Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım
Örgütü’nün (FAO) yeni Gıda Görünümü (Food Outlook) raporuna göre, tahıl ve
şeker fiyatlarındaki düşüşe rağmen kahve, kakao, yağlar ve diğer yüksek katma
değerli ürünlerin maliyetlerindeki sert artış, 2025’te küresel gıda ithalat
faturasını yeni bir rekora taşıyacak. Tahıla bağımlı ithalatçı ülkeler için
“tahıl rahatlaması”, bitkisel yağlar ve diğer kalemlerde biriken maliyet
risklerini tam olarak yansıtmıyor.
FAO’nun 13 Kasım’da açıkladığı Gıda
Görünümü – Küresel Gıda Piyasaları Yarıyıllık Raporu’na göre küresel gıda ithalat faturası, 2025 yılında 2024’e kıyasla neredeyse yüzde 8 artarak 2,22 trilyon dolara ulaşacak. Böylece, 2023’teki kısa süreli gerilemenin ardından, üst üste ikinci yılda da artış kaydedilerek yeni bir tarihi zirveye çıkılması bekleniyor.
FAO, bu tabloda temel gıda ürünleri olan tahıllar gibi kalemlerde uluslararası fiyatların yıllık bazda bir miktar gerilediğine dikkat çekiyor. Ancak daha yüksek katma değerli ürünlere yönelik güçlü talep, toplam ithalat faturasını yukarı çekiyor. Mutlak değerler açısından artışın önemli bir bölümü, kahve ve kakao ithalat maliyetlerinin hızla yükseldiği yüksek gelirli ülkelerden kaynaklanıyor.
Buna karşılık, en sert yüzdesel artışların en kırılgan ülke gruplarında görüleceği öngörülüyor. En az gelişmiş ülkelerde (LDC), yalnızca hayvansal ve bitkisel yağ ithalatına yapılacak harcamaların 2024’e göre yüzde 58’e varan oranlarda artması bekleniyor.
DEĞERLİ ÜRÜNLER TEMEL GIDALARI GERİDE
BIRAKIYOR
FAO’nun mal gruplarına göre ayrıştırdığı verilere göre, 2025’te küresel gıda ithalat faturalarındaki artış yüksek katma değerli ürünlerde yoğunlaşıyor. Özellikle kahve, çay, kakao ve baharat grubu öne çıkıyor:
Kahve, çay,
kakao, baharatlar ve ilişkili ürünler:
- Küresel ithalat değerinin yıllık bazda yüzde 34,5 artması ve 65,2 milyar dolar ek fatura yaratması bekleniyor.
- Bu, on yılı aşkın süredir görülen en büyük yıllık artış anlamına geliyor. Bu sıçramanın arkasında, küresel arzın sıkıştığı ve kısa vadeli üretim görünümünün zayıf seyrettiği bir dönemde, nominal fiyatların rekor seviyelere yükselmesi yatıyor.
Bu tropikal ürünlerdeki fiyat şoku, büyük ölçüde başlıca üretici bölgelerdeki hava olaylarından kaynaklandı. Kahvede özellikle Brezilya, Endonezya ve Vietnam; kakaoda ise Fildişi Sahili ve Gana’daki hava koşulları rekolteyi baskılayarak arzı daralttı. Bazı bölgelerde ürün beklentilerindeki kısmi iyileşmeler kahve ve kakao fiyatlarındaki baskıyı bir miktar hafifletmeye başlamış olsa da FAO, piyasaların hâlâ sıkışık ve yeni şoklara son derece açık olduğunun altını çiziyor.
Yüksek katma değerli ürünlerdeki güçlü nominal artış yalnızca tropikal içeceklerle sınırlı değil; süt ürünleri, yağlar ve hayvansal protein gibi diğer büyük ürün gruplarında da ithalat faturalarının 2025’te belirgin şekilde yükselmesi bekleniyor.
Süt ürünleri:
- Küresel süt ürünleri ithalat faturasında yüzde 16,4’lük artış ve 20,9 milyar dolar ek maliyet öngörülüyor.
- Fiyatlar; başlıca üretici bölgelerde dengesiz hava koşulları, yüksek üretim maliyetleri ve yer yer hayvan hastalıklarına bağlı arz daralmasına rağmen talebin güçlü seyretmesi sonucu yükseliyor.
Yağlar ve
yağlı tohum ürünleri:
- Bitkisel ve hayvansal yağlar için küresel ithalat faturasının 2025’te yüzde 10,6 artarak 16,7 milyar dolar büyümesi bekleniyor.
- Bu artışın ana nedeni, küresel bitkisel yağ ihracat arzındaki kalıcı sıkılık. Özellikle palm yağı üretimindeki sınırlı büyüme, piyasalardaki arz baskısını sürdürüyor.
Hayvansal
protein ve taze ürünler:
- Et ve balık için küresel ithalat faturalarının sırasıyla yüzde 8,4 ve 9,6 artacağı tahmin ediliyor.
- Meyve ve sebze ithalat maliyetlerinde ise yüzde 7,6’lık bir artış öngörülüyor.
- Zorlu makroekonomik koşullara rağmen, orta ve yüksek gelirli pazarlarda süregelen talep bu artışları destekliyor.

TAHIL VE ŞEKER: FİYATLAR DÜŞÜYOR AMA
RAHATLAMA SINIRLI
Tahıl sektörü açısından bakıldığında, en dikkat çekici gelişme hububat ithalat maliyetlerinin toplamda gerileyecek olması.
- 2025’te küresel tahıl ithalat faturasının yaklaşık yüzde 3 düşerek 9,3 milyar dolar azalması bekleniyor.
- Şeker ithalat faturasında ise yüzde 9’a yakın bir gerilemeyle 7,3 milyar dolar düzeyinde bir düşüş öngörülüyor.
FAO, bu gerilemeleri esas olarak, başlıca tahıllarda göreli olarak rahat bir arz durumunu yansıtan daha düşük uluslararası fiyatlara bağlıyor.
- Buğday ve iri taneli tahıllarda küresel üretim güçlü seyrini koruyor.
- Başlıca Asya üretici ülkelerinde alınan yüksek rekolteler sayesinde pirinç stoklarının rekor veya rekor seviyelere yakın düzeylere çıkması bekleniyor.
- Böylece, başlıca tahıllar için stok/kullanım oranları iyileşiyor ve bu da uluslararası fiyatlar üzerindeki baskıyı azaltıyor.
Öte yandan FAO, yağlı tohum ithalatına ilişkin küresel faturanın genel toplam seviyesinde 2025’te büyük bir değişiklik beklenmediğini; ancak ülke grupları arasında ciddi ayrışmalar olduğunu vurguluyor. En kırılgan ekonomiler, yağlar ve yağlı tohumlar tarafında çok daha sert maliyet baskılarıyla karşı karşıya.
2026 GÖRÜNÜMÜ: HAVA ŞARTLARI, NAVLUN VE
JEOPOLİTİK RİSKLER BELİRLEYİCİ
FAO, 2025 projeksiyonlarının arkasında hem yapısal hem de kısa vadeli birçok faktör bulunduğunu belirtiyor:
- El Niño’nun artçı etkileri, Güney ve Orta Amerika, Batı Afrika ve Güneydoğu Asya’daki tropikal ürün verimlerini olumsuz etkileyerek özellikle kakao ve kahvede arzı daralttı.
- Küresel navlun ücretleri önceki zirvelerine kıyasla gerilemiş olsa da, Kızıldeniz hattındaki aksamalar taşıma sürelerini uzatıyor ve sigorta primlerini yüksek tutmaya devam ediyor.
- Makroekonomik ve politik ortam, iklim oynaklığı, küresel ekonomik koşullar, girdi fiyatları, döviz kuru hareketleri, ticaret politikası değişiklikleri, çatışmalar ve jeopolitik gerilimler; ticaret akımlarını ve lojistik güzergâhlarını yeniden şekillendiriyor.
2026’ya dönük görünümde FAO, kahve ve kakao üretiminde beklenen toparlanma ile lojistik ve navlun maliyetlerindeki olası gevşemenin, küresel gıda ithalat faturasının bir miktar yumuşamasına yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak örgüt, hava koşullarındaki oynaklık, jeopolitik belirsizlikler ve sıkı finansal koşullar nedeniyle, özellikle kırılgan bölgeler ile düşük gelirli, tahıl ithalatına bağımlı ekonomiler için yüksek seyreden ithalat maliyetleri riskinin önümüzdeki dönemde de kalıcı olabileceği uyarısında bulunuyor.