BLOG

“Türkiye pazarını büyütmek de sorumluluklarımız arasında”

24 Aralık 20135 dk okuma
Luca F. Ruini: “Türkiye’deki makarna tüketimi dünyanın geri kalanı ile kıyaslandığında oldukça düşük kalıyor. Bunun en önemli nedenin, makarnanın şişmanlattığı yönündeki yanılgı olduğunu düşünüyoruz. Türkiye, tarladan sofraya her alanda çalışma yaptığımız önemli pazarlarımızdan bir tanesi. Neredeyse 5 yıldır Türkiye’deki markalarımızla Türk pazarını yönetiyoruz ve bu pazarı büyütmek de sorumluluklarımız arasındadır.” Barilla, dünyanın en çok tanınan makarna markalarının başında geliyor. 1877 yılında makarnanın anavatanı İtalya’nın Parma kentinde küçük bir ekmek fırın ve makarna dükkânı olarak doğan Barilla, bugün Dünya’nın en önde gelen İtalyan gıda şirketlerinden biri. Barilla halen, makarna sektöründeki dünya liderliğinin yanında, makarna soslarında Kıta Avrupası’nda, unlu mamuller (ekmek, kraker, bisküvi, çikolata kaplamalı gofretler, kekler) alanında İtalya’da, gevrek ekmek alanında ise İskandinav ülkelerinde lider konumunda. Sektörün bu büyük firması, birçok ülkede yerel üreticilerle yaptığı ortaklıklar ve satın almalarla dünya pazarındaki yerini güçlendirmeye devam ediyor. Türkiye pazarına 1994 yılında Filiz Makarna’yla ortaklık yaparak adım atan Barilla’nın Sağlık, Güvenlik, Çevre ve Enerji Direktörü Luca Fernando Ruini, BBM okurları için hem Barilla’nın dünya makarna pazarındaki son bir yılını ve dünya pazarındaki gelişmeleri değerlendirdi hem de Barilla’nın Türkiye pazarına olan yaklaşımını aktardı. Dünyanın en büyük makarna üreticilerinden biri olarak dünya makarna pazarındaki son bir yılınızı değerlendirebilir misiniz? Barilla’nın bu pazardaki konumu nedir? Barilla dünyanın en büyük makarna üreticisidir ve bizler pazardaki bu pozisyonumuzu iyi bir şekilde devam ettirmekteyiz. İtalya dışındaki satışlar, 2013 başlarında Barilla’nın yeni makarna hattı ve soslarını sunduğu Brezilya gibi ülkelerdeki istisnai sonuçlar dışında, fazlasıyla artış gösterdi. Makarnada en yüksek kişi başı tüketim oranına sahip ülke olan İtalya’da ise Barilla’nın satışları, pazarın geri kalanı ile uyumlu olarak genelde düz bir çizgi izlemektedir. Barilla’nın yurtdışındaki örgütlenmesi ve pazar politikası hakkında neler söyleyebilirsiniz? Örneğin Barilla Türkiye’de kendi üretim tesisleriyle hizmet veren bir marka. Diğer ülkelerde de bu tarz bir yapılanma söz konusu mu ya da hangi ülkelerde bu tarz bir yapılanmayla çalışıyorsunuz? Barilla bir taraftan sürdürülebilirlik konusuna, diğer taraftan da özel müşteri ihtiyaçlarını karşılama konularına önem veriyor. Söz konusu makarna olunca, bulunduğumuz pazarın yerel durum buğdayını kullanıp bölge müşterilerinin tercihlerine uygun hale getiriyoruz. Yani aynı Türkiye’de olduğu gibi yerel markalarla çalışma ile sonuçlanan çözümler üretiyoruz. Ortalama olarak Barilla’nın makarna yapmak için kullandığı durum buğdayının yüzde 88’inden fazlası, dünyanın farklı bölgelerinde yerel olarak yetiştiriliyor. Türkiye, Meksika ve ABD gibi ülkelerde bu oran yüzde 100’dür. Türkiye iyi bir makarna üreticisi ve ihracatçısı olmasına rağmen makarna tüketiminde hala birçok ülkenin gerisinde. Barilla olarak Türkiye’deki tüketim kültürünü ve bu düşük tüketim ortalamasını nasıl değerlendiriyor ve nelere bağlıyorsunuz? Türkiye pazarı sizin için ne anlam taşıyor ve bu pazardan beklentiniz nedir? Türkiye’deki makarna tüketimi dünyanın geri kalanı ile kıyaslandığında oldukça düşük kalıyor (6.5 kg civarında). Bunun arkasında birden fazla neden olabilir fakat en önemli nedenin, makarnanın şişmanlattığı yönündeki yanılgı olduğunu düşünüyoruz. Akdeniz diyeti kapsamında bu algıyı değiştirmeye çalışıyoruz. Çünkü makarna düşük glisemik indeks (GI) oranı ile sağlıklı beslenme modelinin en önemli bileşenlerinden biridir. Çabalarımızın sonuç vermeye başladığını görmekten oldukça memnunuz; özellikle orta yaş grubunda. Türkiye, tarladan sofraya her alanda çalışma yaptığımız önemli pazarlarımızdan bir tanesi. Neredeyse 5 yıldır Türkiye’deki markalarımızla Türk pazarını yönetiyoruz ve bu pazarı büyütmek de sorumluluklarımız arasındadır. Son yıllarda yakın Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında yaşanan sorunların makarna sanayisine etkisi nasıl oldu? Siz Barilla olarak bu süreçten etkilendiniz mi? Makarna endüstrisi ve Barilla hala Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da iyi durumda. Tüketim artıyor ve pazarlar gelişiyor. Makarna endüstrisinin sosyal, siyasi ve ekonomik kargaşadan etkilenmediğini söyleyebiliriz. Bu büyük bölgedeki tüm ülkelerde pozisyonumuzu daha da güçlendireceğiz. Dünya makarna pazarının, özellikle tüketim açısından, gelecek potansiyeli nedir? Makarna tüketiminin artışını engelleyen nedenler veya tüketicinin makarnayla ilgili yanlış algıları nelerdir? Bu algılar nasıl değiştirilebilir? Makarna, insanların ve gezegenin yararına olduğu için çok büyük bir potansiyel mevcut. Yalnız şişmanlattığına dair bir yanılgı var. Bu yanılgıyı, insanlara makarnanın Akdeniz diyetinin merkezinde olduğunu ve dünyanın her yerindeki beslenme uzmanları tarafından sağlığa faydalı olarak nitelendirildiğini söyleyerek yok edebiliriz. Ayrıca makarnanın nasıl doğru tüketileceğini de insanlara öğretebiliriz. İtaya dışındaki ülkelerin çoğunda makarnaya çok fazla tat verici malzeme uygulanıyor. Eğer aynı İtalya’da olduğu gibi sadece domates sosu, parmesan peyniri ve fesleğen kullanırsanız makarna besleyici ve sağlıklı olur. Ayrıca makarnanın düşük glisemik indekse (GI) sahip kompleks bir karbonhidrat olduğunu da insanlara anlatabilirsiniz. Barilla’nın dünya makarna pazarıyla ilgili gelecek hedefi nedir? Üretim ve ihracatta nasıl bir ivme kazanmayı hedefliyorsunuz? Bir yandan 2020 yılına kadar işletmemizi iki kat büyütmeyi, diğer yandan da gezegenimizdeki ayak izimizi sürekli olarak azaltıp besin değeri yüksek, sağlıklı ve keyif veren gıda alışkanlıklarını teşvik etmeyi planlıyoruz. Barilla ancak bu şekilde sürdürülebilir bir şekilde işlerini yürütebilir. Son olarak neler eklemek istersiniz? Kaynakların yavaş yavaş tüketildiği ve kötü beslenme nedeniyle hastalıkların yayıldığı bir gezegende, insan ve çevre sağlığını teşvik eden bir yaşam ve yemek yeme tarzı bulmak oldukça önemlidir. Bu nedenle Barilla Gıda ve Beslenme Merkezi, bunları gerçekleştirebileceğimiz bir yol sunuyor. Bu yol; dört yıl önce geliştirilen ve günümüzde güncellenen Gıda ve Çevre Çift Piramit modelidir. Bu model, insan sağlığı için önerilen gıdaları ve bu gıdaların çevreye etkilerini analiz ediyor ve de hem bizler için hem de gezegenimiz için “iyi” olan olası sürdürülebilir beslenme şekillerini onaylıyor. Okuyucularınız, bununla ilgili ayrıntıları barillacfn.com adresimizden inceleyebilirler.
Röportaj Kategorisindeki Yazılar
13 Aralık 202315 dk okuma

“Körlemesine yapılan ihracatla değil, bilimsel ihracatla büyüyün”

18 Şubat 20254 dk okuma

Türk değirmen makineleri ihracatı 2024’te büyümeye devam etti, 2025 hedefi %20’lik artış

2024 yılı, tüm ekonomik ve lojistik engellere rağmen Türk değirmen makineleri sektörü için büyümenin sürdüğü bir dönem oldu.

07 Haziran 20236 dk okuma

Un üretimindeki başarımızı gıda mağazacılığına da taşıyacağız