BLOG

Türk makina sektörü dünya ticaretinden daha büyük pay alabilir

24 Nisan 20244 dk okuma

Emre Gencer
Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Başkanı

Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Başkanı Emre Gencer, makina sektöründe dünya ticaretinden alınan payın, çok daha yukarılara ulaşma potansiyeli olduğunu belirterek, “Bu potansiyeli daha iyi kullanabilmek için, her vesileyle gündeme getirdiğimiz reform alanlarında daha hızlı hareket etmeliyiz” dedi.


1990 yılından beri tüm makine sektöründe yerli makine üreticilerinin çıkarlarını gözetmek ve yerli makine üretimini desteklemek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Başkanı S. Emre Gencer, makine sektörünün sorunları ve çözüm önerileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen 2023 yılı, sektör açısından oldukça başarılı bir yıl oldu. Yurtiçi makine yatırımları yüzde 12 büyürken makine üretimi yüzde 8 oranında arttı. Güçlü performansın itici gücü ihracatımız oldu.

2024 için umutluyuz

Geçtiğimiz yıl makine ihracatı yüzde 11 artarak 28 milyar dolar seviyesini aştı. Bu güçlü artışı sağlayan temel faktörün, ana pazarlarımız dışındaki alternatif pazarlarda gösterdiğimiz başarı olduğunu söyleyebiliriz. 2024 için de umutluyuz. İhracatın büyümeye katkısının pozitif olmasını öngören OVP’nin kararlılıkla uygulanması halinde bu yıl da güçlü bir ihracat artış oranı yakalayacağımıza inanıyorum. Böyle bir gelişmeyi olumsuz etkileyebilecek riskler arasında, yılın ikinci yarısı için Avrupa bölgesinde beklenen ekonomik canlanmanın gecikmesi ihtimali ön plana çıkmaktadır. Buna, Rusya ve Ukrayna’ya yönelik ihracatımızın, savaşa bağlı risklerin artmasına bağlı olarak olumsuz etkilenmesi olasılığını da ekleyebiliriz. 

Geçtiğimiz iki ayda ikinci büyük makine pazarımız olan Rusya’ya ihracat yüzde 20 gibi oldukça yüksek oranda azaldı. Bu pazarda halen yaşanmakta olan ödeme sorunlarına çözüm bulunamaması halinde gerilemenin hızlanması kaçınılmazdır.

Yeni yatırımlar yapmalıyız 

Türkiye İhracatçılar Meclisi bünyesinde yapılan Kök Neden Analizlerine göre, 29 kalem makinenin küresel ölçekte rekabetçi olduğumuz ürünler listesinde en ön sıralarda yer aldığını görüyoruz. Bu veri makine sektöründe dünya ticaretinden aldığımız payın, çok daha yukarılara ulaşma potansiyelinin olduğuna işaret etmektedir. Bu potansiyeli daha iyi kullanabilmek için, her vesileyle gündeme getirdiğimiz reform alanlarında daha hızlı hareket etmeliyiz. Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracat kapasitemizi, dijital dönüşüm projeleri ile geliştirmek için yeni yatırımlar yapmalıyız. 

Proje bazlı faiz indirim modeli 

Finansman maliyetlerinin olağanüstü yükseldiği bu dönemde, bu tür yatırımları gerçekleştirmemizin kolay olmadığı takdir edilecektir. Bu konudaki önerimiz, proje bazlı teşvik sistemi kapsamındaki yatırımlar için alternatif bir faiz indirim modeli geliştirilmesi ve uygulanmasıdır. Bu konudaki diğer bir isteğimiz; Hamle Programı kapsamındaki makine yatırım projelerine, basitleştirilmiş usullerle YTAK kaynağı sağlanmasıdır. Halihazırdaki prosedürlere göre Hamle kapsamında onaylanan 18 makine projesinden sadece üçünün, YTAK kaynağından faydalanabileceğini söylediğimde konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. Turquality programı kapsamındaki şirketlerin projelerine, YTAK prosedürleri çerçevesinde ilave Strateji Puanı verilmesi yönündeki talebimizi de buna ekleyebiliriz.

Yerli makine kullanımı için yeni düzenlemeler yapılmalı

Yerli malı kullanımının özendirilmesine ilişkin mevzuatta, kapasite raporlarının kamu otoritesi tarafından denetlenmesine imkan verecek şekilde değişikliğe gidilmesi gerekiyor. Aynı şekilde teşvik belgeli yatırımlarda ithal makinelere vergi indirimi uygulamasını gerçekten istisnai hale getirecek, Kamu İhale Kanunu ve istisnaları ile kamu-özel sektör iş birliği projelerinde yerli malı makine kullanımını ön plana çıkaracak yeni düzenlemelerin yapılmasında yarar var.

Mevcut yatırım teşvik sisteminin, doğrudan destek unsurlarına dayalı daha etkin bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Yatırım teşviklerinin, AB Ülkelerinde olduğu gibi hibe ya da 10 yıl vadeli sübvansiyonlu kredilere dayalı doğrudan finansman desteği şeklinde olmasında yarar var. Vergi indirimi, tatili ve muafiyeti gibi dolaylı destek unsurların, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde yatırımların teşviklerinden beklenen etkiyi gösteremediği kuşkusuzdur.

Anti- damping soruşturması açılmalı

Orta vadeli diğer bir beklentimiz de makine ihracatının OVP’de öngörüldüğü şekilde uluslararası en iyi örnekler esas alınarak alıcı kredi programları ile desteklenmesidir. Haksız rekabet ve korunma önlemleri üzerinde yoğunlaşılması gereken diğer bir temel alandır. Önümüzdeki günlerde üyelerden gelen talepler doğrultusunda, çok sayıdaki makine ve teçhizat için anti- damping soruşturma açılması talebinde bulunacağız.

Nitelikli büyümenin olmazsa olmazı fiyat istikrarıdır

Sektörde nitelikli çalışana erişim sıkıntısı giderek artıyor. OVP kapsamındaki nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla düzenlenecek programlar için belirlenen sektörler arasına makine üretiminin de dahil edilmesi gerekiyor. 

Nitelikli büyümenin olmazsa olmazı fiyat istikrarıdır; finansal istikrardır. Yeni ekonomik programın, sabır ve kararlılıkla uygulanması halinde bu konuda belirli bir süre sonra başarıya ulaşacağımıza inanıyorum. Şunu da biliyoruz ki, verimlilik artışı sağlanmadan, katma değeri yükseltmeden, yüksek teknolojili alanlara yönelip rekabetçiliği artırmadan dış pazarlarda da nitelikli büyümeyi sağlayamayız. Bu nedenle esas olan, bu zor dönemde programın üretim ayağında başarıya ulaşmaktır, teknolojik ve stratejik sanayi yatırımlarını kaynak tahsisinde önceliklendirerek süratle gerçekleştirmektir.

En büyük hedefim MİB önderliğinde küresel ölçekte en çok tanınan makine fuarları arasında ön plana çıkan bir Türk makine ihtisas fuarı markası oluşturmaktır.

Makale Kategorisindeki Yazılar
10 Temmuz 201312 dk okuma

Makarna Yapışkanlığı ve İrmik Kalite Özellikleri

Givoanni Mondelli \ Istituto di Igiene e Med. Preventiva, Univ. degli Studi di Catania, Italy Se...

24 Kasım 20215 dk okuma

Tüketicilerin en büyük sorunu, küresel sürdürülebilirlik