Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından paylaşılan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, yılın ilk yedi ayında Türkiye'nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 16,5 milyar dolar oldu. Suriye'nin toplam makine ithalatının önceki yıla göre iki katına çıktığı 2025 yılında, Türk makine sektörünün Suriye pazarında birinci sıraya yerleştiğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, “Hızla büyüyen Suriye pazarında Çinli ve Avrupalı üreticilerin pay kapma mücadelesi alevleniyor. İç savaşın zorlu koşullarında dahi sahayı terk etmeyerek pazar liderliğini ele geçiren Türk makine sektörü için rekabet koşullarına uygun bazı yeni düzenlemeler gerekiyor” dedi.
İki yılda gerçekleşen IBAKTECH fuarı, 14-17 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 15’inci kez düzenlenecek. 150 ülkeden sektör paydaşını aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanan fuarda, 500’ün üzerinde katılımcı ve markanın yer alması, dört günde ise 5 milyar euroyu aşan iş hacmi hedefleniyor.
Türkiye'nin tahıl ticareti ve gıda arz güvenliğinin kritik halkalarından biri haline gelen lisanslı depoculuk sisteminde yeni bir dönem başlıyor. Ticaret Bakanlığı'nın 14 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan iki ayrı düzenlemesiyle hububat, baklagiller ve yağlı tohum depolarında kapasite, sermaye, tesis altyapısı ve kuruluş izinlerine ilişkin şartlar yeniden belirlendi. Düzenlemelerin sektörde mali yapısı güçlü, daha yüksek standartlara sahip ve sürdürülebilir işletmelerin oluşmasını hızlandırması bekleniyor.
Nestlé Kahvaltılık Gevrekler ve Migros iş birliğiyle hayata geçirilen Tam Tahıl Tam Destek Projesi, ikinci yılında da tarımı geliştiren ve fark yaratan kadın girişimcileri desteklemeye devam ediyor. İlk yılında 1.000’e varan kadın girişimciye ulaşan proje, eğitim, mentorluk ve verilen hibe desteğiyle tarım alanındaki yenilikçi iş fikirlerinin gelişimine katkı sağladı. Projenin ikinci dönem başvuruları da başladı. Bu yıl program sonunda seçilecek üç girişim, toplam 800 bin TL değerindeki hibe desteğiyle fikirlerini büyütme ve hayata geçirme fırsatı yakalayacak.
Unlu mamuller endüstrisi; artan maliyetler, sürdürülebilirlik hedefleri ve temiz etiket talebinin aynı anda şekillendirdiği yeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün merkezinde ürünün hacmini, dokusunu, aromasını, tazeliğini ve raf ömrünü belirleyen maya, enzim ve yağ sistemleri yer alıyor. Fermentasyonun dijital kontrolünden ürüne özel maya suşlarına, emülgatörlerin yerini alan enzim çözümlerinden sürdürülebilir yağ formülasyonlarına kadar uzanan yenilikler, ekmekten bisküviye ve kruvasandan dondurulmuş hamura kadar bütün üretim süreçlerini yeniden tanımlıyor.
Protein dönüşümü, unlu mamuller sektöründe yeni bir ürün trendinin çok ötesinde, üretim anlayışını yeniden şekillendiren küresel bir değişim sürecini temsil ediyor. Alternatif unlardan fonksiyonel ingredient’lere, yapay zekâ destekli formülasyonlardan temiz etiket uygulamalarına uzanan bu dönüşüm, makarna ve fırıncılık sektörünün geleceğini yeniden yazarken, Türkiye için de yüksek katma değerli üretim ve ihracatta önemli fırsatlar sunuyor.
Unlu mamuller sektöründe değişen tüketici beklentileri, değirmencilikte de yeni bir üretim anlayışını zorunlu kılıyor. Ekmekten pizzaya, kruvasandan endüstriyel fırıncılık ürünlerine kadar her ürün grubunun farklı fonksiyonel un talep ettiği yeni dönemde rekabet artık kapasiteyle değil; teknoloji, veri yönetimi, yapay zekâ, insan kaynağı ve kişiselleştirilmiş kalite yönetimiyle belirleniyor. IDMA Global Grain & Milling Forum’da konuşan Özmen Un Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Özmen, değirmenciliğin geleceğinin, unlu mamuller sektöründeki dönüşüme ne kadar hızlı uyum sağlanabildiğine bağlı olduğunu söyledi.
Müslinin keyfini çıkarmanın pek çok yolu var. Kompakt bir bar formunda olduğunda ise her cebe kolayca sığabiliyor. Minderleinsmühle, bu süreci ustalıkla yönetme konusunda oldukça deneyimli. Organik üretimin öncülerinden olan şirket, tahılları yüksek kaliteli ürünlere dönüştürüyor; bunların arasında müsli barlar da yer alıyor. Şirket, bu ürünleri başlangıçta hiç beklemediği bir yöntemle Schubert’in sunduğu bir paketleme çözümüyle kutuluyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) açıkladığı “2025 Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” araştırması, Türkiye’nin hububat işleme sanayisinde üretim ve ihracatın hangi bölgelerde yoğunlaştığını net biçimde ortaya koyuyor. Liste, dünya un ihracatındaki liderliğini ve makarna ihracatındaki küresel gücünü sürdüren Türkiye’de, özellikle Gaziantep merkezli Güneydoğu Anadolu kümesinin sektörün ihracat lokomotifi haline geldiğini gösteriyor. Un, makarna ve bisküvi sektörlerinden listeye giren firmalar incelendiğinde, ihracat başarısının tesadüfi değil; güçlü bir üretim ekosistemi, stratejik coğrafya ve onlarca yıllık sanayi birikiminin sonucu olduğu görülüyor.
Strategy&’in “Gıdanın Geleceği 2.0” çalışması yayınlandı. PwC’nin strateji danışmanlığı grubu Strategy& tarafından hazırlanan “Gıdanın Geleceği 2.0” çalışması, küresel gıda ekosisteminin önümüzdeki on yılda geçireceği dönüşümü ve yeni büyüme alanlarını ortaya koyuyor.
Japonya, kısıtlı tarım alanlarına ve %90’a varan buğday ithalatına rağmen; un, fırıncılık ve noodle sektörlerinde geliştirdiği yüksek teknolojili üretim modeliyle küresel bir referans noktası olmayı sürdürüyor.
Roma’da düzenlenen 2025 Dünya Durum ve Makarna Forumu’nda sektör liderleri, değirmenciler ve politika yapıcılar; küçük ölçekli tarım işletmeleri, artan maliyetler ve ithalata bağımlılığın İtalya’nın makarna tedarik zinciri üzerinde baskı yarattığı konusunda uyarılarda bulundu.
İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. İlkay Gök, makarnanın geleceğinin yalnızca üretim teknolojileriyle değil; değişen tüketici beklentileri, fonksiyonel içerikler, sürdürülebilirlik ve doğru iletişim stratejileriyle şekilleneceğini söylüyor. Gök›e göre bilimsel gerçeklerin tüketiciye doğru aktarılması, makarnayı geleceğin en güçlü fonksiyonel gıdalarından biri haline getirebilir.
Sağlıklı atıştırmalık trendi, küresel gıda endüstrisinde yalnızca tüketim alışkanlıklarını değil, yatırım ve üretim stratejilerini de yeniden şekillendiriyor. Düşük reçete maliyeti, yüksek katma değer potansiyeli ve büyüyen küresel talebiyle öne çıkan Rice Cake kategorisi; doğru üretim teknolojisi, hassas proses yönetimi ve esnek mühendislik çözümleriyle üreticilere kısa sürede yüksek yatırım geri dönüşü sunuyor. Sağlıklı atıştırmalık pazarında kalıcı başarı ise ancak sürdürülebilir kalite, ürün standardizasyonu ve değişen tüketici beklentilerine hızla uyum sağlayabilen üretim altyapısıyla mümkün oluyor.
Puratos Türkiye’nin sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yürüttüğü Yadigâr Buğdaylar Projesi, Anadolu’nun yerel buğday mirasını korumak, belgelemek ve yeniden üretime kazandırmak amacıyla 2023 yılında başlatıldı.
Türkiye makarna sanayisi, bugün dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahip. Ülkemiz yaklaşık 1,5 milyon tona yakın makarna ihracatı gerçekleştiriyor ve dünya makarna ihracatının yaklaşık yüzde 26’sı Türkiye’deki üreticiler tarafından karşılanıyor.
Üretimde maliyet kayıpları her zaman hammadde, enerji ya da işçilikten kaynaklanmıyor. Kalite sapmalarının geç fark edilmesi, stok bilgilerinin sahayla örtüşmemesi ve mühendislik değişikliklerinin süreçlere zamanında ulaşmaması da görünmeyen maliyetleri büyütüyor. IAS IoT Proje Yöneticisi Tolga Küçük, ERP ve IoT entegrasyonunun üretimde gerçek zamanlı izlenebilirlik sağlayarak fire, yeniden işleme, kapasite ve termin kayıplarının önüne nasıl geçebileceğini anlattı.
Her yıl milyonlarca ton gıdanın israf edildiği dünyada, ekmek ve unlu mamuller en fazla kayıp yaşanan ürün grupları arasında yer alıyor. Özellikle sıcak yaz aylarında kesintisiz soğuk zincir, doğru depolama ve dijital izlenebilirlik uygulamaları; gıda güvenliğinin korunması, ürün raf ömrünün uzatılması ve tarladan sofraya uzanan zincirde israfın azaltılmasında kritik rol oynuyor. Lojistik süreçlerinin etkin yönetimi yalnızca ürün kalitesini değil, aynı zamanda sürdürülebilir gıda üretimini ve ülke ekonomisini de doğrudan etkiliyor.
Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü yılın ilk beş ayında 4,8 milyar dolarlık ihracata ulaşırken, sektörün en stratejik pazarlarından biri olan Irak’ta yaşanan yüzde 28’lik daralma dikkat çekti.
Sağlıklı yaşam ve beslenme alanındaki çalışmalarıyla tanınan Osman Müftüoğlu, makarnanın doğru tüketildiğinde son derece sağlıklı, ekonomik ve işlevsel bir besin olduğuna dikkat çekti.
Gıda güvenliği ve un kalitesi geçmişte daha çok denetimler, laboratuvar sonuçları ve mevzuata uyum çerçevesinde ele alınıyordu. Bu unsurlar hâlâ önemini koruyor; ancak artık konunun ticari açıdan taşıdığı önemi bütünüyle açıklamaya yetmiyor. Modern bir değirmen için güvenli, izlenebilir ve sürekli aynı performansı gösteren un üretebilme kabiliyeti; müşteriyi elde tutmayı, ihracat pazarlarına erişimi, ham madde tercihlerini ve günlük işletme maliyetlerini doğrudan etkiliyor.
120’den fazla ülkeden 8 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlayan İDMA İstanbul 2026, tahıl, yem ve gıda işleme sektörünün uluslararası gündemine yön verdi. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen organizasyon, 200’ün üzerinde markayı küresel alıcılarla buluştururken, gerçekleştirilen binlerce B2B görüşme yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni ticaret ve yatırım anlaşmalarına zemin hazırladı. Fuarla eş zamanlı düzenlenen IDMA Global Grain & Milling Forum ise gıda güvenliği, küresel tahıl ticareti, dijitalleşme, yapay zekâ, depolama, lojistik ve sürdürülebilirlik başlıklarında sektörün geleceğine ışık tuttu.
Afrika’nın en kalabalık ikinci ülkesi Etiyopya, son yıllarda buğday üretiminde gerçekleştirdiği büyük sıçramayla kıtanın yükselen tahıl gücü haline geliyor.
İstanbul Planlama Ajansı (İPA) kentteki ekmek tüketim dinamiklerini ve değişen tüketici tercihlerini inceleyen Ekmek Tüketim Alışkanlıkları Araştırmasını yayınladı.
Üç gün boyunca tarım, gıda, sanat, ekonomi ve bilimi aynı sofrada buluşturan BBM Mutfak Sohbetleri, “Uygarlığın Haz Koleksiyonu” temasıyla İDMA İstanbul 2026’ya damga vurdu. Uzman konuşmacılar, sektör liderleri, akademisyenler ve profesyonelleri aynı platformda buluşturan etkinlik; bilgi paylaşımı, gastronomi deneyimi ve sektör içi etkileşimi bir araya getirerek fuarın en yoğun ilgi gören alanlarından biri haline geldi. Söyleşilerin yanı sıra hazırlanan pizzalar, simitler ve diğer unlu mamul ikramları BBM Mutfak’ı yalnızca bir etkinlik alanı olmaktan çıkararak İDMA’nın sosyal ve entelektüel merkezlerinden birine dönüştürdü.
Tarım, gıda, sanat, ekonomi ve bilim aynı sofrada buluşuyor. Özmen Un sponsorluğunda gerçekleşecek BBM Mutfak Sohbetleri, bu yıl “Uygarlığın Haz Koleksiyonu” temasıyla insanlığın üretimden tüketime uzanan hikâyesini farklı disiplinlerin bakış açılarıyla yeniden yorumlamaya hazırlanıyor.
Özmen Un sponsorluğunda gerçekleşen BBM Mutfak ile Geleceğin Tadına Bak sohbetlerine katılan TUSAF Başkanı Haluk Tezcan ile iklim değişikliğinin buğday ekimi üzerine etkilerini konuştuk.
BBM Mutfak Sohbetlerinin ilk konuğu Tanfer Dinler oldu.
Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Serpi, Antalya’da düzenlenen TUSAF 20’nci Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde yaptığı değerlendirmede, 1 Ekim–31 Aralık dönemindeki yağışların normalin %20 altında kaldığını, ancak ocak ayından itibaren toparlanma eğilimine girdiğini söyledi.
TUSAF 20’nci Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde konuşan TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, 17 Şubat Salı gününden itibaren Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) üzerinden buğdayda sürekli satışa çıkılacağını açıkladı.
TUSAF 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi Antalya’da başladı. Un sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşları tek çatı altında toplayan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından düzenlenen 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi Antalya’da başladı.
140 ülkeden profesyonel ziyaretçiyi İstanbul’da buluşturmayı hedefleyen IDMA, Türk değirmen makineleri sanayisinin üretim gücünü ve ihracat başarısını küresel vitrine taşımaya hazırlanıyor.
Gündemi yakalayın, etkinlikleri takip edin, özel içeriklere ulaşın!
09 Ocak 2024 1 dk okuma
Haber