TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Çakmak, İstanbul’da küresel tahıl ticareti ve değirmencilik sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getiren IDMA Global Grain & Milling Forum’da yaptığı konuşmada Türkiye’nin değirmencilikte yalnızca üretim ve ihracat kapasitesiyle değil, teknoloji ve mühendislik birikimiyle de küresel ölçekte öne çıktığını söyledi. 2026 hasat sezonunda rekor üretim beklentisine de işaret eden Çakmak, “Geçen sezon yokluğu yönettik, bu sezon varlığı yöneteceğiz,” dedi.
Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Çakmak, tahıl, un, makarna, yem ve değirmencilik teknolojileri alanında uluslararası sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan İDMA’nın yalnızca bir ticari buluşma değil, tarımın, sanayinin, teknolojinin ve ihracatın bir araya geldiği büyük bir ekosistemin vitrini olduğunu vurguladı. Çakmak, İDMA’nın dünya değirmencilik ve gıda işleme teknolojileri alanında en önemli organizasyonlardan biri hâline geldiğini belirtti.
‘2025’TE YOKLUĞU YÖNETTİK, 2026’DA VARLIĞI YÖNETECEĞİZ’
Mesut Çakmak
TUSAF Başkanı
Konuşmasında 2026 hasat sezonuna da geniş yer ayıran TUSAF Başkanı, sektörün son derece önemli bir dönemden geçtiğini kaydetti. 2025 sezonunda kuraklık ve don nedeniyle başta TMO olmak üzere tüm sektör paydaşlarıyla birlikte “yokluğu yönettiklerini” belirten Çakmak, 2026 sezonunda ise yüksek üretim beklentisiyle “varlığı yöneteceklerini” söyledi. Çakmak, bu yıl buğday üretiminin 23-24 milyon tona ulaşmasının beklendiğini ifade etti.
Buğdayın stratejik niteliğine dikkat çeken Çakmak, “Buğday sadece bir ürün değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik unsurudur” dedi. Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş değirmencilik altyapılarından birine sahip olduğunu belirten Çakmak, ülkenin uzun yıllardır dünya un ticaretinde lider ülkeler arasında yer aldığını, makarna, bulgur ve irmik ürünlerinde de küresel ölçekte söz sahibi olduğunu kaydetti.
‘TÜRKİYE DEĞİRMEN MAKİNELERİ İHRACATINDA DÜNYA LİDERİ’
Türkiye’nin değirmencilikte geldiği seviyenin yalnızca mamul ürün ihracatıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Çakmak, Türk firmalarının artık teknoloji ihraç ettiğini söyledi. Türkiye’nin makine ihracatının 2025 yılında yaklaşık 28,7 milyar dolara ulaştığını belirten Çakmak, değirmen makineleri ihracatının ise yaklaşık 420 milyon dolar seviyesine çıkarak dünyada birinci sıraya yerleştiğini ifade etti.
Çakmak, Türk değirmen makineleri sektörünün yalnızca makine satmadığını; proje geliştirdiğini, tesis kurduğunu, eğitim verdiğini, otomasyon sistemleri kurduğunu ve bilgi birikimini dünyaya taşıdığını söyledi. Türk firmalarının Afrika, Orta Asya, Orta Doğu, Güney Amerika ve pek çok farklı coğrafyada anahtar teslim tesisler kurduğunu dile getirdi.
Önümüzdeki dönemin rekabet başlıklarına da değinen Çakmak, dijitalleşme, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, enerji verimliliği, sürdürülebilir üretim ve karbon ayak izinin azaltılmasının sektör için en önemli alanlar arasında yer alacağını belirtti.
TUSAF olarak üreticiler, sanayiciler, ihracatçılar ve kamu kurumlarıyla birlikte Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırmak için çalışmaya devam edeceklerini belirten Çakmak, “Güçlü tarım olmadan güçlü sanayi olmaz; güçlü sanayi olmadan güçlü ihracat olmaz; güçlü ihracat olmadan güçlü ekonomi olmaz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda İDMA Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kalkan başta olmak üzere tüm İDMA ailesine ve paydaşlara teşekkür eden Çakmak, sektör temsilcilerini 8-11 Nisan 2027 tarihlerinde Kıbrıs’ta düzenlenecek TUSAF Kongresi’ne davet etti.