Şanlıurfa’nın Suruç Ovası’nda arpa hasadı başladı, buğday ise biçime gün sayıyor. Ancak 2026 sezonunun asıl dikkat çeken gelişmesi tarlalardaki ürün deseninin değişmesi. Pamuk ekim alanları belirgin şekilde daralırken, bölgede alışık olunmayan yulaf tarlaları görünmeye başladı. Hasat öncesi saha gözlemleri, üreticilerin değişen ekonomik ve iklim koşullarına göre yeni bir denge arayışında olduğunu gösteriyor.
Haziran ayının ortasında Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde gerçekleştirdiğimiz saha gezisi, 2026 hasat sezonuna ilişkin önemli ipuçları sundu. Türkiye’nin en önemli tahıl üretim merkezlerinden biri olan Suruç Ovası’nda arpa hasadının başladığı, buğdayın ise hasada sayılı günler kaldığı görülüyor. Tarlalarda yapılan gözlemler, üreticilerin bu yıl farklı ürün tercihleriyle yeni bir denge arayışına girdiğini de ortaya koyuyor.
Fotoğraflarda görüldüğü üzere, buğday tarlaları tamamen sararmış ve fizyolojik olgunluğunu büyük ölçüde tamamlamış durumda. Başaklar dolgun ve bitki gelişimi genel olarak tatmin edici görünse de dane içerisindeki nem oranı henüz biçim için ideal seviyeye ulaşmış değil. Üreticilerle yapılan görüşmeler ve gözlemler, buğday hasadının yaklaşık bir hafta içerisinde yoğun şekilde başlayacağına işaret ediyor.
Öte yandan arpa üreticileri hasat mesaisine başlamış durumda. Bölgede biçerdöver hareketliliğinin artması da bunun en önemli göstergesi. İlçeye giriş yollarında çok sayıda biçerdöverin görülmesi, hasat sezonunun canlandığını gösterirken, önümüzdeki günlerde tarımsal faaliyetlerin daha da yoğunlaşacağı anlaşılıyor.
Pamukta Belirgin Geri Çekilme
Saha gezisinin en dikkat çekici gözlemlerinden biri ise pamuk ekim alanlarındaki belirgin azalma oldu. Suruç Ovası, buğday ve arpanın yanı sıra önemli bir pamuk üretim merkezi. Ancak bu yıl pamuk tarlalarına oldukça sınırlı sayıda rastlanıyor.
Bu değişimin arkasında birkaç temel neden bulunuyor. Son yıllarda artan üretim maliyetleri, sulama giderleri ve ürün fiyatlarındaki belirsizlikler, üreticileri daha düşük riskli ürünlere yönlendirmiş görünüyor. Pamuk, yüksek yatırım ve yoğun sulama gerektiren bir ürün olması nedeniyle birçok çiftçi tarafından tercih edilmemiş olabilir. Özellikle kuraklık riskinin ve su yönetimi tartışmalarının gündemde olduğu bir dönemde üreticilerin daha temkinli davrandığı gözleniyor.

Yulaf Sürprizi
Bu yılın bir diğer dikkat çekici gelişmesi ise yulaf ekim alanlarında görülen artış. Daha önce Suruç’ta yaygın olarak rastlanmayan yulaf tarlalarının görünür hale gelmesi, bölgedeki ürün deseninde değişimin başladığını gösteriyor.
Hayvancılık sektörünün yem ihtiyacındaki artış, yulafın pazardaki değerini yükseltirken üreticiler için alternatif bir gelir kapısı oluşturuyor. Ayrıca yulafın nispeten daha düşük girdi maliyetleri ve bazı bölgelerde daha avantajlı üretim koşulları sunması, çiftçilerin ilgisini çekiyor olabilir. Her ne kadar henüz geniş alanlara yayılmış bir dönüşümden söz etmek mümkün olmasa da, bu eğilim önümüzdeki yıllarda daha belirgin hale gelebilir.

BBM Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Yağmurlu, Suruç'ta incelemelerde bulundu.
Verim Beklentileri Ne Diyor?
Tarlalardaki genel görünüm, buğday ve arpada ciddi bir verim artışı yaşanacağı yönünde olumlu sinyaller veriyor. Başak dolgunluğu ve bitki gelişimi, sezon boyunca yaşanan yağmurlarla çok iyi görünüyor. Ancak yine de nihai tabloyu hasat sonrası elde edilecek verim ve kalite sonuçları belirleyecek.
Suruç Ovası’nda gözlemlediğimiz manzara, yalnızca bir hasat hazırlığını değil, aynı zamanda tarımsal üretimde yaşanan dönüşümün de izlerini taşıyor. Arpanın erkenci avantajıyla hasada başlaması, buğdayın olgunlaşma sürecini tamamlamak üzere olması, pamuğun geri çekilmesi ve yulafın görünür hale gelmesi; üreticilerin değişen ekonomik ve iklimsel koşullara uyum sağlama çabasını ortaya koyuyor.