BLOG

Makine ihracatı 2025 yılında 28,7 milyar dolar oldu

26 Ocak 20264 dk okuma

Türk makine sektörü 2025’te değerli ihracatla gücünü pekiştirdi. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından paylaşılan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, 2025 yılında Türkiye'nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 28,7 milyar dolar oldu.

Türkiye makine imalat sanayii, küresel belirsizliklerin ve zorlu ekonomik koşulların gölgesinde geçen 2025 yılında da ihracatta istikrarlı performansını sürdürerek gücünü bir kez daha ortaya koydu. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından açıklanan konsolide verilere göre, serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 2025 yılında yüzde 1,9 artışla 28,7 milyar dolara ulaştı.

Tonaj bazında yüzde 6,3’lük bir gerileme yaşanmasına rağmen, kilogram başına ortalama ihracat fiyatının 8,1 dolara yükselmesi, Türk makine sektörünün yüksek katma değerli ve mühendislik yoğun ürünlere yönelimini net biçimde ortaya koydu. Böylece birim fiyat bazında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşıldı. Kasım sonu itibarıyla yıllıklandırılmış makine ithalatı 45,6 milyar dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 62,6 olarak gerçekleşti.

2025 yılında Türk makine sanayii, özellikle gelişmiş pazarlardaki etkinliğini artırdı. Almanya’ya yapılan makine ihracatı yüzde 6,8 artışla 3,2 milyar dolara yükselirken, ABD pazarında yüzde 9’luk artışla ihracat 2 milyar dolar sınırına yaklaştı. Aralık ayında ise aylık bazda dikkat çekici bir performans sergilendi; makine ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14 artarak 2,7 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde Almanya, ABD ve İtalya gibi ana pazarlara yönelik ihracatta yüzde 30’un üzerinde artışlar kaydedildi.

Bölgesel gelişmelerin ihracata etkisi de verilerde net biçimde görüldü. Rusya ile ticaretteki kısıtlamaların etkisi yaklaşık 700 milyon dolarlık kayba yol açarken, Irak pazarında yüzde 9,8’lik daralma ile 70 milyon dolarlık gelir kaybı yaşandı. Buna karşın, makine ihracatının yüzde 189 arttığı Suriye’de ihracat 130,6 milyon dolara ulaştı. 

Katma değerli ürünler öne çıktı

Ürün grupları bazında değerlendirildiğinde, içten yanmalı motorlar ve aksamları 2025 yılında yüzde 6,6’lık artışla ihracatta ilk sıradaki yerini korudu. Türbin, turbojet ve hidrolik sistemler yüzde 17, gıda makineleri ise yüzde 14 artışla oransal olarak en hızlı büyüyen alt sektörler oldu. İnşaat ve madencilik makineleri ile yıkama ve kurutma makinelerinde ise sınırlı gerilemeler dikkat çekti.

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, sektörün 2025 performansını değerlendirirken, ihracattaki başarının temelinde yüksek mühendislik içeriği ve katma değerli ürün stratejisinin yer aldığını vurguladı. Küresel makine ihracatının 2025’te yaklaşık yüzde 10 arttığının öngörüldüğünü belirten Karavelioğlu, Türk makine sektörünün fiyat rekabetinden ziyade kalite, güvenilirlik ve servis gücüyle öne çıktığını ifade etti.

Küresel talepteki dalgalanmalar, jeopolitik riskler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve yurt içindeki sıkı para politikasına rağmen sektörün ihracat gelirlerini koruyabildiğini belirten Karavelioğlu, “Ucuz makinelerin iç pazardaki yıpratıcı rekabetine rağmen, katma değeri yüksek ve servis ihtiyacı daha düşük ürünlere odaklanarak ihracatta dengeyi sağladık” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa odağında yeni ticaret dengeleri

Avrupa Birliği sanayiindeki yavaşlamaya da dikkat çeken Karavelioğlu, özellikle Almanya’da makine imalatı başta olmak üzere büyük sektörlerin zorluk yaşadığını, buna karşın savunma, altyapı ve enerji yatırımlarına yönelik siparişlerin Avrupa dışından geldiğini belirtti. Bu tabloyun, stratejik sektörlerde makine ve tesis talebinin canlı kalacağına işaret ettiğini vurgulayan Karavelioğlu, Türkiye’nin yalnızca Avrupa pazarına değil, AB’nin serbest ticaret anlaşmalarıyla güçlendirdiği yeni müttefik pazarlara da odaklanmasının önemine dikkat çekti.

MERCOSUR Anlaşması’nın makine sektörü açısından kritik fırsatlar sunduğunu ifade eden Karavelioğlu, Türkiye’nin AB ile mevcut entegrasyonunu pazar erişimi, menşe kuralları ve adil rekabet temelinde yeniden ele almasının önemini vurguladı.

Makinede hizmet ihracatı yükselişte

Makine sanayiinde küresel eğilimin yeni kapasite yatırımlarından ziyade mevcut tesislerin daha akıllı ve verimli hale getirilmesine yöneldiğini belirten Karavelioğlu, satış sonrası hizmetlerin rekabette belirleyici unsur haline geldiğini söyledi. Kurulum, entegrasyon, servis ve bakım hizmetlerinin sektör cirosu içindeki payının hızla arttığını ifade eden Karavelioğlu, makine sektörünün aynı zamanda güçlü bir hizmet ihracatçısı konumuna geldiğinin altını çizdi.

Makine ithalatındaki artışın sektörel kırılganlıklara işaret ettiğini belirten Karavelioğlu, özellikle Çin’den yapılan ithalatın toplam içindeki payının stratejik risk oluşturduğunu ifade etti. Yerli üretimi, yatırımı ve teknolojik yetkinliği koruyacak daha etkin ve hızlı mekanizmaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Karavelioğlu, rekabetçilik odaklı bütüncül bir sanayi ve finansman yaklaşımının makine sektörünün üretim ve ihracattaki stratejik konumunu güçlendireceğini belirtti.


Etiketler
#MAİB
Haber Kategorisindeki Yazılar
24 Kasım 20211 dk okuma

Bunge, Meksika’daki 7 değirmenini satıyor

11 Aralık 20151 dk okuma

TUSAF Kongresi, 31 Mart – 3 Nisan 2016 tarihleri arasında Antalya’da

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu’nun 12. Uluslararası Kongre ve Sergisi, 31 Mart – 3 Nisan 2016 ...

28 Mayıs 20191 dk okuma

Adana Halk Ekmek üretim kapasitesini günde 320 bine çıkardı

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Halk Ekmek Fabrikaları’nda denetleme ve incelemel...