Türk un sanayinin dünyaya açılmasında büyük emeği olan duayen işadamı Özmen Un Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Özmen, Türkiye’nin potansiyelini kullanması halinde dünya tarımına yön verebileceğini söyledi.
Sabah Gazetesindeki köşe yazısında yaşanan pandemi yüzünden tüm dünyada tarım politikalarının yeniden tasarlandığını ifade eden Özmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Kendi evinizin önünü bile ekin, boş yer kalmasın" sözünün çok değerli olduğunu kaydetti.
Erhan Özmen’in köşe yazısı şöyle:
Evimizin önündeki toprağı bile ekmek
Biliyorsunuz benim işim tarım. Belki çiftçi değilim ama tarımsal sanayi yaptığım için işimin özü tarım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendi evinizin önünü bile ekin, boş yer kalmasın" derken aslında herkesin özüne sesleniyor.
Geleceğin tarımda olduğunun yüksek sesle söylenmeye başlandığı bir dönemde ortaya çıkan salgınla birlikte tarım iyice gündeme oturdu. Tüm dünyada tarım politikaları ya yeniden tasarlanıyor yada yeniden tasarlanacak.
Yani evinizin önünü ekin söylemiş olmak için söylenen bir cümle değil. Bana kalırsa Türkiye tarım politikasının habercisi. Tıpkı Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla işbirliğine giderek, Hazine'ye ait atıl tarım arazilerini çiftçilerin kullanımına açıyor olması gibi.
Diğer taraftan köyüne dönüp yeniden toprağını işlemek isteyenlerin oranı artıyor. Hükümet, köyüne dönmek, üretime katılmak isteyenlere yönelik yeni teşvikler sunuyor.
Peki, neden tarım politikaları yeniden tasarlanmalı? Neden her karış toprağı ekmeliyiz? Çünkü; bir taraftan sorunlu coğrafyamız diğer bir yandan salgın, tüketim alışkanlıklarımızı zorunlu olarak değiştiriyor.
Bunun sonucunda tarımsal ürünlerin ev tüketimi arttı. Restoranlar, oteller, turizm sektörünün tarımsal ürün alımları neredeyse sıfırlandı. Ama süpermarketlere yönelik satışlarda artış var. Bu yeni sisteme uygun üretim ve dağıtım kanallarının oluşturulması gerekiyor.
Gelecek tarımda…
Mikro bazda hem bölgesel teşvikler, hem ürün bazlı yönlendirmeler, hem de mevcut üreticinin şartlarına yönelik iyileştirmeler yapmalıyız. Ancak makro bazda da tarımdaki sistemi yeniden konuşmalıyız. Çünkü; mevcut sistem ne 83 milyonu taşıyor ne de bizi küresel oyuncu kılıyor. Tarımın ana vatanı olan Türkiye tüm kesimleri ile bu büyüklükteki verimli arazileri ve yüksek orandaki tarımsal nüfus istihdamı ile dünyada tarıma yön verebilmeyi konuşmalı.
Hangi ürünlerin üretimini artıracağız, hangi ürünlerin ekiminden vazgeçeceğiz, boş tarım arazilerini nasıl değerlendireceğiz planlamak zorundayız. Dışa bağımlılıktan kurtulmak için tohum ıslahı, çeşitlendirmesi, hayvancılığın ıslahı konusunda araştırma geliştirme çalışmaları yapmalı odağımızı verimliliğe, katma değere çevirmeliyiz.
Eğer sahip olduğumuz tarımsal potansiyel doğru değerlendirilirse bu ülke hem kendini hem dünyayı besler.
https://www.sabah.com.tr/guney/2020/05/02/erhan-ozmen-evimizin-onundeki-topragi-bile-ekmek