
Nihat Uysallı
Makarna Üreticileri ve Sanayicileri Derneği (MÜSAD) Başkanı
Birçok sektör pandemi nedeniyle 2020 yılını büyük kayıplarla kapatırken, makarna sektörü bu süreçte başarılı bir sınav verdi. Pandemiye rağmen insanımızın ihtiyacını zamanında ve eksiksiz olarak karşılayan sektörümüz, aynı zamanda ihracatını da artırarak, ülkemizin yüz akı olmuştur.
2020 yılı başından itibaren Dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altına alan Covid-19 pandemisi, gerek üretim ve tedarik zincirine gerekse lojistik başta olmak üzere uluslararası ticarete olumsuz yansımaları nedeniyle, birçok sektörde hammadde ve ürün tedarikinde zorlukları ve fiyat artışlarını beraberinde getirdi.
Mart ayında ülkemizde ilk vakaların görülmeye başlanmasıyla birlikte, tarım ve gıda üretiminin önemi bir kez daha ortaya çıkarken, makarna sektörü bu süreçte öne çıkan sektörlerin başında geldi. Artan taleple market raflarında en fazla rağbet gören gıdalardan birisi makarna olurken, üretimlerini kesintisiz sürdüren makarna üreticisi firmalar, yeterli ürünü, zamanında ve eksiksiz olarak tüketiciye sundu.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak-Kasım 2020 dönemini kapsayan 11 aylık dış ticaret verileri de, Türkiye Makarna Sektörünün, içerde insanımızın ihtiyacını karşılarken, ihracatını artırmayı başardığını da ortaya koydu.
Ülkemizin makarna ihracatı, 2020’nin 11 aylık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 14,2 artışla 1.34 milyon tona çıkarken, yapılan ihracat karşılığı elde edilen döviz tutarı yüzde 24,4 artarak 694 milyon dolara ulaştı.
Pandemi ortamında dünyada artan talebi doğru bir şekilde değerlendiren makarna sektörü ihracatını hem miktar hem değer bazında artırırken, bu durum, ihracat birim fiyatına sınırlı yansıdı. Türkiye’nin makarna ihraç birim fiyatı ton başına yüzde 8,9 artışla 518 dolar olarak kayıtlara geçti.
İHRACAT FİYATIMIZ DÜŞÜK, HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL
Pandeminin yol açtığı olumsuzluklarla mücadele içinde geçen 2020 yılında gıdaya yönelik artan talep ve uluslararası kısıtlamalara rağmen, ülkemizin temel gıda maddeleri anlamında hiçbir sıkıntı yaşanmadı. Pandemiye rağmen sektörümüz ülkemizdeki insanların ihtiyacını tam ve eksiksiz olarak karşılarken, aynı zamanda ihracatını da artırmayı başararak yüz akı oldu.
Ancak bu olumlu ve güzel gelişmeleri gölgeleyen bir unsur, ihraç fiyatlarımız oldu. Sektörümüz üretim ve ihracatıyla 2020’de başarılı bir sınav verirken, ihracat fiyatlarımız, maalesef yine beklentilerimizin altında kaldı.
TÜİK verilerine göre 2020 yılı 11 ayında ihracatımız miktar olarak bir önceki yılın aynı döneme göre %14,2 artarak 1,34 milyon ton, değer olarak %24,4 artarak 694 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Bununla birlikte geçen yıl 476 dolar/ton olan 11 aylık ortalama ihracat birim fiyatımız 518 dolar/tona yükselmesine rağmen, durum buğdayı fiyatları göz önüne alındığında ihracat fiyatımızın aslında yeterince artmadığı görülmektedir. MÜSAD olarak hep dile getirdiğimiz gibi maalesef 2020 yılında da ihraç fiyatımız, yine hak ettiği seviyeye ulaşamadı. Pandemiye rağmen insanımızın ihtiyaçlarını karşılayan ve ihracatını artırmayı başaran sektörümüz, katma değerli ihracat ve marka konusunda yine sınıfta kaldı.
Hammadde fiyatlarındaki artış, temel gıda maddelerindeki yüksek talep gibi uluslararası konjonktürün uygun olmasına rağmen, ihracat fiyatımızdaki artış sınırlı kalmıştır.
TÜRK MAKARNASI İMAJINI GÜÇLENDİRELİM
İhracatta katma değerli üretim ve markaya önem vermezsek, sistem de bunu desteklemezse durum buğdayı gibi önemli bir değerimi düşük ihraç fiyatlarından dışarıya transfer etmeye devam ederiz. Bu yüzden bir an önce ihracatta Türk Makarnası imajını daha da güçlendirecek adımlar atmalı ve kapasite doldurma kaygısıyla düşük fiyatlara ihracat yapmanın önüne geçmeliyiz. Bu hem sektörümüz hem de ülkemiz açısından son derece hayati bir konu.
2020 yılında gerçekleşen yüksek rekolte, 2021 yılı hedeflerimize ulaşma açısından ümidimizi artırırken, bu yıl da rekoltede büyük bir sıkıntı yaşanmaması ve genel ekonomiyi sarsacak olağanüstü bir olumsuzluk olmaması halinde, hem iç pazar hem de ihracat hedeflerimiz açısından sektörümüzü gayet olumlu bir yılın beklediğinizi söyleyebiliriz.
Sektör olarak, 30 Nisan 2021 tarihine kadar kati ihracatın (10.00 rejimi) yasaklanması nedeni ile ihracatta bir miktar geri çekilme olacağını, ancak yasağın kalkmasıyla birlikte yılın ikinci yarısından itibaren ihracatta toparlanma yaşanacağını öngörüyoruz.