BLOG

Buğday önümüzdeki yıllarda da gündemdeki yerini koruyacak

14 Temmuz 20234 dk okuma
Dünya nüfusu her geçen gün artıyor. Buna bağlı olarak gıdanın değeri de daha anlaşılır olmaya başladı. Çoğu bilim insanına göre dünyada yerleşik hayat buğdayın bulunup üretilmesi ile başladı. Öyle görünüyor ki buğday önümüzdeki yıllarda da gündemdeki yerini koruyacak.


Hasan Hacıhaliloğlu
Taban Gıda / CEO


Günümüzde gıda bulunabilirliği konusunu tehdit eden tabii ki sadece nüfus artışı değil, birçok madde bu konuda sorun oluşturuyor. Bunların başında ise kuraklık geliyor.

Dünyamız her yıl daha da ısınıyor ve bu durum tarımsal üretim için en büyük sorunlardan birini teşkil ediyor. Belki bugün için yeterli bir üretimden bahsedebiliyor olsak da, önümüzdeki senelerde bu şekilde olamayacağı görülüyor. Bugün dünyadaki en büyük ihracatçılardan biri konumunda olan Avrupa Birliği kuraklık sorununu en hızlı şekilde hissedebilir. Yine en büyük nüfuslardan birine sahip olan Hindistan da kuraklık sorunuyla yüzleşmeye başladı. 10 yıl içerisinde Pakistan, Hindistan gibi yüksek nüfusa sahip ülkelerden kuraklık nedeniyle 200 milyona yakın bir göç bekleniyor. 



Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bir kısmı; dünyanın her geçen gün ısınmasına karşı önlemler almasının yanı sıra, diğer ülkelerin hatta bireysel olarak hepimizin bu konuda katkıda bulunması gerekiyor.
Gıda bulunabilirliği sıkıntısını tehdit eden unsurlar bunlarla da bitmiyor. Son zamanların en büyük gündem maddelerinden olan Rusya-Ukrayna savaşı da bu anlamda çok ciddi sorun teşkil ediyor. Bilindiği gibi Rusya son yıllarda dünyadaki buğday ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini tek başına gerçekleştiriyor. Ukrayna da savaş öncesi  yüzde 10’una yakın bir pay sağlamıştı. 



“TAHIL KORİDORU ÜLKEMİZE CİDDİ AVANTAJLAR SAĞLIYOR”
Savaşın sürmesi, hem ekilebilir alanların etkin kullanılamamasına sebep olabilecek hem de ekilip biçilen ürünlerin taşınabilmesine olanak vermeyecektir. Hükümetimizin de büyük rol oynadığı tahıl koridorunun da sağlıklı bir şekilde devam edememesine sebep olacaktır. Aslına bakacak olursak, son aylarda teftiş ekiplerinin denetleme işlemlerinin ciddi anlamda yavaşlatılması söz konusu. Yani yaklaşık 4 aydır tahıl koridoru yeterince etkin kullanılamıyor. Örneklemek gerekirse; Marmara’da denetim sırasına giren bir gemi 6 ay önce 1 ay içinde yükünü alıp tahliye destinasyonuna yola çıkabiliyorken, son aylarda bu süreç aynı tonajdaki bir gemi için 3 ayı aşmaktadır.

Tahıl koridoru ülkemize de ciddi avantajlar sağlıyor. Çin ve İspanya’dan sonra burada yapılan ticaretten en çok faydalanan 3.ülke konumundayız. Bu durum bize mamul madde ihracatında avantaj sağlıyor.
Ukrayna lojistik problemleri yaşarken, Rusya ise satış yapabileceği destinasyonların giderek azalması ve tahsilat güçlükleri gibi problemler yaşıyor. Bu durumun Türkiye mamul madde ihracatına olumlu yansımasını bekliyorum. Rus buğdayı fiyatları rekabet gücümüzü artırmaktadır. 



“EKİLMEYEN ARAZİ BIRAKILMAMALI”
Bilindiği gibi ülkemizde de buğday hasatı devam ediyor. Ülke genelinde 20 milyon tona yakın bir üretim söz konusu. Son yıllarda buğday konusunda kendi kendine yetebilen bir ülke olma özelliğimizi kaybetmiştik. Ancak bu sene yine üretimimiz tüketimimizi karşılayabilecek. Yapacağımız ithalat ise mamul madde ihracatında kullanılmak üzere gerçekleşecektir. Bu durum TMO’nun son yıllarda uyguladığı alım politikaları sayesinde gerçekleşti. 2005 yılından bu yana buğday ekim alanları geçen seneye kadar yaklaşık yüzde 25 azalmıştı. Ancak bu sene bir önceki seneye göre yaklaşık yüzde 7’lik bir artış gösterdi. Bu uygulamaların devamı sağlanarak ekilmeyen arazi bırakılmamalıdır.

Ancak bu sene açıklanan alım fiyatı tatmin edici olmasına rağmen (8250 + 1000 TL) TMO’nun yeterince alım yapmıyor olması, piyasanın düşük fiyatlarda seyretmesine sebep oluyor. 8250 TL gibi bir taban fiyat varken piyasa 6500-7000 TL seviyesinde. Umarım hızlıca bir aksiyon alınabilir. 



Tüm bu konular düşünüldüğünde; üretimin ve depolama koşullarının iyileştirilmesi, daha sürdürülebilir bir tarım politikası tüm dünya için kaçınılmaz bir ihtiyaç. Son 20 yılda buğday üretimi 150 milyon tondan daha fazla artış gösterdi, aynı şekilde tüketim de artıyor. Bu artış sağlanırken ekim alanlarında ciddi bir farklılık olmamış. Üretimin her geçen yıl bu denli artması söz konusu olmayacaktır. Bu nedenle üretim ve tüketim konusunda çok daha özenli olunmalı. Çok muhtemel ki, ülkelerin depolama istekleri de her geçen yıl artacaktır. 



“GLOBAL OYUNCU OLACAĞIZ”
Türkiye’nin en büyük buğday tedarikçilerinin başında yer alan Taban Gıda olarak, yakın gelecekte buğday sıkıntısı yaşayacağımızı düşünmüyoruz. Lojistik anlamda her gün daha da güçleniyoruz. Bölgemizin avantajlarını kullanarak, kısa bir zaman içerisinde global bir oyuncu olacağımıza eminiz. Ülkemiz esnaf kültürünü dünyaya yayarak, vazgeçilmez tedarikçiler arasına gimeyi hedefliyoruz.

Umarım ülkemiz ve dünya için daha güzel günler gelecektir…


Makale Kategorisindeki Yazılar