Gerhard Schubert GmbH, yönetim danışmanlığı alanında
faaliyet gösteren T&O Group tarafından ilk kez düzenlenen bir değerlendirme
sürecine katıldı ve ‘Lean & Green Excellence’ (Yalın & Yeşil
Mükemmellik) kategorisinde birincilikle ‘Lean & Green Management Award’
(Yalın ve Yeşil Yönetim Ödülü) sahibi oldu.
Yalınlık ve sürdürülebilirlik kavramlarının bu kadar iç içe geçtiği örnekler nadiren görülür. Satın alma, tasarım ve lojistik gibi süreçlerde yalın yaklaşım, doğrudan sürdürülebilir uygulamaları destekler. Genellikle mesafelerin kısa tutulduğu veya üretimde inovasyonun günlük yaşamın bir parçası olduğu durumlarda kaynak tasarrufu sağlanabilir. Gerhard Schubert, bu iki yaklaşımı yalnızca birleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sektör ortalamasının çok üzerine çıkmayı başardı. Bu T&O Group tarafından Crailsheim’de bir gün süren değerlendirme ile teyit edildi. Schubert, ödül için başvurusunu Nisan ayında gerçekleştirdi. Yalın metodoloji ile çevresel, malzeme ve enerji yönetimi alanlarında uzmanlaşmış olan Alman yönetim danışmanlığı şirketi T&O, 2012 yılından bu yana ‘Lean & Green Management Award’ kapsamında farklı kategorilerde kaynak yönetimi alanında en iyileri ödüllendiriyor. 2025 yılında ödül için ön elemeyi geçerek kısa listeye kalan 18 şirket değerlendirildi.
GRIPS ile Gelen Başarı
Değerlendirme süreci, şirketlerin kaynakları daha verimli kullanarak israfı nasıl önleyebileceklerine odaklanan kapsamlı bir analiz içeriyor. Bu doğrultuda T&O Group, seçilen şirketlerin lojistik, tedarik zinciri ve strateji gibi temel iş uygulamalarındaki süreçlerini ve yöntemlerini inceliyor. Münih Teknik Üniversitesi ve Würzburg-Schweinfurt Teknik Üniversitesi’nden uzmanlarla birlikte yürütülen bu çalışma sonucunda, şirketlerin kendilerini kıyaslayabileceği bir performans ölçütü (benchmark) oluşturuluyor. Schubert, bu değerlendirmeden büyük bir başarıyla çıktı. Schubert GRIPS Süreç Yönetimi Grup Müdürü Tobias Bierlein şöyle açıklıyor: “Lean & Green Excellence Ödülü, yalın yöntemlerle kaynakların verimli kullanımını ne kadar başarılı şekilde entegre ettiğimizi ve bu alanda ortalamanın çok üzerinde olduğumuzu ortaya koyuyor. Bu başarı bizim için bir gurur kaynağı ve aynı yolda ilerlememiz için büyük bir motivasyon.” Bierlein, bu etkileyici sonucun elde edilmesinde, Schubert’in Mission Blue sürdürülebilirlik inisiyatifi ile şirket içinde geliştirilen GRIPS metodolojisinin (Almanca ‘Gemeinsam in Richtung Innovation, Prozesse und Standards’ – Yenilik, süreç ve standartlara birlikte yönelmek) başarılı etkileşiminin kritik rol oynadığını vurguluyor.
GRIPS metodolojisiyle Schubert, büyüme, kârlılık ve iklim nötrlüğü gibi temel hedeflere katkıda bulunmak üzere şirket genelinde uygulanabilir, pratik ve iyi düşünülmüş çözümleri çalışanlarının katkısıyla ve dışarıdan destek almadan hayata geçiriyor. Schubert Teknik Organizasyon Başkanı Jens Stoll konuyla ilgili şunları söylüyor: “Kısa karar alma süreçleri, uygulanabilir öneriler ve ekip çalışması GRIPS’in temelini oluşturuyor ve jürinin açıkça etkilendiği olağanüstü operasyonel etkinliğin zeminini hazırlıyor.” Stoll, bu verimliliğin genel tabloya da yansıdığını belirtiyor. Örneğin satın alma süreçlerinde Schubert, kısa ve dirençli tedarik zincirleri için sistematik olarak yerel tedarikçilere güveniyor – ki bu yaklaşım sektörde pek de yaygın değil. “Aslında yollarımızda neredeyse hiç malzeme taşınmıyor. Yerel yaklaşımımız sayesinde esnekliğimizi koruyoruz ve küresel zorluklara karşı daha az kırılgan hale geliyoruz.”

En Başından Beri Sürdürülebilir
Schubert’te görevli iki uzman, yalından yeşile geçişi bir fırsat olarak değerlendirmiş: “Enerji verimli üretim, Schubert için her zaman öncelikli oldu,” diyor Bierlein. Şirketin idari binası, 2006 yılından bu yana ısıtma ve soğutma enerjisini jeotermal sistemle sağlıyor. Binalarda yapılan sürekli iyileştirmelerle enerji tasarrufu sağlanırken, GRIPS kapsamında çalışanlar da emisyonları ve kaynak kullanımını azaltmanın yeni yollarını araştırıyor. Bierlein şu değerlendirmeyi paylaşıyor: “Lean & Green, GRIPS ve Mission Blue, Schubert’te birbirinden ayrılmaz kavramlar. Dahası, bu yapıların her biri bizim benimsediğimiz bir zihniyeti temsil ediyor – ki bu da denetçiler açısından sertifika sürecinde belirleyici bir kriterdi. Verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından rekabet gücümüzün yüksek olduğunu bilmek gerçekten harika bir his.”
9 Ekim tarihinde Mettlach’ta düzenlenecek etkinlikte Lean
& Green Summit kapsamında, ödül alan şirketler başarı yolculuklarına dair değerli içgörülerini paylaşacak. Kapanış etkinliğinde ilham verici fabrika gezileri, iyi uygulama örnekleri ve ödül kazanan firmalarla etkili bir networking imkânı sunulacak.