BLOG

ATNi’den Gıda Zenginleştirmede Uyum Çağrısı

15 Ekim 20254 dk okuma

ATNi’nin ilk VitaMin Premiks Tedarikçi Değerlendirmesi, küresel zenginleştirme değer zincirinde hem ilerlemeleri hem de ciddi boşlukları ortaya koyuyor. Önde gelen üreticiler taahhüt gösterse de, çoğu şirket şeffaflık, hesap verebilirlik ve değirmencilere yönelik yapılandırılmış destek mekanizmalarından yoksun. BBM’e özel bir röportajda, ATNi uzmanları, zenginleştirilmiş unun en çok ihtiyaç duyan topluluklara ulaşabilmesi için daha güçlü politikalar, iş birliği ve sorumluluk mekanizmalarına duyulan acil ihtiyacın altını çiziyor.

Gıda zenginleştirme, dünya genelinde milyarlarca insanın beslenme koşullarını iyileştirmede kilit rol oynuyor. Bugün 143 ülke, en az bir temel gıda ürünü için zenginleştirme standardına sahip; ancak kaliteli fortifikantlara (mikro besin maddeleri ve premiksler) erişim eksikliği ve teknik kapasite yetersizliği nedeniyle uyum oranları hâlâ düşük. Fortifikant üreticileri, yalnızca ürün kalitesiyle değil, aynı zamanda zenginleştirme uygulamalarını güçlendiren teknik destek, eğitim ve iş birliği faaliyetleriyle tüm değer zincirini iyileştirme potansiyeline sahip.

Bu çerçevede, Beslenmeye Erişim Girişimi (Access to Nutrition Initiative – ATNi) tarafından gerçekleştirilen ilk VitaMin Premiks Tedarikçi Değerlendirmesi, dünyanın en büyük 11 fortifikant üreticisini kapsayan kapsamlı bir analiz sunuyor. Çalışma, bu şirketlerin büyük ölçekli gıda zenginleştirme (LSFF) süreçlerini nasıl etkilediğini ortaya koyarken, daha fazla uyum, şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısında bulunuyor.

Araştırmanın bulguları ve sonuçlarını, ATNi’den Politika ve İletişim Direktörü Katherine Pittore, VitaMin Araştırma Lideri Nadine Nasser ve Ortaklıklar Yöneticisi ve VitaMin Değerlendirmesi Lideri Marina Plyta ile yapılan özel bir çevrim içi röportajda ele aldık.

Nadine Nasser

Yıllardır yapılan beslenme değerlendirmeleri, çoğunlukla temel gıdaları zenginleştirmek için premiks kullanan gıda üreticilerine odaklanıyordu. ATNi’nin bu yeni çalışması ise odağı yukarıya, yani tedarikçilere çevirdi. VitaMin Araştırma Lideri Nadine Nasser, “Zorlukların çoğu, aslında tedarik edilen premiksin kalitesinden başlıyor.Bu nedenle sadece üreticilerin kaliteli ürün üretip üretmediklerine değil, aynı zamanda bu ürünlerin depolanması, taşınması ve doğru kullanımı konusunda sağladıkları desteğe, özellikle de teknik kapasitesi sınırlı olan küçük ölçekli değirmencilere ne kadar yardımcı olduklarına baktık” dedi.

Değerlendirme, dsm-firmenich ve Hexagon gibi bazı şirketlerin stratejilerine beslenmeyi dahil ettiğini, ancak sektörün genelinde yapılandırılmış açıklama ve ölçülebilir çerçevelerin eksik olduğunu ortaya koydu.

Marina Plyta

Rapor ayrıca Hindistan ve Kenya üzerine iki vaka analizi içeriyor; zira bu ülkeler çok farklı koşulları temsil ediyor. ANTİ Ortaklıklar Yöneticisi ve VitaMin Değerlendirmesi Lideri Marina Plyta, “Kenya tamamen ithalata bağımlı; bu da maliyet ve teknik zorluklar yaratıyor. Hindistan’da ise güçlü bir yerel üretim ve hatta ihracat söz konusu, ancak oradaki değirmenciler de daha net standartlar ve daha etkin denetim talep ediyor” dedi. Her iki örnek de, zenginleştirilmiş gıdaların kırılgan nüfuslara ulaştırılmasında değirmencilerin kritik rolünü gözler önüne seriyor. Ancak uygun maliyet, teknik kapasite ve düzenleyici netlik hâlâ en büyük engeller arasında.

DEĞİRMENCİLERİN ROLÜ VE DUYDUKLARI DESTEK İHTİYACI

Küçük ölçekli un değirmencileri genellikle zenginleştirme sürecinin en zayıf halkası olarak görülüyor; çünkü ekipman, eğitim ve maliyet yükleriyle başa çıkmakta zorlanıyorlar. Nadine Nasser, “Premiks üreticilerinin küçük değirmencilere destek sağlayacak kaynakları var. Ancak hükümetler de bu konuda devreye girmeli; açık yönergeler, adil standartlar ve vergi reformlarıyla eşit rekabet koşulları yaratılmalı,” dedi.

Politika düzeyi de belirleyici. Katherine Pittore, mali düzenlemelerin dönüştürücü olabileceğini vurguladı: “Özellikle Afrika’da premiks ithalatına uygulanan gümrük vergilerinin kaldırılması, maliyetleri düşürür ve erişimi genişletir. Ancak ürün sınıflandırmasındaki netlik de en az bunun kadar önemli, çünkü yanlış sınıflandırma çoğu zaman gereksiz maliyetlere yol açıyor.”

TEKNOLOJİ VE ZENGİNLEŞTİRMENİN GELECEĞİ

Marina Plyta, görüşmede inovasyon konusuna da değinerek şunları söyledi: “Yeni mikrodozaj sistemleri, vitamin ve mineralleri gram hassasiyetinde ekleyebiliyor; ancak bu teknolojilerin erişilebilirliği hâlâ sınırlı. Büyük değirmenler gelişmiş ekipmanlara ve kalite kontrol sistemlerine yatırım yapabiliyor. Küçük değirmenler ise bunu yapamıyor — oysa yetersiz beslenme riski en yüksek topluluklara hizmet edenler genellikle onlar.”

Panelistler, izleme ve denetim sistemlerinin de çağın gereklerine göre evrilmesi gerektiğini vurguladı.Hindistan’da geliştirilen “FoRTrace” adlı dijital platform, zenginleştirilmiş pirinç üretiminin takibini kolaylaştırıyor. Uzmanlara göre, zenginleştirme denetiminin gıda güvenliği sistemlerine entegre edilmesi, devletlerin uyum izleme kapasitesini önemli ölçüde güçlendirebilir.

STRATEJİK BİR ZORUNLULUK

Nadine Nasser, ekonomik boyutun ötesinde zenginleştirmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Un zenginleştirme doğru şekilde yapıldığında maliyeti yüksek değildir, ancak sağlık üzerindeki etkisi muazzamdır. Toplum sağlığına katkısı, maliyetini fazlasıyla karşılar.” Plyta da değirmencilere şu mesajla seslendi: “Tüm un zenginleştirilirse, bu bir dönüm noktası olur — tıpkı bugün iyotlu tuzun standart hale gelmesi gibi. Böylece mikro besinler, ekmekten erişteye, unla yapılan her ürün aracılığıyla herkese ulaşır. Bu zincirdeki eksik halka değirmencilerdir.”

Katherine Pittore

VitaMin Değerlendirmesi ve ATNi uzmanlarının görüşleri, zenginleştirme ekosistemi genelinde iş birliği gerekliliğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. Tedarikçilerden değirmencilere, politika yapıcılardan yatırımcılara kadar herkesin küresel mikro besin açığını kapatma sürecinde rolü bulunuyor. Katherine Pittore, “Premiks üreticileri sadece bileşen sağlayıcıları değil; mikro besinleri en çok ihtiyaç duyanlara ulaştırma sürecinin aktif bir parçasıdır,” dedi.

Makale Kategorisindeki Yazılar