BLOG

Sürdürülebilir gıda sistemi tehdit altında

24 Kasım 20213 dk okuma

Gıda sistemini tehdit eden Covid-19 ve iklim değişikliği, gıda güvencesinin yanı sıra gıda güvenliğini etkileyen tehlikeler üzerinde de çok yönlü etkisi olacak. Hızlı çözüm için gıda ve tarım politikalarının yeniden gözden geçirilerek çok uluslu ve disiplinlerarası işbirliğine ihtiyaç var.

Dr. Yeşim Ekinci
Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı
Yeditepe Üniversitesi

Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre tüm dünyada 2019 yılında yüzde 8,4 olan yetersiz beslenme oranı, 2020’de yüzde 9,9’a çıktı. BM’ye göre genel olarak 2,3 milyardan fazla insan yani dünya nüfusunun yüzde 30’u, yıl boyunca yeterli gıdaya erişimden yoksun kaldı. Açlık yaşayan ve yetersiz beslenen kişi sayısı 2020’de salgın nedeniyle 118 milyonluk bir artışla yaklaşık 768 milyona yükseldi. 

16 Ekim Dünya Gıda Günü vesilesiyle, Covid-19 ve iklim değişikliği etkisindeki gıda sistemi daha çok önem arz edecek.

İnsan nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu durum güvenli ve sürekli gıda arzı konusunda önemli bir endişe yaratıyor. İklim değişikliğinin yarattığı hava koşulları gıda üretimini, güvenliğini, istikrarını, gıdaya erişimi, beslenmeyi ve çevresel sürdürülebilirliği tehdit ediyor. İklim değişikliği nedeni ile artan açlık oranları Covid-19 pandemisi ile birleşerek daha da artış gösterdiğine işaret etti. 

GÜVENLİK AÇIKLARI ORTAYA ÇIKTI

Covid-19’un gıda yoluyla bulaştığına dair bir veri olmasa da pandemi süreci, üretimden tüketime kadar tüm gıda sisteminin işleyişini etkiledi. Covid-19 pandemisi; hijyen, antimikrobiyal direnç, zoonotik hastalıklar, iklim değişikliği ve gıda sahtekarlığı gibi gıda ile ilgili birçok konuda gıda üretim ve kontrol sistemlerindeki güvenlik açığının da öne çıkmasına neden oldu. 


Covid-19, gıda sisteminde, gıda kaybı ve israfına neden olan benzeri görülmemiş bir zorluk da oluşturdu. Stoklama, arz kıtlığı ve fiyat artışları, talebin düşmesine ve gıda arzının bozulmasına yol açtı. Çok sayıda ülke, Covid-19 sosyal mesafe önlemleri, döviz devalüasyonları ve diğer faktörlerden dolayı devam eden arz kesintileri yüzünden perakende alanında yüksek gıda fiyatı enflasyonu ile karşı karşıya kaldı. Artan gıda fiyatları, gelirlerinin büyük bir kısmını gıdaya harcayan düşük ve orta gelirli ülkelerdeki insanları yüksek gelirli insanlara göre daha fazla etkiledi. 

İKİ KATINA ÇIKMASI BEKLENİYOR

1961 yılından bu yana kişi başı gıda arzı yüzde 30’dan fazla artış gösterdi. Gıda sistemini tehdit eden Covid-19, iklim şokları, çekirge salgınları ve silahlı çatışmalar nedeniyle gıda güvencesizliği yaşayan insan sayısının iki katına çıkması bekleniyor. Bu süreçte etkilenen ülkeler, gıda kaynaklarının halka açık ve uygun fiyatlı kalmasını sağlamak için gıda ve tarım politikalarını yeniden gözden geçirmek ve değiştirmek zorunda kaldı.


Ulusal gıda kaynaklı olayların hızla uluslararası acil durumlara dönüşebilir. Bu da çok uluslu ve disiplinlerarası (tarım, sağlık, çevre, ticaret, ticaret) işbirliği ihtiyacını çok önemli hale getiriyor. Gıda güvenliği konusundaki eş zamanlı çabalar, ülkelerin uzun vadede dayanıklılıklarını artırmalarına yardımcı olacaktır. Covid-19, gıda sisteminde olduğu kadar insanların sistem hakkındaki düşüncelerinde de büyük bir değişim oluşturdu. Küresel gıda sisteminin nasıl daha esnek hale getirileceği ve herkesin kaliteli gıdaya erişebilmesi için gıda üretme ve dağıtma şeklimizin yeniden tasarlanması gerekliliğini ortaya çıkardı.

Makale Kategorisindeki Yazılar
14 Temmuz 20233 dk okuma

“Türkiye’de 80 milyar somun ekmeğin çöpe atılmasını önledik”

18 Ocak 20244 dk okuma

Hedefimiz 2024’te 100 milyon doların üzerinde un ihracatı yapmak

26 Şubat 20246 dk okuma

Kızıl Kriz, Türk gıda sektörü için yeni bir fırsata dönüşebilir

“Kızıldeniz krizi büyük riskler barındırıyor, ancak Türkiye için bazı fırsatları da beraberinde getiriyor."