BLOG

Büyüyen bir dünyada daha iyi yaşamlar yaratmak, yarını yeniden düşünmemizi gerektiriyor

16 Mayıs 202214 dk okuma

“Hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve tedarik sorunları nedeniyle üretim maliyetleri çok değişken bir hal aldı ve çözümlerimiz fırıncılara rekabet avantajı sağlayarak bu sorunların üstesinden gelmelerine yardımcı oluyor. Enzimlerimiz, ürün ve süreçlerin kalitesini ve sürdürülebilirliğini dönüştürmede kayda değer bir rol oynamakta. Bu sayede üreticiler ürün yelpazelerini çeşitlendirebiliyor; üstün, daha lezzetli ürünler geliştirebiliyor ve sürdürülebilir bir büyüme kaydedebiliyor ve aynı zamanda fırıncılık değer zincirinin her kademesinde maliyet ve operasyonel esneklik sağlanıyor.”

Thomas Bomhoff
Tüketici Biyoçözümleri Başkan Yardımcısı & APAC-MEA Bölge Başkanı
Novozymes

Unlu mamul sektöründe enzim kullanımı konulu kapak dosyamız için Danimarka merkezli küresel biyoteknoloji şirketi olan Novozymes’in APAC-MEA Bölgesi Başkanı Thomas Bomhoff ile bir sohbet gerçekleştirdik. Dünya genelinde 20 AR-GE Merkezine sahip firmanın çalışmalarının yanı sıra sektörün geldiği noktadan enzimlerin kullanım alanlarına kadar birçok konuda bize görüşlerini aktaran APAC-MEA Bölgesi Tüketici Biyoçözümleri Genel Müdür Yardımcısı ve APAC-MEA Bölgesi Novozymes Bölge Başkanı Thomas Bomhoff’un sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

Sayın Thomas Bomhoff, röportaj talebimizi kabul ederek bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Öncelikle bize kendinizi ve firmanızı tanıtabilir misiniz?

2018 yılında Novozymes’in Ev Bakımı bölümüne bağlı olan küresel düzeyde dört satış alanından birinde ticari operasyonlardan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandım. 2020 yılı Şubat ayında Malezya’ya taşındım. Burada şu anda APAC-MEA Bölgesi Tüketici Biyoçözümleri Genel Müdür Yardımcısı ve APAC-MEA Bölgesi Novozymes Bölge Başkanı olarak iki görevi birden yürütüyorum.

Novozymes, merkezi Danimarka’nın Kopenhag şehri dışındaki Bagsvaerd’de bulunan küresel bir biyoteknoloji şirketi. Endüstriyel enzimler, mikroorganizmalar ve biyofarmasötik bileşenlerin araştırılması, geliştirilmesi, üretimi ve satışını yapıyoruz. Sunduğumuz mevcut çözümler, birkaçını saymak gerekirse; tarım, biyoenerji, yiyecek-içecek, ev bakımı, tekstil ve hatta atık su çözümlerinden oluşan çok çeşitli sektörleri kapsıyor. 

6.000’in üzerinde çalışanımız ve yaklaşık 6.500 patentimiz var. Bunun yanı sıra 30’dan fazla farklı sektör için 700’ü aşkın ürün ve çözümle 130 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Araştırma odaklı bir şirket olduğumuzdan yaklaşık 1.400 Ar-Ge çalışanımız ile 20 araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) tesisimiz bulunmaktadır. Dünyanın genelinde 20 tesise sahip olmak, bir yandan pazardaki varlığımızı güçlendirirken diğer yandan küresel teknoloji ve yetkinliklere erişmemize yardımcı oluyor. Birçok yerdeki Ar-Ge merkezleri, yerel gereksinimleri daha iyi çözümlerle daha hızlı ve daha etkili bir şekilde karşılamamıza ve küresel düzeyde benzersiz kabiliyetlerimizden sonuna kadar yararlanmamıza olanak sağlıyor. 

Organizasyonumuzun değer zinciri odaklı ve müşteri merkezli bir yaklaşıma yönelik yönetiminin bir parçası olarak, Novozymes’in “Tüketici Biyoçözümleri” ve “Tarım ve Endüstriyel Biyoçözümler” olmak üzere iki bölümlü yapısı, değer zinciri ve müşteri risklerini ele alacak şekilde oluşturulmuş durumda ve ortak özellikler ve değer faktörleri ile tanımlanan nihai pazarlara yönelik daha entegre bir yaklaşıma imkan veriyor. 


Yiyecek-İçecek birimimiz, Tüketici Biyoçözümleri bölümü çatısı altında faaliyet gösteriyor. Bu bölüm, net nihai tüketici ihtiyaçlarına dayalı olarak tüketici ürünlerini daha iyi, daha sağlıklı ve daha yüksek performanslı hale getirmeye odaklanarak; Fırıncılık, İçecekler, Gıda ve Protein ve Ev Bakımı gibi değer zincirinin ön katmanında yer alan tüketici ile bire bir iletişim sağlanan sektörleri bir araya getiriyor. 

Müşterilerimiz ve hizmet sundukları tüketici grupları hakkında güçlü bir anlayışa sahibiz. Bu anlayış, müşterilerin ürünlerini farklılaştırmalarına, sürdürülebilirlik profillerini iyileştirmelerine ve pazar paylarını artırmalarına yardımcı olabilecek mevcut ürünlerimiz, yeni teknolojimiz, pazarlama desteğimiz ve know-how birikimimizden oluşan bir kombinasyonu devreye sokarak, müşterilerimiz için kusursuz bir biyolojik çözüme giden yolda onlara rehberlik etmemize olanak sağlıyor. 

Novozymes’in “Unlocking growth – powered by biotech” (Biyoteknolojiden aldığımız güçle büyümenin kilidini açma) stratejisi, Novozymes için daha güçlü bir büyüme sağlayacağımız alanlara odaklanarak, sağlıklı bir dünya taahhüdümüzle başlıyor. Dünyanın önde gelen biyoteknoloji merkezi olma konumumuzu, güçlü olduğumuz alanlarda başarılı olmaya ve yapılandırmaya devam ederek ana faaliyet konularımızı geliştirmek, biyosağlık ve beslenmede yüksek büyüme gösteren pazarlara açılmak ve yarınların biyo-dönüşüm süreçlerini saptamaya yönelik bir girişim mantığı kullanarak büyüme için yeni seçenekler keşfetmek amacıyla kullanacağız. 

Novozymes, sağlıklı bir dünya taahhütlerinin yanı sıra Operasyonlar ile çalışanlarımız (“Zymer’lar”) ve Toplum için cesur hedefler koyarak sürdürülebilirlik alanındaki liderliğini sürdürecektir. Sağlıklı bir dünya oluşturma bağlamında, iyi büyümeye yönelik fırsatlar bulduğumuz yer burası olduğu için, “iklim zararsız” bir topluma özendirmeyi, gıda sistemlerini dönüştürmeyi ve daha sağlıklı yaşamlara olanak sağlamayı çalışmalarımızın merkezine koyuyoruz.

Unlu mamuller sektörüne yönelik çözümleriniz ve ürünleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Özetle, çözümlerimizle ekmeği daha iyi, daha katkısız ve daha ucuz hale getirmeye çalışıyoruz.

Örnek vermek gerekirse; sunduğumuz bir fırıncılık çözümü, ekmeğin taze kalma süresini doğal yollarla uzatmaya ve dolayısıyla ekmek israfını azaltmaya yardımcı olabilir. 

Elimizdeki bir diğer çözüm ise ekmeğin reçetesindeki şeker içeriğine bağlı olarak eklenen şeker miktarını kısmen veya tamamen azaltarak şeker tüketimini düşürmeye yardımcı oluyor. 

Benzer şekilde, uzun bir süredir sunduğumuz başka bir çözüm, çeşitli buğday kaliteleri ve kaynaklarıyla mükemmel damak tadı sunan ekmekler için un kalitesini yükseltmeye yardımcı olmakta. Bu durum, un üreticileri için harika seçenekler sunuyor. 

Bunun yanı sıra bisküviler için, fırınlama sürecini geliştirerek tüketicilerin gevreklik ve çıtırlık gibi tercihlerini karşılamak için duyusal özellikleri iyileştiren ve ayrıca zayıf kıvam ve düzensiz şekiller gibi olumsuzlukları iyileştiren çözümler de sunuyoruz.

Hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve tedarik sorunları nedeniyle üretim maliyetleri çok değişken bir hal aldı ve çözümlerimiz fırıncılara rekabet avantajı sağlayarak bu sorunların üstesinden gelmelerine yardımcı oluyor. 

Enzimlerimiz, ürün ve süreçlerin kalitesini ve sürdürülebilirliğini dönüştürmede kayda değer bir rol oynamakta. Bu sayede üreticiler ürün yelpazelerini çeşitlendirebiliyor; üstün, daha lezzetli ürünler geliştirebiliyor ve sürdürülebilir bir büyüme kaydedebiliyor ve aynı zamanda fırıncılık değer zincirinin her kademesinde maliyet esnekliği ve operasyonel esneklik sağlanıyor. 

Burada vurgulanması gereken önemli nokta; çözümlerimizin, fırıncıların kaynak tasarrufu yapmalarına ve bunu yaparken de ürün kalitesinden ödün vermemelerine olanak sağlamasıdır.

Türkiye pazarından beklentileriniz neler? Firma olarak öncelik verdiğiniz alanlardan bahseder misiniz?

Türkiye, Novozymes için bir mihenk taşı niteliğinde ve bu nedenle Türk fırınlarına ve Türk müşterilerimizin ihracat pazarlarına fayda sağlayan çözümler geliştirmeye yönelik çalışmalarımız yoğunlukta. Türkiye ve bölgedeki durum şu anda oldukça değişken. Bu durum, buğday kalitesi ve tedariki gibi üretim öncesi unsurların yanı sıra tüketicilerin enflasyona ve satın alma modellerine nasıl tepki verdiğini anlamak için birlikte daha yakın çalışmamızı gerektiriyor. 

Böyle bir ortamda biyoteknolojinin rolünün müşteriler için seçenekler oluşturabileceğine ve bunun karşılığında tüketici için nispeten daha ucuz ve daha iyi ekmek temin etme fırsatı sunulabileceğine inancımız tamdır. Dolayısıyla, verilere ve içgörülere daha fazla yatırım yapıyor ve bunları müşterilerle paylaşıyor ve aynı anda hem fırınlar için maliyet denklemini iyileştirebilecek hem de tüketicileri memnun edebilecek yeni çözümleri piyasaya sunma noktasında son derece yoğun çalışıyoruz. Türkiye’deki faaliyetlerimiz için personel alımları gerçekleştiriyoruz. Türkiye pazarına uygun yeni çözümlere yatırım yapıyoruz. Türkiye pazarına ve Türk müşterilerimize uzun vadede inandığımızı ifade edebilirim.

İstanbul’da bulunan Novozymes İnovasyon ve Teknoloji Merkezi ile hangi sektörlere ne tür hizmetler sunuyorsunuz?

Novozymes İnovasyon ve Teknoloji Merkezimiz (ITC), endüstriyel ölçekte bir yassı ekmek (flatbread) hattı da dahil olmak üzere en gelişmiş teknolojiyle üretilmiş ve yerel topluma hitap eden ekipmanlara sahip. Bu durum; çözümlerimizi, teknolojimizi ve know-how birikimimizi Orta Doğu ve diğer bölgelerdeki müşterilerimizle daha yakından paylaşma fırsatı veriyor. Bu sayede, sahip olduğumuz bölgesel Ar-Ge ve pazarlama uzmanlığına müşterilerimizin ve partnerlerimizin daha kolay erişebilmesi için yeni ortaklıklar ve fırsatların kapısını açıyoruz. Böylelikle aynı zamanda, yerel topluluklara ve pazarlara zaman içinde değer katıyoruz. 


Çözümlerin müşterilerle birlikte oluşturulması ve sürekli müşteri katılımı; güçlü ortaklıklar kurmamıza, sürdürmemize ve geliştirmemize yardımcı olmaya devam edecek temel unsurlardır. 

Bu olanak, müşterilerimizin Orta Doğu ve Afrika ekmek çeşitlerine odaklı olarak, tam donanımlı bir fırın ortamında Novozymes uzmanlarıyla birlikte çalışmasına imkan tanıyor. Un geliştirme, şeker azaltma ve taze kalma süresini uzatma sürecinde yardımcı olan çözümler de dahil olmak üzere, enzimlerimizin tüm potansiyeli müşterilere gösteriliyor. 

Dünyamızdaki kaynaklar çok sınırlı olsa da dünyanın birçok yerinde gıdanın hala israf edildiğini görüyoruz. Bunu önlemek için neler yapıyorsunuz? Ekmek israfının azaltılması başta olmak üzere, ürünleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dünya genelinde insanların %10’unun açlıktan etkilendiği günümüzde ve çağımızda, gıda israfı gerçekten çok korkunç bir durum. Şaşırtıcı bir şekilde, gıdanın üçte biri yine değer zincirinin farklı yerlerinde israf edilmekte.

Sunduğumuz bir fırıncılık çözümü, ekmeğin taze kalma süresini doğal yollarla uzatmaya ve ekmek israfını azaltmaya yardımcı olabilir. Fırıncılar, kuru unlu mamullerle ilgili üretim hacminde %10-15 oranında bayatlama nedeniyle iade sorunuyla karşı karşıya kalıyor. Aslında, depolama sırasında yumuşak ve nemini koruyan ürünlerin iade olasılığı daha düşük ve bu durum fırıncıların bayatlama nedeniyle doğan istenmeyen iadeleri ve gıda israfını azaltmasına olanak tanıyor 

Dünyanın en büyük enzim ve mikrobiyal teknoloji sağlayıcısı olarak sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Enzimler ekmek, peynir, bira vb. ürünler yapmak için binlerce yıldır kullanılıyor.  İnsanlık son 100 yılda biyoloji ve fermantasyon teknolojisi hakkında çok şey öğrenmiş olmasına rağmen yine de biyolojinin toplumlarımızı nasıl güçlendirebileceği konusunda çok az şey biliyoruz. Novozymes, biyoloji ve teknolojide gerçekleşen gelişmeleri alarak bunları çözümlere dönüştürmek için öğrenmeye ve ön saflarda yer almaya odaklı. Novozymes çalışanlarının %20’sinden fazlası bilim geliştirme üzerinde çalışmakta olup endüstriyel enzimler alanında açık ara en büyük Ar-Ge merkeziyiz. Bu başlangıç noktasından hareketle geleceğe çok umut dolu bakıyoruz.  

İklim değişikliği konusunda büyük faydalar sağlayan bilim ve inovasyondan oluşan güçlü kombinasyon, enzim teknolojilerinin ürünleri şekillendirme ve gerek günümüzde gerekse de gelecekte üretim yapma biçimiyle birlikte düşünüldüğünde üreticiler için kesinlikle büyük bir çekiciliğe sahip. Enzimlerin daha az kaynak (su, enerji, hammadde) kullanarak maliyet düşüşleri sağladığı ve daha az atık ürettiği gerçeği de unutulmamalı. Üreticilerin yalnızca kâr-zarar hanesi için değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik profilleri için de iyi bir çözümü var. 

Tüketicilerin sağlık ve güvenliğe ilgisinin gittikçe artmasıyla birlikte, enzimler, kamu sağlığı endişelerini gidermek için yoğunlaşan ve değişen mevzuatın yanı sıra bunun da ele alınmasına yardımcı oluyor. 

Novozymes, dünyanın dört bir yanında uygulamaya konulan koruyucu gıda politikalarına karşı sürdürülebilir gıda arzını sağlamak için ne gibi önlemler alıyor?

Gıda sistemlerimiz sağlıklı değil ve standartlara uygun olmayan gıda sistemleri geleceğe uygun hale getirilmeli. Dünya geçtiğimiz on yıllarda giderek daha fazla insanı beslemeyi başarmış olsa da kritik bir dönemden geçiyoruz. Kendimizi beslemeye çalışırken dünyamıza, sağlığımıza ve ekonomilerimize zarar veriyoruz. İklim değişikliği, çoraklaşmış tarım arazileri ve artan kirlilikle karşı karşıyayız. Obezite ve açlık, mevcut sistemimizin ölümcül sonuçları; beslenme dengesizliği ise günlük yemek düzenimizin bir parçası niteliğinde. Tüm bu olumsuzluklar içerisinde, toprağa en yakın durumdaki birçok üretici geçimini sağlamaya çalışıyor. 

Tarladan sofraya dönüşümün yolu biyoteknolojiden geçiyor. Büyüyen bir dünyayı daha sürdürülebilir bir şekilde beslemek, süreç içerisinde birçok çözüme yönelik sistematik bir değişim gerektiriyor. Novozymes olarak, gıda değer zinciri boyunca kritik zorluklar üzerinde etraflıca düşünmeye yardımcı olmak için bir araya gelen geniş bir biyoçözüm yelpazesine sahibiz. 

Çiftçilerin dönüm başına daha fazla mahsul almalarına, zorlu koşulların üstesinden gelmelerine ve çiftlik hayvanlarının verimini artırmalarına yardımcı olmak, biyoteknolojimizin nasıl katkıda bulunabileceğine dair birkaç örnek. Tüm bunlar eş zamanlı olarak çevresel kirliliğin önemli ölçüde azalmasına ve hayvan sağlığının daha iyi hale gelmesine de yardımcı olmakta. Ayrıca gıda üreticileri hammaddeleri daha verimli kullanabilir, süpermarketler gıda israfını azaltabilir ve tüketiciler alışveriş sepetlerini daha besleyici, daha sağlıklı ve daha lezzetli yiyecek ve içeceklerle doldurabilir.

Başarının bileşenleri zaten raflarda kendini gösteriyor ve biyoteknoloji, dünya için esnek ve kapsayıcı gıda sistemleri oluşturacak etkili bir formül sunuyor. Biyoteknoloji ayrıca beslenme ve sağlık açısından faydaları artırılmış yeni protein kaynakları ve gıdalar sağlayarak, yeme alışkanlıklarımıza dönüşümsel değişiklikler getiriyor. 

Özellikle kuraklık ve küresel iklim değişikliği ile birlikte buğday kalitesinde yaşanan bozulmanın ürünü olumsuz etkilememesi için ne tür ürünler geliştiriyorsunuz?

Küresel iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık ve sulu hasat gibi çok sayıda faktör, mahsulün kalite profilinin düşmesine ve bunun sonucunda un performansının tutarsız olmasına yol açtı. 

Esasında; iklimler, toprak ve tarımsal yetiştirme koşullarındaki küresel değişiklikler, buğday mahsullerinde kalitenin her yıl farklılaşmasına da neden olmakta. Un kalitesini etkileyen birçok faktör, öncelikle öğütmede kullanılan buğdayın kalitesinden kaynaklanıyor. 

Enzimlerimiz, un performansının tutarlı olmasına yardımcı olarak, maliyetleri optimize ediyor ve bunun yanı sıra ekmek kalitesini de iyileştiriyor. Enzimler, un kalitesindeki farklılaşmaları azaltmaya ve fırıncılık performansının tutarlı olmasını sağlamaya yönelik çok çeşitli işlevler sunuyor. Un veya nişasta geliştirme sürecinde amilazlar kullanılırken, hamur kararlılığı açısından lipazlar hayati önem taşır. Glikoz oksidaz glüteni güçlendirirken, ksilanazlar glüten ağını geliştirmede önemlidir; proteazlar ise hamurun daha iyi işlenmesi için glüteni yumuşatacak bisküvi formüllerinin bir parçasıdır.  

Enzimatik çözümler ayrıca, çeşitli ihtiyaçları ve maliyet tasarrufu beklentilerini karşılamasının yanı sıra; kekler, bisküviler, gofretler ve makarnalar da dahil olmak üzere muhtelif unlu mamuller ve yiyeceklerdeki uygulamalara yönelik çok çeşitli özel unların üretilmesine de yardımcı oluyor. 

Emtia fiyatlarının artış gösterdiği bir dönemdeyiz. Unlu mamuller alanında üretim yapan fırıncılar, bisküvi ve makarna üreticilerine ne yapmalarını tavsiye edersiniz?

Benim tavsiyem, maliyet baskılarını hafifletmeye yardımcı olabilmesinin yanı sıra aynı zamanda sürdürülebilir nitelikteki alternatifleri düşünmeleri. Teknoloji bir fark getirebilir ve üreticiler için gerçek seçenekler oluşturabilir. Seçenekler esneklik ve çeviklik sağlar. Enzimlerin çeşitli işlevleri, birçok sektörün, üretim verimliliğini artırarak ürünlerde kalite ve kararlılığı garanti etmesini sağlar. Ayrıca işleme kayıplarını azaltarak kaynak verimliliğini artırmaya yardımcı olur. 

Enzimler, hepsinden önemlisi, bileşenlerin daha verimli kullanılmasını sağlayarak sürdürülebilir bir gıda tedarik zincirine katkıda bulunuyor. 

İnsanların daha sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Dünyanın dört bir yanındaki süpermarketlerde ve sağlık ürünleri satan mağazalarda, insanlar yaşam kalitesini artırmanın yollarını aradıkça bir devrim yaşanıyor. Günümüzde birçok insan, yaşam tarzlarından kaynaklanan ve yaşam kalitelerini düşüren kronik hastalıklarla boğuşmakta. Buna ek olarak, insan ömrü uzadı; insanlar daha uzun ve sağlıklı yaşamak istiyor. İnsanlar artık ürün etiketlerini dikkatle okuyor ve daha az yağ, tuz ve şeker, daha fazla lif ve protein içeren gıdalar ile yararlı probiyotikler ve takviyeler de dahil olmak üzere daha sağlıklı ürünler arıyor. 

Novozymes biyoteknolojisi, insanların kendi sağlık ve beslenme düzenleri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmalarını sağlıyor. Kanıtlanmış, biyoloji temelli çözümlerle, insanların kendi sağlıkları ve beslenmelerini daha fazla kontrol edebilmelerine yardımcı oluyoruz. Biyoteknoloji çözümleri portföyümüz; üreticilerin şekeri azaltmasına, yoğurt ve sütte lifi artırmasına, daha sağlıklı fırıncılık ürünler oluşturmasına, et üretiminde antibiyotik kullanımını azaltmasına ve yağlardaki trans yağ oranını düşürmesine olanak tanıyor. Ayrıca, probiyotik eklemek gibi, her türlü yiyecek ve içeceğe sağlık açısından faydalı unsurlar katacak ezber bozan yöntemlere ilham veriyoruz. Gıda takviyeleri için konuşacak olursak, bağırsak sağlığı gibi sağlık sorunlarını ele almak için kanıtlanmış, eşi benzeri olmayan çözümler buluyoruz.

Dünyanın daha sağlıklı yaşamak için günlük seçimleri yeniden düşünmesine yardımcı oluyoruz. Novozymes olarak, insanların beslenmelerine ve sağlıklarına dikkat etmek için uyguladıkları yöntemlerin doğruluğunu sürekli tartışıyoruz. Örneğin, küresel düzeyde artan protein talebini ele alalım.  Bu noktada hayvancılık verimini artırmaya yardımcı olabiliriz. Ayrıca bitkisel bazlı lezzetli yiyecekler oluşturabilir ve hatta protein üretmek için yeni yöntemler geliştirebiliriz. Artık değişim zamanı geldi. Biyolojik çözümlerle, insan yaşamını daha sağlıklı hale getirmeye yönelik önemli yanıtlar veriyoruz.

Covid-19 pandemisinin getirdiği ve halen süregelen zorluklar Novozymes olarak sizi nasıl etkiledi ve bunlara karşı ne tür önlemler aldınız? 

Çalışanlarımızın güvenliği her zaman önceliğimizdir. Türkiye’de müşterilerimizle ve şirket içi bağlamda iş birliği araçlarını kullanarak, evden ve ofisten esnek bir düzende çalışabilecek şekilde yapılandık. Pandemi hepimiz için çok fazla stres ve endişe oluştursa da çalışanlarımızın bu denli iyi tepki vermesinden açıkçası çok etkilendim. Sanırım, günün sonunda aldığımız başlıca önlem, çalışanlarımıza duyduğumuz güven ve müşterilere bu süreçte yardımcı olma azmimizdi.

2022 ve sonrasına ilişkin yatırım planlarınızı ve hedeflerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Farklı açılardan yatırım yapıyoruz. Orta Doğu bölgesinde personel alımlarımız var. İlerlememize yardımcı olabilecek nitelikte, yeni harika iş arkadaşlarımızı bünyemize katmak istiyoruz. Laboratuvarlarda, biyoteknoloji sayesinde müşterilere sunabileceklerimiz konusunda bir sıçrama yapmak için yeni biyoteknoloji çözümleri geliştirmeye de yatırım yapıyoruz. Bu sıçramayı 2022 ile sınırlı tutmuyorum; önümüzdeki yıllarda daha fazlasını yapmaya devam edeceğimiz muhakkak.

Novozymes olarak, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? “Rethink Tomorrow” (Yarınları Yeniden Düşün) sloganınızın amacı ve hedefi nedir?

Novozymes olarak her zaman en ileri bilim ve iş uzmanlığını bir araya getirmeye çalıştık. Aslında amacımız, büyüyen dünyada insanların daha iyi yaşaması için dünyamızın ihtiyaç duyduğu sürdürülebilir yanıtları bulmak açısından birlikte neleri başarabileceğimize bakmak. 

Büyüyen bir dünyada daha iyi yaşamlar oluşturabilmemiz Yarınları Yeniden Düşünmemize bağlı. Dünyada pek çok zorluk var; günümüzde halen uygulanmakta olan çözümleri yeniden düşünmeye açıksak fırsatlar da çok fazla. Gıda sistemlerimizi dönüşüme sokmamız gerekiyor; “iklim zararsız” bir topluma doğru evrilmeyi hızlandırmamız gerekiyor ve tüm dünyada insanlar için daha sağlıklı yaşam düzenleri kurmamız gerekiyor. Novozymes olarak, olumlu değişimi yönlendirmenin odak noktasında biyoteknolojinin olduğunu biliyoruz ve sağlıklı bir dünya yaratmaya derinden bağlıyız.

Dünyanın en büyük endüstriyel enzim üreticisi olarak; endüstriyel enzimlerimiz, mikroorganizmalarımız ve diğer proteinlerimiz, müşterilerimizin hammaddeleri daha verimli bir şekilde kullanmalarını, enerji sarfiyatını azaltmalarını, geleneksel kimyasalları daha sürdürülebilir alternatiflerle değiştirmelerini ve daha kaliteli ürünler sunmalarını sağlıyor. Günlük ürünleri her gün yeniden düşünüyoruz.

Eklemek istediğiniz başka bir konu varsa bizimle paylaşır mısınız?

Sadece şunu söylemek isterim; müşterilerimizi, işletmelerini bugün Yeniden Düşünerek, gelecek için rekabetçi ve sürdürülebilir bir işletme oluşturabileceklerine duydukları güven ve inançtan dolayı alkışlıyorum. Doğa muhteşem bir şey. Biyoloji aynı şekilde harika. Buna olan inançları ve işletmelerini bize emanet ettikleri için tüm müşterilerimize teşekkür ediyorum.

Dosya Kategorisindeki Yazılar