Rusya ve Ukrayna’nın limanları, ticari gemileri ve deniz lojistiğini hedef alan karşılıklı saldırıları, Karadeniz ile Azak Denizi’ni yeniden küresel tahıl piyasasının en kırılgan bölgelerinden biri hâline getirdi. Ukrayna’nın derin deniz ihracat kapasitesi yaklaşık üçte bir oranında gerilerken, Rusya’nın Azak çıkışları ve Novorossiysk operasyonları da artan güvenlik kısıtlamalarıyla karşı karşıya. Karadeniz’de artan güvenlik riskleri, tahıl sevkiyatlarında gecikmelere yol açarken navlun ve sigorta maliyetlerini yükseltiyor.
Karadeniz tahıl piyasasında temmuz ayı normal koşullarda yeni mahsulün limanlara akışı, hasat baskısı ve ihracatçıların fiyat rekabetiyle şekillenir. 2026/27 sezonunun başlangıcında ise piyasa alışılmış seyrinden uzaklaştı. Odesa bölgesindeki limanlara, terminal altyapısına ve ticari gemilere yönelik Rus saldırıları ile Ukrayna’nın Azak Denizi ve Karadeniz’de Rusya bağlantılı deniz lojistiğine karşı yürüttüğü operasyonlar, bölgenin iki ana ihracat sistemini aynı anda baskı altına aldı.

Bölgedeki üretim ve devreden stoklar önemli ihracat hacimlerine imkân verecek düzeyde. UkrAgroConsult, Karadeniz bölgesinin buğday ihracat potansiyelini geçen sezonun yüzde 3,8 üzerinde tahmin ediyor. Buna karşın piyasa açısından belirleyici unsur arzın kâğıt üzerindeki büyüklüğü değil; gemi bulunabilirliği, limanların çalışabilirliği, sigorta kapsamı ve yüklerin zamanında teslim edilip edilemeyeceği hâline geldi.
Bu nedenle yeni sezonda fiyatlar iki zıt yönde hareket ediyor. Ukrayna ve Rusya’nın iç piyasalarında lojistik sıkışıklık üretici fiyatlarını aşağı iterken, uluslararası piyasa Karadeniz’den çıkabilecek arzın azalması riskini fiyatlıyor. Romanya ve Bulgaristan gibi daha güvenli kabul edilen çıkış noktaları ise giderek daha yüksek bir lojistik ve güvenlik primi kazanıyor.
UKRAYNA’NIN İHRACAT KAPASİTESI ÜÇTE BİR AZALDI
Ukrayna’nın tarımsal ihracat sisteminin merkezinde Pivdennyi, Odesa ve Chornomorsk’tan oluşan Büyük Odesa liman kümesi bulunuyor. Ülkenin tarım ürünleri ihracatının yüzde 90’dan fazlası bu limanlar üzerinden gerçekleştiriliyor. Yoğunlaşan füze ve insansız hava aracı saldırıları, limanların nominal olarak açık kalmasına rağmen operasyonel kapasiteyi ciddi biçimde düşürdü.
Ukrayna Tarım Konseyi’nin değerlendirmesine göre, ülkenin Karadeniz limanları üzerinden tahıl ihraç etme kapasitesi yaklaşık üçte bir azalarak aylık 6 milyon tondan 4 milyon ton civarına geriledi. Dört büyük terminalin ürün alımını durdurduğu, demir yolu ile limanlara yönelen tahıl akışının da keskin biçimde yavaşladığı bildirildi. UkrAgroConsult ise Pivdennyi, Odesa ve Chornomorsk’taki operasyonların fiilen durma noktasına geldiğini belirtiyor.

Bu tablonun temel nedeni yalnızca fiziksel hasar değil. Gemilerin limanlara geleceğine dair güven ortadan kalktığında terminaller yeni ürün almak istemiyor; tüccarlar çiftçilerden alımlarını azaltıyor ve depolardaki tahıl limana doğru hareket etmiyor. Böylece güvenlik krizi kısa sürede limandan iç bölgelere, depolara ve çiftçi fiyatlarına kadar yayılıyor.
TİCARÎ GEMİLER DOĞRUDAN HEDEF HÂLİNE GELDİ
Ukrayna’nın en büyük tarım şirketlerinden Kernel, Chornomorsk’taki tesislerinde yükleme-boşaltma ekipmanları, enerji hatları, silolar ve yağ depolama altyapısının zarar gördüğünü açıkladı. Saldırılarda yaklaşık 45 bin ton buğday ile 9 bin ton ayçiçeği yağının döküldüğü veya kalitesinin bozulduğu bildirildi. Şirketin terminal faaliyetlerini askıya alması, liman sistemindeki kesintinin ölçeğini gösteren başlıca gelişmelerden biri oldu.
Krizin seyrini değiştiren asıl unsur ise ticari gemilerin doğrudan hedef hâline gelmesi oldu. 19 Temmuz’da Chornomorsk’tan mısır yüküyle ayrılan Golden Leo, Odesa açıklarında saldırıya uğradı. Ukrayna liman otoritesinin son açıklamasına göre dokuz mürettebat hayatını kaybetti. Ağır hasar alan gemi 26 Temmuz’da battı.

Golden Leo olayı, riskin artık limanda bekleyen yüklerle veya terminal ekipmanıyla sınırlı olmadığını açık biçimde ortaya koydu. Gemiler limana yaklaşırken, demirleme sahasında beklerken, yükleme sırasında ve limandan ayrıldıktan sonra da saldırı riski taşıyor. Reuters’ın aktardığı verilere göre 20 Haziran-20 Temmuz arasında 28 sivil gemi hedef alındı ve 21 kişi hayatını kaybetti. Uluslararası Denizcilik Örgütü de 13 Temmuz’da Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki sivil ticari gemilere yönelik saldırıları kınayarak denizcilerin, seyir emniyetinin ve küresel tedarik zincirlerinin korunması çağrısı yaptı.
SEVKİYATLAR DURMA NOKTASINA GELDİ
Ukrayna makamları limanlara giriş için resmî bir yasak bulunmadığını vurguluyor. Buna rağmen birçok armatör güvenlik değerlendirmeleri nedeniyle yeni seferleri askıya aldı veya planlanan gemileri geri çekti. Böylece hukukî olarak açık olan limanlar ticari açıdan kısmen işlevsiz hâle geliyor.
Maersk, 22 Temmuz’da Chornomorsk Fishing Port üzerinden sunduğu hizmeti askıya aldı ve etkilenen yüklerin bir bölümünü Romanya’nın Köstence Limanı’na yönlendireceğini bildirdi. Piyasa kaynakları, temmuzun ikinci yarısı ile ağustosun ilk yarısında Ukrayna limanlarına gelmesi planlanan gemilerin önemli bölümünün iptal edildiğini veya ertelendiğini belirtiyor.

Armatörlerin geri çekilmesi navlun fiyatının yükselmesinden daha ağır bir sorun yaratıyor: Bazı yükler için yüksek fiyatla dahi gemi bulunamıyor. Savaş riski sigortası, armatör risk primi, mürettebat ek ödemeleri, bekleme ve demuraj ihtimali ile gemi ikamesi maliyeti aynı anda artıyor. Bu durum, FOB fiyat ile ithalatçının ödediği C&F veya CIF fiyat arasındaki farkı büyütüyor.
UKRAYNA’DA FİYATLAR DÜŞERKEN DÜNYA PİYASASI YÜKSELDİ
Lojistik kesinti, Ukrayna’da yeni mahsul buğday alım fiyatlarında kısa süre içinde yüzde 10-15’e varan düşüşe yol açtı. Büyük alıcıların bir bölümünün fiyat açıklamayı durdurması, piyasa likiditesinin ne ölçüde bozulduğunu gösteriyor. Limanda satılabilir bir çıkış noktası bulunmadığında üretici elindeki ürünü daha düşük fiyata satmak veya depolamak arasında kalıyor.
Buna karşılık uluslararası fiyatlar yukarı yönlü tepki verdi. Karadeniz’deki saldırıların yoğunlaştığı 15-16 Temmuz döneminde Euronext eylül vadeli buğday kontratı yüzde 7’ye yakın yükselerek ton başına 231,75 euro seviyesine çıktı. Novorossiysk’te gece saatlerinde gemi hareketlerine getirilen sınırlama haberleri de daha sonra Euronext’te yeni bir yüzde 4,5’lik sıçramayı tetikledi.
S&P Global Energy verileri, Rusya ve Ukrayna menşeli buğday fiyatlarındaki artışın Romanya-Bulgaristan hattında daha da belirginleştiğine işaret ediyor. Daha düşük operasyonel risk taşıdığı düşünülen Köstence, Varna ve Burgaz çıkışlı yükler, Rusya ve Ukrayna menşelerine kıyasla ton başına yaklaşık 20-25 dolar prim kazandı.
MISIR TİCARETİ DAHA KIRILGAN
Son gelişmelerden en fazla etkilenen ürünlerden biri mısır oldu. Ukrayna mısırının önemli bölümü deniz yoluyla ihraç ediliyor ve bu hacmi kısa sürede kara veya demir yoluna taşımak mümkün değil. Armatörlerin seferden çekilmesi ve alıcıların teslimat riskini kabul etmek istememesi nedeniyle spot mısır ticareti keskin biçimde yavaşladı. Türkiye’ye planlanan bazı yüklemelerde gecikmeler yaşanırken, yakın dönem teslimat için teklif edilen miktarlar azaldı. Alıcılar yeterli stokları varsa yüksek navlun ve güvenlik primini ödemek yerine beklemeyi tercih ediyor. Bu durum Brezilya ve Arjantin mısırına yönelimi hızlandırabilir. Ancak daha uzun taşıma mesafesi, farklı kalite özellikleri ve teslim süreleri nedeniyle alternatif menşeler Ukrayna’nın yerini her pazarda aynı maliyetle dolduramıyor.

RUSYA’DA AZAK ÇIKIŞLARI VE NOVOROSSIYSK BASKI ALTINDA
Gerilim Karadeniz’in yalnızca Ukrayna kıyılarını etkilemiyor. Ukrayna’nın Rusya bağlantılı tanker ve yük gemilerine yönelik saldırılarının ardından Don-Azak Kanalı ve Kerç Boğazı’ndaki gemi hareketleri kısıtlandı. Azak Denizi, Rusya’nın tahıl ihracatının yaklaşık dörtte biriyle bağlantılı önemli bir güzergâh. Azak limanları özellikle Rostov ve Krasnodar’daki üretim bölgelerinden gelen buğdayın küçük tonajlı gemilerle taşınmasında kritik rol oynuyor. Kısıtlamalar uzadığında yüklerin Novorossiysk, Tuapse veya Baltık limanlarına yönlendirilmesi mümkün; ancak bu seçenekler daha uzun iç taşıma mesafesi, ek elleçleme ve büyük terminallerde yoğunluk anlamına geliyor.
Rusya’nın ana derin deniz tahıl kapısı Novorossiysk de güvenlik baskısından muaf değil. Temmuz sonunda limanda gece yarısı ile sabah 05.00 arasında gemi hareketlerinin geçici olarak durdurulduğu bildirildi. Gündüz operasyonları sürse de gemi programlarının kayması ve Azak’tan gelecek ilave yüklerin Novorossiysk’e yönelmesi, sezonun yoğun döneminde terminal kapasitesi üzerinde yeni bir darboğaz yaratabilir. Novorossiysk, Rusya’nın tahıl ihracatının yaklaşık üçte birinin gerçekleştirildiği başlıca liman konumunda.
Buna yakıt sıkıntısı ve yükselen iç taşıma maliyetleri de ekleniyor. Rusya’nın güneyindeki çiftçiler, Azak kısıtlamaları nedeniyle alım tekliflerinin azaldığını bildiriyor. Dolayısıyla Ukrayna’da gözlenen iç fiyat baskısının benzeri, kesintinin uzaması hâlinde Rus üreticiler için de ortaya çıkabilir.

TUNA NE KADAR TAHIL TAŞIYABİLİR?
Ukrayna ihracatının ilk alternatifi Tuna limanları ile batı sınırındaki demir yolu ve kara yolu geçişleri. UkrAgroConsult, bu güzergâhların toplam aylık kapasitesini 3,0-3,5 milyon ton civarında tahmin ediyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre AB-Ukrayna Dayanışma Hatları üzerinden yalnızca Nisan 2026’da 4,6 milyon ton tahıl, yağlı tohum ve bağlantılı ürün ihraç edildi. Bu rakam alternatif hatların önemli bir tampon oluşturabildiğini gösteriyor.
Bununla birlikte bu güzergâhlar derin deniz limanlarının ölçek ve maliyet avantajını bütünüyle ikame edemiyor. Ukrayna ile AB arasındaki farklı demir yolu açıklıkları aktarma zorunluluğu yaratıyor; batı sınırlarında vagon yığılması oluşabiliyor; Tuna’daki düşük su seviyeleri mavna kapasitesini sınırlıyor ve İzmail ile Reni gibi küçük limanlar da saldırı riski taşıyor. Ton başına lojistik maliyet yükseldikçe bunun bedeli çoğunlukla Ukraynalı çiftçinin alım fiyatından düşülüyor. Dolayısıyla alternatif koridorlar bir-iki aylık kesintiyi kısmen karşılayabilir; fakat uzun süreli bir deniz ablukasının yerini ekonomik açıdan tam olarak dolduramaz.
ROMANYA VE BULGARİSTAN GÜVENLİ ALTERNATİF OLARAK ÖNE ÇIKIYOR
Ukrayna ve Rusya’daki riskin artması, Romanya ile Bulgaristan’ı Karadeniz’in daha güvenli tedarik noktaları hâline getiriyor. Köstence Limanı, temmuzun ilk 20 gününde yaklaşık 2,6 milyon ton tarım ürünü ihracatı gerçekleştirdi; bu hacim geçen yılın temmuz ayı toplamına yaklaştı. Ancak yön değişikliği Köstence için yalnızca fırsat anlamına gelmiyor. Ukrayna transit yüklerinin Romanya’nın kendi güçlü hasadıyla aynı dönemde limana gelmesi; terminal, depo, demir yolu ve kamyon kapasitesi üzerinde baskı yaratıyor. Piyasa katılımcıları sıkışıklığın ve iç taşıma maliyetlerinin yükseldiğini bildiriyor.
Bulgaristan’da ise iyi hasat, istikrarlı liman operasyonları ve ekmeklik buğdaya yönelik talep fiyatları destekliyor. Bazı üreticiler daha yüksek fiyat beklentisiyle kaliteli buğday satışını geciktiriyor. Polonya, Romanya ve Bulgaristan kısa vadede Ukrayna ve Rusya’daki kaybın bir bölümünü karşılayabilir; ancak ihracata ayrılabilir hacimleri sınırlı olduğu için bu desteğin birkaç aydan uzun sürmesi beklenmiyor.
GÜÇLÜ HASAT TÜRKİYE’YE KORUMA SAĞLIYOR
Türkiye, Karadeniz’e coğrafi yakınlığı, un ihracatındaki liderliği ve küçük-orta tonajlı gemiler için önemli bir varış pazarı olması nedeniyle gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Azak Denizi ve Kerç çevresindeki kısıtlamaların ardından CIF Marmara yüzde 12,5 proteinli buğday fiyatı 8 Temmuz’daki 220 dolar/ton seviyesinden 14 Temmuz’da 224 dolar/tona yükseldi. Türkiye’de 2026 yılı için güçlü buğday üretimi beklentisi, kısa vadede ithalat baskısını azaltan önemli bir tampon sağlıyor. Yerli arzın güçlü olması, değirmencilerin yüksek risk primi içeren teklifleri hemen kabul etmek yerine piyasanın netleşmesini beklemesine imkân verebilir.
Buna karşın Türkiye’nin un ihracatı için ihtiyaç duyduğu belirli kalite ve protein seviyelerindeki buğdayın tedarikinde Karadeniz hâlâ kritik önemde. Kesinti uzarsa sorun toplam buğday miktarından çok doğru kalitenin, uygun zamanda ve rekabetçi navlunla bulunması hâline gelebilir. Ayrıca Türkiye’ye yönelik mısır, arpa ve ayçiçeği ürünü akışlarında yaşanacak aksamalar yem, nişasta ve bitkisel yağ sektörlerine de maliyet baskısı olarak yansıyabilir.
KARADENİZ BUĞDAYINDA İHRACAT KAYBI 6–8 MİLYON TONA ULAŞABİLİR
UkrAgroConsult, Ukrayna ve Rusya’daki ihracat kısıtlamalarının devam etmesi hâlinde ağustos-eylül döneminde küresel piyasaya ulaşamayacak Karadeniz buğdayı miktarının 6-8 milyon tona çıkabileceğini tahmin ediyor. Dünya stoklarının görece rahat ve başka bölgelerdeki hasatların yeterli olması, kısa vadede fiziksel bir küresel kıtlık ihtimalini sınırlıyor. Ancak kaybın özellikle yakın coğrafyadaki ithalatçılar için teslimat süresi, kalite ve navlun boyutunda önemli sonuçları olabilir.
Bir-iki aylık kesintide Tuna, kara ve demir yolu hatları yükün bir bölümünü taşırken, güvenlik koşullarının iyileşmesiyle derin deniz sevkiyatları kademeli olarak geri dönebilir. Bu senaryoda lojistik prim zamanla geriler; ancak gemi sahiplerinin risk algısının tamamen normalleşmesi daha uzun sürebilir.
Kesintinin uzaması hâlinde ise tablo farklılaşır. Ukraynalı çiftçilerin satışlarını ertelemesi nakit akışını bozar, sonbahar ekimlerinin finansmanı zorlaşır ve geçici kredi ertelemeleri, vergi ötelemeleri ile ek likidite desteği gündeme gelir. Uluslararası alıcılar daha kalıcı biçimde farklı menşelere yönelirken, Ukrayna ve Rusya’daki üretici fiyatları dünya fiyatlarına göre iskontolu kalabilir.
KARADENİZ TAHIL TİCARETİNDE ÜÇ KRİTİK BAŞLIK
Tahıl piyasaları Karadeniz’e ilişkin olarak üç unsuru yakından izliyor: Ticari gemilere yönelik saldırıların devam edip etmeyeceği, armatörlerin Ukrayna limanlarına ne zaman döneceği ve Rusya’nın Azak-Novoroossiysk sistemindeki kısıtlamaların ne kadar süreceği. Bu başlıkların herhangi birinde kalıcı kötüleşme, Karadeniz buğdayına yeni bir güvenlik ve navlun primi ekleyebilir. Karadeniz’in yüksek hacimli ve rekabetçi tahıl tedarikçisi olma rolü devam ediyor; ancak bölgenin en büyük avantajı olan kısa, ucuz ve öngörülebilir lojistik artık en büyük kırılganlığına dönüşmüş durumda.