BLOG

Kuraklık en önemli konu ve bir süre daha gündemden düşmeyecek

13 Eylül 20235 dk okuma
“Gıda enflasyonunun başlıca sebepleri arasında arz-talep dengesizlikleri, enerji, üretim ve lojistik maliyetlerindeki artış gibi konular yer alıyor. Bunların yanında uluslararası piyasalardaki rekabet de en etkili faktörlerden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla gıda enflasyonuyla mücadele bu başlıklara çözümler üreterek gerçekleşebilir. Tarım sübvansiyonlarını revize etmek, çiftçilere destek sağlamak ve enerji maliyetlerini azaltmaya yönelik hükumet politikaları global ölçekte enflasyonla mücadele çözümleri arasında yer alabilir.”

Kaan Sidar
TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı 

Pandemi, ekonomik kriz, savaş, küresel ısınma, yangınlar, kuraklık, artan enerji fiyatları ve gıda enflasyonu bütün dünyayı kasıp kavuruyor. Günümüzde gıdanın üretiminden tedarikine, tarladan sofraya ulaştığı ana dek, gıda üretiminin her aşaması oldukça kritik bir şekilde gerçekleşiyor. Dünya genelinde içme suyu barajlarında yaşanan azalma ürkütücü hal almaya başladı. Ülkemize de barajlar son yılların en düşük seviyelerine indi. İşte böyle bir ortamda Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) “Su Hayattır, Su Gıdadır - Kimse Geride Kalmasın” ana temasıyla Sürdürülebilir Gıda Zirvesi düzenliyor. Zirve öncesi TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar sorularımızı cevapladı. 

Adeta dünyanın bir ateş çemberinden geçtiği bir ortamda Sürdürülebilir Gıda Zirvesi düzenliyorsunuz. Bu zirveden Türkiye özelinden dünyaya nasıl bir mesaj vereceksiniz?
Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) olarak Türkiye’deki gıda sanayini temsil etmekle birlikte, herkesin temel ihtiyacı olan gıda konusunda kolektif çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda 18 sene önce Dünya Gıda Günü’nde Gıda Konferansı’nı düzenleyerek yola çıktık. 9 senedir, bu alanda pek çok değerli çalışmaya imza atmış Sürdürülebilirlik Akademisi ile birlikte Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’ni düzenliyoruz. Pandemi, ekonomik kriz, savaş ve benzeri tüm dönemlerde görüyoruz ki; gıdanın üretiminden tedarikine, tarladan sofraya ulaştığı ana dek, gıda üretiminin her aşaması oldukça kritik bir şekilde gerçekleşiyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik konusu, gıda alanında bütünsel bir yaklaşımla ele alınmak durumunda.  Zirvemizi 9 yıldır, gıda sektöründeki paydaşların bir araya gelerek gündemdeki konuları ele almaları ve çözüm geliştirmelerini sağlama hedefiyle düzenliyoruz. Organizasyonumuzu T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Tarım Örgütü de destekliyor. 

Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin ana hedefi ve mesajı, ilk yılından beri çözüm üretmek üzerine odaklanıyor.  Dolayısıyla dünyaya mesajımız; gıdaya yönelik ihtiyaç ve sorunları belirlemek kadar,  o probleme çözüm yaklaşımlarının geliştirilmesinin önemini vurgulamak olacaktır.  


Gıda zirvesini Tarım ve Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü FAO’nun desteğiyle düzenlemeniz daha bir önem kazanıyor. Bu yılki zirvenin ana temasının Su özelinden olması konusunda neler söylemek istersiniz?
Sürdürülebilir Gıda Zirvesi yıllardır Tarım ve Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü FAO’nun destekleriyle gerçekleşiyor. En üst kademeden paydaşların bize destek olması çok değerli, bu nedenle kendilerine bir kez daha teşekkür ediyoruz.

TÜGİS olarak daha önce de altını çizdiğimiz gibi kuraklık en önemli gündem ve bir süre daha gündemden düşmeyecek. Bu sene ülkemizde de kuraklık yüksek seviyelerde yaşanmaya devam ediyor. Barajların doluluk oranları kritik seviyelere geriledi ve bu kapsamda su, kendi önemini kendisi anlatıyor. Bu yılın başında yaşadığımız üzücü deprem felaketinin ardından da insanlarımıza verilecek destekler arasında suyun önemine şahit olduk. Dolayısıyla biz de bu senenin en önemli gündemi olan su konusunu ana tema olarak belirledik. Bu konudaki sorunlara istinaden, paydaş görüşlerinin ifade edilmesi ve çözüm geliştirilmesi için çalışıyoruz.

Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek gıdanın geleceğini ele alacaksınız. Dünyayı şuanda meşgul eden konulardan bir tanesi de gıda enflasyonu. Bu konudaki düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Gıda enflasyonu birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı ciddi bir sorun haline geldi. Temel gıda ürünlerinin fiyatlarının hızla artması özellikle düşük gelirli insanlara büyük bir yük getirebilir.

Gıda enflasyonunun başlıca sebepleri arasında arz-talep dengesizlikleri, enerji, üretim ve lojistik maliyetlerindeki artış gibi konular yer alıyor. Bunların yanında uluslararası piyasalardaki rekabet de en etkili faktörlerden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla gıda enflasyonuyla mücadele bu başlıklara çözümler üreterek gerçekleşebilir. Tarım sübvansiyonlarını revize etmek, çiftçilere destek sağlamak ve enerji maliyetlerini azaltmaya yönelik hükumet politikaları global ölçekte enflasyonla mücadele çözümleri arasında yer alabilir. 



Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası olarak gıdaya ulaşımın bu kadar zor olduğu bir dönemde israfın önüne geçmek için neler yapıyorsunuz?
TÜGİS olarak uzun yıllardır gerçekleştirdiğimiz iş birlikleriyle farkındalık çalışmalarına imza atıyoruz. Ortaklarımızla birlikte yürüttüğümüz Foodward Gıda Kayıpları Uluslararası Projesi kapsamında, gıdalarda atıkların azalması ve geri kazanımı raporunu hazırlayarak projemizi bir toplantıyla duyurduk. Foodward’ın Avrupalı paydaşlarıyla birlikte koordinasyon toplantılarımızı da gerçekleştirdik. Ayrıca uluslararası iş birliklerimiz kadar ülkemizde de çok sayıda organizasyona katılıyor, sivil toplum kuruluşları ve konunun uzmanı akademisyenlerle bir araya gelerek çözüm üretmeye yönelik adımlar atıyoruz. TÜGİS üyelerinin de gıda israfına yönelik farkındalık sağlayan projelerine desteklerimizi sunmaya devam ediyoruz. Düzenlediğimiz Sürdürülebilir Gıda Zirvesi ise israfın önüne geçilmesine önemli bir farkındalık sağlıyor. Dünyada üretilen gıdanın %30’u henüz rafa çıkmadan israf oluyor. Bu nedenle bilinçlendirme amaçlı kamuoyunu bilgilendirici çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Türkiye ekmek israfında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Pandemi sonrası ve Ukrayna-Rusya savaşı bize buğdayın ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi. Ekmek israfının önlenmesi için neler tavsiye ediyorsunuz? Üyeleriniz ne gibi çalışmalar yapıyor?
Türkiye’de günde 12 milyon ekmek çöpe gidiyor. Bu nedenle ekmek israfı konusunda bireylere ve kurumlara ayrı ayrı sorumluluklar düşüyor. Bireysel olarak yapılabileceklerin başında daha küçük ve az sayıda ekmek almak gelebilir. Gıdanın muhafazası tüketim ömrünü uzattığı için ekmeğin uygun koşullarda saklanması da aynı şekilde yararlı olacaktır. Bunun haricinde ihtiyaç fazlası almak yerine gerektiğinde yeterli sayıda almak verimlilik açısından önemli bir adım olacaktır. 

Bir yandan kuraklık bir yandan da Ukrayna-Rusya savaşının özellikle gıda fiyatları üzerindeki etkilerini en aza indirmek için neler yapılmalı?
Öncelikle tarım ve gıda üretimini desteklemek yerel ürünlerin artışını teşvik ederek arzı artıracaktır. Bu kapsamda hükümetlerin çiftçilere daha fazla destek ve teşvik sağlayabilmesi durumunda verimlilik sağlanabilir. Ülkemizde gıda sanayi pandemi döneminde dahi özverili çalışmaları ile gıda tedarikini aksatmayarak insanların temel ihtiyaçlarını sorunsuz karşılamalarını sağlamıştır. Bu nedenle gıda sanayinin de zincirin önemli bir parçası olarak desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca hükumetler aşırı fiyat artışlarını önlemek adına gıda fiyatları üzerinde düzenleme ve kontrollerini sıklaştırabilir. Yine gıda stoklarını artırmak amacıyla depolama kapasitelerinin geliştirilmesi, arz kesintileri durumunda daha fazla esneklik kazandırabilir. Bir diğer önemli konu ise gıda israfı olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut gıda kaynaklarının daha verimli kullanılmasının sağlanması, toplumların tüketim alışkanlıklarını bu kapsamda gözden geçirmesi elzem bir durumdur. Öte yandan gıdanın ve gıda fiyatlarının olumsuz etkilenmemesi adına çatışmaların sona erdirilmesi ve barışın teşvik edilmesi, kuşkusuz gıda arzının istikrara kavuşması kapsamında büyük rol oynayacaktır.


Röportaj Kategorisindeki Yazılar
09 Şubat 20227 dk okuma

3M Kayış: Türkiye’de rakibimiz yok

24 Mayıs 20175 dk okuma

“Tüketicilerin bize dönüşleri çok olumlu”

Göksel AKSEL, Mina Glütensiz: “Tüketicilerin bize dönüşleri çok olumlu; ürünleri beğeniyorlar ve ...

14 Eylül 201810 dk okuma

Türkiye ve Ortadoğu bizim için istikrarlı ve öncelikli pazarlar

“FRITSCH Fırın Sistemleri’nin anahtar teslim tesis inşaa piyasasındaki deneyimi 25 yılı aştı. Bu sü...