Karbon çiftliklerinde temel amaç karbon tutulumu ve doğal dengede işleyen tarımsal üretimi, humus oluşumunu dengelemek. Humus’un %58’i organik karbondan oluşur. İlkokulda öğrendiğimiz Humuslu toprağın faydaları saymakla bitmez. Keza son günlerde çölden geldiği söylenen koyu kahverengi tozların bir kısmı kuraklıkla savaşan ülke topraklarımızdan başkası değil. Organik madde ve humusu az olan topraklar ölmeye mahkûm, humus; topraktaki canlıları besler, topraktaki mikroorganizmaların habitatıdır ve yer altı suyunu korur.

Mine Ataman
Founder of Seed Platform
Tohum Platformu Kurucusu
Karbon ekonomisi çok ekonomik olmasa da iş dünyasının yeni yıldızı. Karbon konusu etinden sütünden nemalanma kıvamına geldiğinden meseleye dört koldan saldıran iş dünyası var.
Karbon borsası, karbon bankacılığı, karbon takasları afili işlerden. Memleketimin güzel insanları metaverse ve tarım ilişkisini yazdığımızın üzerinden 24 saat geçmeden metaverse dükkan açtı. Karbon çiftliklerini yazmak ta şahsıma düştü. Biliyorum ki okur okumaz karbon çitliklerine yatırım yapacak düzinelerce yatırımcı çıkacak.
Tarımsal yatırımcıların yeni gözdesi “Karbon çiftlikleri” Uzun zamandır Organik tarımın peşinden yollara düşen yatırımcılara yeni bir kan lazımdı, bulundu.
Madem yatırım yapılacak neyin nesiymiş “karbon” anlamak lazım. Zira doğru bilinen yanlışlar mevzunun da baş belası, öncelikle sorun ne?
AKLINI BAŞINA AL KARBON
Karbon son yıllarda çok dengesiz. Karbon emisyonu, atmosfere yayılan karbondioksit gazının miktarına verilen isim. Normalde karbon her yerde havada, suda, toprağın içinde, yediklerimizde canlılığın kaynağı karbon. İnsanların, hayvanların solunumunda, bitkilerin fotosentezinde, toprağa karışan bitki ve hayvansal atıklarda. Tüm bunlar doğal karbon düzenini oluşturuyor, doğadaki doğal dengeyi koruyor. Doğal denge insanoğlunun iştahsızlığı sonucu bozuluyor. Tutulabilecekten daha fazla karbon salınımı gerçekleştiriliyor. Bu da ısınmaya sebep oluyor. Karbon sorununun nedenleri; nüfus artışı, sanyileşme, yeşil alanların azlığı, sera gazlarının kontrolsüz salınımı gibi temel başlıklar. Derine insen insanlığın daha çok, daha lükse sahip olma eğilimi.
İklim krizinin sebepleri – sonuçları arasında korbon var. Karbon – iklim krizi grift bir mesele hem girdi hem çıktı gibi. İklim değişikliğinin etkilerini durdurmak için 200 milyar ton karbondioksitin atmosferden uzaklaştırılması gerekiyor. 200 milyar ton dünyanın ortak sorunu, gel gör ki uzaklaştırmak için zenginler hevesli yoksullar tedirgin. Zira zenginlerin artık karbonla işi kalmadı onların sistemleri artık karbon üretmeden de çalışabilir düzeyde. Oysa gelişmekte olanların ki hala işin başında fosil yakıt olmadan yenilenebilir enerjiye geçmek astarı yüzünden pahalıya geliyor. Hal böyle olunca gelişmekte olanların yapabileceği ne var ona bakmak gerekiyor.
Karbon çiftlikleri hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için uygulaması kolay bulunmaz fırsat.
KARBON ÇİFTLİKLERİ İLE DÜNYA YENİDEN YEŞERSİN
Karbon aynı zamanda topraktaki canlılık, sağlık demek. Toprağı güçlü ve bereketli kılan karbon. Karbonun olabilmesi için toprağın üzerinde bitkilerin yaşamaya devam etmesi gerek, gezgenin doğal dengesinde hiçbir toprağın üzeri boş kalmaz. Toprağın üstü bitkisiz kaldığında sorunlar başlıyor.
SOYGUNCU TARIM
Toprağın ihtiyacı olan organik karbonu toprağa vermiyoruz, tarımsal ürünleri veya atıkları yakıp yenilenebilir enerji kaynağı üretiyoruz. Soğanın kabuğunu tarlaya döndürmeden yakıyoruz. Tüm atıklar ayrıştırılıp toprağa dönmeli, yoksa toprak aç kalıyor, sağlıklı beslenemiyor. Toprağı üretmek için kullanıyor sonrasını unutuyoruz. Hasat sonrası toprak ne durumda, aç mı tok mu, bir daha ki ekime kadar neye ihtiyacı var umursamıyoruz varsa yoksa ne kadar mahsul verdiği. Toprak karbonu hem tutuyor hem de karnımızı doyuracak besinleri üretiyor.
KARBON GÖÇLERİ YOLDA
İklim kaynaklı göçler kısa bir mola vermişken savaş nedenli olanlar birçok tarım toprağının terkedilmesine neden oldu. Şimdilerde de karbon göçleri nedeniyle üretime dahil olabilecek tarım toprakları kaderine terkediliyor. İklim krizinin içerisindeki şeytani sırlar birçok bölgede tarımın yapılamayacağını gösteriyor. Birçok başkent suya gömülecek. Tam bu noktada göçler yeniden başlıyor. Yeni göçün adı “karbon göçleri”. Yoksul ülkelerin yüksek karbon ayak izi sahibi gençleri yola çıktı bile. Yüksek karbon dezavantajlı bireylerin, yoksulların geleceğini çalıyor, onların işe girmesini, mutlu bir geleceğe sahip olmalarını engelliyor. Onun için aklı başında zihinler karbon ayak izini azaltmış ülkelerin yolunu tutuyor. Arda kalan canı gitmiş tarım toprakları.
KARBON HADDİNİ BİL
Karbon emisyonunun en önemli nedenlerinden biri fosil yakıtlar, satılan her yeni araç, içilen her gazoz, attığımız her adım gezegenin karbon salınımını artırıyor. Yaşayan her canlı pimi çekilmiş bir bomba gibi karbon salıyor. Elektrikli araçlar için elektrik gerekiyor. Dönüp dolaşıp enerjiye ihtiyaç duyuyoruz.
Bu durumda; atmosferdeki fazla karbonun olumsuz etkilerinden korunmak için ya karbon emisyonunu azaltacağız ya da bu karbonu organik karbona çevirerek bütün canlılar için yararlı olması için daha fazla tarım yapacağız ve ormanlık alanları genişleteceğiz.
Organik tarım, permakültür, yenilenebilir tarım gibi yöntemler doğayı yeniden onarmaya, karbon salınımını azaltmaya en iyi çözüm olarak gözüküyor. Pestisitler, yanlış gübre kullanımı, tek ürün tarımı, büyük hayvan çiftlikleri toprağın yoksullaşmasına neden olurken suyun emilimini azaltıyor. Toprak daha az su depolayabiliyor. Daha az su, besin değerleri düşük gıda demek. Toprak hasta, hem daha az su depoluyor hem de daha az karbondioksit emilimine neden oluyor. Karbon emisyonu yükseliyor.

Özetle karbon salınımını düşür, toprağın karbon depolama ve ayrıştırma gücünü artır.
Avrupa Birliği, Yeşil Mutabakat, yerel üretimin desteklenmesi stratejilerinden sonra şimdi de karbon tarımını destekliyor. Karbon kredisi, karbon kooperatifleri yeniçağın karbon ekonomisinin bir parçası. Avustralya gibi gelişmiş ülkelerde “karbon tarım girişimleri” kurulup karbon dengelenmeye, azaltılmaya ve karbon azaltımı için finansal kaynak yaratılmaya çalışılıyor.
KARBON HARİTASINI ÇİZ
Ülkeler coğrafi haritalarının yanına şimdi de karbon haritalarını ekliyor. Yeni karbon haritalarına göre krediler, yaşam eğriler, kira düzeyi, okul kalitesi gibi pek çok sosyal konu belirleniyor. Karbon ayak izi yüksek alanlarda kötü okullar hizmet veriyor. Yeni çağın gettoları karbon ayak izi yüksek yerler, oralar fırsat eşitsizlikleriyle dolu. Karbon ayak izine göre muamele hukuk sistemine girdi girecek. Karbon ölçer cihazların vücut altına yerleştirildiği günler yakında. Tarımsal üretim için Anadolu’nun karbon haritası çizilip yeniden işe koyulma vakti.
KARBON SAVAR TOPRAK
Tarım alanlarını karbonu dönüştüren, karbon savar bir mekanizma olarak ta düşünebiliriz. Toprak yönetimiyle tarımsal araziler sera gazı yutan alanlara dönüştürülebilir, hem toprağın sağlığı iyileştirilir hem de biyoçeşitlilik artırılabilir.
Bilinçsiz tarım toprağın dengesini bozarken onun kalitesini de düşürüyor. Doğanın sırrı döngüsel olmasında. Her şey ya bir şeyin girdisi ya da çıktısı boşta ne bir an ne de bir malzeme var. Topraktan gelen her şeyin mutlaka dengeli ve sağlıklı bir şekilde toprağa dönmesi gerekiyor. Tarımsal atıklar yakıldığında onun içerisinde yer alan organik karbon ile beslenen toprak mikroorganizmaları aç kalıyor, sonunda da ölüyor. Onlar öldüğünde toprak su tutamıyor, bitkiler büyütemiyor. Öncelik toprağı beslemek.
ANADOLU’NUN YENİ TİGEMLERİ KARBON ÇİFTLİKLERİ
Her tarımsal alan aslında bir karbon çiftliği, bilmeyene karbon çiftliği yeni bir icat, bilene kadim bilgi. Gezegen var olduğundan beri tarımsal üretimin olduğu her dönemde karbon çiftlikleri çok modaydı. Mayalar, Urartular, Mısır permakültür uygulamalar, malç, münavebeli tarım, kompos gibi uygulamalarla doğal karbon çiftlikleri vardı. Sadece adı konulmamıştı. Geçmiş karbon çiftliklerinin tek farkı; onların amacı tarım yapmaktı, yöntemleri etik ve gezegen dostuydu. Oysa şimdilerde tarımsal üretim gezegene öyle zarar vermeye başladı ki çözüm kadim bilgilerde “binlerce yıllık “karbon çiftliklerinden” medet umuyoruz. Amacımız sadece tarım yapmak değil, fazla karbonu tutacak yuva yaratmak.

Tarımsal üretimin olduğu her yerde toprak, bitkiler, toprak mikroorganizmaları ve atıklar topraktaki organik karbonu inorganik karbona dönüştürerek doğal bir denge sağlar. Tarımsal üretimde doğru biyolojik süreçle tarımsal mahsuller atmosferden karbondioksiti emer; kök salgıları, tohumlar, bitki atıkları yoluyla karbonu toprağa bırakır. Topraktaki mikroorganizmalar da organik karbonu inorganik karbona dönüştürür saklar. Karbon çiftlikleri kurularak toprağın karbon tutma ve ayrıştırma kapasitesini artırmak mümkün.
Karbon gezegendeki canlılığın temeli; bitkiler fotosentez yoluyla karbondioksit alıp besinlerini üretirken insanlara da nefes üretiyorlar. Yaşamın kaynağı karbon döngüsü, milyonlarca yıldır bu döngüsel düzen çeşitli paydaşlarla devri – daim ediyor. Bu düzen gezegene giren ısının dışarı çıkan ısıdan daha az olmasını sağlıyor. Karbon bileşiği olan karbondioksit dünyanın çevresinin koruyucusu, kalkanı. İşte buna sera etkisi deniliyor. Nasıl ki seralar uygun ortamda içerisinde yetişen ürünleri korur karbondioksitte dünyayı koruyor. Dünyadaki karbondioksit artınca, küresel ısınma ortaya çıktı. Karbondioksit oranı azaldığında ise buzul çağı ortaya çıkar. Bu nedenle karbon çiftliklerinin temel görevi karbonu dengelemek.
ÇÖPTEKİ ORGANİK MADDE MİLLİ SERVET, ÇÖPE GİDİYOR
Karbon çiftçiliğinin en önemli kısmı toprak bakımı. Toprağın ihtiyacı olan sağlık kaynağı doğada israf edilen bitkisel ve gıdasal atıklarda. Bitkilerin, bitki kuru ağırlığının %40’ı karbon. Yediklerimizin besin değeri topraktaki organik madde miktarına bağlı. Sağlıklı toprağın “toprağın organik madde miktarı %3 olmalı”. Organik maddenin ortalama %58’i karbon. 50 santim derinlikteki bin metrekarelik bir tarımsal alanda yaklaşık 500 ton toprak bulunur. Ağırlığının %3’ü organik madde olması gerekiyor. Yani yaklaşık 15 tonu organik madde onunda 8.5 tonu karbon olmalı. Toprak organik maddesinin kaynağını bitkiler, bitkisel atıklar, hayvansal atıklar, gıda atıkları, toprakta yaşayan veya karıştırılan hayvan ölüleri, mikroorganizmalar, organik karakterli evsel ve sanayi atıkları (çöpler) oluşturur. Evlerimizden çıkan çöplerin yaklaşık %50’si organik karakterli. Bir kişinin günlük çöpü yaklaşık 2 kg. bunun yarısı organik madde, toprak için çok faydalı. Türkiye’de günlük çöp miktarı tahmini 168 bin ton, yarısı organik madde onun da yarısı karbon, şimdilerde o da çöpe gidiyor hâlbuki günde 35 bin ton karbon milli servet.
Topraklar giderek organik madde miktarını kaybediyor. Eskiden tarımsal alanların karbon dengesi; hayvan varlığı, hayvan gübresi ve tarımsal atıklar, ormansal atıklar ile sağlanıyordu. Çayır, mera, orman alanlarındaki karbon içeriği tarımsal alanlardan çok daha yüksek. Antik zamanlardan beri tarımsal arazileri ormanlar koruyor. Hayvanlar doğal gübreleriyle zenginleştiriyor, bitkisel atıklar toprağın malçı. Düzen çoktan bozuldu. Orman altları koyu kahverengi, tarım topraklarına göre daha fazla organik karbon içeriyor.
Atıkları toprağa attığımızda, insan ve hayvanlar gibi enerji ihtiyacını organik karbondan sağlayan topraktaki hetotrofik beslenme şekline sahip mikroorganizmalar yaşamları ve çoğalmaları için organik karbonun bir kısmını inorganik karbona (Karbondioksit) dönüştürüp onu havaya bırakıyor. İnsan ve hayvanlar da yedikleri gıdalardaki karbonun metabolizmada parçalanması ile açığa çıkan karbondioksiti solunum ile havaya bırakıyor. Aynı şekilde petrol, kömür, bitki ve hayvanların yakılması ve hatta kireç gibi karbonatlı inorganik maddelerin değişik işlemlere tabı tutulması ile de atmosfere karbondioksit veya diğer karbon gazları salgılanıyor. Atmosfere geçen karbondioksit bitkiler tarafından fotosentez ile organik karbona dönüştürülüyor. Bu düzen milyarlarca yıldır sürüp gidiyor. Sorun günümüzde dönüştürebileceğimizden, tutabileceğimizden fazla karbon olması. Çözüm karbon çiftliklerinde.
İNSAN TÜRÜNÜN GELECEĞİ KARBON ÇİFTLİKLERİNDE
Karbon çiftliklerinde iklime, ihtiyaçlara, toprağın yapısına göre ürün deseni belirleyerek tarım yapmanın karbon salınımını azaltması yanında farklı pek çok faydası da var.
Topraktaki karbon ve humus oranı artar.
Toprağın su tutma kapasitesi artar.
Topraktaki mikroorganizma popülasyonu ve aktivitesi artar.
Toprağın sağlığı ve kalitesi iyileşir.
Bitkisel verimlilik artar.
Yer altı su kaynakları beslenir.
Toprağın tuzlulaşması önlenir.
KARBON ÇİFTLİKLERİNDE
Karbon çiftliklerinde malçlama işlemi yapılarak toprağın eksilen organik karbon miktarı artırılıyor. Avrupa’da kurulan örnek karbon çiftliklerinde hektar başına yıllık 450 kg organik karbon artırıldığı gözlendi.
Karbon çiftliklerinde temel amaç karbon tutulumu ve doğal dengede işleyen tarımsal üretimi, humus oluşumunu dengelemek. Humus’un %58’i organik karbondan oluşur. İlkokulda öğrendiğimiz Humuslu toprağın faydaları saymakla bitmez. Keza son günlerde çölden geldiği söylenen koyu kahverengi tozların bir kısmı kuraklıkla savaşan ülke topraklarımızdan başkası değil. Organik madde ve humusu az olan topraklar ölmeye mahkûm, humus; topraktaki canlıları besler, topraktaki mikroorganizmaların habitatıdır ve yer altı suyunu korur.
Organik maddeyi artırmak için; tüm bitkisel, gıdasal ve ormansal atıklar toprakla buluşturulmalı, çıplak topraklar bitkilendirilmeli, toprak işleme seviyesi azaltılmalı ve toprak hırpalamadan işlenmeli.
Organik madde ve humus, toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini kazanılmasını sağlıyor, iyileştiriyor. Karbonun toprakta uzun süreli depolanmasını sağlıyor. Dengeyi sağlamak için humus çok önemli. Koyu renkli toprak humus özelliği yüksek demek. Humus artırmanın pek çok yolu var, et kombinelerinden çıkan hayvan kanı ve etsel atıklar boşa gidiyor oysa saçından tırnağına her bir parçanın azot değeri, besin elementleri, toprak için şifa kaynağı.
Karbon çiftliği işletmek ziraat mühendisleri, toprak kimyacıları, bitki biyologları gibi pek çok farklı disiplinin birlikte çalışmasıyla mümkün.
Zamanında Anadolu’ya fenni tarımı öğretmek için kurulan TİGEM’ler gibi şimdi de Anadolu Karbon Çiftlikleri kurulmalı. Her ekosistem için bir adet. Bilim ile bezenmiş, toprağın doğru işlendiği, toprak bakımının yapıldığı, ürün planlamasının yapıldığı her yönüyle örnek “karbon çiftlikleri” Türkiye tarımını geleceğe de dünyaya da taşıyabilir.
Türkiye’nin zirai altyapısı, fakülteleri Atatürk zamanının vizyonunun bir parçası olarak çağın en kıymetli bilim insanlarıyla birlikte kuruldu. Bugün hala aynı motivasyon ve idealizmle çalışan çok değerli bilim insanlarına sahibiz. Selçuk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sait Gezgin çok önemli bir toprak kimyacısı. Toprağın doktoru o, yazıda aktarılan tüm teknik bilgiler onun desteğiyle kaleme alındı. Hükümet onun gibi bilim insanlarını Cumhuriyet’in ilk yıllarında olduğu gibi Anadolu ile buluşturmalı.
Kurulacak her karbon çiftliğine tam zamanlı bir danışman hoca atanmalı. Onlar bilimsel bir karbon çiftliği nasıl inşa edilir, yönetilir halka anlatmalı, göstermeli. Yatırımcılar, çiftçiler Ziraat odaları, Tarım müdürlüklerinin önünde bilgi dileneceğine uzmanlar çiftliklerin içinde çiftçiyle birlikte yaşamalı.
KARBON AYAK İZİNİ DÜŞÜREN ÇİFTÇİYE DESTEK
Karbon çiftlikleri “tarladan çatala” stratejisiyle birlikte uygulanıyor. Ürettiğin yerde tüket, karbon ayak izini yükselten her türlü arazı ve ambalajdan kurtul, fazla işlemenin önüne geç, adil, güvenli gıda sistemini yarat. Karbon salınımını azaltan çiftçilerin ödüllendirilmesi de sistemin motivasyon kaynağı. Yani anlayacağımız biz hala çiftçiye desteği ürün bazlı mı, havza bazlı mı yoksa gelir garantili mi planlayalım diye düşünürken onlar gezegene en çok katkı sunanı ödüllendiriyor.
Karbon ayak izi düşük bir üretim modeli toprak, çiftçi, şehirler, herkes için mutluluk vadediyor.
Yeter ki doğru uygulansın. Kural koyucuların, profesyonel çiftçilerin görevi oldukça önemli. Herkesin balkonda bir şeyler yetiştirme hevesi oldukça iyi niyetli gibi gözükse de 1 dönüm arazide 10 kg domates için harcanan su çoğu zaman bu eylemi yapmamayı gerektirecek düzeyde olabiliyor. Bu bakımdan süreç bilim temelli yönetilmeli ve denetlenmeli. Yoksa kaynaklar geçmişte olduğu gibi karbon çiftliklerinde de verimsiz kullanılabilir.
Köylü çiftçiler yerine iklim çiftçileri üretmenin zamanı geldi de geçiyor, ilk olmaya ne dersiniz hadi ilk karbon çiftliğini kuralım gitsin.
KARBON SİMSARILIĞI
Ezcümle; karbon simsarlığı yapmadan, karbon işinin de suyunu çıkarmadan karbon çiftlikleri kuracak bir devlet büyüğü aranıyor, iş garantili. Nasıl ki TİGEM memleketin çöllerinde tarım yapılabileceğini gösterdi ve çiftçiye örnek oldu şimdi sıra “Karbon Çiftlikleri” kurmada.
Hadi gelin bu işe bir el atın toprak, vatan, insanlık için, lakin yumurta kapıya dayandı iklim krizinden korunmanın son yolu karbon çiftlikleri.