BLOG

Un sektöründen dünyaya güven ve istikrar mesajı

18 Mart 20268 dk okuma

TUSAF 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi Antalya’da gerçekleşti. Un sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşları tek çatı altında toplayan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından düzenlenen 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi Antalya’da yoğun katılıma sahne oldu. 

12-15 Şubat 2026 tarihleri arasında, “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” temasıyla Kaya Palazzo Belek Otel’de gerçekleştirilen kongre; 1.400’ü aşkın ulusal ve uluslararası delege ile 500’den fazla firmayı bir araya getirdi. 

İki gün boyunca sektörün mevcut durumu, riskleri ve gelecek projeksiyonlarının kapsamlı şekilde ele alındığı kongre; kamu, özel sektör ve akademi temsilcileri arasında bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve Türk un sanayisinin küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik ortak bir vizyon oluşturma misyonu üstlendi.

Kongre’nin açılışında konuşan TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, “Bugün burada yalnızca bir sektör buluşması gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda gıda arz güvenliğinin ve küresel ticaretin geleceğine dair ortak bir aklı ve vizyonu da paylaşıyoruz. TÜİK verilerine göre 2025 sezonunu bir önceki yıla göre yüzde 13 azalma ile yaklaşık 18 milyon ton buğday üretimi gerçekleştirerek kapattık. Türkiye dünyanın un ambarı olmayı gururla sürdürüyor. Ülkemiz bugün sadece dünyanın en büyük un ihracatçısı değil; aynı zamanda düşük gelirli ülkelerde gıda güvenliğine katkı sağlayan, güvenilir bir tedarikçi ve stratejik bir ortak konumundadır” dedi.

Mehmet Mesut Çakmak, Yönetim Kurulu Başkanı, TUSAF 

Çakmak sözlerine şöyle devam etti; “Geride bıraktığımız yıl yüksek finansman maliyetlerine, küresel belirsizliklere ve ekonomik dalgalanmalara rağmen üreticimizi desteklemeye, iç piyasada arz güvenliğini sağlamaya ve ihracattaki liderliğimizi sürdürmeye devam ettik ve yılı 2,4 milyon ton ihracat rakamı ile son 14 yıldır olduğu gibi dünya ihracat lideri olarak kapatmayı başardık. Yeni ticaret düzeninde kazanç güvenilirlik üzerinden olacaktır. İklim dayanıklılığı, ticaret güvenliği ve sürdürülebilir üretim anlayışı artık birbirinden ayrı düşünülemez.” 

“TMO ZAM YAPMADIKÇA BİZ DE YAPMAYACAĞIZ”

Kongrede basın mensuplarıyla bir araya gelen TUSAF Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri, TMO buğday fiyatını artırmadıkça kendilerinin de una zam yapmayacaklarını söyledi. Mesut Çakmak, basın toplantısında, un ve ekmek fiyatlarından ihracat pazarlarındaki sert dalgalanmalara, tam buğday unu düzenlemesinden rekolte beklentisine kadar bozan mesajlar verdi.

Serbest piyasa koşullarının önemine dikkat çeken Çakmak, Devletin doğrudan bir fiyat dayatması yapmadığını belirtti. “Devlet her halükârda ‘şu fiyata satın’ demiyor. Ama fiyat yükseldiğinde kamuoyunda ciddi bir baskı oluşuyor. Biz zamcı bir sektör değiliz. Dayanabildiğimiz kadar dayanıyoruz,” diyerek sektörün üzerindeki sosyal sorumluluk baskısını dile getirdi.

Maliyet artışlarına rağmen un fiyatlarını sabit tutma gayretinde olduklarını vurgulayan Çakmak, kırmızı çizgiyi Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) olarak belirledi. %27’ye varan genel maliyet artışına rağmen, TMO fiyat artırmadığı sürece una zam yapmayı planlamadıklarını ifade etti.

Başkan Çakmak, özellikle sektörün Irak pazarındaki kayıplarıyla ilgili yaptığı paylaşım dikkat çekti. Irak pazarında geçen yıl ocak ayında 77 bin ton olan ihracat, Kuzey Irak ve merkezi hükümet arasındaki uygulama farkları nedeniyle bu yıl Ocak ayında 8 bin tona kadar geriledi. Suriye’de ise 2025 yılında aylık 18 bin ton olan ihracat rakamı, 2026 itibarıyla 55-65 bin ton bandına çıktı. 

Muhammet Ali Kalkan, Yönetim Kurulu Başkanı, İDMA 

EKMEKTE YENİ DÖNEM: KEPEK ORANI %40’A ÇIKIYOR

Sağlıklı beslenme adına devrim niteliğinde bir adımın yolda olduğunu müjdeleyen Çakmak, Tam Buğday düzenlemesine değindi. Mevcut durumda %3-5 olan kepek oranının, yeni düzenlemeyle %40 seviyelerine çekileceğini açıkladı. Bu hamleyle buğdayın daha büyük bir kısmının una kazandırılması ve halk sağlığının korunması hedefleniyor. 

Çakmak, yağışlı senaryoya göre bu yıl buğdayda 20 milyon ton rekolte beklediklerini ifade etti. Sektördeki kapasite kullanım oranlarının 40 milyon tonlardan 30 milyon tonlara, hatta riskli bir düşüşle 20 milyon tona gerileme ihtimali olduğunu hatırlatan Çakmak, Irak pazarının düzelmesiyle birlikte 3 milyon tonluk ihracat hedefini aşmayı planladıklarını belirtti.

“EN BÜYÜK PAY İŞ DÜNYASININ AZMİ VE BAŞARISI”

Kongrede konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye ekonomisinin son yıllardaki performansına ve ihracat odaklı büyüme stratejisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Mahmut Gürcan, Ticaret Bakan Yardımcısı 

Gürcan, Türkiye ekonomisinin pandemi gibi küresel ölçekte sarsıcı bir dönemin ardından dahi istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü vurgulayarak, “Ekonomimiz tam 21 çeyrektir kesintisiz büyüme kaydetmiştir. Bu, son derece güçlü ve istikrarlı bir performanstır” dedi. Aynı dönemde Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının cari fiyatlarla 1 trilyon 538 milyar dolara ulaştığını belirten Gürcan, bunun Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Bu büyüme performansında ihracatın belirleyici rol oynadığını ifade eden Gürcan, 2025 yılında mal ihracatının bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştığını söyledi. İhracatın üretim, istihdam ve yatırım zincirini besleyen temel unsur olduğunun altını çizen Gürcan, iş dünyasının azmi ve enerjisinin bu başarıda büyük pay sahibi olduğunu dile getirdi.

Hububat işleme sanayinin katma değerli üretim kapasitesiyle öne çıktığını vurgulayan Gürcan, Türkiye’nin uzun yıllardır dünya buğday unu ihracatında lider konumunu sürdürdüğünü belirtti. 2024 yılında 1,16 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini ve bunun dünya un ihracatının yaklaşık yüzde 10,9’una karşılık geldiğini söyledi. Irak başta olmak üzere Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin önemli pazarlar arasında yer aldığını aktaran Gürcan, 2025 yılında ise küresel piyasa koşulları ve emtia fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle buğday unu ihracatında bir miktar gerileme yaşandığını; 2,3 milyon tonluk ihracat karşılığında yaklaşık 853,5 milyon dolar gelir elde edildiğini ifade etti.


UN FİRMALARINA ZAM YAPMADIKLARI İÇİN TEŞEKKÜR 

Konuşmasında sanayicilere de teşekkür eden Gürcan, özellikle un fiyatlarında uzun süredir artış yapılmamasının önemine dikkat çekti. Bu noktada Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasaya sağladığı regülasyon ve stok yönetimi desteğinin kritik rol oynadığını vurguladı. TMO’nun elindeki stokları piyasa istikrarı için kullandığını ve üretici ile sanayiciyi desteklediğini belirten Gürcan, 86 milyon vatandaşın temel gıda ürünü olan ekmeğe erişimin korunmasının öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Özellikle Ramazan ayında fiyat istikrarının korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Piyasa denetimlerinin sürdüğünü belirten Gürcan, son dönemde tavuk fiyatlarında yaşanan artışa karşı gerekli adımların atıldığını ve vatandaşın daha uygun fiyatlarla ürüne ulaşabilmesi için ihracat düzenlemeleri dahil çeşitli tedbirlerin uygulandığını aktardı.

Ticaret Bakanlığı olarak ihracatın sürdürülebilirliğini ve katma değerini artırmaya yönelik çok boyutlu destek politikaları yürüttüklerini belirten Gürcan; fuar desteklerinden tasarım ve markalaşma programlarına, Turquality ve küresel tedarik zincirlerine entegrasyon projelerinden e-ihracat ve yeşil dönüşüm desteklerine kadar geniş bir yelpazede ihracatçının yanında olduklarını ifade etti.

“TMO STOKLARININ GÜÇLÜ OLMASI ARZ ŞOKLARINA KARŞI BİR GÜVENCEDİR”

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu’nun (TUSAF) “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” temalı kongrenin açılışında konuşan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, hububat piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kongrenin hububat sektörünün iklim, piyasa ve ticaret ekseninde yaşadığı dönüşümü ve bu dönüşümün beraberinde getirdiği sorumlulukları açık biçimde yansıttığını vurguladı.

Ahmet Güldal, Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)

Yıllık küresel hububat üretiminin bu sezon ilk kez 3 milyar tonun üzerine çıktığını ama iç piyasada son iki sezondur buğday ve arpa üretiminde düşüş yaşandığını belirten Güldal, “Buğday ve arpada normal bir sezonda kendimize yeterliyiz ancak rekolte kaybı durumunda TMO stoklarının güçlü olması arz şoklarına karşı bir güvencedir.” dedi.

Güldal, TMO’nun piyasa regülasyonu amacıyla ekim ayından bu yana ilgili sektörlere sabit fiyatlarla gerçekleştirdiği hububat satışlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Özellikle yem hammaddesi fiyatlarındaki yükselişin önüne geçmek amacıyla şubat ayında 4 milyon ton hububatı satışa açtık. Şubat ayından itibaren kanatlı hayvan yetiştiricileri ile besicilerin hammadde ihtiyacını karşılamak üzere mısır satışlarına başladık. Yem fabrikalarına ekim ayından itibaren arpa; şubat ayından itibaren ise mısır ile düşük vasıflı ekmeklik ve makarnalık buğday satışlarını başlattık.”

Genel Müdür Ahmet Güldal, Şubat ayı satış takviminin sektörün hammadde teminini kısa sürede sağlayabilmek amacıyla öne çekildiğini hatırlatarak, buğday satışlarında süre uzatımına gidilmeyeceğini vurguladı. 

Piyasa işleyişini desteklemek ve sanayicilerin hammadde teminine yönelik ihtiyaçlarını daha etkin şekilde karşılamak amacıyla 17 Şubat itibarıyla yeni bir uygulamanın hayata geçirileceğini belirten Güldal, lisanslı depolarda bulunan ve satışı öncelikli olarak değerlendirilen stokların, ülke genelindeki tüm bölgelere hitap edecek şekilde TÜRİB Platformu üzerinden serbest olarak piyasaya sunulacağını ifade etti.

Söz konusu uygulama ile birlikte, talep ettiği ürünün tamamını mevcut kanallar üzerinden temin edemeyen sanayicilerin ilave hammadde ihtiyacının, fiili tüketime bağlı olmaksızın karşılanacağını kaydeden Genel Müdürümüz, bu kapsamda Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından tasfiye edilmesi planlanan stokların da piyasaya arz edileceğini belirtti. Böylece piyasaya ürün arzının kesintisiz bir şekilde sürdürülmesinin hedeflendiğini dile getirdi.


“OLDUKÇA İYİ BİR REKOLTE BEKLENEBİLİR”

Kışlık hububat ekilişlerinde arpa ve ekmeklik buğday lehine belirgin biçimde bir artış gerçekleştiğini ifade eden TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, “Makarnalık buğday, pamuk ve mısır ekilişlerinde daralma eğilimi gözlenmektedir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da nadas alanlarındaki artış dikkat çekmektedir. İklim koşulları bahar aylarında olumlu seyrederse buğday ve arpada oldukça iyi bir rekolte beklenebilir” dedi.

Yürütülen tüm faaliyetlerin merkezinde üretimin ve üreticinin bulunduğunu vurgulayan Güldal, mevcut küresel ortamın proaktif kamu politikalarını gerekli kıldığını belirterek, TMO’nun arz güvenliğinin tesis edilmesi için gereken tedbirleri ivedilikle hayata geçirdiğini söyledi. 

TMO stoklarının yüksek seviyede olduğunun altını çizen Güldal “Hammadde arzı açısından ülkemizde bir yokluk algısına müsaade etmeyiz. Yapılan ithalatlar büyük ölçüde devir stoklarımızın güçlendirilmesine yöneliktir. Sektörün bir kısmında gümrük vergisi indirimi beklentisi bulunuyor ancak şu aşamada buna ihtiyaç yok. Ürünlerin verimli olduğu alanlarda ekilmesini önemsiyoruz. Bu nedenle yeni sezonda fiyat politikamızı bu çerçevede yeniden değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı.

Genel Müdür, lisanslı depoculuk kapasitesinin 14 milyon tonu aştığını belirterek, genel doluluk oranı ortalama %60-70 seviyesindeyken depolardaki ürünlerin %84’ünün TMO’ya ait olduğunu kaydetti.

“UN, MAKARNA VE YEM SANAYİCİLERİNE SÖZLEŞMELİ ÜRETİM ÇAĞRISI”

TMO olarak karar alırken sektör ihtiyaç ve taleplerini değerlendirdiklerini söyleyen Güldal “Ülke ihtiyaçlarına ve ekonomik programa bağlı hareket etmek için kararlarımızı ve planlarımızı değiştirebiliyoruz. Dinamik bir süreç yönetmeye çalışıyoruz.” dedi. Planlı üretim için sözleşmeli üretimin uygulanmasının çok önemli olduğuna dikkat çeken Güldal, un, makarna ve yem sanayicilerinin sözleşmeli üretime katkılarının büyük önem taşıdığını vurguladı.

İDMA’YA TEŞEKKÜR PLAKETİ

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, kongreye ana sponsor olarak sağladığı katkılar dolayısıyla İDMA Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Ali Kalkan’a plaket takdim etti. Öte yandan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da kongre alanında yer alan İDMA standını ziyaret ederek sektör temsilcileriyle bir araya geldi.


Ziyaret kapsamında karşılıklı plaket takdimleri gerçekleştirilirken, Ali Kalkan da Bakan Yardımcısı Gürcan’a günün anısına plaket sundu.

Haber Kategorisindeki Yazılar