Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) Genel
Müdür Yardımcısı Cihan Soyalp, Konya’da düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi (UHK)
Kongresi’nde yaptığı değerlendirmede, 2026/27 sezonuna girerken küresel hububat
piyasalarında arz-talep dengesinin kırılganlığını koruduğunu, stoklarda erime
beklendiğini ve Ortadoğu’daki çatışmaların gübre ile emtia maliyetleri üzerinde
yeni baskılar yarattığını söyledi. Soyalp, hasat öncesi dönemde TMO’nun alım,
satış ve stok yönetimi araçlarını kullanarak arz güvenliği ve fiyat istikrarını
korumaya devam edeceğini vurguladı.
Cihan Soyalp’in Konya’daki sunumunda ortaya koyduğu çerçeve, yeni hasat sezonu öncesinde hem küresel piyasalara hem de Türkiye’nin müdahale kapasitesine dair önemli mesajlar içerdi. Soyalp, son 15 yılda dünya hububat üretiminin yüzde 31, tüketimin yüzde 30, ticaretin ise yüzde 64 arttığını belirterek, bu artışın küresel bağımlılığı derinleştirdiğini söyledi. Aynı dönemde stoklarda yüzde 46’lık artış yaşandığını, ancak 2026/27 sezonunda stokların yüzde 4 gerilemesinin beklendiğini kaydetti. Yeni sezonda üretimde yüzde 2’lik düşüş, tüketimde ise yüzde 1’lik artış öngörüldüğünü söyledi.
BUĞDAYDA DENGE HÂLÂ HASSAS
Buğday piyasasına ilişkin değerlendirmesinde Soyalp, ekmeklik buğdayda 2026/27 sezonunda küresel üretimin yüzde 3 azalmasının beklendiğini, buna karşılık tüketimin yüzde 1 artmaya devam ettiğini söyledi. Ticaret hacminde yüzde 1’lik daralma, kapanış stoklarında ise yüzde 3’lük düşüş beklendiğini ifade etti. Makarnalık buğdayda ise üretimin yatay seyrettiğini, ancak kalite belirsizliğinin sürdüğünü; tüketimin yüzde 2 artmasının, ticaretin yüzde 5 daralmasının ve stokların yüzde 11 yükselmesinin beklendiğini aktardı. Ekmeklik buğday tarafında özellikle Rusya ve Avrupa Birliği kaynaklı üretim baskısının piyasayı şekillendirdiğini belirtti.
Türkiye’ye ilişkin değerlendirmesinde ise yeni sezona yönelik beklentilerin olumlu olduğunu belirten Soyalp, IGC tahminlerine göre buğday üretiminin 2025/26 sezonundaki 17,95 milyon tondan 2026/27 sezonunda 21 milyon tona çıkmasının beklendiğini söyledi. Arpa üretiminin 6 milyon tondan 6,5 milyon tona yükseleceğini, mısır üretiminde ise 8,5 milyon tondan 8,8 milyon tona sınırlı bir artış öngörüldüğünü ifade etti.
Soyalp, son dönemde un ihracatında genel bir zayıflama yaşandığını belirtmekle birlikte, Türkiye’nin son 15 yılda buğdayda 18 milyar dolar, mısırda ise 10 milyar dolar dış ticaret fazlası verdiğini hatırlattı. Miktar bazında son birkaç sezonda gerileme olsa da değer bazında pozitif görünümün korunduğunu söyleyen Soyalp, Türkiye’nin bölgesel bir işleme merkezi olma konumunu sürdürdüğünü ifade etti.
ARPA VE MISIRDA DAHA SIKI BİR GÖRÜNÜM
Soyalp, yem ve enerji tahıllarında da daha sıkı bir dengeye dikkat çekti. 2026/27 sezonunda küresel arpa üretiminin yüzde 6 azalmasının, stokların yüzde 12 düşmesinin ve ticaretin yüzde 6 gerilemesinin beklendiğini belirtti. Mısırda ise üretimde yüzde 1’lik sınırlı bir azalış öngörüldüğünü, ancak tüketim ve ticaretin büyümeye devam ettiğini söyledi. Stoklarda yüzde 4’lük daralma beklendiğini ifade eden Soyalp, biyoyakıt talebi ile gıda ve yem talebi arasındaki gerilimin sürdüğünü kaydetti.
Karadeniz havzasına ilişkin değerlendirmesinde Soyalp, Rusya’da buğday üretiminin yüzde 5 azalmasına rağmen ihracatın yüzde 3 artmasının beklendiğini, yüksek stokların ise fiyatlar üzerinde baskı unsuru oluşturmaya devam ettiğini söyledi. Arpada üretimin gerilediğini, ihracatın ise yatay kaldığını; mısırda ise hem üretim hem ihracat tarafında artış beklendiğini ifade etti.
Ukrayna’da savaş koşullarına rağmen buğday üretiminde yaklaşık 1 milyon tonluk düşüş beklendiğini, ancak ihracatın artabileceğini belirtti. Arpa ve mısırda da hem üretim hem ihracatta toparlanma işaretleri bulunduğunu kaydeden Soyalp, Karadeniz’in küresel fiyat oluşumundaki belirleyici rolünü koruduğunu söyledi.
YENİ RİSK GÜBRE VE JEOPOLİTİKTE
Dünya fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde Soyalp, 2022’den bu yana FOB fiyatların savaş dönemindeki zirvelerden ortalama yüzde 50 gerilediğini söyledi. 2026 başından itibaren ise tüm ürünlerde hafif bir yukarı yönlü hareket gözlendiğini kaydeden Soyalp, Ortadoğu’daki çatışmanın sürmesi halinde küresel emtia fiyatlarında orta vadede daha belirgin bir artış baskısı oluşabileceği uyarısında bulundu. Bu çerçevede özellikle üre ve DAP fiyatlarındaki yükselişin dikkatle izlendiğini, gübre maliyetlerinin yeni sezonda tarımsal emtia fiyatları üzerindeki etkisinin daha belirgin hale gelebileceğini ifade etti.
ARZ GÜVENLİĞİ, FİYAT İSTİKRARI VE PİYASA
TAKİBİ
Cihan Soyalp, ilgiyle izlenen konuşmasında TMO’nun yeni sezondaki temel önceliğinin arz güvenliği olduğunu söyledi. Yurt içi üretim, stok yönetimi ve gerektiğinde ithalat araçlarının birlikte kullanılacağını belirten Soyalp, hasat öncesi ve hasat döneminde fiyat oluşumlarının yakından takip edileceğini, ihtiyaç duyulması halinde müdahale araçlarının devreye alınacağını ifade etti. Alım, satış ve stok yönetimi politikalarıyla aşırı fiyat oynaklığının önlenmesinin hedeflendiğini kaydeden Soyalp, üretici ve tüketici dengesini gözeten bir fiyat politikası izleneceğini vurguladı. Uygulamada öngörülebilirlik ve sürekliliğin piyasa istikrarı açısından temel unsur olduğunu da sözlerine ekledi.