“Schubert, ilaç, kozmetik, gıda, evcil hayvan gıdaları ve teknik ürünler gibi çeşitli sektörler için son derece esnek ve yüksek verimli üstten beslemeli makineler geliştirip üretiyor. Ambalaj makineleri üreticisi olarak Schubert, ambalaj geliştirmeden dijital hizmetlere kadar geniş bir yelpazede danışmanlık, geliştirme ve çeşitli hizmetler de sunuyor.”

Ambalaj teknolojileri alanında öncülüğüyle tanınan Gerhard Schubert GmbH, 1966’dan bu yana sektöre yön veren inovasyonlara imza atıyor. Otomasyon, robotik ve yapay zekâ gibi ileri teknolojilerle ambalaj süreçlerine yüksek esneklik ve sürdürülebilirlik kazandıran marka, estetik ve işlevselliği sürdürülebilirlik ilkeleriyle bir araya getiren çözümler sunuyor.
Valentin Köhler
Ambalaj sektörünün dönüşümünün merkezindeki şirketlerden biri olan Schubert, hem geliştirdiği yüksek performanslı makineler hem de ambalaj tasarımına yönelik bütünsel yaklaşımıyla sektöre vizyon kazandırıyor. Gerhard Schubert GmbH Ambalaj Geliştirme Müdürü Valentin Köhler ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, Schubert’in teknolojik değişimi, “Mission Blue” sürdürülebilirlik programı, modüler sistem yaklaşımı, yapay zekâ tabanlı cobot çözümleri ve geleceğe dönük hedefleri hakkında çarpıcı bilgiler edindik. Röportajımızda ambalajın tüketiciyle kurduğu etkileşimden küresel eğilimlere kadar pek çok konuyu konuştuk.
Schubert neredeyse 60 yıla uzanan faaliyetleriyle sektörde önemli bir yer edindi. Bize şirketin bu süreçteki gelişiminden bahseder misiniz?
Gerhard Schubert GmbH, 1966 yılında Crailsheim’da kurulmuş ve o zamandan bu yana ambalaj makineleri üretmektedir. Bugün, Almanya’daki iştirakleri olan Schubert Packaging Systems, Schubert Additive Solutions, Schubert Fertigungstechnik ve Schubert System Elektronik ile birlikte bu orta ölçekli aile şirketi, geleceğe yönelik ambalaj çözümleri için kapsamlı bir portföy sunmaktadır. Şirket, sürdürülebilirliğe özel bir önem vermekte ve bu doğrultuda ‘Mission Blue’ başlığı altında kapsamlı önlemler hayata geçirilmektedir.
Schubert, ilaç, kozmetik, gıda, evcil hayvan gıdaları ve teknik ürünler gibi çeşitli sektörler için son derece esnek ve yüksek verimli top-loading (üstten beslemeli) makineler geliştirip üretmektedir. Ambalaj makineleri üreticisi olarak Schubert, ambalaj geliştirmeden dijital hizmetlere kadar geniş bir yelpazede danışmanlık, geliştirme ve çeşitli hizmetler de sunmaktadır.
Schubert, “Packaging Competence Center” (Ambalaj Yetkinlik Merkezi) aracılığıyla müşterilerini daha sürdürülebilir ambalaj süreçlerine yönlendirmekte ve bu süreçte materyal seçimi, ambalaj tasarımı ve makinelerle uyumlu hale getirme konularında destek sağlamaktadır. Bu merkez, şirketin sürdürülebilirlik programı olan Mission Blue’nun bir parçasıdır ve Schubert’in sürdürülebilir eylemlere yönelik kurumsal ve toplumsal sorumluluğunu ortaya koymaktadır.
Bugün dünya genelinde 1.700 çalışana sahip olan Schubert Grubu; Schubert North America LLC (ABD), Schubert Packaging Automation Inc (Kanada) ve Schubert UK Ltd (Birleşik Krallık) ile uluslararası düzeyde temsil edilmektedir.
1966’dan bu yana süregelen köklü aile şirketi kültürünüzü, yenilikçilik ve kalite odaklı vizyonunuzla nasıl uyumlu hale getiriyorsunuz?
Gerhard Schubert GmbH’nin tarihini en başından itibaren yenilikçilik şekillendirmiştir. Kurucu Gerhard Schubert, otomotiv sektöründen ilham alarak robot teknolojisini ambalaj sanayisine ilk kez kazandırmış ve o zamandan bu yana hep öncü teknolojilere odaklanmıştır.
1970’lerin sonlarında Gerhard Schubert, ABD’li ilaç firması Johnson & Johnson’da bir paletleme robotu görür. Bu gözlemlerinden ilham alarak, tepsi ya da kutulara iri ürünleri yerleştirmek üzere tasarlanan ilk robot olan SNC-R1 ya da bilinen adıyla “Roby”’yi geliştirir. Roby, ilk kez 1981 yılında Interpack fuarında, Mühle (dokuz taş) oyunu oynayarak sahneye çıkar.
1984 yılında bu model, ilk kez bir çikolata ambalaj hattını otomatikleştirir ve aynı yıl içinde bir dizi yeni gelişmenin temelini atar. Aynı yıl tanıtılan SNC-F2 modeliyle, binlerce kurulumda çeşitli sektörlerde ürünleri başarıyla paketleyen bir teknolojinin başarılı otomasyon yolculuğu başlar. Bu gelişme sayesinde, tek bir robot ve ilgili aletlerle kutuların dikilmesi, doldurulması ve kapatılması ilk kez mümkün hale gelir.

Şirketin zengin tarihindeki bir diğer önemli kilometre taşı, kurucunun oğlu Ralf Schubert’a aittir. Yetersiz doldurulmuş ambalajlar hem üreticiler hem de tüketiciler için daima hayal kırıklığı yaratmıştır. Ralf, bu soruna 1994 yılında bir tatil sırasında çözüm getirir. Yaptığı simülasyonlar sonucunda, ürünlerin ve ambalajların birbirine zıt yönlerde beslendiği “karşı akış ilkesi”ni geliştirir. Bu sayede her ambalaj formatı doğru ürün adedini almış olur. Bu patentin 2016 yılında süresinin dolmasının ardından, pick-and-place (al-ve-yerleştir) makineleri üreten tüm firmalar bu prensibi benimsemiştir.
CİRONUN YÜZDE 10’U AR-GE’YE
Schubert, otomasyon alanındaki yenilikçiliğini aralıksız sürdürmektedir. Örneğin 2023 yılında, ambalaj makinelerine besleme yapan ya da birincil ambalajlı ürünleri ikincil ambalajlara yerleştiren tog.519 cobot’u piyasaya sundu. Bu cobot, yüksek hızlı “bin picking” (dağınık kutudan seçme) yeteneğiyle dikkat çeker: Robot, gelişigüzel şekilde yerleştirilmiş nesneleri tanıyarak hareket eden tepsilere dakikada 90 çevrime kadar yerleştirebilir. Bu, piyasadaki en hızlı çözümdür. Yapay zekâ destekli görüntü tanıma sayesinde, cobot farklı nesneleri ‘tanır’ ve dağınık yığınlardan doğru şekilde toplama görevini başarıyla yerine getirir. Crailsheim merkezli bu inovasyon, boş şişeleri yönlendirme ve taşıma gibi karmaşık görevleri bile, Schubert’in geliştirdiği görüntüleme teknolojisi ve patentli beş eksenli SCARA kinematiği sayesinde başarıyla yerine getirir.
Bu başarı çizgisini korumak için Schubert, yıllık cirosunun yaklaşık %10’unu Ar-Ge’ye yatırmakta ve bu sayede sürekli olarak yeni ambalaj çözümleri geliştirmektedir. Yaklaşık 60 yıldır süregelen bu öncülük ruhuyla, bugün pazarda bulunan birçok temel teknoloji Schubert bünyesinde doğmuştur.
Otomasyon, yapay zekâ, robotik ve 3D baskı gibi yenilikler ambalaj üretim süreçlerini nasıl dönüştürüyor?
Gerhard Schubert GmbH’nin yenilikleri, temelde daha az fire ile daha yüksek verimlilik ve üretkenlik sağlayarak, şirketin “Mission Blue” sürdürülebilirlik programına uygun biçimde tamamen sürdürülebilir süreçlerin önünü açmaktadır:
Yapay zekâ, Schubert’te öncelikli araştırma ve geliştirme alanlarından biridir. Şirketin kendi görüntü işleme departmanı, yapay zekânın robotlarda kullanımını sürekli test eder ve geliştirir. Yapay zekâ destekli görüntü işleme, tog.519 gibi cobot’ların ve F-modeli gibi SCARA tipi robotların ürünleri güvenli bir şekilde tanımasını ve önceden sağlanan görsel verilerle yeni formatları öğrenmesini sağlar. Görüntü işleme ve verimli robot hareketleri, hem Schubert hem de genel imalat sanayii için oldukça önemlidir; çünkü bu, daha yüksek ürün kalitesi ve daha az programlama ihtiyacı ile daha kolay makine kullanımı anlamına gelir.
Robotik sistemler, otomatik ambalaj hatlarının temel bileşenidir. Bisküvi, çikolata gibi ürünlerin veya cam kavanoz ya da şişelerdeki dolu ürünlerin tepsi veya kutu gibi ikincil ambalajlara hassas bir şekilde yerleştirilmesini sağlar. Nazik taşıma işlemi, kırılma, darbe veya yanlış yerleştirmeye bağlı ürün kaybını azaltır. Aynı zamanda, ambalaj malzemesini azaltmaya yönelik daha küçük formatların da hassas bir şekilde yerleştirilmesini mümkün kılar.
3D baskı, kalite açısından da büyük önem taşır. Pick-and-place robotları için uygun fiyatlı ve son derece özelleştirilebilir kavrama ve vakumlama araçları tasarlanmasına olanak tanır. Bu araçlar, hassas ürünlerin dikkatli biçimde tutulmasını veya emilmesini sağlayarak hatalı kavrama ya da zarar görmeye bağlı fire oranını düşürür. 3D baskı ayrıca ambalaj endüstrisine ciddi bir esneklik kazandırır; çünkü organik şekilli parçaların kullanımı, daha kolay ve esnek format değişikliklerini yüksek kalite ve süreç güvenilirliğiyle gerçekleştirmeyi mümkün kılar. Schubert, tüm ana sektörlerdeki firmalara 3D baskı hizmeti sunmaktadır. Bu sistem; dijital bir platform, şirketin kendi geliştirdiği bir 3D yazıcı ve özel plastik malzemeden oluşur. Böylece müşteriler, yüksek kaliteli format setlerini doğrudan kendi üretim tesislerinde basabilirler.
Schubert’in “modüler TLM sistemi” yaklaşımını nasıl tanımlarsınız? Bu sistemin esnekliği ve sürdürülebilirliği, ambalaj endüstrisinde nasıl bir fark yaratıyor?
Modülerlik, farklı bileşenlerden oluşan bir yapı taşı sistemine sahip olmak anlamına gelir. Bu sistem, ihtiyaç duyulduğunda robotlar, magazinler ve bantlar gibi belirli bileşenler eklenerek ambalaj hatlarının esnek biçimde genişletilmesine olanak tanır.

Schubert, mevcut üretim ve alan gereksinimlerine göre ambalaj hatlarını özelleştirebilir; kapasiteyi dikkate alarak istenen üretim çıktısına ulaşmayı sağlar. Schubert’in modüler sistemine ait tüm bileşenler birbirleriyle uyumlu olacak şekilde tasarlanmıştır ve tekrar tekrar bir araya getirilerek verimli ambalaj çözümleri oluşturulabilir.
Bu sayede Schubert ambalaj makineleri son derece yüksek kullanılabilirlik sunar ve hem geleneksel hem de yeni malzemeleri aynı sistem içinde işleyebilecek esnekliğe sahiptir.
Yeni cobot’unuz tog.519, yapay zekâ destekli görüş sistemi ve dakikada 90 adede kadar seçim yapabilme özelliğiyle dikkat çekiyor. Bu teknolojik gelişimin arkasındaki strateji ve hedefler nelerdir?
Schubert, tog.519’u çok sayıda düzenli ya da düzensiz ürünün otomatik pick & place işlemiyle taşınması için bir destek sistemi olarak tasarladı. Bu sistem, ürünlerin önceden ayrıştırılmasına gerek bırakmadan zaman kazandırırken, insan çalışanlar açısından tekrarlı ve enerji yoğun olan zorlu bir işi de devralır.
Tog.519, ileri seviye görüntü tanıma yetenekleri sayesinde ürünleri hızlı, güvenli ve verimli bir şekilde toplar; bu da yüksek kaliteli ambalajlama gereklilikleri için belirleyici bir avantaj sunar. Şirketler, bu sayede insan kaynaklarını daha verimli alanlarda kullanabilir.
Schubert-Consulting ve anahtar teslim hat çözümleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Schubert, neredeyse 60 yıla dayanan sektörel uzmanlığıyla çok çeşitli uygulama senaryolarını kapsayan geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır.
Schubert-Consulting, 2011 yılından bu yana üretim, ambalaj ve iç lojistik süreçleri için danışmanlık, planlama, uygulama ve optimizasyon hizmetleri sunmaktadır. Bu kapsamda fizibilite çalışmaları, hat konseptleri ve fabrika planlaması gibi hizmetler — gerekli proje koordinasyonlarıyla birlikte — portföyde yer alır. Bu kapsamlı danışmanlık yaklaşımının başarısı; Top Consultant (2015, 2018, 2023), Best Consulting 2016 (Wirtschaftswoche) ve 2014 Yılının Hizmet Sağlayıcısı (Baden-Württemberg Maliye ve Ekonomi Bakanlığı) gibi birçok ödülle tescillenmiştir.

Schubert Packaging Systems, tam otomatik anahtar teslim ambalaj hatlarının tek elden tasarımı ve uygulanmasını sağlar. Her anahtar teslim projenin temelini ürünün kendisi oluşturur. Tüm sektörlerde kullanılan çok çeşitli teknolojilerdeki kapsamlı deneyimi ve disiplinler arası yaklaşımıyla Schubert, birbirleriyle mükemmel uyum içinde çalışan bileşenlerden oluşan yüksek kullanılabilirliğe sahip ambalaj sistemleri geliştirir.
Ambalaj artık sadece bir koruma aracı değil; tüketiciyle ilk temas noktası ve ürün deneyiminin hayati bir parçası. Schubert bu dönüşümü nasıl yorumluyor?
Ambalaj, marka iletişiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Hem koruma sağlamalı hem duyguları harekete geçirmeli hem de sürdürülebilir olmalıdır. Tüketiciler satış noktasında kusursuz bir şekilde etkileyici ambalajlar bekliyor. Schubert olarak biz, üreticilerin yeni taleplere esnek bir şekilde yanıt verebilmesini sağlayan yüksek kaliteli makineler üretmekle kalmıyor, aynı zamanda görünüm, işlev ve makinelerde işlenebilirlik açısından uyum içinde çalışan ambalajların geliştirilmesinde de destek sunuyoruz.
“Göz alıcı ambalaj” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Tasarım, işlevsellik ve sürdürülebilirlik nasıl dengelenmeli?
Göz alıcı ambalaj dikkat çeker, duyguları harekete geçirir ve potansiyel alıcının eline almak isteyeceği bir unsur olur. Bizim için bu, üretimi zorlaştırmayan zeki ve çekici bir tasarım anlamına geliyor. Aynı zamanda kaynakları koruyan çevrimleri ve süreçleri mümkün kılan malzemeler kullanılmalı. Bu tasarımı, tüm bu gereksinimleri karşılayabilecek esneklikteki makine teknolojisiyle birleştiriyoruz.
Son yıllarda tüketici tercihlerinde nasıl bir değişim gözlemlediniz? Görsel açıdan çarpıcı çözümler mi ön planda, yoksa çevre dostu ve akıllı ambalaj alternatifleri mi öne çıkıyor?
Her iki unsur da önemli bir rol oynuyor. Elbette ambalajın, müşteriyi cezbetmek için görsel olarak öne çıkması gerekiyor. Ancak tüketiciler, bir ürünün ve ambalajının ne kadar sürdürülebilir olduğunu da bilmek istiyor. Malzemelere, menşeine ve geri dönüştürülebilirliğe dikkat ediyorlar. QR kodlar gibi akıllı işlevler de giderek daha fazla önem kazanıyor. Eğilim, daha fazla şeffaflık, katma değer ve vicdan rahatlığına doğru ilerliyor. Tüm bu gereksinimlerin yanında, fiyat duyarlılığı da tedarik zincirinin tamamında artış göstermeye devam ediyor.
Özellikle gıda ve içecek sektörlerinde ambalajın tüketici üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ambalaj, bir ürünün satın alınıp alınmamasında güçlü bir etkiye sahiptir. Gıda ve içeceklerde konu aynı zamanda güvenle ilgilidir: Ambalaj ürünü taze tutuyor mu? Hijyenik mi? Ürünü güvenli bir şekilde eve ulaştırıyor mu? Açılması kolay mı? Ürün kullanıldığında, müşteri bu deneyimden memnun kalacak mı yoksa hayal kırıklığı mı yaşayacak, bu noktada belli olur. Bu nedenle her çözüm ayrıntılı şekilde düşünülmeli ve kusursuz biçimde uygulanmalıdır.
Çevre dostu ambalaj çözümleri konusundaki vizyonunuz nedir?
Temel konulardan biri, malzeme döngülerinin kapatılmasıdır. Bu hedefe en iyi şekilde, genellikle geri dönüştürülmesi kolay olan tek malzemeli ambalajlarla ulaşılabilir. Ambalaj içerisindeki gereksiz boşluklardan tasarruf edilmesi, taşıma sırasında CO₂ emisyonlarını azaltır. Bazı durumlarda ise yeniden kullanılabilir sistemlerin giderek daha fazla kullanılması söz konusu olacaktır. Schubert bu konuda da kendini konumlandırıyor ve bazı döngü sistemi sağlayıcılarıyla geliştirme ortaklıkları başlatıyor.
Ancak tüm bu iyileştirme önlemleri uygulanırken, ürün koruması her zaman ön planda tutulmalıdır. Ürün zamanından önce bozulursa, bu çevreye bir fayda sağlamaz.
Ambalaj endüstrisindeki küresel eğilimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Avrupa, Amerika ve Asya gibi pazarlarda öne çıkan talepler neler?
Avrupa pazarı, büyük ölçüde düzenlemeler ve sürdürülebilirlik hedefleriyle şekilleniyor. Burada döngüsellik ön planda. Kuzey Amerika’da odak noktası verimlilik – yani yüksek performansla birlikte yüksek kalite. Asya’da ise yüksek kaliteli görsellik, yenilikçilik ve akıllı ambalajlar ön planda. Ancak AB dışındaki bölgelerde de sadece farkındalıkta değil, aynı zamanda daha fazla sürdürülebilirlik ve daha az atık için mevzuatta da belirgin bir artış gözlemleniyor. Avrupa’nın bu anlamda öncü rolünü sürdürüp sürdüremeyeceğini görmek ilginç olacak.
Schubert olarak yakın gelecekte odaklanmayı planladığınız pazarlar hangileri?
Kuzey Amerika’daki varlığımızı, satış yapımızı genişleterek ve makinelerimizin nihai montajı için bir tesis kurarak güçlendiriyoruz. Aynı zamanda Asya’daki faaliyetlerimizi de sürdürülebilir şekilde genişletiyoruz. Ana satış pazarımız olan Avrupa ise, teknolojik yenilikler için pilot projeler ve sürdürülebilir ambalaj konseptlerinin test edilmesiyle inovasyon sürücümüz olmaya devam ediyor.
Önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde ambalaj endüstrisini şekillendirecek başlıca dinamikler neler olacak sizce?
Çevresel etkiler konusundaki farkındalık daha da artacak. Verimlilik mutlak anlamda merkezde olacak; çünkü bu yalnızca maliyetleri düşürmekle değil, aynı zamanda kaynakları korumakla da ilgili. Bu da düzenlemeler, dijitalleşme ve otomasyon konularıyla paralel ilerliyor. Bu trende uygun olarak ambalaj daha işlevsel hale gelecek. İşlenmesi kolay, kullanımı sezgisel ve geri dönüşüm için optimize edilmiş olacak. İzlenebilirlik ve dijital ikizler gibi akıllı işlevler de ambalaj makinelerine entegre edilecek.
Schubert bu dönüşüme nasıl hazırlanıyor? Halihazırda geliştirdiğiniz yeni yatırımlar veya yenilikçi çözümler var mı?
Evet – geliştirme, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir sistemler konusunda hedefe yönelik yatırımlar yapıyoruz. Tutkalsız ve dolayısıyla %100 geri dönüştürülebilir ambalajlar, Dotlock teknolojimiz sayesinde mümkün oluyor. Cobot tog.519 gibi otonom sistemler, ambalajlama sürecinde verimliliği artırmaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda 4YOUconnect ile hizmetlerimizi dijitalleştiriyor ve tesislerimizi en son enerji verimli teknolojilerle genişletiyoruz.