı depoculuk sistemini daha etkin denetlemek amacıyla kurduğu Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ve 2026’nın ikinci yarısında devreye girecek olan Lisanslı Depo Bilgi Sistemi, sektörde güveni artıracak hamleler olarak nitelendirildi. TÜRİB üzerinden gerçekleştirilecek vadeli işlemlerin ve yapay zeka destekli piyasa gözetiminin de ekosistemi güçlendirmesi bekleniyor.

"Ulusal Tarımsal Risk Fonu" Teklifi
UHK tarafından sunulan çözüm önerileri arasında; ani maliyet değişimlerini karşılamak üzere bir "Ulusal Tarımsal Risk Fonu" kurulması, buğdayda müdahale fiyatlarının maliyet odaklı belirlenmesi ve un ihracatındaki düşüşü durdurmak için yenilikçi ürün çalışmalarına hız verilmesi yer alıyor. Ayrıca, su yönetiminin parçalı yapısının sonlandırılması ve havzalar arası su transferi gibi mega projelerin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.