BLOG

Amalia Malcangi, Granoro Srl: “Kaliteli makarnanın bir farkı var”

25 Şubat 20166 dk okuma
“Ürünlerimizle en çok Asya ülkeleri ilgileniyor. Kore, Japonya, Tayland ve Malezya ihracat yaptığımız başlıca ülkeler. Ancak aynı zamanda ABD’de de oldukça iyi bir pazar ağımız var. Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerini ihracat pazarlarımız arasında saymalıyız. Elbette hedefimiz, hâlihazırda iş yapıyor olduğumuz Afrika ülkelerinde de daha geniş bir alana yayılmak.” h_74_16 Granoro, İtalya’nın yarım asırdır makarna üretimi yapan firmalarından biri. Firmanın kurucusu olan ve geçtiğimiz yıl 102 yaşında hayatını kaybeden Attilio Mastromauro, tüm hayatını firmasına ayıran ve onu başarılı bir makarna üreticisi haline getiren bir isim. Onun kalite ve doğru fiyat politikası, bugün de firmanın en temel prensipleri arasında yer alıyor. Günde 400 tonluk üretim gerçekleştiren firma, üretiminin yüzde 45’ini iç pazarda, yüzde 55’ini ise dış pazarlarda değerlendiriyor. Özellikle son 20 yıldır odaklandığı ihracatta önemli bir başarı kazanan firma, önümüzdeki yıllarda da bu başarısını arttırarak sürdürmeyi planlıyor. İhracat Yönetmeni Amalia Malcangi, İtalya’daki Gustus Fuarı’nda dergimizin firmalarıyla ilgili sorularını yanıtladı. Sayın Malcangi, firmanızı biraz tanıyabilir miyiz? Yaptığınız çalışmalarınız ve üretiminiz hakkında neler söyleyebilirsiniz? Öncelikle bize bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Çünkü dünyanın bizimle ilgili bilgi sahibi olması her zaman güzel bir şey. Firmamıza gelince; Granoro, 1967 yılında Attilio Mastromauro tarafından kurulan bir firma. Firmamızın kurucusu Mastromauro’yu geçen yaz tam 102 yaşında kaybettik. Kendisi, hayatını tamamıyla bu firmaya adamıştı. En başından beri her zaman kaliteye odaklandı; kalite ve doğru fiyata... Bu yüzden Premium bir firma sayılmayız ama fiyatına göre iyi kalitede üretim yapan bir makarna üreticisiyiz. Üretim tesislerimizde üç adet uzun makarna üretim hattımız, 9 adet de kısa makarna üretim hattımız var. 17 bin palet kapasiteli ürün depolama hattımız da var. Tesislerimizde İtalyan teknolojisi kullanıyoruz. Özellikle uzun süredir İtalyan firması Fava ile birlikte çalışıyoruz. Firma olarak ilk başlarda yalnızca İtalyan pazarına odaklanmıştık ancak son 20 yılda tüm dikkatimizi, ihracat yapacağımız dış ülkelere yoğunlaştırdık ve birçok ülkeye ihracat yapmaya başladık. Günümüzde günde 400 tonluk üretim yapabiliyoruz. Üretimimizin yüzde 45’i İtalyan pazarına, yüzde 55’i ise ihracata aktarılıyor. Yani, ihracatta bir hayli yol katlettik. Doğrusu dünya genelinde her geçen gün daha fazla takdir görmek oldukça güzel bir duygu. Yalnızca makarna üretimi mi gerçekleştiriyorsunuz? Evet, üretim tesisimiz yalnızca makarna için. Üretimimizi yalnızca Güney İtalya’da Bari yakınlarındaki Corato kasabasında gerçekleştiriyoruz çünkü üretimin her aşamasıyla yakından ilgilenmek istiyoruz. Diğer rakiplerimizin yaptığı gibi dünyanın başka yerlerinde üretim tesislerimiz yok çünkü az önce de belirttiğim gibi üretimin her aşamasını kendi kontrolümüz altında tutmak istiyoruz. İşimizin başından sonuna kadar her aşamasında kaliteye odaklanmak ve üretim proseslerini yakından takip etmek bizim için son derece önemli bir konu. Ürünlerinizin yüzde 50’den fazlasının İtalya dışına gönderildiğinden bahsettiniz. Hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz ya da hangi ülkeleri hedefliyorsunuz? Ürünlerimizle en çok Asya ülkeleri ilgileniyor. Kore, Japonya, Tayland ve Malezya ihracat yaptığımız başlıca ülkeler. Ancak aynı zamanda ABD’de de oldukça iyi bir pazar ağımız var. Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerini ihracat pazarlarımız arasında saymalıyız. Elbette hedefimiz, hâlihazırda iş yapıyor olduğumuz Afrika ülkelerinde de daha geniş bir alana yayılmak. Örneğin Güney Afrika’da bir numarayız. Güney Afrika’da çok sayıda makarna satıyoruz ve orada oldukça popüleriz. Bu başarıyı diğer Afrika ülkelerinde de sağlamayı umuyoruz çünkü Afrikalılar gerçekten bu tip gıdayı seviyor. Elbette Afrika’nın bazı bölgelerinde son derece zor yaşam koşulları söz konusu ve bu koşullarda yaşayan insanlar kaliteli makarna alamayabilirler. Ancak gelecekte benim umudum ve niyetim, bu insanların kaliteli makarnanın farkını anlamalarını sağlamak ve İtalyan ürünlerini alma ihtimalini arttırmak. Neticede kaliteli makarnanın bir farkı var. Makarna üretimi, özellikle de kaliteli makarna üretimi için iyi hammadde kaynağına sahip olmak bir zorunluluk. Yani kaliteli durum buğdayına ihtiyacınız var. Durum buğdayı ihtiyacınızı nereden, nasıl karşılıyorsunuz? Üretim tesislerimiz, dünyanın en büyük durum buğdayı üreticilerinden biri olan Molino Casillo’nun bulunduğu kasabada yer alıyor. Bize hammadde sağlayan firma ile aynı kasabada yer aldığımız için diğer rakiplerimiz gibi bir değirmen kurmaya ihtiyaç duymadık. İstediğimiz miktardaki ve kalitedeki hammaddeyi, tedarikçimizden satın alıyoruz. Tedarikçimiz Avustralya’dan, Kanada’dan ya da İtalya’dan durum buğdayı alıp bunların karışımıyla irmik üretebilir. Bu bizim için fark etmez; önemli olan ihtiyacımıza uygun hammadde sağlaması. Her zaman aynı sistemle çalışıyor; hammaddeyi alıyor ve üretim yapıyoruz. Sizce ürünlerinizi, rakip firmaların ürünlerinden ayıran nedir? Bize sizi farklı kılanın ne olduğunu anlatabilir misiniz? Bence Granoro makarna, size iyi bir hammaddenin tadını ve kokusunu hissettirir. Bu birinci fark. Yani Granoro makarnayı pişirdiğinizde buğdayın o hoş kokusunu alabilirsiniz. Bunun sebebi de hammaddeyi almadan önce çok sayıda kontrolden geçirmemizdir. Az önce sizin de belirttiğiniz gibi hammadde çok önemli. O kadar önemli ki, ancak iyi bir hammaddenin sonucu olarak parlak sarı renkli bir ürün elde edebilirsiniz. Bir makarnada parlak sarı renk görüyorsanız, bu, ürünün üretiminde iyi bir buğday ve irmik kullanıldığı anlamına gelir. Bir de elbette yenilik var. Yenilik Granoro’yu hem İtalya’da hem de dünya genelinde ünlü yapan özellik. Bunun sebebi tariflerimiz, teknik stratejimiz ya da teknik ekibimizin becerikliliği olabilir. Aynı zamanda su da çok önemli bir ayrıntı. Biz çeşme suyu kullanıyoruz ancak çeşme suyumuz bizim bölgemizin son derece güzel olan suyu. İşte tüm bunlar makarnayı güzel ve farklı yapan detaylar. Sayın Malcangi, biliyorsunuz dünyada, makarnayla ilgili şişmanlattığı yönünde yaygın bir kanı var. Günümüzde hala birçok insan makarnanın insanlara kilo aldırdığına inanıyor. Bu kanıyla ilgili görüşünüzü ve makarnanın nasıl daha sağlıklı bir gıda olarak hazırlanabileceğini anlatır mısınız? Elbette makarnanın kilo aldırdığı doğru değil, çünkü öyle olsaydı tüm İtalyanlar fazla kilolu olurdu. Makarnayı kilo aldırıcı yapan şey makarnayı neyle birlikte tükettiğinizdir; yani makarnada kullandığınız çeşniler, soslar ve benzerleridir. Eğer makarnalarınız fazla yağlı ve bol malzemeliyse, belki de sebze ya da benzeri sosları denemelisiniz. Ancak eğer basit bir Akdeniz makarnası tarifi, hiç de kilo aldırıcı bir sunum olmaz. İnsanların gün içerisinde doğru oranda kalori alması gerekir. Eğer tüketici sporcuysa muhtemelen daha fazla makarna yiyebilir ama bir ofis çalışanıysa ve fazla hareket etmiyorsa günlük porsiyonu 70-80 gramdan fazla olmamalıdır. Örneğin benim oğlum 15 yaşında genç bir erkek ve makarnaya çok düşkün ancak çok fazla makarna tüketmesine rağmen incecik. Çünkü genç ve muhtemelen hareketli olduğu ya da metabolizması iyi çalıştığı için kilo almıyor. Yani bu tamamen kişiye özel bir durum. Sizce güzel bir makarna yiyebilmek için makarnayı nasıl pişirmek gerekir? Makarnanın pişirimi gerçekten sizin kişisel zevkinize bağlı. İtalyanların makarnayı biraz diri sevdiğini biliyoruz. Örneğin ben tavsiye edilen pişirme süresine bakmam; yalnızca tadarak karar veririm. Yani benim fikrim pişirme sırasında tadına bakılması. Elbette bir de makarnadaki beyaz oluklara bakmak gerekiyor. Beyaz oluklar ne kadar az görülürse makarna o kadar iyi pişmiş demektir. Tabi başta da belirttiğim gibi bu tamamen tüketiciye ve onun damak zevkine kalmış bir seçim. Son olarak pazardaki hedeflerinizi bizimle paylaşır mısınız? Sanırım bunca üreticiyle rekabet edebilmek için yüksek kalite standartlarımıza ve ürünlerimize bağlı kalmalıyız. Örneğin, yaşadığımız yer olan İtalya’nın Puglia bölgesiyle markalaşan özel makarna ürünümüz gibi. Yüzde 100 kaliteli ürün olarak markalaşan makarnamızın izlenebilirliği de yüzde 100 Puglia’dan gelmektedir. Durum buğdayından nihai ürüne kadar her şeyi bu bölgede üretiyoruz. Bu yüzden markalaştık. Bazı insanlar için buğdayın ve makarnanın nerede yetiştirildiği ve üretildiği çok önemlidir.
Röportaj Kategorisindeki Yazılar
15 Mayıs 20238 dk okuma

Sattığımız her ürünü önce Ar-Ge mutfaklarımızda test ediyoruz

11 Ağustos 20235 dk okuma

Doruk Un yeni tohum çeşitleri ile yüzde 20 verim artışı hedefliyor