Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) açıkladığı “2025 Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” araştırması, Türkiye’nin hububat işleme sanayisinde üretim ve ihracatın hangi bölgelerde yoğunlaştığını net biçimde ortaya koyuyor. Liste, dünya un ihracatındaki liderliğini ve makarna ihracatındaki küresel gücünü sürdüren Türkiye’de, özellikle Gaziantep merkezli Güneydoğu Anadolu kümesinin sektörün ihracat lokomotifi haline geldiğini gösteriyor. Un, makarna ve bisküvi sektörlerinden listeye giren firmalar incelendiğinde, ihracat başarısının tesadüfi değil; güçlü bir üretim ekosistemi, stratejik coğrafya ve onlarca yıllık sanayi birikiminin sonucu olduğu görülüyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin her yıl hazırladığı “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” araştırması, uzun yıllardır Türkiye ekonomisinin en önemli referans çalışmalarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak bu çalışma yalnızca hangi firmaların en fazla ihracat yaptığını göstermiyor; aynı zamanda üretimin hangi sektörlerde, hangi şehirlerde ve hangi kümelenmeler etrafında şekillendiğini de ortaya koyuyor.

2025 yılı araştırmasına göre Türkiye, 273,3 milyar dolarlık mal ihracatı ve 122,6 milyar dolarlık hizmet ihracatı ile toplam 395,9 milyar dolarlık ihracata ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. İlk 1000 ihracatçı firma ise bunun 182,2 milyar dolarını gerçekleştirerek toplam ihracatın çok önemli bölümünü tek başına üstlendi. İlk 1000 firma içerisinde 935 mal ihracatçısı ve 65 hizmet ihracatçısı yer alırken, firma başına ortalama ihracat 182,2 milyon dolar seviyesine ulaştı.
Bu tablo, Türkiye’nin ihracatının giderek daha büyük ölçekli ve uluslararası rekabet gücü yüksek şirketler tarafından taşındığını gösteriyor.
Tahıl mamulleri sektörü ihracatın stratejik oyuncuları arasında
Tahıl sektörünün un, makarna, bisküvi ve hububat işleme sanayisi de bu başarı tablosunun önemli aktörleri arasında yer aldı.
Liste incelendiğinde, makarna sektöründen Mutlu Makarnacılık, Oba Makarnacılık ve Beşsan Makarna; un sektöründen Beşler Makarna Un İrmik, Ulusoy Un, Eksun Gıda, Ulaş Gıda, Hacışakıroğulları Un ve Acarsan gibi sektörün önde gelen firmalarının ilk 1000 içerisinde yer aldığı görülüyor. Bisküvi tarafında ise Bifa Bisküvi, sektörün en dikkat çekici temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bu şirketlerin ortak özelliği yalnızca yüksek ihracat rakamlarına ulaşmaları değil; aynı zamanda Türkiye’nin dünya lideri olduğu un ihracatı ile dünyanın önde gelen makarna ihracatçılarından biri olmasında belirleyici rol üstlenmeleri.
Asıl dikkat çeken tablo Gaziantep
Liste incelendiğinde göze çarpan ilk gerçek şu: Türkiye’nin un ve makarna ihracatının ağırlık merkezi artık tartışmasız biçimde Gaziantep.
İlk 1000 içerisinde yer alan sektör firmalarının önemli bölümü Gaziantep merkezli. Şehrin ihracat gücünü temsil eden şirketler arasında; Mutlu Makarnacılık, Oba Makarnacılık, Acarsan Makarna Un, Beşler Makarna Un İrmik, Beşsan Makarna yer alıyor. TİM araştırmasına göre Gaziantep, yalnızca bu şirketlerle değil, toplam 60 firma ile Türkiye’nin en fazla ihracatçı çıkaran üçüncü ili konumunda bulunuyor. İstanbul (434 firma) ve İzmir’in (86 firma) ardından gelen Gaziantep, üretim ölçeği dikkate alındığında Türkiye’nin en yoğun ihracat kümelerinden birini oluşturuyor.
Bu tablo, Gaziantep’in yalnızca sanayileşmiş bir şehir değil; aynı zamanda dünya ölçeğinde rekabet eden bir gıda üretim merkezi olduğunu ortaya koyuyor.
Bu başarı tesadüf değil
Gaziantep’in ihracattaki başarısını yalnızca girişimcilikle açıklamak eksik olur. Bugün şehirde oluşan yapı, birbirini besleyen güçlü bir sanayi ekosistemine dayanıyor.
Bu ekosistemin temel taşları şunlar: Dünyanın en büyük makarna üretim tesislerinden bazıları, yüksek kapasiteli un fabrikaları, irmik üretimi, gelişmiş değirmencilik teknolojileri, ambalaj sanayi, makine üreticileri, lojistik altyapısı, Ortadoğu ve Afrika pazarlarına yakınlık, Mersin ve İskenderun limanlarına erişim, ihracat konusunda deneyimli ikinci ve üçüncü kuşak aile şirketleri.”
Bu unsurların tamamı birleştiğinde Gaziantep, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da en önemli hububat işleme kümelerinden biri haline geliyor.

Türkiye’nin ihracatı aslında bir “buğday koridoru” üzerinde yükseliyor
TİM listesi farklı bir gerçeği daha gösteriyor. Un, makarna, bisküvi ve unlu mamuller sektöründeki başarılı firmalar harita üzerine yerleştirildiğinde ortaya ilginç bir ihracat koridoru çıkıyor.
Bu koridor; Samsun’dan başlayıp Kırklareli, İstanbul ve Konya üzerinden Gaziantep, Mardin ve Mersin limanlarına uzanan büyük bir üretim ve ihracat ağı oluşturuyor.
Türkiye’nin dünya un ihracatındaki liderliği ile makarna ihracatındaki güçlü konumu da büyük ölçüde bu üretim kuşağı tarafından taşınıyor.
Şirketler ne anlatıyor? TİM 1000 listesinde öne çıkan başarı hikâyeleri
TİM’in “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” araştırmasına şirket bazında bakıldığında, listenin yalnızca ihracat sıralamasını değil, Türkiye’nin hububat işleme sanayisindeki güç dengelerini de ortaya koyduğu görülüyor. Un, makarna ve bisküvi sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar incelendiğinde üç temel eğilim dikkat çekiyor: Güneydoğu Anadolu’nun üretim üstünlüğü, köklü aile şirketlerinin istikrarlı büyümesi ve yüksek katma değerli ürünlere yönelen ihracat stratejileri.
Mutlu Makarnacılık zirvedeki yerini koruyor
Gaziantep merkezli Mutlu Makarnacılık, 2025 listesinde 111’inci sırada yer alarak makarna sektörü içerisinde en üst sırada yer alan şirket oldu. Aynı zamanda Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri sektöründe 3’üncü sıraya yerleşen şirket, yalnızca makarna ihracatında değil, Türkiye’nin işlenmiş hububat ürünleri ihracatında da lokomotif firmalar arasında yer aldığını bir kez daha gösterdi.
Mutlu Makarnacılık’ın başarısının arkasında yalnızca yüksek üretim kapasitesi bulunmuyor. Şirket; un, irmik ve makarnayı aynı entegre yapı içinde üreterek hammadde maliyetlerini kontrol edebilen, ölçek ekonomisini etkin kullanan ve ihracatını yüzün üzerinde ülkeye yayabilen bir üretim modeline sahip. Bu yapı, küresel dalgalanmalara karşı şirketi daha dirençli hale getiriyor.
Oba Makarnacılık ilk 200 içerisinde
Listenin dikkat çeken şirketlerinden biri de Oba Makarnacılık oldu. Gaziantep merkezli şirket, 192’nci sırada yer alırken, sektör sıralamasında ise 10’uncu sıraya yerleşti. Oba’nın başarısı, Türk makarna sektörünün son yıllarda geçirdiği dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Şirket sadece geleneksel pazarlara değil; Avrupa, Amerika, Afrika ve Uzak Doğu gibi farklı coğrafyalara yönelik ürün çeşitliliğini artırarak ihracat portföyünü genişletiyor.
Mutlu ve Oba’nın aynı şehirden çıkması ise Gaziantep’in makarna üretimindeki küresel ağırlığını daha da belirgin hale getiriyor.
Acarsan çok yönlü üretim modeliyle öne çıkıyor
Gaziantep’in ihracat gücünü temsil eden önemli firmalardan biri de Acarsan Makarna Un Gıda. Şirket, 491’inci sırada yer aldı. Un, makarna ve tarımsal ürünleri aynı çatı altında değerlendiren Acarsan, özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarında güçlü bir dağıtım ağına sahip. Acarsan’ın modeli, klasik un ihracatından farklı olarak katma değerli ürünlere yönelen entegre gıda sanayisinin başarılı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Beşler Group iki şirketiyle dikkat çekiyor
TİM listesinin önemli sonuçlarından biri de aynı holding bünyesindeki şirketlerin ayrı ayrı ihracat başarısı göstermesi. Beşler Group bünyesindeki; Beşler Makarna Un İrmik 579. sırada bulunuyor. Grubun un ve irmik üretimindeki güçlü ihracat ağıyla Türkiye’nin en önemli hububat işleme kuruluşları arasında yer almaya devam etti.
Beşler Group’un aynı listede yer alan diğer şirketi Beşsan Makarna ise 839. sırada bulunuyor. Böylece Beşler Group, iki şirketiyle ilk 1000 ihracatçı arasında yer alma başarısını sürdürdü. Bu tablo, grubun yalnızca tek bir ürün grubuna bağlı kalmadan un, irmik ve makarna alanlarında farklı şirketler üzerinden büyüme stratejisi izlediğini gösteriyor.

Un sektörünün deneyimli oyuncuları
Ulaş Gıda
Makarna kadar un sanayisinde de köklü firmalar dikkat çekiyor. Kırklareli merkezli Ulaş Gıda Un Tekstil Nakliye, 384’üncü sırada yer aldı.Şirket, Trakya’nın yüksek kaliteli buğdayını uluslararası pazarlara taşıyan önemli üreticiler arasında bulunuyor.
Ulusoy Un
Türkiye’nin en büyük un üreticilerinden biri olan Ulusoy Un, 620’nci sırada yer aldı. Karadeniz’in lojistik avantajını kullanan şirket; Karadeniz, Afrika ve Orta Doğu pazarlarında güçlü bir ihracat ağına sahip.
Eksun Gıda
Eksun Gıda, 809’uncu sırada listeye girdi. Tüketici tarafında Sinangil markasıyla tanınan şirket, endüstriyel un ve ihracat faaliyetleriyle de uluslararası pazarlarda büyümeye devam ediyor.
Hacışakiroğulları Un
Listede yer alan Mardin merkezli Hacışakıroğulları Un, 936. sırada bulunuyor. Son yıllarda özellikle Güneydoğu Anadolu’da yapılan modern değirmencilik yatırımları sayesinde Mardin, un ihracatında yükselen üretim merkezlerinden biri haline geldi. Bölge, kaliteli buğdaya yakınlığı ve Irak başta olmak üzere komşu pazarlara erişim avantajıyla ihracat potansiyelini her geçen yıl artırıyor.
Bisküvi sektörünün yükselen yıldızı Bifa
Karaman denildiğinde akla ilk gelen sektörlerden biri kuşkusuz bisküvi. Bu alanda Bifa Bisküvi, listenin en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Şirket; 2024’te 917’nci sırdan 2025’te 738’inci sıraya yükselerek yaklaşık 180 basamaklık önemli bir ilerleme kaydetti. Bu yükseliş, yalnızca şirket performansını değil; Karaman’ın bisküvi ve unlu mamuller üretimindeki rekabet gücünü de ortaya koyuyor.
TİM 1000 İhracat Listesine giren un, makarna, bisküvi ve hububat işleme sanayisinde faaliyet gösteren firmalar.
Aynı listeden çıkan önemli sonuçlar
Şirketler tek tek incelendiğinde dört önemli eğilim ortaya çıkıyor:
1. Entegre üretim modeli öne çıkıyor
Başarılı firmaların büyük bölümü yalnızca un veya makarna üretmiyor. Buğday alımından değirmenciliğe, irmikten makarnaya kadar tüm zinciri aynı yapı içinde yönetiyor.
2. Aile şirketleri hâlâ sektörün omurgasını oluşturuyor
Mutlu, Oba, Beşler, Acarsan, Ulusoy ve Bifa gibi firmalar, uzun yıllardır aynı ailelerin yönettiği ve kuşaklar arasında bilgi birikimini aktaran şirketler olarak dikkat çekiyor.
3. Bölgesel kümelenmeler rekabet avantajı sağlıyor
Gaziantep’te makarna ve un, Karaman’da bisküvi, Samsun’da un, Mardin’de değirmencilik yatırımlarının yoğunlaşması; tedarik zinciri, nitelikli iş gücü ve lojistik avantajları beraberinde getiriyor.
4. İhracatta ölçek belirleyici hale geliyor
İlk 1000’de yer alan şirketlerin büyük bölümü yüksek kapasiteli üretim tesislerine, güçlü finansal yapıya ve geniş ihracat ağına sahip. Bu durum, küresel pazarda rekabet edebilmek için ölçek ekonomisinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Gaziantep’in yükselişi tesadüf değil, 40 yıllık sanayi stratejisinin sonucu
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2025 yılı “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” araştırması yalnızca başarılı firmaları sıralamıyor; aynı zamanda Türkiye’nin hububat işleme sanayisinin son kırk yılda geçirdiği dönüşümü de gözler önüne seriyor.
Listeye yakından bakıldığında dikkat çeken en önemli gerçek şu: Türkiye’nin un ve makarna ihracatı artık belirli şehirlerde kümelenmiş durumda. Bu kümelenmenin merkezinde ise açık ara Gaziantep bulunuyor.
Mutlu Makarnacılık, Oba Makarnacılık, Acarsan, Beşler, Beşsan gibi sektörün öncü şirketlerinin aynı şehirden çıkması tesadüf değil. Aynı şekilde Karaman’ın bisküvide, Samsun’un unda, Mardin’in ise son yıllarda değirmencilik yatırımlarında öne çıkması da planlı sanayi gelişiminin sonucu. TİM verileri aslında Türkiye’nin yeni bir hububat sanayi haritası oluşturduğunu gösteriyor.
Gaziantep neden herkesin önünde?
Türkiye’de un ve makarna denildiğinde ilk akla gelen şehir artık Gaziantep. Bunun arkasında yalnızca girişimcilik kültürü bulunmuyor. Şehrin bugünkü konumuna gelmesini sağlayan birbirini besleyen çok sayıda unsur var.
1- Hammaddenin merkezinde bulunuyor
Gaziantep; Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Çukurova üçgeninin tam kesişim noktasında yer alıyor. Türkiye’nin en önemli ekmeklik ve durum buğdayı üretim alanlarına birkaç saatlik mesafede bulunması, fabrikalara yıl boyunca kesintisiz ve düşük maliyetli hammadde akışı sağlıyor. Bu durum özellikle makarna üretiminde büyük avantaj oluşturuyor. Çünkü makarnanın ana hammaddesi olan durum buğdayının önemli bölümü Güneydoğu Anadolu’da yetiştiriliyor.
2- Lojistik üstünlük
Gaziantep’in başarısının ikinci nedeni lojistik. Şehir; Mersin Limanı, İskenderun Limanı, Irak sınırı, Suriye sınırı arasında doğal bir dağıtım merkezi konumunda. Özellikle Afrika’ya yapılan ihracatta Mersin Limanı’nın sağladığı avantaj, un ve makarna sanayisinin büyümesini hızlandırdı. Bugün Gaziantep’te üretilen bir makarna; Afrika’ya, Orta Doğu’ya, Körfez ülkelerine, hatta Güney Amerika’ya kadar ulaşabiliyor.
3- Irak faktörü
Türk un ve makarna sanayisinin büyümesinde Irak pazarı özel bir yere sahip. Uzun yıllardır Irak; Türk unu, Türk makarnası ve Türk bisküvisi için en büyük alıcı ülkelerden biri oldu. Sektör temsilcileri de Irak pazarının stratejik önemini her fırsatta vurguluyor. TİM Hububat Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, Irak’ın özellikle un, makarna ve bisküvi ihracatı açısından vazgeçilmez bir pazar olduğunu, yaşanan daralmaya rağmen orta ve uzun vadede önemini koruyacağını ifade ediyor. Gaziantep’in Irak’a yakınlığı ise bu avantajı daha da büyütüyor.
Bir şehir değil, dev bir üretim ekosistemi
Gaziantep’in başarısını yalnızca büyük fabrikalarla açıklamak mümkün değil. Şehirde oluşan sanayi yapısı birbirini tamamlayan yüzlerce işletmeden oluşuyor. Bunlar arasında; değirmen makineleri üreticileri, ambalaj firmaları, otomasyon şirketleri, un katkı maddesi üreticileri, lojistik firmaları, laboratuvar hizmetleri ve yedek parça üreticileri yer alıyor.
Bu yapı sayesinde büyük firmalar tedarik zincirlerini aynı şehir içerisinde yönetebiliyor. Sanayicilerin “Gaziantep modeli” olarak tanımladığı bu yapı, rekabet gücünü önemli ölçüde artırıyor.
Karaman bisküvinin başkenti oldu
Gaziantep makarnada ne ifade ediyorsa, Karaman da bisküvide aynı anlamı taşıyor. Bugün Türkiye’nin en büyük bisküvi üreticilerinin önemli bölümü Karaman’da faaliyet gösteriyor. Bifa’nın TİM listesinde yaklaşık 180 sıra yükselmesi, şehrin ihracat performansının da güçlendiğini gösteriyor. Karaman’da oluşan kümelenmenin temelinde; un sanayi, bisküvi, gofret, çikolata, paketleme teknolojileri, bulunuyor. Bu yapı şehrin yalnızca üretim merkezi değil, aynı zamanda önemli bir Ar-Ge merkezi haline gelmesini de sağlıyor.
Samsun Karadeniz’in ihracat kapısı
Türkiye’nin un sanayisinde Karadeniz’in temsilcisi konumundaki Samsun, özellikle Ulusoy Un ile dikkat çekiyor. Şehrin en büyük avantajı ise liman. Karadeniz üzerinden; Rusya, Romanya, Bulgaristan, Kuzey Afrika hatlarına yapılan sevkiyatlar Samsun’u önemli bir ihracat merkezi haline getiriyor. Karadeniz’den gelen buğdayın işlenerek yeniden ihraç edilmesi de Samsun’un stratejik önemini artırıyor.
Trakya sessiz ama güçlü
Kırklareli merkezli Ulaş Gıda’nın listede üst sıralarda yer alması, Trakya’nın yüksek kaliteli ekmeklik buğday üretiminin ihracata nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Trakya; yüksek proteinli buğday, Avrupa’ya yakınlık, modern değirmen yatırımları sayesinde un ihracatında önemli merkezlerden biri olmaya devam ediyor.
Türkiye artık şehirlerle değil, kümelerle rekabet ediyor
Belki de TİM listesinin ortaya koyduğu en önemli gerçek bu. Eskiden şirketler rekabet ediyordu. Bugün ise şehirler rekabet ediyor. Gaziantep’in karşısında artık yalnızca başka firmalar değil, İtalya’nın makarna kümeleri, Kanada’nın durum buğdayı sanayisi, Mısır’ın değirmencilik yatırımları, Kazakistan’ın un üreticileri bulunuyor. Dolayısıyla rekabet artık şirketler arasında değil; üretim ekosistemleri arasında yaşanıyor. Türkiye’nin avantajı da tam burada ortaya çıkıyor.
TİM 1000 listesi, bir gerçeği apaçık ortaya koyuyor: Türkiye’nin rekabet avantajı artık yalnızca tek tek şirketlerde değil, üretim, teknoloji, lojistik ve uzmanlığı bir araya getiren entegre endüstriyel ekosistemlerde yatmaktadır. Bu bölgesel kümelenmeler gelişmeye devam ettikçe, ülkenin tahıl işleme ve gıda ihracatındaki küresel liderliğinin itici gücü olmaya devam edeceklerdir.