BLOG

Küresel Gıda Krizleri Raporu: 58 ülkede 258 milyon insan şiddetli açlıkla karşı karşıya

07 Haziran 20236 dk okuma

Küresel Gıda Krizleri Raporu 2023, 2022 yılında gıda krizi yaşayan 58 ülkede/bölgede çeyrek milyardan fazla insanın akut gıda güvensizliği yaşadığını ve acil gıda yardımına ihtiyaç duyduğunu tahmin ediyor. Bu rakam Küresel Gıda Krizleri Raporu’nun yedi yıllık tarihindeki en yüksek rakamı oluşturuyor. Ekonomik şoklar gıda krizlerinin itici gücü olarak büyüdü; Ukrayna’daki savaş akut gıda ve beslenme güvensizliğine katkıda bulundu.

En son yayınlanan Küresel Gıda Krizleri Raporu’na (GRFC) göre, akut gıda güvensizliği yaşayan ve acil gıda, beslenme ve geçim yardımına ihtiyaç duyan insanların sayısı 2022 yılında üst üste dördüncü kez artarken, çeyrek milyardan fazla insan şiddetli açlıkla karşı karşıya kaldı ve yedi ülkede insanlar açlığın eşiğine geldi.

Küresel Gıda Krizleri Raporu 2023’ün bulguları, 2030 yılına kadar açlığı sona erdirme hedefine ulaşmanın, yüksek düzeyde akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya olan nüfusun art arda dördüncü yılda da artması nedeniyle her zamankinden daha zor olduğunu ortaya koyuyor.

Gıda Güvenliği Bilgi Ağı (FSIN) tarafından hazırlanan yıllık rapor, gıda krizleriyle birlikte mücadele etmek üzere çalışan Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, hükümet ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan uluslararası bir ittifak olan Gıda Krizlerine Karşı Küresel Ağ (GNAFC) tarafından başlatıldı.

Rapora göre 2021 yılında 53 ülke ve bölgede 193 milyon kişi kriz ya da daha kötü seviyelerde (IPC/CH Faz 3-5) akut gıda güvensizliği yaşarken, 2022 yılında bu sayı 58 ülke ve bölgede yaklaşık 258 milyon kişiye ulaştı. Raporun yedi yıllık geçmişinde bu sayı en yüksek seviye olarak kaydedildi. Ancak bu artışın büyük bir kısmı analiz edilen nüfustaki artışı yansıtmaktadır. 2022’de akut gıda güvensizliğinin şiddeti 2021’deki yüzde 21,3’ten yüzde 22,7’ye yükseldi, ancak kabul edilemez derecede yüksek olmaya devam ediyor ve küresel akut gıda güvensizliğinde kötüleşen bir eğilimin altını çiziyor.


Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres raporun önsözünde şu çarpıcı bilgilere dikkat çekti:  “Çeyrek milyardan fazla insan şu anda akut düzeyde açlıkla karşı karşıya ve bazıları açlıktan ölmenin eşiğinde. Bu vicdansızlıktır. Küresel Gıda Krizleri Raporu’nun bu yedinci baskısı, insanlığın açlığı sona erdirmek ve herkes için gıda güvenliği ve daha iyi beslenme sağlamak için Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 2’ye doğru ilerleme kaydetmedeki başarısızlığının acı bir iddianamesidir.”

Rapora göre, IPC/CH Aşama 3 ve üzeri nüfusun yüzde 40’ından fazlası sadece beş ülkede yaşıyor: Afganistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Etiyopya, Nijerya’nın bazı bölgeleri (21 eyalet ve Federal Başkent Bölgesi - FCT) ve Yemen.

Yedi ülkedeki insanlar 2022 yılı boyunca bir noktada açlık ve yoksullukla veya felaket düzeyinde akut açlıkla (IPC/CH Aşama 5) karşı karşıya kaldı. Bunların yarısından fazlası Somali’de (yüzde 57) görülürken, Afganistan, Burkina Faso, Haiti (ülke tarihinde ilk kez), Nijerya, Güney Sudan ve Yemen’de de bu tür aşırı koşullar meydana geldi.

39 ülkede yaklaşık 35 milyon kişi acil durum seviyesinde akut açlık (IPC/CH Faz 4) yaşarken, bunların yarısından fazlası sadece dört ülkede (Afganistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Sudan ve Yemen) bulunuyor.

Ayrıca, raporda analiz edilen 42 ana gıda krizi bağlamının 30’unda, beş yaşın altındaki 35 milyondan fazla çocuk açlık veya akut yetersiz beslenmeden muzdaripti ve bunların 9,2 milyonu, yetersiz beslenmenin yaşamı en çok tehdit eden biçimi olan ve çocuk ölümlerinin artmasına önemli katkıda bulunan şiddetli açlık sorunu yaşıyordu.

Çatışmalar ve aşırı hava olayları akut gıda güvensizliği ve yetersiz beslenmeye yol açmaya devam ederken, COVID-19 salgınının ekonomik etkileri ve Ukrayna’daki savaşın dalgalanma etkileri de, özellikle gıda ve tarımsal girdi ithalatına yüksek bağımlılıkları ve küresel gıda fiyat şoklarına karşı kırılganlıkları nedeniyle, dünyanın en yoksul ülkelerinde açlığın başlıca nedenleri haline gelmiştir.

Temel etmenler
Ekonomik şoklar, birçok büyük gıda krizinde akut gıda güvensizliği ve yetersiz beslenmenin başlıca nedeni olarak çatışmaları geride bırakmıştır. Yükselen gıda fiyatları ve piyasalarda yaşanan ciddi aksaklıklar da dahil olmak üzere yaşanan tüm küresel ekonomik şoklar, ülkelerin dayanıklılığını ve gıda şoklarına yanıt verme kapasitesini zayıflatıyor.

Rapor bulguları, Ukrayna ve Rusya’nın başta buğday, mısır ve ayçiçek yağı olmak üzere yakıt, tarımsal girdi ve temel gıda ürünlerinin küresel üretim ve ticaretine önemli katkıları nedeniyle Ukrayna’daki savaşın etkisinin küresel gıda güvenliği üzerinde olumsuz bir etki yarattığını doğrulamaktadır. Ukrayna’daki savaş Karadeniz bölgesindeki tarımsal üretimi ve ticareti sekteye uğratarak 2022’nin ilk yarısında uluslararası gıda fiyatlarında benzeri görülmemiş bir zirveyi tetikledi. Karadeniz Tahıl Girişimi ve Avrupa Birliği Dayanışma Hatları sayesinde gıda fiyatları o zamandan bu yana düşmüş olsa da, savaş, özellikle kırılgan ekonomik dirençleri COVID-19 salgını tarafından zaten sarsılmış olan gıda ithalatına bağımlı, düşük gelirli ülkelerde gıda güvenliğini dolaylı olarak etkilemeye devam ediyor.

Temel itici güçlerin dağılımı
Ekonomik şoklar (COVID-19’un sosyoekonomik etkileri ve Ukrayna’daki savaşın yansımaları dahil), 2021’de 21 ülkede 30,2 milyon kişi iken, 83,9 milyon kişinin Üçüncü Aşama veya üzeri ya da eşdeğeri IPC/CH’de olduğu 27 ülkede ana itici güç olmuştur. Yoksul ülkelerin ekonomik dayanıklılığı son üç yılda önemli ölçüde azalmıştır ve bu ülkeler artık uzun iyileşme dönemleri ve gelecekteki şoklarla başa çıkma konusunda daha az kabiliyetle karşı karşıyadır.

Çatışma/güvensizlik, 117 milyon kişinin üçüncü aşama veya üzeri ya da eşdeğeri risk altında olduğu 19 ülke/bölgede en önemli etken olmuştur. 2021 yılında, çatışma 24 ülke/bölgede ana etken olarak görülmüş ve 139 milyon kişi akut gıda güvensizliğinin bu aşamalarında yer almıştır. Tahminin daha düşük olması, halen uzun süreli krizlerden etkilenen üç ülkede (Afganistan, Güney Sudan ve Suriye Arap Cumhuriyeti) akut gıda güvensizliğinin ana nedeni olarak ekonomik şokların çatışmayı geride bırakmasıyla açıklanmaktadır.

Hava/iklim aşırılıkları, 56,8 milyon insanın üçüncü aşama veya üzeri ya da eşdeğeri risk altında olduğu 12 ülkede akut gıda güvensizliğinin başlıca nedeniydi; bu sayı 2021’de sekiz ülkedeki insan sayısının (23,5 milyon) iki katından fazladır.
Bu aşırılıklar arasında Afrika Boynuzu’ndaki sürekli kuraklık, Pakistan’daki yıkıcı seller ve Güney Afrika’daki tropikal fırtınalar, siklonlar ve kuraklık yer almaktadır.


Paradigma değişimi
Uluslararası toplum, gıda krizleri ortaya çıktığında etkilerine müdahale etmek yerine, bunların temel nedenlerini ele almak için daha iyi önleme, tahmin ve hedeflemeye yönelik bir paradigma değişikliği çağrısında bulundu. Bunun için yenilikçi yaklaşımlar ve uluslararası örgütler, hükümetler, özel sektör, bölgesel örgütler, sivil toplum ve toplumlar tarafından daha koordineli çabalar gerekiyor.

Faaliyetler, öngörülü eylemler ve şoklara duyarlı güvenlik ağları gibi yenilikçi yaklaşımlar da dahil olmak üzere daha etkili insani yardıma odaklanmalıdır. Kalkınma perspektifinden bakıldığında, gıda krizlerinin ve çocuklarda yetersiz beslenmenin temel nedenleriyle mücadele etmek için temel yatırımların artırılması büyük önem taşımaktadır. Bu, doğaya dayalı çözümlerin kullanımı, gıdaya kapsayıcı erişim ve daha iyi risk azaltma da dahil olmak üzere tarımsal gıda sistemlerinin daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı hale getirilmesini gerektirir. Ayrıca çocuk israfının önlenmesi, erken teşhisi ve tedavisine yönelik yatırımların artırılmasına da ihtiyaç vardır.

BM Genel Sekreteri António Guterres raporun önsözünde şöyle diyor:  “Bu kriz köklü ve sistemik bir değişim gerektiriyor. Bu rapor ilerlemenin mümkün olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Daha güçlü gıda sistemleri ve nerede yaşarlarsa yaşasınlar tüm insanlar için gıda güvenliği ve daha iyi beslenmeye yönelik büyük yatırımlar da dahil olmak üzere, açlığın evinin olmadığı daha dirençli, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dünya inşa etmek için gerekli verilere ve bilgi birikimine sahibiz.” 


Tüketim Arastirmasi Kategorisindeki Yazılar