BLOG

“İnovatif ürünlerin gücünden besleniyoruz”

30 Nisan 20146 dk okuma
Erol SIMSEK: Simsek Biskuvi Genel Müdürü Genç bir firma olmalarına rağmen son 5 senedir Türkiye’nin 500 sanayi devi arasında yer aldıklarını belirten Şimşek Bisküvi Genel Müdürü Erol ŞİMŞEK, “Son 2 senedir de hızlı bir yükseliş grafiği yakaladık. Bizi başarıya ulaştıran en önemli noktaların, verimlilik artışı ve yenilikçi ürünler olduğu kanısındayım.” diyor ve ekliyor: “İnovatif ürünlerin gücünden besleniyoruz”. Şimşek Bisküvi, Türkiye bisküvi sektörünün son yıllardaki en dikkat çekici firmalarından biri. Sektörün genç firmalarından Şimşek, 18 yıllık süreçte ciddi bir gelişme ve başarı kaydetti. İnovatif ürünleri iyi bir reklam, pazarlama ve iletişim stratejisiyle birleştiren firma, özellikle Bien markasıyla iyi önemli bir çıkış yakaladı. Bugün Türkiye’nin 500 büyük şirketi arasında yer alan firmanın Genel Müdürü Erol Şimşek, başarısının sırrını şu sözlerle özetliyor: “Tüketicilerin yönelimlerini doğru izleyip beklentileri sürekli takip etmek gerekiyor. Bunların yanı sıra gündemin sıkı takipçisi olmalıyız ki çağın gereklerine ayak uydurabilelim, ürünlerimizi tüm beklentilere adapte edebilelim. Bu yüzden sürekli gelişme gösteren bir çizgide ilerlemek ve çağın gereklerine cevap verebilen bir şirket olmak benim için başarının anahtarı gibidir.” Genel Müdür Erol Şimşek’le Şimşek Bisküvi’nin başarısını, yatırımlarını, yurtiçi veyurtdışı pazarındaki çalışmalarını ve hedeflerini konuştuk. Erol Bey, Şimşek Bisküvi oldukça genç bir firma olmasına kısa sürede önemli bir başarı kazandı. Bildiğimiz kadarıyla günümüzde Türkiye’nin 500 büyük şirketi arasında yer alıyorsunuz. Öncelikle bize firmanızın kuruluş aşamasını, bugünlere nasıl geldiğini ve kısa sürede yakaladığınız bu başarının sırrını anlatır mısınız? Evet doğru, 18 yıllık genç bir firma olmamıza rağmen son 5 senedir Türkiye’nin 500 sanayi devi arasında yer alıyoruz. Son 2 senedir de hızlı bir yükseliş grafiği yakaladık. Bizi başarıya ulaştıran en önemli noktaların, verimlilik artışı ve yenilikçi ürünler olduğu kanısındayım. Atıştırmalıklar sektörü çok hareketli bir sektör. Bu yüzden tüketicilerin yönelimlerini doğru izleyip beklentileri sürekli takip etmek gerekiyor. Bunların yanı sıra gündemin sıkı takipçisi olmalıyız ki çağın gereklerine ayak uydurabilelim, ürünlerimizi tüm beklentilere adapte edebilelim. Bu yüzden sürekli gelişme gösteren bir çizgide ilerlemek ve çağın gereklerine cevap verebilen bir şirket olmak benim için başarının anahtarı gibidir. 1996 yılında babam Ramazan Şimşek tarafından kurulan şirketimiz, Orta Anadolu’nun en verimli buğday tarlalarının boy verdiği Karaman’da doğdu. Bugün Karaman Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikada kaliteyi ön planda tutup dünyadaki teknolojik gelişmeleri takip ederek modern yatırımlarla çağdaş bir düzeyde üretim yapıyoruz. İhracatla büyüdük ve geliştik. Kazandıklarımızı hep ülkemizde yatırım olarak değerlendirdik. Yoğun bir şekilde iç pazara da ağırlık veriyoruz. Bizim için bundan sonra markalaşarak büyüyeceğimiz günler başlıyor. ‘Şimşek’ kurumsal markamızla birçok ülkede zaten markayız, spontan bilinirliğimizin yüzde 50 olduğu ülkeler var ancak stratejimizi değiştirdik. Şemsiye markalar ve ürün aileleri oluşturduk. Hedef kitlelerini tayin ettik, konumlandırmalarını ona göre şekillendirdik. Son 3 yılda üretim ve depolamaya yaptığımız yatırım tutarı 20 milyon Euro’nun üzerinde. 2011 yılında devreye aldığımız ve tamamen bilişim teknolojisiyle işleyen yeni depomuz, sektörde örnek bir proje oldu. 2012’de ilk defa uluslararası bir organizasyon yaparak, 5 kıtadaki bayilerimizi Türkiye’deki bayilerimiz ve zincir mağazalarımızla buluşturduk. Yine 2012’de yeni üretim hatlarımızı devreye aldık, tam otomasyonla çalışan tesislere yatırım yaptık. 2012 yılında 250 milyon TL’lik ciro hedefine ulaştık. Bu rakamın yüzde 60’tan fazlasını yine ihracatla gerçekleştirdik. Biraz da üretim tesisleriniz, teknolojik donanımınız, kapasiteniz ve genel ürün çeşitliliğiniz hakkında bilgi verir misiniz? 90.000 m2’si kapalı, 45.000 m2’si açık olmak üzere toplam 135.000 m2’lik alana sahip tesislerimizde, ileri teknolojiyle üretim yapıyoruz. 1400’ü aşkın çalışanımız var ve 300’ün üzerinde ürün çeşidine sahibiz. Bisküvide yıllık 27 bin ton, gofrette 6 bin ton, kek üretiminde 25 bin ton, krakerde 8 bin ton, çikolatada 25 bin ton, kruvasanda 10 bin ton, toplamda ise yıllık 100 bin ton üretim gerçekleştiriyoruz. Son 3 yılda üretim ve depolamaya yaptığımız yatırım tutarı 20 milyon Euro’nun üzerinde. 2011 yılında devreye aldığımız ve tamamen bilişim teknolojisiyle işleyen yeni depomuz, sektörde örnek bir proje oldu. 2012’de ilk defa uluslararası bir organizasyon yaparak, 5 kıtadaki bayilerimizi Türkiye’deki bayilerimiz ve zincir mağazalarla buluşturduk. Yine 2012’de yeni üretim hatlarını devreye aldık, tam otomasyonla çalışan tesislere yatırım yaptık. Yurtiçindeki ve yurtdışındaki pazar potansiyeliniz ve satış hacminiz hakkında neler söyleyebilirsiniz? İhraç pazarlarınız, bu pazarlarda hangi ürünlerle öne çıktığınız ve yurtdışı müşterinizin size olan ilgilisi hakkında bilgi verebilir misiniz? İhracatla büyüyen şirketimiz, bundan 15 yıl önce 4 ülkeyle ihracata atılırken, bugün Avrupa’dan Afrika’ya, Asya ve Avustralya’dan Amerika’ya kadar 100’ü aşkın ülkede satış yapar hale geldi. Satış rakamlarına bakıldığında ise, bugün dünya üzerinde farklı ülkelerde her bir saniyede 20 paketten fazla Şimşek ürünü tüketiliyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan sonra Güney Afrika’ya açılan Türkiye’nin ilk yerli kruvasanı Bien, Nijerya, Gana ve Tanzanya’nın ardından Güney Afrika’yla Ümit Burnuna kadar ulaştı. Gofret, kek, kraker, bisküvi, kruvasan ve çikolata gruplarındaki ürünleriyle global ölçekte de güçlü bir oyuncu olduğunu kanıtlayan Şimşek A.Ş., yurtdışındaki bazı hedef pazarlarında yüzde 20’nin üzerinde pazar payına sahip. Bien markasıyla Türkiye’de önemli bir çıkış sağladınız. Hatta Türkiye’deki tüketicilerin gerçek anlamda kruvasanla tanışmasını Bien markasının sağladığını söylemek hata olmaz. Birçok markanız ve ürününüz olmasına rağmen Bien’in tüketici tarafından bu kadar tutulmasını, pazarda öne çıkmasını neye bağlıyorsunuz? 2013’ün başlarında pazara sunduğumuz Bien Kruvasan için toplamda 12 milyon Euro’luk yatırım yaptık. Pazarda yükselen bir satış grafiği yakaladık. Türkler kuruvasanı Bien markasıyla tanıdı ve sevdi. Başarılı reklam kampanyasıyla da yüksek bir satış ivmesi yakaladık. Bien Kruvasan, sıradışı ürün olmasının gücüyle; reklam - pazarlama ve iletişimin ortak başarısıdır diyebiliriz. Kruvasanın dışında piyasaya bir çok yeni ürün daha sundunuz. Bize son yıllarda piyasaya sunduğunuz yeni ürünler hakkında bilgi verir misiniz? Ürün çeşitlerimiz arasında Bien Kruvasan ürün grubunun yanı sıra Tio ve Roxy gibi diğer markalarımız da bulunuyor. Örneğin Tio Haydi-Keçi Sütlü Bisküvi inovatif bir ürün. Pazarda bir benzeri daha yok. Besleyiciliğiyle öne çıkıyor ve anneler çocukları için tercih ediyor. Roxy ise çikolatalı bar ve gofret gruplarımızın şemsiye markası. Bu sene bu markalarımızı da reklam kampanyalarıyla güçlendireceğiz. İnovatif ürünlerin gücünden besleniyoruz. Bu yıla da yeni ürünlerle başladık. Dünyada ilk kez cheesecake’i paketledik ve Bien Cheesecake satış reyonlarındaki yerini aldı. Bien Cheesecake de şimdiden vazgeçilmez ürünlerimiz arasında yerini almaya başladı. Ayrıca bu yıl da sıradışı ürün gruplarına devam edeceğiz. Geçtiğimiz yıl Bien Kruvasan ve Cheesecake ile birlikte toplamda inovasyona 30 milyon TL’lik yatırım yaptık. Yatırımlarımız devam edecek. Şimşek Bisküvi, tesis, teknoloji ve yeni ürün anlamında önümüzdeki süreçte ne gibi yatırımlarla karşımıza çıkacak? Karaman ve İstanbul’da inşaat sektörü alanında yeni proje ve çalışmalara başladık. Karaman’da 20 yıldır pek çok inşaat projesinde imzamız bulunuyor. Şimdi İstanbul’un Avrupa yakasında markalı konut projesi inşa ediyoruz. Ayrıca Karaman’da Prestij Konakları adı altında lüks konut inşaatına başlandı. Proje 2014’te tamamlanacak. Öte yandan paketli süt üreticilerine çiğ süt tedarikçisi olmayı planlıyoruz. 7 bin dönüm arazi üzerine kuracağımız süt hayvancılığına yönelik tesis için 4 yıl içinde 50 milyon liralık yatırım yapacağız ve Karaman’da büyükbaş hayvancılığını geliştireceğiz. Bu projenin de temelleri atıldı, kademe kademe ilerleyerek 2015’te devreye almayı planlıyoruz. Son olarak pazardaki potansiyeliniz ve satış hacminizle ilgili gelecek hedefleriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz? Geçtiğimiz yıl 330 milyon TL’lik ciroyu yakaladık. Türkiye pazarında olmayan ürünlere yönelmeye devam edeceğiz. 2015 yılındaki ciro hedefimiz 500 milyon TL olacak.
Röportaj Kategorisindeki Yazılar
25 Şubat 20165 dk okuma

Avrupa’nın bir numaralı artizan makarnacısı: La Fabbrica Della Pasta di GRAGNANO

Egidio Donadio: “Artizan makarna üretiminin, yalnızca makarna ustalarımızın bildiği 37 püf noktası ...

29 Eylül 20207 dk okuma

Un sektöründe yüksek katma değerli ürünler artacak

Ayten Çandar Işık Çandaroğulları Derya Un ve Yem Sanayii Yönetim Kurulu Üyesi Sektörde kadın yönet...