BLOG

Genç çikolatacı dünya devleriyle yarışıyor

06 Aralık 20226 dk okuma

Ürettiğimiz ürünlerin ham maddesinden ambalajına kadar getirdiğimiz farklı bakış açısıyla çikolatada dünya devleriyle yarışmaya başladık. Bugüne gelmemizde aldığımız inisiyatifler büyük önem taşıyor. 35 yılda aldığım en cesurca inisiyatiflerimin beni buraya getirdiğine eminim. Şu an milyon dolarlık fikirler üretebilen, yüzde 70’i kadın olmak üzere 550’den fazla çalışanı olan, dünya devleriyle yarışan şirketin CEO’suyum.

Elif Aslı Yıldız 
Yönetim Kurulu Başkanı/ CEO
Patiswiss Çikolata



18 yıl önce Ankara’da el yapımı butik bir üretim tesisi olarak çikolata yolculuğuna başlayan Patiswiss Çikolata, bugün toplam 12 ana kategoride 400 çeşidin üzerinde üretim yapıyor. İleri teknolojili fabrikalarda çikolatadan krema-ezme grubuna, freeze-dried lezzetlerinden glutensiz cipslere, patisserie çeşitlerinden fit ürün grubuna kadar üretim yapan Patiswiss Çikolata Yönetim Kurulu Başkanı Elif Aslı Yılmaz ile kendisinin ve firmasının başarı hikayesini konuştuk. Kadın istihdamına özel bir önem veren firma TOBB tarafından iki ödülle ödüllendirilmiş. Genç CEO Elif Aslı Yılmaz, dünya devleriyle girdiği yarışta başarıya giden yolculuğunu bizimle paylaştı. 

Merhaba Elif hanım, bize Patiswiss Çikolata hikayenizi ve çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Patiswiss 2004 yılında Ankara’da kurulan ve İsviçreli çikolata uzmanlarının rehberliğinde çikolata üretimine başlayan butik bir çikolata markasıdır. Patiswiss, doğal ve taze Türk lezzetlerini kaliteli çikolatalarla bir araya getirerek bir kakao çekirdeğinden nasıl mucizeler yaratılabileceğini gözler önüne sermiştir. Bir sanatçının sanatını aşkla icra ettiği ellerden çıkan Patiswiss, bu aşkı çikolata severlerin kalplerine taşımaktan, onları mutlu etmekten her daim keyif almıştır.


Butik çikolata üretim hanesi olarak kurulan Patiswiss Handmade Chocolates, Ocak 2020’de toplam 8500m² kapalı alana sahip, 2 fabrikası ile tecrübeli ustaların el yapımı üretimlerini harmanlayan, yüksek gıda güvenliği ve kalite standartlarında üretim yapan bir çikolata fabrikasına dönüşmenin yanı sıra, krema-ezme, granola-müsli gibi ek ürün ailelerini de bünyesine alarak, pastalar, kekler ve kurabiyeler ile portföyünde 12 ana kategoride 400’ü aşkın ürün çeşidi barındırıyor. Ayrıca endüstriyel çikolata ve ürettiği ürünlerin hammaddelerin tedariğini de sağlayarak birçok firma ile iş birliğini sürdürmektedir.

Sizi rakiplerinizden ayıran fark nedir? Başarı hikayenizi bizimle paylaşır mısınız?

Ürettiğimiz ürünlerin ham maddesinden ambalajına kadar getirdiğimiz farklı bakış açısıyla çikolatada dünya devleriyle yarışmaya başladık. Bugüne gelmemizde aldığımız inisiyatifler büyük önem taşıyor. 35 yılda aldığım en cesurca inisiyatiflerimin beni buraya getirdiğine eminim. Şu an milyon dolarlık fikirler üretebilen, yüzde 70’i kadın olmak üzere 550’den fazla çalışanı olan, dünya devleriyle yarışan şirketin CEO’suyum.

Türkiye’de gıda endüstrisinde inovasyonun, büyük bir çoğunluğu paket alanında gerçekleştiriliyor ve bu da ürün farklılaşması olarak kabul ediliyor. Yeni ürün tanıtımlarının önemli bir kısmının ‘gerçek’ yeniliklerden çok, var olan ürünlerin çeşitleri olduğunu vurgulamak gerekir. Raflarda daha çok yeri garanti edebilmek için birçok gıda üreticisi, ürün üzerindeki çalışmalarını mevcut markalardan türetme yoluyla gerçekleştirmeyi tercih ederler ve bu durum birçok benzer ürünle sonuçlanır. Türkiye’de raflara baktığımızda, birçok marka dünya ile rekabette oldukça mütevazi kalıyor.

‘RAFLARA SOLUK GETİRDİK’

Ürün pazarlamada yapılan en büyük yanlış nedir sizce? 

Türkiye’de pazarlama bütçelerinde en düşük bütçe ambalaj tasarımına ayrılıyor. Ambalaj, en etkin ve ekonomik pazarlama araçlarından biri. Ambalajın bir ürünü sattırma gücü yüzde 70. Bu oran, çocuklarda daha yukarı çıkabiliyor. Biz de öyle bir ambalaj tasarlamıştık ki; ilk bakıldığında o tasarımdan markanın duruşu, içindeki ürünün kalitesi, markanın kalite algısı, hedef kitlesi tarafından hemen fark ediliyor, ambalajın ürünü sattırma gücü yüzde 100’e yakın oluyordu. Ambalaj malzemesi ve baskı tekniğini firmalara uygulatmak tam 8 ayımızı aldı. Elinize aldığınızdaki o his, kullanım kolaylığı, boyutları, boyasındaki kalite, kullanılan her kat materyal… Tasarımla, moda ile birleşince ortaya çıkan bu minimal görsel şölen adeta raflara yeni bir soluk getirmiş, son tüketiciye bambaşka bir deneyim yaşatmıştı. O görüntü kalabalığının içinde kendine bambaşka bir alan açmıştı.

Markanızın oluşmasında ve büyümesinde sosyal medyanın gücünün etkisi nedir?

Biz atıştırmalık denen şeyi baştan icat ediyorduk. Yani inovasyonu markalıyorduk. Ayrıca yeni dönemde sosyal medyanın kullanması ile pazarlamada yeni bir çağ başlamıştır. Ürünleri bu çağa göre yaptık, ‘instagrammable’ kelimesine uygun. İnsanlar bu yaptığımız yeni ürünleri öyle çok paylaştı ki. Sanıyorum başlangıçta reklam bütçelerimizin hiç olmadığını düşünürsek reklamsız marka nasıl yaratılıra en iyi örneklerdenizdir. Çünkü bir ürün ve markanın bu kalite algısı ile anılması normalde yıllar alırdı.


Şu an 12 ana kategoride 400’den fazla inovatif ürünümüz var. Bunlardan birkaçı patentli, birçoğu AR-GE merkezimizin koruması altında ve tescilli ve hepsi de bize tasarım olarak tescilli. 3 yıldır kalite algımızdan hiç vazgeçmeden ticari kaygılardan uzak inşa ettiğimiz, ileri teknoloji yazılım programlarıyla donattığımız markamızı her gün geliştiriyor kaliteyi son kaliteden çıkarıp prosese, ileri üretime taşıyoruz. Sosyal sorumluluk projemiz olan EQUALITY ile yardıma muhtaç kadınlara, şirketimizdeki sadece kadınların ürettiği ürünleri Türkiye’de birçok noktada satıyor, tüm kârını bağışlıyoruz.

Patiswiss artık Türkiye’de ilk olarak fairtrade belgeli çikolatalar üretecek. Bu neyi ifade ediyor?

İsviçre’den getirdiğimiz hammaddeler ile bir ilki de başardık. Patiswiss duruşuna çok yakışır yeni bir döneme geçti. Türkiye’de bir ilki yaparak yeni bir sınırı daha kendisi belirledi. Patiswiss artık fairtrade belgeli çikolatalar üretecek. Peki nedir bu adil ticaret? Üreticilerin yaşam standartlarının ve kalitelerinin iyileştirilmesi, Dünya ticaretinde dezavantajlı durumda olan üreticilere kalkınma olanağı sağlanması ve bunlara ek olarak kadınların daha aktif ve eşit şartlarda çalışması ve çocuk işçi çalıştırılmaması; eğitim imkanları sağlanması gibi çok ciddi maddeler içeren sürdürülebilirliği temel alan bir uygulama. Patiswiss’in 2024 hedeflerinde ise tamamen geri dönüştürülebilir ambalajlara geçiş yaparak yeni ürünler tasarlamak bulunuyor.

TOBB’dan ‘En Hızlı Büyüyen Kadın Girişimci’ ödülünü aldınız. Bunun sizin için önemi nedir?

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı iş birliğinde düzenlenen Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması Ödülleri’nde, Patiswiss Çikolata, “Kadın İstihdamını En Çok Artıran Şirket” alanında birinci olarak ödül aldık. Ben de ‘En Hızlı Büyüyen Kadın Girişimci’ ödülünü aldım. Böylece Patiswiss’in başarısı birçok alanda tescilleniyor.

Birisi bana sorsaydı ne ödül almak istersin diye; bu iki ödülü söyleyemezdim bile. Bu kış benim için bir kutlama oldu. Türkiye’ ye verdiğimiz sözü hep devam ettireceğiz. Kadının toplumda ki cinsiyet eşitliği için var gücümüzle çalışacak. Paranın satın alabileceği en iyi ürünleri üretecek ve adil ticaret yapacağız.

Bugün, 550’den fazla çalışanı olan Patiswiss ailemizin %70’inden fazlasının kadın olmasının gururunu yaşıyorum. Ve artık toplumsal cinsiyet eşitliğinin önündeki engelleri değil, kadınlarımızın başarılarını konuşuyor olmamızı diliyorum. Kadın girişimcileri destekleyerek cesaretlendiren TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’na beni onurlandıran ödülleri için çok teşekkür ediyorum.

Röportaj Kategorisindeki Yazılar