BLOG

Pakun yenilikçi ürünleriyle dünya un pazarında büyümesini sürdürüyor

15 Mayıs 20236 dk okuma

50 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye’nin önde gelen un üreticisi ve ihracatçısı olan Pakun, hem dünya pazarına hem de Türkiye’ye hitap eden özel amaçlı un çeşitleriyle büyümesini sürdürüyor. Üretimde Ar-Ge ve inovasyonu odağında tutan Pakun, müşteri taleplerine özel, farklı ve katma değeri yüksek ürünler geliştirilmesi konusunda çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

 
  Niyazi Durgun
  
Pakun Chairman
  Pakun Yönetim Kurulu Başkanı

 
50 yıl önce Samsun Bafra’da bir taş değirmenle yolculuğuna başlayan Pakun, bugün Samsun Bafra ve Tekirdağ Çorlu’daki fabrikalarında, yıllık 310 bin ton buğday kırma kapasitesi, 34 bin 600 ton buğday saklama deposu, 40 adet un silosu ve 2 bin 600 ton un stoklama kapasitesi ile üretimine kesintisiz devam ediyor. Yenilikçi uygulamalarıyla öne çıkan Pakun, talebe özel geliştirdiği geniş ürün yelpazesini 3 kıtada 40’tan fazla ülkede tüketiciyle buluşturarak ülke ekonomisine önemli katkılar sağlıyor.

 

50 yıllık tecrübe ve birikimi ile Türkiye’yi uluslararası arenada başarıyla temsil eden Pakun’un rotasında yeni ülkeler de bulunuyor. 2022 yılında yüzde 88’lik artışla ihracatta önemli bir başarı elde eden Pakun, 2023 hedefleri doğrultusunda yurtdışı çalışmalarını hızlandırarak 5 yeni ülkeyi daha ihracat üssüne katmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin büyük gemilerle ihracat yapabilen sayılı firmalardan biri olan şirket, bu yıl, üretim kapasitesini yüzde 75, konteyner sayısını ise yüzde 110 oranında artırma hedefiyle yeni yatırımlara imza atıyor.

 

“Ülkemize sağladığımız katma değeri daha da artıracağız”

Bu yıl sektörde 50’nci yıllarını kutlamanın gururunu yaşadıklarını belirten Pakun Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Durgun “Yarım asırdır bu topraklara hizmet veriyoruz. Dünyanın önde gelen buğday üretim ve ihracat üssü olarak bayrağımızı her alanda daha yukarılara taşımak nihai hedefimizdir. Bu yüzden yatırımlarımıza durmadan devam ediyoruz. 2023 yılının başında üçüncü fabrikamızın temellerini Çorlu’da attık. 2017 yılından bu yana Çorlu’da faaliyette olan fabrikamıza ek olarak yılsonuna kadar tamamlanacak yeni tesisimizle üretim kapasitemiz yüzde 75 oranında artıracağız ve yıllık 550 bin ton kapasiteye ulaşacağız. Buğday stoklama kapasitemizi 36 bin tona, un stoklama kapasitemizi ise 5 bin 150 tona çıkaracağız. 2022 yılında yaklaşık 2 milyar TL ciro elde ettik. 2023 yılında ise 200 bin tonun üzerinde bir üretimle ciromuzu iki kat artırmayı hedefliyoruz. Üretimimizle, ihracatımızla ve yeni yatırımlarımızla ülkemize sağladığımız katma değeri daha da artıracağız” dedi.

 

“İnovatif ürünler için yoğun şekilde çalışıyoruz”

Ar-Ge ve inovasyon odağında çalışmalara devam ettiklerini söyleyen Durgun, "Başta Rusya ve Ukrayna olmak üzere uluslararası pazarlardan seçkin ve kaliteli buğdaylar ithal ediyoruz. Anadolu’nun kadim topraklarında yetişen en iyi buğdayı bulup getiriyoruz. İleri teknoloji ve deneyimli iş gücümüzle ürettiğimiz yüksek kaliteli, geniş yelpazedeki un çeşidimizi gıda güvenliğine uygun olarak müşterilerimizle buluşturuyoruz. Müşteri memnuniyetini ön planda tutan bir şirket olarak onların taleplerini ve dünya trendlerini yakından izliyoruz. Yıllık ciromuzun yüzde 4’ünü Ar-Ge çalışmalarına ayırıyor, yenilikçi ürünler konusunda yoğun şekilde çalışıyoruz. Yılsonunda Çorlu’da devreye girecek üçüncü üretim tesisimiz bünyesinde son teknolojiyle donatılmış laboratuvarımızı da hayata geçireceğiz. Burada kuracağımız ayrı bir unlu mamul tesisi sayesinde Ar-Ge çalışmalarımızda sektörde bir adım öne çıkacağız. Performans testlerimizle üretimde minimum hata ve maksimum verim sağlamak ana hedefimiz. Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımızı sürdürerek ürün çeşitliliğimizi artıracağız ve inovatif ürünlerimizi dünya pazarıyla buluşturmaya devam edeceğiz. Bununla beraber kalite standardımızı en üst seviyede tutarak pazar penetrasyonumuzu artıracağız” diye konuştu.

 

“Yenilikçi ürünlerimizle dünya pazarında büyümeye devam edeceğiz”

Yenilikçi ürünlerini 3 kıtada 40’tan fazla ülkeyle buluşturduklarını ifade eden Durgun, “Dünya un ihracatında yıllardır lider konumdaki ülkemiz 2022 yılında 3 milyon ton ihracatla birinciliğini sürdürdü. 2022 yılında Pakun olarak biz de ihracatımızı bir önceki yıla göre yüzde 88 oranında artırarak 44.5 milyon dolar ile hem ülke ekonomimize hem de ülkemizin dünya un sektöründeki konumuna önemli bir katkıda sağladık. Buğday unu tüketimi dünyada artarak devam ediyor. Bu yüzden sektörümüz büyük bir potansiyel barındırıyor. Müşterilerimizin taleplerine özel ürünlerimizin yanı sıra inovatif ürünlerimizle var olduğumuz pazarlarda derinleşirken, ihracat pazarlarımıza bu yıl 5 yeni ülke daha eklemeyi planlıyoruz. Pazar payımızı her geçen yıl katlayarak dünya un ticaretinde ilkler arasına girmeyi hedefliyoruz” dedi.

 

“Buğday üretimini teknoloji ve inovasyonla artırmalıyız”

Buğday üretiminde de inovasyonun önemine dikkat çeken Durgun, “Ülke olarak kendi buğdayımız ile iç piyasa ihtiyacını karşılıyoruz ancak buğday üretimimizi artırdığımız takdirde hem çiftçimizin hem de ülkemizin daha çok kazanacağına inanıyoruz. Tüm dünyayı etkileyen kuraklık özellikle 2021 yılında buğday üretiminde ciddi düşüşe neden oldu. 2022 yılında ise yüzde 12 artışla 19,7 milyon ton üretim sağlandı. Bu yıl da benzer miktarda rekolte bekleniyor. Eğer yağışlar bu şekilde devam ederse beklenti aşılabilir. Ancak her halükarda gelecek planlarımıza kuraklığı dahil ederek hareket etmemiz gerekiyor. Teknoloji ve inovasyon ile hem buğday üretimini hem de verimi artırarak tarım kültüründe yenilikçi bir konuma yükselmeliyiz. Türkiye’nin buğday üretiminin artması un sanayisine ve unlu mamuller sektörüne artı değer katacaktır. Sürdürülebilir tarım, kuraklığa dayanıklı üretim metotları gibi yenilikçi uygulamalar ön planda tutularak çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi büyük önem arz ediyor. Böylece kısa sürede dışa yönelimin daha da azalacağına inanıyoruz. Pakun olarak biz de hem sektörümüze hem de üreticilerimize değer katacak projeler için çalışıyoruz. Toprağa ve üreticiye saygı felsefemiz ışığında temiz tarım uygulamalarına katma değer yaratmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

 

“Sürdürülebilirliği ön planda tutuyoruz”

Sürdürülebilirlik ve iklim krizi ile mücadele konusunu da şirket olarak gündemlerinde tuttuklarını belirten  Durgun, “Karbon ayak izinin azaltılması gibi iklim ve çevre duyarlılığına yönelik çalışmalarımızla sürdürülebilir bir çevre hedefliyoruz. Güneş Enerjisi Santrali projemiz için çalışmalara devam ediyoruz. Aynı zamanda enerji verimliliği sağlayacak önlemleri uygulamaya geçirerek kayıpları minimuma indiriyoruz. Çevresel verimliliğe de katkıda bulunan Endüstri 4.0, otomasyon ve dijital dönüşüm çalışmalarını da yakından takip ediyoruz” dedi.

 

“Sektörümüzde fark yaratan ilklere imza atmaya devam edeceğiz”

50 yıllık başarının ardında, bu topraklardan aldığı gücü yine bu toprağın insanına verme vizyonunun bulunduğuna dikkat çeken  Durgun, “Toplumumuzun ve bireylerin ihtiyaçlarını yakından takip ediyoruz. Özellikle faaliyette olduğumuz bölgelerde ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel anlamda desteklerimizi sürdürüyoruz. Kendimizi sadece Bafra ve Çorlu ile sınırlandırmıyoruz. Ülkemizin bize ihtiyaç duyduğu her alanda elimizi taşın altına koyuyoruz. Şubat ayında tüm Türkiye’yi yasa boğan deprem felaketinin ardından yardımlarımızı hızlıca bölgeye ulaştırdık. Yaralar tamamen sarılana kadar desteklerimize devam edeceğiz. Bununla beraber sektörümüze örnek olacak, ülkemize de fayda sağlayacak uygulamaları öncü olarak hayata geçiriyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği stratejimiz doğrultusunda kadın istihdamını destekliyoruz. Kısa süre önce de Birleşmiş Milletler Cinsiyet Eşitliği ve Kadını Güçlendirme Birimi (WEPs) imzacısı ilk Türk un şirketi olduk. Sektörümüzde fark yaratacak ilkleri Pakun olarak hayata geçirmeye devam edeceğiz. Yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projeleri ve kampanyalarla toplumsal dayanışma ve farkındalığın artırılmasına sağladığımız katkıyı sürdüreceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

 

Kurumsal Sosyal Sorumluluk alanındaki örnek projeleriyle dikkat çeken Pakun, son dönemde yapılan bir araştırmada Türkiye’nin ‘En Hayırsever 80 Şirketi’ arasında yer almıştı. Gerçekleştirdiği farkındalık projeleriyle adından söz ettiren şirket ‘Birlikte Daha Güçlüyüz’ felsefesi ışığında gıda, kültür, çevre, eğitim ve spor alanlarında desteklerine devam ediyor.

 

‘GES yatırımlarımız gelecek için önemli bir adım’

Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği ekseninde çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Niyazi Durgun, ‘ Çevre ve dünyaya karşı duyarlılık felsefemiz ışığında Manisa ili Demirci ilçesi ile Ankara ili Kalecik ilçesinde GES yatırımlarımızı başlattık. İki sahada toplamda yıllık 13.300.000.00 kWh enerji üretimi sağlayacağız. Bu örnek yatırımımızla hem fabrikalarımızın enerji ihtiyacını karşılayacak hem de temiz ve yenilenebilir bir gelecek için önemli bir adım atmış olacağız’ diye konuştu.

 


Dosya Kategorisindeki Yazılar