BLOG

Güney Amerika’nın küresel tahıl ticaretindeki ağırlığı artacak

26 Haziran 20265 dk okuma

Arjantin’in bitkisel yağ sanayicileri ve tahıl ihracatçılarını çatısı altında toplayan CIARA-CEC’in Başkanı Gustavo Idígoras, IDMA Global Grain & Milling Forum’da Güney Amerika’nın küresel tahıl ve yağlı tohum ticaretindeki rolünün artacağını söyledi. Arjantin’in yıllık yaklaşık 160 milyon ton tahıl ve yağlı tohum ürettiğini, bunun 120 milyon tona yakın bölümünü dış pazarlara sunabildiğini belirten Idígoras, Mercosur bölgesinin küresel gıda güvenliği açısından daha stratejik hale geldiğini vurguladı.

Arjantin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 50’sini temsil eden CIARA-CEC’in Başkanı Gustavo Idígoras, İstanbul’da düzenlenen IDMA Global Grain & Milling Forum’a çevrim içi olarak katılarak Güney Amerika’nın küresel tarım ticaretindeki artan rolünü değerlendirdi. Forumun “Küresel Tahıl Ticareti: Trendler, Riskler ve Fırsatlar” başlıklı oturumunda konuşan Idígoras, Arjantin, Brezilya ve daha geniş Mercosur bölgesinin tahıl, yağlı tohum ve tarımsal yan ürün akışlarında giderek daha stratejik bir konuma geldiğini söyledi.

Idígoras, Arjantin’i küresel gıda güvenliğine tam katkı sağlayan ülkelerden biri olarak tanımladı. Ülkenin güçlü üretim kapasitesi ve ihracat odaklı tarım yapısı sayesinde dünya pazarlarında önemli bir tedarikçi konumunda olduğunu belirten Idígoras, Arjantin’in bu yıl yaklaşık 160 milyon ton farklı tahıl ve yağlı tohum ürettiğini aktardı. Bu üretimin yaklaşık 65 milyon tonunu mısır, 50 milyon tonunu soya fasulyesi, 28 milyon tonunu buğday, 10 milyon tonunu ayçiçeği oluşturuyor. Sorgum ve diğer tahıllar da Arjantin’in üretim deseninde önemli yer tutuyor.

Arjantin’in iç pazarı ise üretim kapasitesine kıyasla oldukça sınırlı. Idígoras’ın verdiği bilgilere göre ülkede iç tüketim 40 milyon tonun altında bulunuyor. Bu durum, Arjantin’in yıllık yaklaşık 120 milyon ton ürünü ihraç edebilmesine imkân tanıyor. Böylece ülke, ABD ve Brezilya’nın ardından dünyanın önde gelen tarımsal ihracatçılarından biri olarak konumlanıyor.

Idígoras’a göre Arjantin, Brezilya ve diğer Mercosur ülkeleri küresel tahıl ve yan ürün akışlarında daha etkili hale gelirken, Güney Amerika’nın küresel tarım ticaretindeki ağırlığı önümüzdeki yıllarda daha da artacak.

İHRACAT VERGİLERİNDEKİ DÜŞÜŞ YENİ BÜYÜME ALANI AÇIYOR

Arjantin tarımının gelecekteki büyümesini destekleyecek en önemli unsurlardan biri ihracat vergilerindeki kademeli düşüş olacak. Idígoras, Devlet Başkanı Javier Milei hükümetinin soya fasulyesi, mısır, buğday, ayçiçeği, sorgum ve diğer ürünlerde ihracat vergilerini azaltmaya yönelik bir takvim başlattığını belirtti. Bu sürecin 2028 sonuna kadar vergilerin mümkün olan en düşük seviyelere çekilmesini hedeflediğini ifade eden Idígoras, ihracat vergilerinin Arjantinli çiftçiler açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Çünkü bu vergiler, üreticinin eline geçen fiyatı doğrudan düşürüyor. Idígoras, Arjantin’de soya fasulyesinde ihracat vergisinin geçmişte yüzde 33 seviyesinde olduğunu, bugün ise yaklaşık yüzde 24’e gerilediğini ve ilerleyen dönemde daha da düşmesinin beklendiğini söyledi. Mısırda ise yüzde 8,5 seviyesindeki ihracat vergisinin yaklaşık yüzde 5,5’e inmesi bekleniyor.

CIARA-CEC Başkanı’na göre yapılan ekonomik etki analizleri, ihracat vergilerinin sıfırlanması halinde Arjantin’in tarımsal üretiminin yıllık 160 milyon tondan 200 milyon tona çıkabileceğini gösteriyor. Bu da mevcut seviyelere göre yüzde 30-40 aralığında bir artış anlamına geliyor.


BUĞDAY ÜRETİMİ 18 MİLYON TONDAN 28 MİLYON TONA YÜKSELDİ

Idígoras’ın dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri de Arjantin’in buğday üretimindeki artış oldu. Ülkenin buğday üretimini artırmak ve geleneksel pazarların ötesinde yeni ihracat destinasyonları geliştirmek için çalıştığını belirten Idígoras, son sezonda Arjantin’in buğday üretimini 18 milyon tondan 28 milyon tona çıkardığını söyledi. 

Brezilya, Arjantin buğdayı için en önemli pazar olmaya devam ediyor. Idígoras’a göre Brezilya’nın yıllık ortalama buğday talebi yaklaşık 5 milyon ton seviyesinde. Ancak Arjantin’in bugün yaklaşık 18 milyon ton buğday ihraç edebilir hale gelmesi, ülkenin yaklaşık 12 milyon tonluk ilave miktar için yeni pazarlar geliştirmesini gerekli kılıyor.

Bu çerçevede Endonezya, özellikle ekmeklik buğdayda Arjantin’in ikinci büyük pazarı haline gelmiş durumda. Arjantin ayrıca Kuzey Afrika ve Asya’da yeni çıkış noktaları geliştiriyor. Malezya ve Tayland gibi ülkeler, fiyatların rekabetçi olduğu dönemlerde özellikle yemlik buğday için potansiyel pazarlar arasında yer alıyor.

İKLİM RİSKİ AYÇIÇEĞİNİ YENİDEN ÖNE ÇIKARIYOR

Idígoras, ayçiçeğinin Arjantin tarımında yeniden önem kazandığını da vurguladı. İklim değişikliğinin Arjantin tarımı açısından yapısal bir sorun haline geldiğini belirten Idígoras, son 10 yılda ülkenin iki ağır kuraklık dönemi yaşadığını hatırlattı. Bu kuraklık kampanyalarında toplam üretimin 160 milyon ton seviyesinden 80 milyon tonun altına kadar gerilediğini ifade eden Idígoras, bu tecrübenin çiftçileri iklim stresine daha dayanıklı ürünlere yönelttiğini söyledi. Ayçiçeği çeşitlerinin daha dayanıklı ve zor iklim koşullarına daha uyumlu olduğunu belirten Idígoras, bu nedenle üreticilerin yeniden ayçiçeği ekimine daha fazla ilgi göstermeye başladığını dile getirdi. Uluslararası talep de bu eğilimi destekliyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz’in geleneksel ayçiçeği yağı ve ayçiçeği küspesi ihracatında aksamalara yol açarken, Arjantin için yeni fırsatlar yarattı. Idígoras’a göre Arjantin, Hindistan’a daha yüksek miktarda ayçiçeği yağı tedarik etmeye başladı.

PARANÁ NEHRİ İHRACAT İÇİN KRİTİK ÖNEMDE

Idígoras’ın üzerinde durduğu bir diğer stratejik başlık lojistik oldu. Arjantin’in küresel pazarlardaki rekabet gücünün yalnızca üretim kapasitesine değil, ürünleri limanlara ve alıcı ülkelere ne kadar verimli ulaştırabildiğine de bağlı olduğunu söyledi. Bu kapsamda Paraná Nehri su yolunun derinleştirilmesi planları büyük önem taşıyor. Idígoras, Paraná Nehri’nin mevcut 34 feet olan derinliğinin 40 feet’e çıkarılmasına yönelik çalışmaların, daha büyük gemilerin geçişine imkân sağlayacağını ve ihracat akışlarının verimliliğini artıracağını belirtti.

Paraná Nehri sistemi, Arjantin’in tahıl, yağlı tohum ve yan ürün ihracatında en stratejik koridorlardan biri konumunda bulunuyor. Nehir derinliğinin artırılması, liman operasyonlarını kolaylaştırırken navlun ve lojistik maliyetleri üzerinde de olumlu etki yaratabilir. Bu gelişme küresel alıcılar açısından da önem taşıyor. Çünkü Arjantin’in ihracat kapasitesinin artması yalnızca daha fazla üretim yapmasına değil, bu üretimi güvenilir, hızlı ve rekabetçi maliyetlerle dünya pazarlarına ulaştırabilmesine bağlı.

Haber Kategorisindeki Yazılar
31 Ağustos 20212 dk okuma

TFI TAB Gıda: Gelirimizin yüzde 60’ı yurt dışı operasyonlardan geliyor

TFI TAB Gıda Yatırımları Kurucu Ortağı ve CEO’su Korhan Kurdoğlu, büyümelerinde yurt dışı operasyo...

07 Ocak 20252 dk okuma

Alapala 2024 yılında anahtar teslı̇m projelerı̇yle küresel başarılara imza attı

Tahıl, yem ve makarna proses teknolojileri alanında dünya liderlerinden biri olan Alapala sektördeki güçlü konumunu perçinledi.